Coğrafya ve ekonomide gelecek…

*Bir milyar yıl sonrasının haritasına baktığımızda, coğrafyamızın geleceği; siyasette, ekonomide, doğal kaynaklarda, milliyetçilikte, renk-ırk-din-dil ayrımında yaşanan her şey yerle bir oluyor. Kavgaların savaşların, çatışmaların neden yapıldığını sorgulamak geliyor insanın aklına.

*Değişim doğada yavaş ama güçlü, ekonomide ise özellikle dijital dünyamızda son yıllarda çok çok hızlı yaşanmakta, bunun sonucunda gerek bireyler ve gerekse işletmeler ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Önemli olan güçlü olmak değil, bu değişimleri önceden sezebilmek ve bilgiye dayalı olarak ayak uydurabilmektir.

Almanya’da yaşayan değerli arkadaşım Cuma Doğan’la Frankfurt’ta Johann Wolfgang Goethe Üniversitesi’nde bulunan müzeyi gezerken, coğrafyamızın dünü, bugünü ve geleceğini gösteren bir harita gördük.

Haritanın üzerinde duran manivelayı sola sonuna kadar çevirdiğinizde milyar yıl öncesinin, ortaladığınızda (sıfır noktası) bugünün, sağa sonuna kadar çevirdiğinizde ise milyar yıl sonrasının haritasını görüyorsunuz.

Milyar yıl öncesine baktığımızda, ülkeler dünya küresinin kenarlarına yanaşmış vaziyette ve oldukça dağınık durumda, bugünü hepimiz biliyoruz, milyar yıl sonrasına baktığımızda ise bütün kıtalar kürenin ortasında birleşiyorlar, birbirlerine giriyorlar, adeta küçülüyorlar. Yani bütün kıtalar kürenin ortasında büyük bir toprak parçası haline geliyorlar.

SORUNLARIN BELKİ YÜZDE BİRİNDEN BİLE SÖZ ETMEK GEREKSİZ

Bu haritanın bilimsellik düzeyini bilmiyorum ama eğer gerçekse, coğrafyamızın geleceği; siyasette, ekonomide, doğal kaynaklarda, milliyetçilikte, renk-ırk-din-dil ayrımında bugün yaşanan her şeyi yerle bir ediyor. Bugün yaşanan sorunların belki yüzde birinden bile söz etmeyi ortadan kaldırıyor, bugünü önemsizleştiriyor. Böyle bakınca, kavgaların savaşların, çatışmaların neden yapıldığını sorgulamak geliyor insanın aklına.

Ama muhtemeldir ki insan, bana göre dünyanın en temel sorunu olan “paylaşım” kavramından hareketle, milyar yıl sonra bile kendisine yeni sorunlar yaratacaktır. Yaşanacak olası sorunların neler olacağının öngörülme düzeyi, başarı ve refah düzeyini etkileyecek en önemli unsurların başında yer almaktadır.

SORUNLAR, 100 YIL ÖNCE BİLE HAYAL BİLE EDİLEMEZDİ

Aynı durum ekonomi hayatında da kendisini göstermektedir. Milyar yıl öncesi iktisadi hayat için fazla eski bir tarih, yüz yıl öncesine bile gidildiğinde, bugün karşılaştığımız sorunların belki yüzde biri bile o zamanlar yoktu. Öyleyse bugün yaşanan sorunlar, bırakın tahmin edilmeyi, hayal bile edilemezdi. On yıllık zaman diliminde dahi inanılmaz değişiklikler yaşandığını hepimiz biliyoruz.

İktisadi hayatta yaşanan değişiklikler coğrafyada yaşananlardan daha hızlı olmaktadır. Ancak doğanın etkisi çok daha kalıcı ve güçlü sonuçlar yaratmaktadır. Ekonomik hayattaki değişikliklerin hızı, getirdiği yeniliklerle insan hayatında inanılmaz bir değişim sağlamaktadır. Hele hele endüstri 4 ve dijital devrimle bu hız çok daha fazla artmıştır. Her an her şey değişmektedir.
JAMES WATT’IN 1763 YILINDA BUHARLI MAKİNAYI BULMASIYLA BAŞLADI
Ekonomik hayatımızda, James Watt’ın 1763 yılında İskoçya’da buharlı makinayı bulmasıyla başlayan ve son olarak baş döndürücü teknolojiyi de içinde katarak devam eden gelişmeler, sanayi, ticaret ve iktisadi yaşamın bugünü ve geleceğini önemli ölçüde etkileyecektir.

Sanayi ve teknolojideki bu gelişmeler; üretimi, üretim araç ve modellerini, üretim süreçleri ve sahipliğini,  işçi-köylü sınıfını, emek-sermaye dengesini, gelir dağılımını, işsizliği, meslek türlerini, eğitim-hukuk sistemini, tercihleri, yaşam kalitesini vs. her şeyi değiştirecektir.

Coğrafyadaki gibi orta noktada buluşmayı değil, karma karışık bir hale getirerek ayrışmayı ve dolayısıyla bütün bu kavramlar bakımından çatışmaları beraberindegetirecektir. Bu kapsamda savaşlar, çatışmalar, ticari yaşamda kotalar, vergiler yoluyla aşırı korumacı eğilimler giderek artacaktır.

TEKNOLOJİ YATIRIMLARI YÜZDE 50 ARTACAK

McKinsey’in yaptığı bir araştırmaya göre (1), 2030 yılına kadar, yani yaklaşık 10 yıllık bir dönem içinde;

  • Dünya nüfusunun 1 milyar kişi daha çoğalacağı ve buna bağlı olarak kişisel tüketimin 23 trilyon dolar artacağı,
  • Dijitalleşmeyle dünya genelinde çalışanların yüzde 3 ile 14 arasına denk gelen 75-350 milyon kişinin iş bulması için yeni yetenekler kazanması gerektiği, aksi halde işsiz kalabileceği,
  • 400-800 milyon değişik iş sürecinin otomatize edilmesinin kaçınılmaz olduğu (robotik sistemler), bunun işsizlik üzerinde etkisinin olumsuz yönde olacağı,
  • Teknoloji yatırımlarının yüzde 50 oranında artacağı,
  • 65 yaş üzeri nüfusun bugüne göre 300 milyon kişi daha fazla olmasının beklendiği belirtelim

300 – 350 MİLYON KİŞİYE YENİ İŞ İMKANLARI YARATILACAK

Bu ve buna benzer gelişmelerin;

  • Dayanıklı ev aletleri, eğlence, finansal hizmetler, telekomünikasyon, konut, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi alanlarda küresel çapta 300 – 350 milyon kişiye yeni iş imkanları yaratacağı,
  • Yaşlı nüfus artışına paralel olarak en çok doktor, hemşire, bakıcı gibi profesyonellere olan ihtiyacın artacağı, sadece sağlık alanında 80-130 milyon kişi aralığında yeni ihtiyaç olabileceği,
  • Konut ve alt yapı yatırımlarında 2.5 trilyon dolar olan yatırımların 3.3 trilyon dolara çıkacağı ve bu kapsamda mühendislik, mimarlık, ahşap işçiliği, makine operatörlüğü gibi alanlarda ise 80 milyon kişiye yeni iş imkanı doğabileceği tahmin edilmiştir.

Sonuç olarak, coğrafya ve ekonomide olduğu gibi hayatın her alanında, her an her şey değişmektedir. Bu değişim doğada yavaş ama güçlü, ekonomide ise özellikle dijital dünyamızda son yıllarda çok çok hızlı yaşanmakta, bunun sonucunda gerek bireyler ve gerekse işletmeler ayak uydurmakta zorlanmaktadır. Önemli olan güçlü olmak değil, bu değişimleri önceden sezebilmek ve veri ve bilgilere dayalı olarak ayak uydurabilmektir.

(1) 15.05.2019 – Dünya Gazetesi -Julide Yiğittürk Gürdamar

Şaban Çağıran

Bankacı

cagiran@turcomoney.com

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası