Brunson davası, İran’a yaptırım ve Merkez Bankası’nın faiz kararı

Gerek uluslararası arenadaki gelişmeler, gerekse Türkiye’de meydana gelen olaylar piyasaları dalgalandırıyor. ABD’nin İran’a ambargo kararı, Avrupa Birliği’nde ortaya çıkan İtalya krizi, global piyasaları hareketlendirirken, Rahip Brunson’ın serbest bırakılması iç piyasada dövizin gevşemesine sebep oldu.

Ticaret savaşı endişeleri, İtalya’ya ilişkin bütçe açığı hedefi tartışmalarıyla başlayan endişeler ve Çin’den gelen beklenti altındaki büyüme verileriyle birlikte global büyümeye ilişkin endişeler, Ekim ayında piyasalarda güçlü satışlara neden oldu. ABD, Almanya ve Japonya gibi gelişmiş ülke borsalarında ay içinde %10’lara varan sert satışlar yaşanırken, Çin eşliğinde gelişmekte olan ülkelerde de sert satışlar gördük. Güvenli liman olarak görülen ve FED faiz artışının kuvvetlenebileceği beklentisiyle %3,25 seviyelerine kadar yükselen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %3,08’lere kadar hızlı düşüşe geçerek riskten kaçışı teyit etti. Korku ve endişe endeksi olarak da adlandırılan VIX volatilite endeksi kritik 20 seviyesi üzerine çıkarak ABD borsalarında endişenin ve korkunun yükseldiğine işaret etti. BIST ise Eylül ayındaki toparlanma sonrası yurtdışındaki satışların da etkisiyle Ekim ayına satışlarla başladı. Ancak, Ekim ayı ortasında ABD’li rahip Brunson’ın serbest kalacağı ve ABD ile ilişkilerin düzeleceği beklentisiyle BIST ve TL varlıklar, Ekim ayı ortasına kadar yurtdışı borsalara göre daha güçlü bir görünüm sergiledi. 12 Ekim’de ABD’li rahip Brunson’nın serbest kalması ve Trump’tan Türkiye’ye yönelik gelen pozitif mesajlar sonrası TL’de değer kazançları yaşandı. TL Ekim ayında EM kurlarındaki değer kayıplarına rağmen Brezilya ile birlikte %7’nin üzerinde değer kazancı yaşayarak EM içinde pozitif ayrıştı. BIST’te Brunson davası sonrası banka hisseleri öncülüğünde bir süre pozitif ayrışarak yurtdışındaki satışlara rağmen yükseliş eğilimi gerçekleştirse de bu yükseliş uzun soluklu olmadı. Dava sürecinin sona ermesi ve yurtiçinde önemli bir beklenti kalmamasıyla yurtdışı piyasalarla daha yüksek korelasyonla hareket etmeye başlayan BIST’te de yurtdışındaki satışlara paralel ayın ikinci yarısında sert satışlar yaşadı. Ekim ayına 100.000’li seviyelerden başlayan BIST-100 endeksi 90.000 seviyesi altını test ederek ay içinde %8’ler varan düşüş gerçekleştirdi. Büyümeye ilişkin negatif beklentiler ve bunun sanayi şirketlerindeki karlılıkları düşüreceği beklentisiyle endeks ağırlığı yüksek sanayi hisselerinde yaşana sert satışlar gördük. Eylül ayında güçlü performans ve pozitif ayrışma gösteren banka hisselerinde kar satışları yaşansa da endeksten biraz daha az kayıpla sınırlı pozitif ayrıştılar. ABD ile ilişkilerin bozulması ile birlikte 500 seviyeleri üzerine yükselerek TL varlıklar için ciddi risk artışına işaret eden CDS’ler dava süreci sonrası 365-400 aralığına gerileyerek TL varlıkların için kısa vadeli risklerin azaldığına işaret etti. Ancak mevcut seviyeler halen TL varlıklar için yüksek riskin devam ettiğini gösteriyor.

merkez bankası faiz kararı ile ilgili görsel sonucu

MERKEZ BANKASI, FAİZLERİ SABİT BIRAKTI

TCMB Ekim ayı toplantında piyasa beklentisine paralel faizleri %24’te sabit bıraktı. TCMB Eylül ayında 625 baz puanlık rekor artışla 1 haftalık fonlama faizini kullanmaya başladığı 2010’dan beri en yüksek seviyeye yükseltmişti. PPK metninde Eylül ayından farklı olarak iç talebe ilişkin “yavaşlama hızlanmaktadır” ifadesi yerine “finansal koşullardaki sıkılaştırmanın etkisiyle yavaşlama devam etmektedir” ifadesi konuldu. TCMB iç talepteki yavaşlamanın enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlayacağı düşüncesini devam ettirirken, fiyatlama davranışlarındaki yukarı yönlü risklerin devam ettiğini vurgulamaya devam etti. TCMB gerekli olması durumunda ilave parasal sıkılaştırmaya gidileceğini bir kez daha ifade ederek enflasyonla mücadelede şahin tutumunu korudu. FED ise faizleri 25 baz puan artırarak %2,00-2,25 bandına yükselttiği Eylül toplantısının tutanaklarını yayınladı. Tutanaklar üyelerin kademeli faiz artışlarının devam etmesini desteklediklerini gösterdi. Ancak ekonomideki aşırı ısınmayı engellemek için faizlerin hangi seviyeye kadar yükseltilmesi konusunda üyelerin görüş ayrıldığında olduğu görüldü. Tutanaklar FED’in Aralık ayında bir faiz artışına gideceğine işaret ederken, 2019 yılı için 3 faiz artışı beklentisi ise korundu. Tutanaklar kısmen şahin bir ton olarak algılandı.

rahip brunson ile ilgili görsel sonucu

RAHİP BRUNSON SERBEST BIRAKILDI, DÖVİZ KURLARI GEVŞEDİ

Ekim ayında kurdaki en önemli gelişme Türkiye’deki rahip Brunson davası idi. Rahibin ülkesine dönmesinin ardından ABD ile ilişkilerin normale dönme ihtimali kuru bir nebze olsun rahatlattı. Kur, geçen ay olumlu senaryoda belirttiğimiz 5.50 desteğine kadar geri çekildi. Tam olarak bu noktadan gelen tepki alımlarıyla yükselen Dolar/TL bir süre 5.60-5.70 bandında seyretti. 6.00 seviyesinin altında kalması psikolojik olarak oldukça önem arz etmekte. Enflasyonla Topyekun Mücadele programıyla yıl sonuna doğru enflasyona bir miktar rahatlama görülebilir. Bu da kurun bir miktar daha geri çekilmesine sebep olabilir. 5.50 desteği kırılırsa ilk etapta 5.35 seviyesi izlenebilir. Aksi yöndeki hareketlerde ise 5.80-6.00-6.40 noktaları satışların gelebileceği direnç seviyeleri olarak takip edilebilir.

Eylül ayında dalgalı seyreden ve 1.18’in üzerini gören parite 1.16’dan kapanmıştı. Ekim ayında da düşüşüne devam eden parite 1.13’lere kadar geri çekildi. Euro’nun üzerinde birden fazla baskı unsuru olduğu için kısa vadede çabuk toparlanması zor görünüyor. İngiltere’nin Brexit konusu halen daha belirsizlik yaratırken, İtalya’dan gelen olumsuz haberlerin devam etmesi de Euro’daki satışları artırıyor. Son olarak İtalya’nın 2019 bütçe tasarısının AB Komisyonunda reddedilmesi, AB tarihinde de bir ilk olduğu için sorunun ciddiyetini gösteriyor. AB, 3 hafta içinde İtalya’dan yeni bütçe planı beklediğini, bütçe açığının azaltılarak uyumsuzlukların giderilmemesi halinde disiplin yaptırımı uygulayacağını açıkladı. İtalyan yetkililer ise yeni bütçe hazırlamayacaklarını belirtti. İtalya sorununun bir süre daha devam etmesi, Brexit süreci ve küresel piyasalardaki satışlar paritenin satış baskısında kalmasına sebep oluyor. Bu sebeple paritede uzun bir aradan sonra 1.10 ve aşağısına doğru geri çekilme görülebilir. Direnç olarak ise 1.14 ve 1.16 seviyeleri takip edilebilir.

altın ile ilgili görsel sonucu

ALTIN, DEĞER KAYBINI TELAFİ ETTİ

Ekim ayına 1190 seviyelerinden başlayan altının ons fiyatı son 2 ayın değer kaybını telafi ederek artıda kapandı. Son 6 ayı ekside tamamlayan sarı emtia, Ekim ayında güvenli liman algısıyla değer kazandı. Geçtiğimiz ay yurtdışı borsaların çoğunda sert satış görülürken, borsalardaki bu çıkışlar altın ve ABD 10 yıllık tahvillerine yöneldi. Ons altında fiyatlar 1240 doları zorlarken, Temmuz ayından beri aşılamayan bu seviye geçilirse 1262 direnci takip edilebilir. Bu sebeple 1240 üzerindeki günlük kapanışlar 1262 ve 1290 dirençlerini ön plana çıkartabilir. Geri çekilmelerde ise en önemli destek 1200 psikolojik seviyesi olarak göze çarpıyor. Piyasalardaki risk iştahı artarsa altından çıkışlar görülebilir. Bu durumda 1180 seviyesi test edilebilir.

ABD’DE SEÇİMİ DEMOKRATLAR KAZANIRSA BORSALAR, GLOBAL TÜRBÜLANSA GİREBİLİR

Ekim ayındaki global piyasalarda yaşanan sert düzeltme ve volatilite sonrası Kasım ayındaki gelişmeler önemli olacak. En önemli gündem 6 Kasım ABD seçimleri olacak. ABD borsalarındaki volatilite ve satış baskısının ABD ara seçimleri ve bilanço dönemi sona erene kadar devam etmesi bekleniyor. Seçimi demokratların önde bitirmesi durumunda ABD borsalarındaki satışlar derinleşerek global bir türbülansa neden olabilir. Ekim ayındaki global riskten kaçışta ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı sonrası Çin’den gelen son büyüme verilerinin 2008-2009 kriz dönemi sonrasındaki en düşük büyüme veri olması etkili oldu. Ticaret savaşının global büyümeye sekte vuracağı beklentileri Çin büyümesi sonrası gün yüzüne çıktı. O nedenle ticaret savaşlarına ilişkin gelişmeler Kasım ayında da önemli gündemlerden biri olmaya devam edecek.

abd iran'a yaptırım ile ilgili görsel sonucu

ABD’NİN İRAN’A AMBARGO KARARI, TL VARLIKLARINI NASIL ETKİLEYECEK?

Bir diğer konu ise ABD’nin 4 Kasım’da İran’a uygulayacağı ambargo ve yaptırımlar olacak. Türkiye’nin İran’dan enerji ithalatı ve ihracatı yüksek seviyede ve ABD’nin Türkiye’ye bu konuda muafiyet ya da bazı istisnalar tanımaması TL varlıklar açısından ekstra bir negatif baskıya neden olabilir. İran yaptırımları sonrası petrol fiyatlarının seyri önemli olacak. İran’a uygulanacak ambargo ve yaptırımların petrol fiyatlarında yukarı yönlüye baskıya neden olabilir. Bu da BIST ve TL varlıkların için EM içinde negatif ayrışmaya neden olacaktır. Suudi Arabistan İran yaptırımları nedeniyle oluşacak arz sıkıntısını gidermek için üretim artırma niyetinde olduğunu açıklamasıyla Ekim ayında petrol fiyatları düşüşe geçti. FED faiz kararı ve FED üyelerinden gelecek açıklamalar da dikkatle takip bir diğer gündem olacak. FED’den Kasım toplantısında bir faiz artırımı beklenmiyor. Ancak Ekim ayında hem ABD hem de Global piyasalarda yaşanan çalkantı sonrası FED’in takınacağı tavır önemli olacak. FED’in şahin bir tutum takınması Kasım ayında özellikle gelişmiş ülkeler tarafında yaşanan satışların EM grubunda daha da şiddetli şekilde devam etmesine neden olabilir.

ab italya krizi ile ilgili görsel sonucu

İTALYA’NIN AB’DEKİ DURUMU, PİYASALARI ENDİŞELENDİYOR

Piyasalar için Kasım’da takip edilecek bir diğer konu ise İtalya ve AB’ye ilişkin endişeler olacak. İtalya konusundaki endişelerin AB içindeki sorunlu olduğu bilinen İspanya ve Portekiz gibi ülkelere de sıçraması global riskten kaçışı hızlandırarak piyasalarda bir türbülans oluşmasına neden olabilir. AB tarafında tahvil faizlerinde yaşanan sert yükseliş ciddi bir sıkıntının yaklaştığına ve endişenin artığına işaret etmektedir. Konu başlıkları bakıldığında Kasım aynın piyasalar için stresli geçeceği ve piyasalardaki satışların özellikle ayın ilk yarısında derinleşebileceği görülüyor. Ancak Kasım ayı sonuna doğru ise yılsonu beklentileriyle birlikte piyasalarda bir toparlanma görebiliriz. Ticaret savaşlarıyla başlayan global büyüme endişelerinin yükselmesi özellikle gelişmiş ülke piyasalarında yaşanan satışların daha da sertleşmesine neden olabilir. Bu nedenle başta ABD olmak üzere gelecek ekonomik veriler önemli olacak. TL varlıkların Ekim ayı sonlarından itibaren yurtdışıyla daha yüksek korelasyonla hareket etmesi nedeniyle global riskten kaçışın devamıyla birlikte başta BIST olmak üzere TL varlıklarda da negatif fiyatlamanın devamı beklenir. Ancak TL varlıkların sene başından beri güçlü negatif fiyatlamaya maruz kalması nedeniyle yurtdışına göre olası bir türbülansta bir miktar daha güçlü duruş sergilemesi beklenir. ABD ve AB ile ilişkilerin normalleşerek iyileşmeye doğru ilerlemesi bu güçlü duruşu desteklemesi bekleniyor.

iran'a ambargo türk ekonomisi ile ilgili görsel sonucu

İRAN’A AMBARGO, TÜRK EKONOMİSİNİ NASIL ETKİLEYECEK?

Yurtiçinde ise Kasım ayında en önemli gündemi Brunson davası sonrası normalleşemeye başlayan ABD ile ilişkilerin ilerleyip ilerlemeyeceği olacak. Bu konuda pozitif gelişmeler olması Ekim ayında olduğu gibi özellikle TL’deki güçlenmenin devamını ve TL varlıkların yurtdışından pozitif ayrışmasını sağlayabilir. Ekonomik tarafında ciddi bozulma yaşanan enflasyon verileri en önemli takip edilecek veri olacak. Eylül ayındaki yüksek enflasyon verisi sonrası kısmen momentum kaybeden bir veri gelmesi TL varlıklar üzerindeki negatif baskıyı azaltabilir. Diğer yandan, yavaşlaması beklenen büyüme verilerinin öncü göstergeleri de yakından takip edilecek. Bir diğer konu ise ABD’nin İran’a uygulayacağı ambargo ve yaptırımların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin neler olacağı önemli olacak. ABD’nin Brunson davası sonrası oluşan pozitif havanın devamı olarak Türkiye’ye bu konuda bazı istisnalar sağlaması TL varlıkların yurtdışından pozitif ayrışmasını sağlayacaktır. Aksi durumda ise BIST’te ve TL varlıklarda satışların devamını görebiliriz. Yurtdışı piyasalardaki riskten kaçış ve satış baskısının devamı durumunda BIST Kasım ayında bu yıl içinde gördüğü düşük seviyelere doğru yönelim gösterebilir. Kasım ayında hem yurtdışında hem yurtiçinde volatilitenin yüksek olmaya devam etmesi beklendiği için BIST’in 87.000-100.000 arasında geniş bir bantta hareket etmesi bekleniyor.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@sekeryatirim.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası