İnşaat sektörü krize ne ölçüde dayanıklı?

*Merkez Bankası’nın 945 inşaat şirketine ait 2016 yılı rasyo ortalamalarını incelediğimizde, 2018 ve 2019 yılında sektörde yaşanan sıkıntıların kaynağının önceki yıllara dayandığı ve şirketlerin mali açıdan kriz ortamlarına dayanıksız bir yapıda oldukları açıkça görülüyor.

*Karlılık rasyoları incelendiğinde ilginç sonuçlar çıkıyor. Stoklar 166 günde bir devir ediyor, alacakların ortalama tahsil süresi ise 73 gündür. Elde edilen kar aşırı borçlanma sonucunda ancak borçların faizini karşılayabiliyor. Nette ise karlılık negatif düzeydedir.

İktisatta değişken sayısı çok fazla olduğu için ekonomik veriler konusunda tahminde bulunmak kolay değildir. Bu nedenle iktisatçılar genellikle kesin ifadelerden kaçınırlar. Sadece mevcut koşullar kapsamında, bilimsel veriler ışığında beklenen gelişmeleri tahmin ederler. Çünkü beklenmedik değişkenler herşeyi değiştirebilir.

Özellikle küresel dünyaya entegre olmuş bizim gibi gelişmekte olan ülkeler bu değişkenlerden daha kolay etkilenir ve çok sık bir şekilde muhtelif boyutlarda krizlerle karşı karşıya kalırlar.

Bu krizlerde pek çok sektörler değişik oranlarda olumsuz yönde etkilenirler. Bunların başında da inşaat sektörü gelir. Peki inşaat sektörü neden krizlerden bu kadar kolay etkilenir, bunu  mali rasyolar bakımından irdeleyelim.

YAŞANAN SIKINTILARIN KAYNAĞI ÖNCEKİ YILLARA DAYANIYOR

TCMB’nin küçük-orta-büyük ölçekli 945 inşaat şirketine ait 2016 yılı mali rasyo ortalamalarını incelediğimizde, 2018 ve 2019 yılında sektörde yaşanan sıkıntıların kaynağının önceki yıllara dayandığı ve şirketlerin mali açıdan kriz ortamlarına dayanıksız bir yapıda oldukları açıkça görülüyor.

Dolayısıyla bugün içinde bulunulan sorunların çok da tesadüfi olmadığı, rakamların bunu aslında çok önceden ortaya koyduğu anlaşılıyor. Zira TCMB’nin yayımladığı son yıl verisi olan 2016 yılı için bazı seçilmiş rasyoların dili aşağıda anlatılanları ifade ediyor.

  • Aktifte varlıkların yüzde 82’si borç, yüzde 18’i ise özkaynaktır.
  • Pasif toplamının yüzde 49’u, toplam borcun ise yüzde 61’i kısa vadeli borç tutarını gösteriyor.
  • Öz kaynakların yüzde 95’i maddi duran varlığa yatırıldı.
  • Banka kredileri aktif toplamının yüzde 38’i, toplam borcun yüzde 46’sı kadardır. Banka dışı kesime olan borç oranı da küçümsenmeyecek boyutta, toplam borcun yüzde 64’üdür.
  • Pasifin yüzde 82’si borç iken, aktifin yüzde 60’ı dönen değerlerdir.
  • Stoklar dahil edildiğinde dönen değerlerin kısa vadeli borcu karşılama oranı yüzde 149, dönen değerlerden stokları düştüğümüzde bu oran yüzde 76, alacakları da düştüğümüzde ise bu oran (nakit oran) yüzde 8 oluyor. Yani sektör, kısa vadeli borcun yaklaşık 1/13’ü kadar nakit benzeri varlığa sahiptir. Yani sektör ortalama olarak bir koyup 13’lük işin altına giriyor.
  • Kısa vadeli alacakların dönen değerler içindeki payı yüzde 28 iken, kısa vadeli borcun toplam borçlar içindeki payı yüzde 61’dir. Yani bir anlamda alacaklımız kapıya gelmişken borçlumuz oldukça uzaktır.
  • Stoklar 166 günde bir devir ediyor. Geçmiş son iki yıla göre oldukça azaldı.
  • Aktif devir hızı ise 0.4 olup, 912 günde bir dönüyor. (Yaklaşık 3 yıl)

KARLILIK RASYOLARI İNCELENDİĞİNDE İLGİNÇ SONUÇLAR ÇIKIYOR

Bütün bu değerlendirmelerden sonra, karlılık rasyoları incelendiğinde ise karşımıza daha ilginç sonuçlar çıkıyor.

Net satışlar içinde,

  • Satılan malın maliyetinin payı yüzde 73,
  • Brüt satış karının payı yüzde 27,
  • Faaliyet giderlerinin payı yüzde 12,
  • Faiz giderlerinin payı yüzde 10
  • Faaliyet karının payı yüzde 8
  • Net karın payı (-) yüzde 2.9’dur.

Diğer yandan, faiz ve vergi öncesi karın (FAVÖK) faiz giderlerini ancak karşılayabildiği ve karşılama oranının yüzde 100 olduğu görülmektedir.

KAR AŞIRI ANCAK BORÇLARIN FAİZİNİ KARŞILAYABİLİYOR

945 adet irili ufaklı inşaat firmaları üzerinden, seçilmiş bazı rasyolar değerledirildiğinde, kayıt dışılık ne ölçüde vardır bilinmez ama inşaat sektöründe mali rasyolar bakımından aşağıdaki başlıklarda ana sıkıntılar gözlenmektedir ve reel anlamda zarar söz konusudur.

  • Şirketler özkaynak yerine yüzde 82 oranında borçla çevriliyor.
  • Kısa vadeli borçlarına karşılık sektörün nakdi 1/13 oranındadır.
  • Toplam borcun yüzde 61’i kısa vadeli borçtan, alacakların ise ancak yüzde 28’i kısa vadeli alacaklardan oluşuyor. Bu oranlar nakit sıkışıklığı yaratacak bir durumu yansıtıyor.
  • Borçlar önemli, ölçüde maddi duran varlığa yatırılmakta, bu varlıkların devir oranı ancak 114 gün olabiliyor.
  • Stoklar 166 günde bir devir ediyor, alacakların ortalama tahsil süresi ise 73 gündür.
  • Elde edilen kar aşırı borçlanma sonucunda ancak borçların faizini karşılayabiliyor.
  • Nette ise karlılık negatif düzeydedir.

İnşaat sektöründeki diğer değişkenler ve sorunlar (yüksek faiz, konut arz/talebi, maliyetler, kur vs.) hariç kılındığında, bütün bu mali olumsuzluklar, inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin ekonomide yaşanan en ufak bir çalkantıda sıkıntı yaşamalarına neden oluyor. Çözüm ise daima sorunların içindeki değişkenlerde yatıyor. Çözümü her şirketin kendi yönetim anlayışında gizlidir.

Şaban Çağıran

Bankacı

cagiran@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.