Son Haberler

Yüksek işsizlik, yüksek enflasyon, yüksek faiz…

Son 5 yıldaki ekonomik istikrasızlık halleri, hep ileriki tarihlere ertelenebildi. Ancak, küresel ekonomide normalleşme süreci başladıktan sonra Türkiye’de düşük enflasyon ve düşük işsizlikle eşleşen hızlı bir büyüme modeli kurgulanamadı. Artık düşük enflasyon ve düşük işsizlik halleri ile hızlı ekonomik büyümenin hep birlikte gerçekleşme koşulları ortadan kalkmış durumda.

Sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ortamda faiz artışları ertelenerek TL’nin dış değerine istikrar kazandırılmasına yönelik girişimler, başarılı olmamakla birlikte, firmaların üzerindeki kur riskinin toplumsallaşmasına neden oluyor. Bu kapsamda yürütülen önlemlerin en etkilisi olan KGF, krizin maliyetini kamusallaştırarak toplu iflasların önüne geçmiş ve krizi ileriye doğru kaydırdı. Buna benzer irili ufaklı yöntemlerle son 5 yıl içerinde oluşan ekonomik istikrasızlık halleri başarılı bir şekilde hep ileriki tarihlere ertelenebildi. Ancak, küresel para politikalarında normalleşme uygulamaları başladıktan sonra Türkiye ekonomisinde düşük enflasyon ve düşük işsizlikle eşleşen hızlı bir büyüme modeli kurgulanamadı. Esasen genişlemeci politikanın sonlanma sürecinde Türkiye açısından düşük enflasyon ve düşük işsizlik halleri ile hızlı ekonomik büyümenin hep birlikte gerçekleşme koşulları da fiilen ortadan kalkmış durumda.

Kredi genişlemesi, ekonomiye dinamizm kazandırmakla birlikte, enflasyon hedeflemesi sisteminin başarılı olması ile çelişkili bir uygulama oldu ve para politikasının etkinliğini azalttı. TL’nin dış değerindeki kayıplar ise küresel finansal akımlardaki dengesizliklerden kaynaklanabilecek sorunların engellenmesi için gerekli olan rezervlerin gücünde zayıflamalara yol açtı.

 

PİYASALARIN BEKLENTİLERİNE UYGUN DAVRANILMADI

Düşük tasarruf, yüksek cari açık, demokrasi açığı ve üretimdeki dışa bağımlılık nedenleriyle, Türkiye ekonomisinde politika belirleyicilerinin, küresel fon akışlarını yöneten kurumsal yatırımcıların alacağı kararlara duyarlılık göstermesi bir zorunluluk olmakla birlikte, piyasaların beklentileriyle uygun olmayan politikalarda söylem bazında ısrar edildi.

Dışa bağımlı ekonomik yapı, temel sorun olarak orta yerde dururken, tarım ve hayvancılık sektöründe gıda enflasyonunu kontrol altına almak amacıyla ulusal politikalar paralelinde yapısal reformalar yapmak yerine ithalata başlanılması, Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığını daha da artıracağı gayet açıktır.

 

Böyle bir yatırım ortamında TL’nin dış değerinde yeniden oluşan yukarı yönlü atakların bir an önce durdurulabilmesi için faiz artırımının gerçekleştirilmesini kaçınılmaz kılıyor.

 EKONOMİDE DIŞA BAĞIMLILIK, FAİZ BASKISINI KUVVETLENDİRİYOR

Mevcut konjonktürde artan faiz seviyelerin düşürme söylem ve baskılarına paralel olarak TL’nin dış değerindeki yukarı yönlü oynaklık, sert bir faiz artırımı baskısını da beraberinde getiriyor. Özel sektörün yüksek dövizli borçluluğu ve ekonominin ithalat bağımlılığının sonucundaki artan maliyetler, faiz artışı baskısını daha da kuvvetlendiriyor. Ayrıca, ABD ile Türkiye arasındaki vize krizi ve Almanya ile gerginleşen ilişkiler de kur artışı baskısını yukarı taşıyor ve faiz oranlarında yukarı yönlü stres birikimini artırıyor. Bu durumun gerçekleşmesi halinde 2017 sonrası için ekonomik durgunlaşma olasılığı da elbette biraz daha artacaktır.

 

FAİZ ARTIRIMI KAÇINILMAZ

Sene başından bu yana KGF’nin tetiklediği kredi genişlemesi, 2017 yılının son çeyreğinin ortalarından itibaren, reel olarak yeniden  durma ve hatta donma noktasına geldi ve KGF’nin ekonomik canlılığa neden olan etkisi söndü. Böyle bir yatırım ortamında TL’nin dış değerinde yeniden oluşan yukarı yönlü atakların bir an önce durdurulabilmesi için faiz artırımının gerçekleştirilmesini kaçınılmaz kılıyor.  Sonuçta yüksek işsizlik, yüksek enflasyonun ve yüksek faizler gelecek kısa vadede Türkiye ekonomisi için karakteristik özellikleri olarak hep birlikte ortaya çıkması sürpriz olmayacaktır.

 

JCR EURASIA RATING

Orhan ÖKMEN

Başkan

okmen@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Site Haritası