Artan işletme sermayesi ihtiyacı ve konkordato

Kurların olumsuz etkisi, öncelikle işletmelerin kısa vadeli işletme sermayesi ihtiyacını artırıyor. Bu sebeple petrol türevleri, plastik ve demir-çelik ürünlerini girdi olarak kullanan ve vadeli TL satış yapan ayakkabı, kağıt/ambalaj, inşaat, otomotiv gibi sektörlerde işletme sermayesi ihtiyacının artacağı tahmin ediliyor.

Küresel ticaret savaşları ile birlikte gelişmekte olan piyasalarda yaşanan ekonomik sorunlar ve bölgesel siyasi istikrarsızlıklar kurlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bizim için bunun en önemli sonuçlarından biri özellikle enerji fiyatlarına olan olumsuz yansıma ile birlikte özellikle yüksek döviz borçluluğu olan şirketler yanında elektrik-elektronik, makine ve aramalı ithalatçısı olmamız nedeni ile etkilenecek olmamızdır.

HANGİ SEKTÖRLER DAHA FAZLA ETKİLENİYOR?

Bu durum, Dolar ve Euro ile yüksek döviz borçlanması yapanlar yanında peşin/kısa vadeli ithalat yapıp TL olarak orta/uzun vadeli satan sektörlerimizi öncelikli olarak etkiliyor.

2018 Ocak-Temmuz Dönemi Başlıca İthalat Kalemleri Toplam İthalat (1.000 USD) 
Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, bitümenli maddeler, mineral mumlar   24 686 648
Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları   16 481 185
Demir ve çelik   11 906 889
Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları, aksam-parça-aksesuarı   10 740 137
Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar   9 812 711
Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları, bunların aksam, parça, aksesuarı   9 499 164
Plastikler ve mamulleri   8 423 705

Kaynak: TÜİK

Kurların olumsuz etkisinin öncelikle işletmelerin kısa vadeli işletme sermayesi ihtiyacını artıracağı öngörülüyor. Bundan dolayı petrol türevleri, plastik ve demir-çelik ürünlerini girdi olarak kullanan ve vadeli TL satış yapan ayakkabı, kağıt/ambalaj, inşaat, otomotiv gibi sektörlerde işletme sermayesi ihtiyacının artacağı düşünülüyor.

Sektör Nakdi Krediler % Dağılım Tasfiye Olunacak Krediler % Dağılım
Toptan ve Perakende Ticaret 356.328.500 14,5 15.641.607 20,9
İnşaat 231.586.661 9,4 8.161.552 10,9
Elektrik Gaz ve Su Kaynakları 180.702.654 7,3 4.402.036 5,9
Taşımacılık, Depolama ve Haberleşme 146.797.420 6,0 2.509.638 3,3
Tekstil ve Tekstil Ürünleri San. 87.562.409 3,6 2.637.422 3,5
Metal Ana San ve İşlenmiş Madde Üretimi 79.448.404 3,2 2.599.589 3,5

Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği

Sektörel döviz kredileri alt kırılımı bulunmamakla birlikte Türkiye Bankalar Birliği tarafından yayınlanan Temmuz ayı verilerine göre döviz kredisi kullanan toptan ve perakende ticaret ile inşaat ile ilişkili sektörlerin öncelikli olarak işletme sermaye açığına düşeceği beklenilmelidir. İflas erteleme uygulamasının suistimal edilmesi sonrasında kaldırılmasının ardından, yerine kullanılması öngörülen konkordato müssesesine olan ilgi giderek artmakta olup, 7101 sayılı kanunun 13. maddesi hükmü ile getirilen değişiklik sonucu tacir olmayan kişiler de konkordatoya dahildir.

Geçici ve istikrarı bozucu uygulamalardan kaçınmak gerekiyor. Sektörel teşvikler getirilmeli, işletmelerin alternatif finans kaynaklarına uygun maliyetler ile ulaşması sağlanmalı. Ayrıca alacak sigortaları ve merkezi KOBİ skorlaması sistemi, finansal sisteme entegre edilmeli.

PEKİ NEDİR KONKORDATO?

Konkordato, ticari faaliyetlerine devam etmekte ve devam etmesi halinde ödeme kapasitesi bulunan borçlunun alacaklıları ile borcunu belli bir vade ve tutar üzerinden ödemek üzere anlaşma sağlayarak haciz işlemlerini durdurması ve bu amaçla taraflarca yapılan anlaşmanın mahkeme tarafından onaylanmasıdır. Aslında uygulama gerçek kişi tacirlerin de kapsam içine alınmasını gerektirdiğinden değişikliğe gidilmiş olmakla birlikte. Kanunda gerçek ve tüzel ayrımı yapılmamış olmaması nedeni ile tacir olmayan gerçek kişilerin de konkordato müessesesinden faydalanabileceği şeklinde yorumlanıyor. Ancak başvuru süreç, mahiyet ve maliyetleri nedeni ile gerçek kişiler tarafından kullanılabilir görünmüyor.

Burada yine önemli olan bir önceki seferdeki gerekçe ile kötüye kullanma nedeni ile kaldırılan iflas ertelemedeki hata ve suistimallere bu sefer yargı tarafından müsaade edilmemesidir. Konkordatonun sebep değil sonuç olması nedeni ile mevcut işletme sermayesi ihtiyacı sorununa çözüm üretmesi ise mümkün görünmüyor.

ÇÖZÜM NEDİR?

Geçici ve istikrar bozucu özellikle domino etkisi yaratması muhtemel uygulamalardan kaçınarak sektörel teşvik tedbirlerinin alınması, işletmelerin alternatif finans kaynaklarına uygun maliyetler ile ulaşmasını sağlayacak ürün çeşitliliği ve kamusal desteklerin sağlanması, alacak sigortaları ve merkezi KOBİ skorlaması sisteminin finansal sistemi entegre edecek şekilde uygulamaya alınması gerekiyor.

KÜÇÜK BİR NOT

TÜİK tarafından açıklanan ekonomik güven endeksi Eylül’de %15.4 gerileyerek Mart 2009’dan beri en düşük olan 71 değerini aldı. 100’den küçük olması halinde kötümser beklentiler nedeni ile piyasanın daralacağına işaret eden bu gösterge geçmiş 9 yıl içindeki en düşük değerine ulaşmış bulunuyor. 2019 yılında kamu harcamalarında kısıntıya gidilmesi talepteki düşmeye rağmen enflasyon görülmesine neden olabilir. İşletmelerin yeni ekonomik koşullara göre 2019 bütçelerini yapmalarını öneririm.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi

yazici@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası