2023 hedeflerine doğru yola devam

Güçlü ve dirençli bir ekonomiye sahip olan Türkiye’nin mega projelere yenilerini eklemesini, yapısal reformlarını sürdürmesini bekliyoruz. Bölgemizdeki jeopolitik risklere rağmen genç nüfusu ile beraber sürdürebilir büyümesini istikrarlı arttırmaya devam ettirmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yerini almasını sağlamaya yönelik 2023 hedeflerine doğru yola devam devam etmesini diliyoruz.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Dolar’ı değerli bulduğu ve düşük faiz ortamını desteklediğine ilişkin açıklamalarını dikkate aldığımızda, ABD Merkez Bankası (FED)‘in 2017 yılı için 3’den fazla faiz artırımı beklentisinin ötesinde bir faiz artırımı yapmasını gerektirecek bir ortam gözükmüyor. Zaten 1 faiz artışı gerçekleştirildi. Geriye yapılıp yapılmayacağı kesin olmayan şu aşamada 2 adet faiz artırım ihtimali bulunuyor. Bu durum FED bağlamında, gelişmekte olan ülkelere karşı risk ve fiyatlama algısının pozitif olabileceği beklentisini öne çıkarıyor. Türkiye’nin de bu durumdan olumlu etkilenmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Trump’ın altyapı harcamaları ve vergi reformuna ilişkin detayları da piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. ABD Hazine Bakanı tarafından yapılacak açıklamalarda vergi reform paketinin yakın zamanda Trump tarafından açıklanacağı vurgusu piyasa katılımcıları tarafından not edildi.

AVRUPA İLE İLİŞKİLERİN NORMALLEŞMESİ ZAMAN ALABİLİR

2017 yılında Avrupa Birliğine yön veren Almanya ve Fransa gibi ülkelerde seçimlerin olması ve özellikle Fransa başta olmak üzere birlikte söz sahibi ülkelerin adaylarından bazılarının AB’den çıkış söylemleri, bu yılki seçimlerin Avrupa Birliği’nin geleceği açısından da önemini gösteriyor. Avrupa’daki seçim teması, Türkiye özelinde değerlendirildiğinde, referandum sürecinden gerilen ilişkilerin normalleşmesi zaman alabilir. Avrupa’da seçim sonuçları netleşene kadar karşılıklı gözden geçirmelerin yaşanabileceği dikkate alınmalıdır.

Tarihimizin en önemli referandum süreci “evet” sonucu ile geride kalırken, politik belirsizliğin oluşturduğu kısmi durgunluk tablosu yerini istikrar ve yeni reform beklentilerinin inşa edilmesine bıraktı. Yeni sistem sonrası koalisyonlar olamayacağından, daha hızlı karar alma mekanizmalarının devreye girecek olması, doğru adımların atılması durumunda Türkiye’nin hedeflerine ulaşması açısından önemli bir hamle olarak yorumlanabilir. Önümüzdeki dönemde yapılacak yapısal reformların ve icraatların kararlılıkla ve hızla uygulanabilmesi yatırımcılara güven vermesi açısından önem arz ediyor. Türkiye’nin yakaladığı bu ivmeyi bu dönemde iyi değerlendireceğini umuyoruz.

2016 YILI, TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDU

2016 yılında tüm çalkantılara rağmen beklentilerin üzerinde % 2,9 seviyesinde büyüyen ülkemiz, ekonominin dinamik gücünü ortaya koydu. Türkiye, ekonomik, mali, enerji, savunma, eğitim, sağlık, hukuk ve inovasyon gibi alanlarda daha kapsamlı reformlarını devreye sokup, aynı zamanda kamu maliye politikaları ile desteklediğinde sürdürebilir ve daha güçlü bir büyümeyi sağlayabilecektir. Reformların hızla uygulandığı yol haritasında bulunduğumuz coğrafyadaki jeopolitik risklere rağmen Türkiye pozitif ayrışma yaşayabilecektir.

Referandum sonrasında belirsizliğin kalkması, büyüme ve reform temalarının devreye alınması ile ülkemizin kredi notunun tekrar gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemde gündeme gelebilir. Ayrıca Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başta ABD Başkanı Trump ile birlikte Hindistan, Çin ve Rusya gibi dünya liderleriyle yapması planlanan görüşmeler piyasalar tarafından yakinen takip edilecektir. Hem batı hem doğu hem de komşularımızla ticari ilişkilerin geliştirilmesi olumludur.

YENİ HAMLELER, ENERJİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜREBİLİR

Makroekonomik dinamikleri enerji, turizm, ihracat, enflasyon ve istihdam bağlamında değerlendirmemiz gerekirse, petrol fiyatının uzun süredir 45 dolar ile 55 dolar bandında seyretmesi ülkemizin enerji maliyetini ve cari açığını pozitif olarak etkiliyor. Enerji Bakanlığı tarafından açıklanan yeni enerji stratejisi çerçevesinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleyici yeni uygulamaların devreye sokularak enerji maliyetlerini düşürücü adımlar atıldığı görülüyor. Ayrıca kapasitenin arttırılması hamleleri çerçevesinde petrol ve doğal gaz sismik ve sondaj aramalarına başlandığı görüyoruz. Tüm bunların orta ve uzun dönemde enerji maliyetlerine pozitif olarak yansımasını ümit ediyoruz. Küresel Jeopolitik riskler aşırılaşmadığı sürece, ABD’de kayı gazı üretim maliyetlerinin yeni teknolojilerle aşağıya çekilmiş olması ve küresel büyümede yukarı yönlü revizelere rağmen hala zayıf seyrin sürüyor olması, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilir.

Turizm sektöründe en zor yıl geride bırakıldı fikri öne çıkarken, Rusya ile ilişkilerin tekrar normalleşmesi için atılan adımların turizm sektörü için olumlu olduğu gelen kafilelerden görülüyor. Bölgemizdeki jeopolitik risk unsurları, ABD’nin son hamlesi ile etkisini azaltsa da devam ediyor.

Enflasyon dinamiğinde döviz kuru ve gıda fiyatları kaynaklı artışlar ilk çeyrek rakamlarının yüksek gelmesine neden olsa da; önümüzde ki aylardan itibaren yaz aylarına bağlı olarak gıda fiyatlarında gerilemeler olacağı, ayrıca döviz kuru oynaklığının yönetebilir seviyede olması temaları ile ikinci çeyrekten itibaren enflasyonun gerileme potansiyeli yüksektir.

BANKACILIK SİSTEMİ GÜÇLÜ

Bir süredir yüksek seyreden İşsizlik oranını aşağı çekmek için istihdam seferberliği ile çeşitli teşviklerin devreye alındığı görülüyor.

İhracatımıza ilişkin son açıklanan veriler, 2017 yılı için oldukça ümit vericidir. İhracattın artmasının büyümeye de pozitif katkıları olacaktır. Bankacılık sistemi güçlü, mali disiplin sürdürülüyor.

ULUSLARARASI FİRMALAR İÇİN YATIRIM FIRSATI

Güçlü ve dirençli bir ekonomiye sahip ülkemizin,  özel sektör ve kamu işbirliğiyle yapılan Türkiye’ye değer katan mega projelere yenilerini ekleyerek, alt yapı yatırımlarına hız kesmeden devam ederek ve yapısal reformlarını sürdürerek, bölgemizdeki jeopolitik risklere rağmen genç nüfusu ile beraber sürdürebilir büyümesini istikrarlı arttırmaya devam ettirmesini bekliyoruz. Bu durum pazardaki büyümeden faydalanmak isteyen yatırım planlayan uluslararası ve yerli sermaye için iyi bir alternatif finansal yatırım imkanı sunacaktır. Türkiye’nin, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yerini almasını sağlamaya yönelik 2023 hedeflerine doğru yola devam.

Alper Nergiz

GCM Menkul Kıymetler Genel Müdürü

nergiz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın