Bakan Özlü: 6 sektöre destek

Ekonomik büyümenin temelinde ‘güven ve istikrar’ olduğunu ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, reel sektörle güçlü bir iletişimde olduklarını vurguluyor. Bakan Özlü, Yerli, Yenilikçi ve Yeşil üretim (3Y prensibi) temel ekseninde sanayide yapısal dönüşümü gerçekleştireceklerinin altını çiziyor. Türkiye’nin büyümesini istikrarlı bir şekilde devam ettireceğini söyleyen Bakan Özlü, bakanlık olarak özel sektörün her zaman yanında olduklarını ve sektöre destek olacaklarını da belirtiyor. Bakan Özlü, endişelenecek bir şey olmadığını belirterek reel sektöre tam destek sunacaklarını ifade ediyor.

Türkiye, 2023 ihracat hedefleri doğrultusunda 500 milyar dolarlık bir rakamı gözüne kestirmiş durumda. Bu rakama ulaşmanın yolu kuşkusuz ki Ar-Ge ve inovasyondan geçiyor. Katme değeri yüksek ürünleri üreten ülkeler günümüzde dünya ticatine yön veriyor ve global oyun kurucu olabiliyor. Ülkemizin en büyük eksiklerinden biri katma değeri yüksek ürünleri üretememek… Sanayi ağırlıklı büyümesini sürekli olarak devam ettirebilen bir Türkiye, hem bölgesinde hem de tüm dünyada daha güçlü oyun kurucu olacaktır. Turcomoney Yazı İşleri Müdürü Hayreddin Turan sordu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü yanıtladı.

EKONOMİK BAŞARININ TEMELİNDE GÜVEN VE İSTİKRAR VAR

Sayın Bakan’ım Türkiye’de son bir yıl içinde yaşanabilecek ne kadar önemli veya olumsuz olay varsa hepsi yaşandı. Bir yıl içinde iki genel seçim yapıldı, terör olayları tırmandı, Rusya ile uçak krizi yaşandı, turizm son yılların en kötü dönemini yaşadı, ihracat kanalı tıkandı, Hükümet değişikliği oldu ve son olarak ülkemizi büyük bir felakete sürükleyecek 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Bütün bu gelişmelere rağmen Türk ekonomisi büyümeye devam ediyor, sanayide ise üretim artışı yeniden başladı. Nitekim Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde yüzde 3,1 oranında büyüdü. Bütün bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

 Ülke sanayimizin performansını ele alacak olursak şöyle bir tablo ile karşılaşmaktayız: Sanayi Üretim Endeksi verileri incelendiğinde; Temmuz ayı takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre ise yüzde 7,7 azalış gösterdi. Ağustos ayı takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,5; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre ise yüzde 10,8 artış gösterdi. Ağustos ayı sanayi üretimi, Temmuz ayında yaşanan düşüşün ardından tekrar normale döndü. Aylık bazda değişimlere bakıldığında sanayi üretimindeki artış beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ekonomideki başarıların temel nedenleri arasında güven, istikrar ile reel sektörle sağlanan yakın işbirliği yer alıyor. Ülkemizde Temmuz ayında yaşanan elim hadiseler sonucu ülke ekonomisinin bir ay gibi kısa bir sürede hızla toparlanması, gerek yerli gerek yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine duydukları güvenin en önemli göstergesidir. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının not azaltmasına rağmen ülkemize yapılan sanayi yatırımları artıyor. Sonuçta, Türkiye sanayisinin bu başarıyı dünyada küresel faiz oranlarının artırılmasının konuşulmaya başlandığı, komşu ülkelerde karışıklığın arttığı, petrol fiyatlarının yukarı yönlü hareket etmeye başladığı, Brexit gibi dünya ticaret çevrelerinde yapısal değişikliğe gidildiği bir dönemde yakalaması önemli bir husus.

3 Y PROJESİ İLE SANAYİ HAMLEMİZİ GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

 Türkiye, son yıllarda yüzyılın projeleri denilecek bu projeleri hayata geçirdi, ancak sanayileşme yolunda biraz yavaş gidiyor. Bu konuda gündemde olan projeler, yatırımlar var mı?

 Sanayide öncelikli hedefimiz; Yerli, Yenilikçi ve Yeşil üretim (3Y prensibi) temel ekseninde sanayide yapısal dönüşümü gerçekleştirmektir. Türk sanayisinin üretim kabiliyetini ve kapasitesini geliştirerek, bilgi ve teknolojiye dayalı yerli ve yüksek katma değerli üretiminin geliştirilmesi, imalat sanayinde yapısal dönüşümü zorlamaktadır. Sanayide yapısal dönüşüm için çeşitli adımlar atılıyor. Bu kapsamda; Bakanlığımız koordinasyonunda 16-17 Ocak 2016 tarihleri arasında Üretim Reform Paketi Çalıştayı gerçekleştirildi. Söz konusu çalıştayda sektörlerin yapısal dönüşüm için devletten olan beklentileri ve yapılması gerekenler tartışıldı. Ele alınan konulara ve çözüm önerilerine yönelik olarak hazırlanan Üretim Reform Paketi, yakın zamanda yasa tasarısı şeklinde Meclisin gündemine gelecek.

BAKANLIK OLARAK STRATEJİ BELGELERİ HAZIRLIYORUZ

Bakanlık olarak sektörel dönüşümü sağlamak üzere sanayi özelinde politikalar belirliyor ve strateji belgeleri hazırlıyoruz. Bu kapsamda Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi ve 6 sektörel strateji belgesi (otomotiv, demir-çelik, seramik, kimya, tekstil, elektrik-elektronik) uygulamadadır. Sanayimizin yol haritasını oluşturan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi’nin vizyonu “Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerde Afro-Avrasya’nın tasarım ve üretim üssü olmak” şeklinde belirlendi. Bu vizyon çerçevesinde faaliyetlerimiz sürüyor. Ayrıca, orta-gelir tuzağından çıkmak için dışa bağımlılığın yüksek olduğu sektörlerde yerli ürün geliştirmeye ve millileştirmeye yönelik çalışmalar sürdürüyoruz.

 KAMU ALIMLARININDA YENİ MEKANİZMALAR OLUŞTURULDU

Ülkemizde yüksek teknolojili ürünlerin üretim kapasitesini artırmak ve yerli ürünleri ön plana çıkarmak için kamu alımlarını kaldıraç olarak kullanan yeni mekanizmalar oluşturuldu. Bu mekanizmalar şu şekildedir:

         Kamu mal alımlarında yüksek teknolojili ürünlere fiyat avantajının sağlanması

         Kamu mal ve hizmet alımlarıyla sanayide yenilik, yerlileşme ve teknoloji transferini öngören Sanayi İşbirliği Programı (SİP)

Türk sanayisine yeni bir bakış açısı kazandırmak üzere de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde Sanayi 4.0 veya Endüstri 4.0 diye adlandırılan 4. Sanayi Devrimi ile birlikte dijital dönüşüm konusu kamu ve özel sektörün gündeminde olacak. Sanayi 4.0’ın sonucu olarak ortaya çıkan yapay zeka, robotik teknolojiler, akıllı üretim sistemleri, 3-D yazıcılar, nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim gibi alanlarda yaşanan gelişmeler; ülkemizin sanayisine önemli bir bakış açısı ve dinamizm kazandıracak.

 Dünyanın en gelişmiş ülkeleri, aynı zamanda teknolojide, bilişimde, yazılımda ileri ülkeler. Gebze’de çalışmaları 2015 yılında başlatılan Bilişim Vadisi, yavaş ilerliyor.  Bu konu ile ilgili son gelişmeleri anlatır mısınız? Bilişimde, yazılım alanında hedef nedir?

Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi projesinin çerçevesi dikkate alındığında normal hızda ilerlediği değerlendiriliyor. Bu proje ile ülkemizin 2023 vizyonu doğrultusunda bilimin teknolojiye, teknolojinin ürüne dönüştüğü küresel bir Bilişim Vadisi kurmayı hedefliyoruz. Ayrıca Bakanlığımızca hazırlanarak Kalkınma Bakanlığı Yüksek Planlama Kurulu’na sunulan Türkiye Yazılım Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı belgesinde Türkiye’nin yazılım alanındaki vizyonu; “Yazılım alanında teknik ve hukuki altyapısı ile beşeri kaynağının nitelik ve niceliğini sürekli olarak geliştiren, uluslararası pazarlarda rekabet gücü ve pazar payını artıran bir ülke olmak” ve genel amacı ise; “Yazılım pazarını büyütmek, ihracatı ve sektörün istihdamını artırmak amacıyla, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında uluslararası standartlarda ürünler ve hizmetler üreten; sektörde söz sahibi ülke konumuna gelmek” olarak belirlendi. Bu doğrultuda hazırlanan strateji belgesi ve eylem planı kapsamındaki eylemlerin hayata geçirilmesi ile….

Söyleşinin devamını okumak için;

D&R’ın internet sitesinden

http://www.dr.com.tr/Dergi/Turcomoney/Kolektif/Ekonomi-Haber/Ekonomi-is-Dunyasi/urunno=0000000370911

Dijimecmua’dan (http://www.dijimecmua.com/turco-money/) okuyabilir, satın alabilir, abone olabilirsin

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası