Ekonominin güçlü çarkları: Marka ve deneyim ekonomisi

Yıllardır söylerim ve söylemeye de devam edeceğim. Marka olamazsanız başaramazsınız…

Günümüzde markalarımız, hizmet sektörü ekonominin en güçlü çarkları arasında. Hizmet ihracatı, her geçen gün artıyor, büyüyor. Devlet destekleri gün geçtikçe fazlalaşıyor bu sektörlere. Çünkü artık biliyoruz ki bugünün dünyasında, global ekonomi pazarında marka ekonomisi, olmazsa olmazımız.

Marka ekonomisi markalaşma sürecinde tüm faaliyetleri ve çalışmaları kapsıyor, geliştiriyor ve ölçüyor. Marka, tedarikçisi, emlakçısı, AVM’si hepsi bu kapsama giriyor. Marka ekonomisi denilince eskiden sadece perakende sektörü aklımıza gelirken bugün gıdadan eğitime birçok sektörde markalaşmayı memnuniyetle takip ediyoruz. Artık tüm sektörlerimiz sadece ulusal marka değil uluslararası tanınırlığa sahip marka olma yolunda. Markalarını geliştiriyorlar, pazar araştırması yapıyorlar, rakiplerini tanıyorlar, müşteri memnuniyetine özen gösteriyorlar.

Marka ekonomisinin gelişmesi ve şirketlerin markalaşma süreçleri için uygun kamu politikalarına ve küresel anlamda desteğe de ihtiyaç var. Turquality buna en güzel örnek. Birçok sektöre açılmış olan bu kapsamlı destek hakkında tüm markalarımızın bilgi alması ve marka yönetimi programına vakit kaybetmeden girmelerini özellikle tavsiye ediyorum.

DENEYİM EKONOMİSİNİN ÖNCÜSÜ

Deneyim ekonomisine de değinmek gerekirse; bu terim ilk olarak 1998 yılında ‘’The Experience Economy: Work is Theatre & Every Business a Stage ‘’ isimli Joseph Pine ve James Gilmore kitabında karşımıza çıktı. Deneyim ekonomisi, markanın hitap ettiği tüketiciyi en iyi anlaması ve bu anlayışa göre markasını dizayn etmesi ana fikrinden yola çıktı. Eğer bulunduğunuz şehir, bölge ve ülkenin sosyal, kültürel, toplumsal anlayışlarını göz ardı eder ve markanızı buna göre şekillendirmezseniz başarılı olmak mümkün değildir. Ana konsepte bağlı kalarak, markaya her zaman esneme payı bırakmanız gerekir. Deneyiminden memnun kalan müşteri de bu deneyimi alışkanlığa dönüştürecek ve marka sadık müşteriler kazanacaktır. Müşteri ile yakın, samimi, dürüst ve isteklerine duyarlı bir ilişki her zaman başarı getirir.

                                  EN DOĞRU YÖNTEM FRANCHISE SİSTEMİ

Hem marka hem de deneyim ekonomisi markalaşmanın en doğru yöntemi olan franchising sisteminin temel taşlarıdır. Markasını kalite, kontrol, deneyim üstüne inşa edip geniş zincirler kuran franchise markaları, markalaşmanın ve müşteri sadakatinin önemini çok iyi bilirler.

Tüm marka sahiplerine tavsiyem, daha yolun başında bu prensipler üzerine markalarını inşa etmeleri ve marka kalitesi ve müşteri memnuniyeti önceliklerinden asla taviz vermemeleridir.

Dr. Mustafa Aydın

İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı

aydin@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın