“Hedefimiz, 1 milyar dolarlık ticaret”

Türkiye, Balkanlar’ın gelişen ekonomisi Bosna Hersek ile ticaretini artırmak için start verdi. Bosna Hersek’i ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı İzzetbegoviç ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi, önemli açıklamalar yaptı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegovic ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İzzetbegovic, ikili görüşmenin ardından heyetlerarası görüşmelere başkanlık etti. Erdoğan, 6. UETD Genel Kuruluna ve Uluslararası Saraybosna Üniversitesi tarafından verilecek olan fahri doktora törenine de katılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerle ilgili değerlendirmeler yaptı, “3 yıl aradan sonra burada bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Şahsıma gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür ediyorum. Az önce İzzetbegoviç kardeşim ile birlikte ve heyetler arasında görüşmelerimiz oldu ve bu görüşmelerle iki ülke arasındaki birçok alanda neler yapabiliriz, ne gibi adımlar atacağız bunları görüşme fırsatını bulduk” dedi.

Türkiye’nin Bosna Hersek’e her türlü desteği vermeyi sürdüreceğini dile getiren Erdoğan, “Bosna Hersek’in toprak bütünlüğüne verdiğimiz önemi bir kez daha vurgulamak istiyorum. Yaklaşan seçimlerin ülke için hayırlı olmasını umuyorum. 24 Haziran’da bizim 7 Ekim’de onların seçimi var. Demokrasinin kuralları içerisinde şeffaf ve adil bir seçim olmasını temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

“İkili ticaret hacmimizi çok hızlı ilerletmeye başladık” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, “Kısa vadeli hedefimiz 1 milyar dolar. Aramızda imzalanacak Serbest Ticaret Anlaşması’nın bir önce tamamlanmasına büyük önem atfediyoruz. Diğer anlaşmaların da yürürlüğe girmesi en büyük arzumuzdur. Birçok alanda yetkililerimizi bir araya getireceğiz. Türk firmalarını Bosna Hersek ve tüm Balkanlarda büyük yatırımlar gerçekleştirmeye teşvik ediyoruz. Beklentimiz Türk yatırımcı ve şirketlere burada daha fazla iş yapma imkanı sağlanmasıdır” şeklinde konuştu. Erdoğan, “Bosna Hersek’ten Türkiye’ye 8 bin ton et gönderilmesini ben az buluyorum. Bizim 15 bin tona kadar marjımız var. Bu Bosna Hersek’te de ciddi manada istihdam yaratacaktır” yorumunda bulundu.

AVRUPA’DAKİ TÜRKLERE ASKERLİK MESAJI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna Hersek’te Avrupa’da yaşayan Türklere hitap etti.. Gelecek kurmak amacıyla 65 yıl önce Avrupa’ya giden Türklerden bazılarının geri dönmediğini hatırlatan Erdoğan, “Onlar artık gurbetçi değil, Avrupalı oldu” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

Gerçek dostluk, gerçek kardeşlik, gerçek yoldaşlık bugünlerde belli olur. Bosna Hersek halkı attığı bu adımla kardeşliğimizin hala sürdüğünü ve gelecekte de devam edeceğini ortaya koymuştur.

Ecdadımız bin yıldır Avrupalıdır. Anadolu’ya gelen ecdadımızın ilk işi Boğaz’ı geçip, Avrupa içlerine yürümek olmuştur. Osmanlı’nın yıkılışının ardından Trakya’ya kadar çekilmemize rağmen, Avrupa’yla ilişkilerimizi hep sürdürdük.

Avrupa’ya istihdam amaçlı gidişimizin üzerinden de 65 yılı aşkın süre geçti. Zıpkın gibi bir delikanlı olarak Avrupa’ya giden ilk kuşak zamanla orada ailesini kurdu. İlk gelenler bir süre çalışıp, elde ettikleri kazançla Türkiye’de kendilerine bir gelecek kurmayı özellikle hayal ediyordu. Bunun için onlara gurbetçi diyorduk, çünkü bir gün dönüp geleceklerdi. Dönenler oldu ancak yerleşenler de oldu. O yüzden onlara artık gurbetçi değil, Avrupalı oldu. Bir zamanlar acı vatan olan Avrupa, şimdi yurt oldu.

Birileri bizi ayırmak için ellerinden geleni yapsa da, altını çizerek söylüyorum, başaramayacaklar. Tek parti CHP’si döneminde, milletimizin değerleriyle bağları koparılmaya çalışıldı. Tarih derslerindeki Selçuklu ve Osmanlı bahisleri bile bize afaki bir konu gibi anlatılırdı. Medeniyetimiz ve tarihimizin binlerce yıllık mirasını yok sayan bu anlayışı biz yıktık.

Üzerinde önemle durduğumuz konulardan biri de sizler, yani Avrupalı Türklersiniz. Yaşadığınız ülkelerin vatandaşlığını mutlaka alın. Veriyorlarsa alın. Çifte vatandaşlığa izin veren ülkelerde zaten sorun yok. Bu konuda çifte vatandaşlığa izin vermeyen ülkelerde, mavi kart başta olmak üzere hiçbir hakkınızı kaybetmeyeceğiniz formülleri geliştirdik. Kardeşlerim, dilinize ve dininize sahip çıkın. İyi Türkçe bilmeyen, diğer dilleri de öğrenemez, konuşamaz.

19 yıl önce dünya genelinde 12 büyükelçiliğimiz vardı. Şimdi bu sayı 41’e yükseldi. Büyükelçiliğimizin olmadığı ülke inşallah kalmayacak. Büyükelçiliklerimiz ve konsolosluklarımızdaki çalışma anlayışını kökten değiştirdik, değiştiriyoruz. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın işlemlerini elektronik ortamda halletmeleri için çalıştık. Gümrükler dışında, elçiliklerimize de sandıklar kurduk.

Askerlikten, tapuya, pasaport harcından, diplomaya kadar pek çok işlemi kolaylaştırdık. Avrupa’ya sesleniyorum, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın sivil toplum örgütleri çatısı altındaki gayretlerini hep destekledik. Halen öğrenimini yurtdışında yapmış evlatlarımızdan 4 bini ülkemizdeki devlet üniversitelerinde eğitim öğretim görüyor.

Yaşadıkları ülkelerdeki araçlarla, Türkiye’ye gelen vatandaşlarımızın bunları Türkiye’de kullanmalarının süresini 2 yıla çıkardık.

DÖVİZLE ASKERLİKTE YAŞ MÜJDESİ

Şimdi burada sizlerle bazı müjdeleri paylaşmak istiyorum. Yurtdışındaki çocuklarımızın anadilini öğrenmeleri için, haftasonu okullarını kuracağız. Diaspora’daki gençlerimize ayrılan üniversite kontenjanlarını 2 katına çıkarıyoruz. Boşanma kararlarını başka bir yere ihtiyaç kalmaksızın, başkonsolosluklar aracılığıyla halledilmesinin önü açıldı. Dövizle askerliği 6 bin eurodan bin euroya düşürmekle kalmadık, 38 yaşını aşmış ancak dövizle askerliğe başvurmamış kişilerin sorunlarını da yakında çözüyoruz.

Yurtdışındaki Türkçe yerel medyayı güçlendirmek için Basın İlan Kurumu’nun yurtdışındaki Türkçe medyaya ilan ve reklam vermesinin önünü açacağız. TRT Türk yeniden yapılandırılarak, yurtdışındaki vatandaşlarımızla daha geniş hizmet sunacak. Yurtdışından emekli olan vatandaşlarımızın ülkemizde yarı zamanlı çalışabilmesi konusunda seçimlerin hemen ardından bu konuda adımlar atmaya başlıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumlarıyla sizin yanınızdadır. Dünyanın neresinde bir vatandaşımızın başı dara düşse, tüm imkanlarımızla orada olmak boynumuzun borcudur. Kardeşlerim, birlikten güç doğar. Avrupalı Türkler kendi aralarında ne kadar birlik içinde olurlarsa o kadar güçlü olurlar. Kimi Avrupalı ülkeleri ülkemize yönelik terbiyesizliğe varan tutumlar sergiliyorsa bu oradaki Türklerin dağınık olması sebebiyledir.

Avrupa ülkelerine gittiğimizde kaldırımın bir tarafında Türk bayraklarıyla, diğer tarafta örgüt paçavralarıyla karşılaşıyoruz. Geçen hafta İngiltere’de, Karadenizli bir bacım, elindeki Türk bayrağını PKK’lı teröristler almaya yeltendiler. Fakat o benim bacım, Nene Hatun, Şerife Bacı oldu Türk bayrağını kaptırmadı. Bu alçakların bizim hanım kardeşlerimize bile gücü yetmez, bırakın erkeklerle uğraşmayı.

Türkiye’den gelmiş olan herkesin kökenine, mezhebine, siyasi düşüncesine bakmaksızın bir araya gelmesinin zamanı gelmiştir. Avrupa devletlerindeki parlamentolarda ülkemize en büyük husumeti Türk kökenlerin gösteriyor olması bize karşı kurulan tuzağın nerelere varmış olduğunu gösteriyor. Sizlerden ricam, yaşadığınız ülkelerdeki siyasi partilerde aktif şekilde yer almanızdır. Aramızdaki küçük farkları, büyük hedeflere yürümenin önüne engel olarak koymayalım. Şimdi tam bir olma zamanıdır.

Her ne kadar cumhurbaşkanı adayı bazıları, Türkiye’de neler olup bittiğini bilmese de onlara adres olarak ben sizi veriyorum. Bizim ülkemizde yaşayan cumhurbaşkanı adayları denizdeki balıklar gibi, anlamazlar. Onları ancak denizden karaya attığın zaman denizin değerini anlarlar.

Ülkemize gören tuzağı en iyi gören milletimiz oldu. Sizler inanıyorum ki bunun farkındasınız. Şahsımıza yönelik gibi gözüken ama aslında devletimize ve milletimize diz çöktürtmeyi hedefleyenler milletimizin dik duruşuyla avuçlarını yaladılar. Türkiye, bu dönemdeki mücadelesiyle ikinci bir Kurtuluş Savaşı veriyor.

Önce darbecileri, teröristleri, onların gizli açık destekçilerini durdurduk. Ardından Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı operasyonları ile terör koridorunu delik deşik ettik. Ülkemize silah doğrultan son teröristi de imha edene kadar bize durmak yok, bu böyle biline.

Normal şartlarda yolda karşılaşsalar, birbirilerine selam vermeyecek olanlar, birleşip karşımıza dikildiler. Biz ise 16 yıldır olduğu gibi bugün de sadece ve sadece milletimizle yürüyoruz. Bu yolculuğu yerli ve milli olan Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur ittifakını kurduk. 24 Haziran seçimleri için bir kez daha sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Öyle bir cevap verin ki, Almanya’dan, Fransa’dan, Belçika’dan duyulsun. Avrupalı Türklerin gücünü tüm dünyaya göstermeye var mısınız?

Kaynak: HT

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası