Enflasyonun düşürülmesi için neler yapılmalı?

Enflasyon, çok uzun yıllardır Türk ekonomisinin en önemli sorunlarının başında geliyor. Öte yandan TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları ile halkın yaşadığı enflasyon olgusu, büyük farklılık gösteriyor. Peki enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi için neler yapılmalı?

Eylül ayı ile birlikte kurların tetiklediği maliyet ve mevsimsel talep artışı kaynaklı enflasyondaki yükseliş dikkatleri üzerine çekti. Bu nedenle enflasyon sepeti üzerine kısa bir bilgi vermenin yerinde olacağını düşünüyorum.

TÜFE, NE DEMEK?

İki ana enflasyon göstergesinden birisi olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), hane halklarının tüketimine yönelik mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçüyor. 2003 yılı 100 kabul edilerek hesaplanan TÜFE’nin temel amacı, piyasada tüketime konu olan mal ve hizmet sepeti fiyatlarındaki sürekli değişimi ölçerek enflasyonu hesaplamak. Bu amaca yönelik olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hane halklarının yurtiçinde yaptığı tüm nihai tüketim harcamalarını dikkate alıyor. Bu sepette yer alan ürün gruplarının ağırlıkları, farklı ağırlıklar ile enflasyon hesaplamasına dahil ediliyor. TÜFE hesaplamasında, tüketim harcamaları 12 ana grup 43 alt grup ve 407 adet ürün kapsama alınıyor.

enflasyon ile ilgili görsel sonucu

TÜFE, NASIL HESAPLANIYOR?

Tüm sosyo-ekonomik gruplar ile yapılan bütçe anketi ile yurtiçinde mal ve hizmet tüketmek amacıyla yapılan tüketim harcamalarındaki değişimin ölçülmesi amaçlanıyor.

Endeks hesaplamasında:

– 81 il merkezindeki 221 ilçeden,

– Yıllık 15.000 hane halkından,

– Ayda 28.015 iş yerinden ve 4.274 kiracıdan elde edilen,

415.000 vergi dahil peşin satın alma fiyatı derleniyor. Nüfusun gelir gruplarına veya coğrafi bölgelere göre herhangi bir ayırımı yapılmıyor, yurtiçinde yapılan tüm nihai tüketim harcamaları dikkate alınıyor. Bu hesaplamada taze sebze ve meyveler, futbol maçına giriş ücreti, LPG, tüp gaz, altın ve seçilmiş 16 gıda ürünü haftada bir kez ve diğer ürünler ayda iki kez; kiralar ve seçilmiş 66 madde çeşidi ayda bir kez derleniyor. Benzin ve mazot fiyatları ise günlük olarak takip ediliyor.

TÜFE’DEKİ DEĞİŞİM NASIL OLUYOR?

Yıllar itibarı ile enflasyondaki değişime bakılacak olursa aşağıda görüleceği üzere TÜİK verilerine göre Ak Parti’nin iktidarda olduğu 2003 sonrası dönemde enflasyonun 3 kat arttığı görülüyor.

 

Toplam Değişim (%) 290.12
İlk yılın TÜFE’si 100.18379
Son Yılın TÜFE’si 390.84

 

TÜİK verilerine göre fiyat hareketindeki eğilim yalnızca 2018 Eylül ayında değil, 2017’den başlayarak kuvvetlenme eğilimi gösteriyor.

Enflasyon ile mücadelede alınan önlemler arasında gördüğümüz fiyat indirim kampanyası ve enerji fiyat zamlarındaki ötelemenin etkisi ile 5 Kasım tarihinde açıklanması beklenen Ekim enflasyonunun sınırlı kalacağını düşünüyorum. Ancak enflasyonla kalıcı mücadele için maliyetlerin azaltılması, talebin sınırlanarak katma değeri yüksek üretim artışının yapısal reformlar ile uzun vadede desteklenmesi gerekiyor. Kurların kontrol altına alınmadan bu hedefe ulaşılması ise mümkün görünmüyor. Ocak-Temmuz döneminde %80 oranında artış gösteren dolar üzerine %40’lar seviyesine ulaşmış kredi faizlerini de eklediğinizde vadelerin de uzadığı bir ortamda fiyatların kalıcı olarak aşağı gelmesini beklemek olası değildir.

enflasyon ile ilgili görsel sonucu

 ENFLASYON SEPETİ AĞIRLIKLARI

TÜİK hane halkı ortalama gelir harcama kalemlerine bakacak olursak gelirin ağırlıklı kısmının gıda, kira ve ulaştırmadan oluşmakta olduğu görülüyor.

Enflasyon sepeti ile hane halkının hissettiği enflasyon arasında fark var. Bu nedenle gerçek enflasyonun tespit edilmesinde, hesaplamada yaklaşık %15 olan oranın %25’e yükseltilmesi gerekiyor. Çalışanların kayıt içi hesaplama ile %40’ını kayıt dışı hesaplama ile %60’ını oluşturan ve 1.603 TL ve altında net ücret elde eden çalışanların harcama kalemleri içerisinde bu üç harcama kaleminin ağırlığı ve hissedilen enflasyon daha yüksek oluşuyor.

      Hane halkı Gelir Harcama Dağılımı Harcama türleri
2017
Gıda ve alkolsüz içecekler 19,7
Alkollü içecekler, sigara ve tütün 4,5
Giyim ve ayakkabı 5,0
Konut ve kira 24,7
Mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri 6,3
Sağlık 2,2
Ulaştırma 18,7
Haberleşme 3,4
Eğlence ve kültür 2,7
Eğitim hizmetleri 2,3
Lokanta ve oteller 6,2
Çeşitli mal ve hizmetler 4,4

 

Türk-İş’in yaptığı araştırma sonuçlarına göre de toplumun büyük kesimi yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor.

Kaynak: www.turkis.org.tr

enflasyon ile ilgili görsel sonucu

KALICI ÇÖZÜM İÇİN NE YAPILMALI?

Enflasyonla mücadele, Türkiye Cumhuriyeti’nin 95 yıldır en büyük sorunlarından biri oldu. Popülist politikalar yanında kaynakların verimli kullanılamaması ile hiçbir zaman kalıcı olarak çözülemedi, her defasında -hiçbir zaman başarıya ulaşmasa da- İMF’ye başvurma ve devalüasyon ile çözülmeye çalışıldı. Bu sefer zor olsa da kalıcı çözüme ulaşmak için günü kurtarma veya sorunu ötelemeden ziyade, enflasyonun yalnızca oransal değil hane halkı tarafından hissedilen şekilde düşürülmesinin sağlanabilmesi için, sepet ağırlıklarının gözden geçirilmesi, uzun vadede ve kalıcı olarak temel gıda, enerji ve barınma fiyatlarının kontrol altına alınması, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, ihracata dönük ve ithal ikameci üretimin teşvik edilmesi, %22 olan kurumlar vergisinin %10-15 seviyelerine çekilmesi, ÖTV ve KDV oranlarının enflasyonda ve üretimde olumlu etki yaratacak şekilde aşağı yönlü revize edilmesi, finansal kaynak çeşitliliğinin artırılarak tasarrufların orta ve üst gelir gruplarında teşvik edilmesi gibi tedbirlerin alınması gerekiyor.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

yazici@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası