Japon ekonomik modelinden çıkaracağımız dersler

Mustafa Kemal Atatürk Kurtuluş Savaşı sonrası Türk Milletine hedef olarak çağdaş milletler seviyesinin üstüne çıkmayı göstermiştir. Bu seviyeye ulaşmada kullanılacak her yol amaç için bir araçtır. Türkiye’nin aslında şu andaki birinci sorunu ne AB ne ekonomi, birinci sorun hedefimizi şaşırmış olmamız, milli takım neden başarılı çünkü önlerinde bir hedefleri vardı.

Milletimizde 200 yıldır Avrupa ile bütünleşmeyi bu amaç için istemektedir ancak dikkat etmemiz gereken AB ile bütünleşirken bizden bir şeyler kopmasın. Bazen birileri amaç ile aracı karıştırmakta.

Biz size AB den değil Japonya’ dan söz edeceğiz. Japonya bugün dünyanın en büyük ekonomik güçlerinden birisidir ve ayrıca bu seviyeye AB ile gelmediği gibi geçmişten gelen birçok değerini de hala korumaktadır.

Japonya nasıl başarılı olmuştur?

Bunlara cevap vermek için ciltler dolusu kitap yazmak gerekir. Biz sadece çarpıcı birkaç örneği dikkatlerinize sunmaya çalışacağız.

  1. Japonya’nın doğal kaynak bakımından fakir olması nedeniyle, sömürgeci güçlerin etkisinden uzak kalmış ve doğal kaynak bakımından yetersizliğini teknolojiyle kapatmıştır. (MİLLİYETÇİLİK)
  2. Devletin ekonomiyi yönlendirmesi, düzenlemesi ve devlet-özel sektör işbirliği; devletin düzenleyici rolü sürekli bir görünüm arz etmemektedir. Devlet özel sektörü harekete geçirici bir rol oynamaktadır. Yeterli sermaye birikimi sağlanınca devlet devre dışı kalmıştır. Bugün Japonya’da sermayenin yeniden birikimini sağlama görevi özel sektöründür.
  3. Teknolojik yapı; ekonomik kalkınmanın başlangıcında batı teknolojisinin bir yansıması olan Japon teknolojisi, sonradan bizzat Japonların kendi özelliklerine göre yeniden üretilerek ve kendi ekonomik yapı ve makro hedeflerinin bir yansıması haline gelmiştir. Bugün Japonya teknoloji transferi yapan önemli ülkelerden birisidir. Bu teknolojik gelişmeye paralel olarak verimlilikte artmıştır.
  4. Düşük fiyat üstün kalite; yeni buluşlara yönelme, Japon firmaları bu 3 unsura dikkat etmektedir. Firmalar düşük fiyat uygularken kaliteden de vazgeçmemektedir. Ürün çeşitlendirme, yeni buluşlara yönelme Japon firmalarının özelliğidir. Üretimin %70’i küçük firmaların elindedir. Japonlar bir piyasaya girmeden önce o piyasadaki rekabet, tüketici zevkleri ve kültürel özellikleri araştırırlar, iş yaptıkları kişiler ve firmalar hakkında detaylı bilgi sahibi olurlar.
  5. İnsan faktörü ve sosyo psikolojik yapı; Japon halkının kendine özgü kişiliği ve özellikleri önemlidir. Japon halkı, millet olarak amaç birliği içinde bulunmaları, ekonomik hedefleri benimsemesi ve bunların gerçekleşmesi için el ele çalışmaktadır.

Amaç birliği, diyalog ve manevi değerler ile milliyetçilik Japon ekonomik politikasını etkileyen önemli unsurlardandır.

6.Ticari şirketlerin ihtisaslaşması; ticari şirketler ihtisaslaşarak dünya piyasasının önemli bir kısmını ele geçirmişlerdir. (yapacaksan en iyisini yapacaksın)

 

7.Uzun dönemli düşünce yapısı ve verimliliğe verilen önem; Japon şirketleri kısa vadeli karlar peşinde koşmamaktadır. Ekonomik kalkınmada hükümet, iş adamları ve işçilerden oluşan üçlü yapı içinde herkes kendine düşen görevi yapmaktadır. Uzun dönemli düşünce yapısı içinde Japonlar verimsiz sanayi dallarını ortadan kaldırmakta tereddüt etmemektedirler. Bu da kaynakların karşılaştırmalı üstünlüğü olan alanlarda yoğunlaşmasını sağlamaktadır.

 

 

8.Etkin yönetim; Japonya’da çalışanların manevi değerlerini korumak ve yüksek tutmak yönetimin başlıca görevidir. Böylece yolsuzluk ekonomisi ve hortumlarda olmamakta hortumlar sadece bahçe sulamakta kullanılmaktadır.

Özetle Japon ekonomik kalkınması, batılı kalkınma modellerinin bir uygulaması olmayıp, Japon toplumunun yapısından kaynaklanan ve toplumsal, ekonomik, kültürel ve tarihi birikimlerin sentezinden oluşan kendine özgü bir modeldir.

Darısı bizim başımıza, bir ozanımızın dediği gibi; Devlet, zalimin sırtına kırbaç mazlumun sırtına hırka olduğu zaman biz bu işi başaracağız, başaracağız, BAŞARACAĞIZ

Yorum yok

Yorum Yazın