Neova Özgür Koç-IMG_6520

“Katılım sigortacılığının önü açık”

*Halk arasında “faizsiz sigortacılık” olarak adlandırılan, mevzuatta ise “katılım sigortacılığı” olarak nitelendirilen sektör, Türkiye’de bir hayli yeni olmasına rağmen hızla büyüyor.

*Katılım sigortacılığı sektörünün ilk kuruluşu Neova Sigorta, hayat dışı katılım sigorta şirketi olarak tüm branşlarda hizmet veriyor.

Neova Sigorta Genel Müdürü Özgür Bülent Koç, hedeflerini ve projelerini Turcomoney’e anlattı…

Faizsiz finans sistemi, dünyada kartopu misali bir hızla büyüyor. Faizsiz bankacılık, bu sistemin en önemli halkalarından biri. Nitekim 2015 yılında global faizsiz finans hacmi, 1,9 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Bunun 1,5 trilyon dolarlık kısmı, faizsiz bankacılık işlemlerine ait. Uluslararası finans piyasalarında tekafül olarak adlandırılan faizsiz sigortacılık da her yıl yüzde 15-20 oranında büyüyor. 2015 yılında global faizsiz sigortacılık hacmi, 4 milyar doları aştı.

Türkiye’de halk tarafından faizsiz sigortacılık olarak tanımlanan sektör, mevzuatta ise “katılım sigortacılığı” olarak düzenlendi. 2007 yılında Sigorta Kanunu’nda yapılan düzenleme ile “katılım sigortacılığı”nın önündeki engeller kaldırıldı.

Katılım sigortacılığı sektöründe Türkiye’de 2’si doğrudan, 5’i ise kendi bünyelerinde faizsiz sigortacılık penceresi açmak suretiyle 7 tane şirket faaliyet gösteriyor. Büyük ilgi gören sektörün sektörün prim üretimi 1 milyar dolara yaklaştı. Önümüzdeki yıllarda bu rakamın katlanarak artması bekleniyor.

Katılım sigortacılığı sektöründe kurulan şirket ise Neova oldu. Şirket, seyahat sağlık, kasko, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası, ferdi kaza sigortaları ve konut sigortaları ve DASK olmak üzere hemen tam branşlarda hizmet veriyor.

Neova Sigorta Genel Müdürü Özgür Bülent Koç, projelerini ve hedeflerini Turcomoney’e anlattı…

-Neova Sigorta’yı dünden bugüne okuyucularımız için anlatır mısınız?

Şirketimizin kuruluş fikri 2008 yılına dayanıyor. 2004 yılında özel finans kurumları katılım bankalarına dönüştükten sonra, aynı katılım bankacılığı prensiplerine paralel olarak “katılım sigortacılığı” yapma fikri grubumuz tarafından geliştirildi. Bu amaçla şirketimiz kurulmuş oldu. 2009 yılında yapılan hazırlık çalışmaları ve alınan lisanslardan sonra 2010 yılında üretim yapılmaya başlanmış oldu. Şu an itibariyle şirketimiz 10 bölge müdürlüğü, 1200 acente ve 3 katılım bankası acenteliğiyle çalışıyor. Sektörün ilk hayat dışı katılım sigorta şirketi olarak faaliyetine devam ediyor.

-Türkiye’deki “katılım sigortacılığı” nasıl başladı?

Aslında sigortacılık mevzuatı açısından bakıldığında bir iki ufak mevzu hariç önceden de katılım sigortacılığı prensiplerinin önünde bir engel yoktu. Ancak en önemli problem toplanan paralardan elde edilecek yatırım gelirlerinin değerlendirilmesiydi. Katılım bankaları döneminden önce bu kurumlar Özel Finans Kurumları olarak faaliyet gösteriyordu ve banka olarak kabul edilmiyordu. O dönemde biz paramızı bu kurumlara yatırdığımızda varlık olarak kabul edilmiyordu. Yani sigorta işinden elde ettiğimiz fonları faizsiz enstrümanlarda değerlendirme şansımız yoktu. 2004 yılından sonra bu kurumlar katılım bankalarına dönüşünce ve bu bankalarda tutulan fonlar da varlık olarak kabul edilmeye başlanınca faizsiz yatırım geliri elde etme fırsatı doğmuş oldu. Bunlara ek olarak 2007 yılında yürürlüğe giren Sigorta Kanunu ile birlikte katılım sigortacılığı yapmanın önünde herhangi bir engel kalmadı. Grubumuz da bu dönemde Neova’yı kurmayı planladı ve harekete geçti. Bizden sonra 2014 yılında iki katılım bankasının ortaklığıyla, yine katılım sigortacılığı prensipleriyle  çalışan Katılım Emeklilik ve Hayat Sigorta şirketi kuruldu ve sadece kurucu iki banka aracılığıyla ürünlerini satmaya başladı. Daha sonrasında ise bazı konvansiyonel sigorta şirketleri hem hayat dışı, hem de hayat ve emeklilik alanlarında “faizsiz pencere” şeklinde hizmet sunmaya başladılar.

KATILIM SİGORTALARININ ÖZELLİKLERİ

-“Katılım sigortacılığı”nın diğer konvansiyonel sigortadan farkları nelerdir?

Katılım sigortacılığının konvansiyonel sigorta şirketlerinden farklarını açıklamak gerekirse şöyle söyleyebiliriz: Katılım bankasıyla normal banka arasındaki farklar gibi. Sigorta hizmetine prim ödeme ve hasar hizmeti alma şeklinde basit olarak bakarsanız iki tür şirket de aynı hizmeti veriyor. Ancak katılım sigortacılığının arkasında  farklı prensipler var. Konvansiyonel sigortadan farklı olarak katılım sigortacılığında;

  • Toplanan fonlar tamamen faizsiz yatırımlarda değerlendiriliyor, hiç bir şekilde faiz geliri havuza girmiyor. Kazanılan bir mahkeme sonucunda mecburen elde edilen bir faiz geliri varsa da bağış yoluyla havuzdan çıkartılıyor;
  • Fıkha göre yasak olan her türlü ticaretin ya da işlemin yapıldığı yerler sigortalanmıyor, dolayısıyla havuza bu işletmelerin primleri girmiyor;
  • Şirket kendi içinde sermayedarın parasıyla sigortalıların parasını ayrı havuzlarda tutuyor, dönem sonunda sigortalıların parasında giderlerden ve rezervlerden sonra fazlalık oluşursa, bu para sermayedara verilmiyor. Bunun yerine ya sigortalı adına yatırıma yönlendiriliyor, ileriye dönük karşılık olarak tutuluyor, bağış yapılıyor veyahut sigortalılara katılımları oranında kar iadesi yapılıyor,
  • Yapılan tüm işlemler ve sözleşmeler şirket bünyesinde faizsiz ekonomi üzerine uzman bir danışma kurulu tarafından denetleniyor ve uygunluk veriliyor. Kurul tarafından uygunluk verilmeyen işlemler yapılmıyor.

 

SİGORTALILARIN İLGİSİ ARTIYOR

-Peki katılım sigortacılığına olan ilgiyi nasıl buluyorsunuz?

Ülkemiz insanı genel olarak kendisine alternatif sunulduğunda kendi önceliklerine göre değerlendirme yapıyor. Bazı müşterilerimiz var ki sadece bizimle çalışıyor, bizden önce sigorta yaptırmamış, biz yapamazsak da gidip başka yerden sigorta yaptırmıyor. Ancak bu kitlenin sayısı oldukça sınırlı. Genelde bizim müşteri kitlemiz, halihazırda sigorta yaptırmakla beraber, bizimle gelen katılım prensipli alternatifi tercih eden kitle. Bu kitle genelde katılım bankalarıyla çalışıyor, önüne gelen alternatifte bizi tercih ediyor. Sigorta konusuna ülkemizde fıkhi açıdan net bir bakış yok. Mecburen yaptırıyorum diyen var, uygun değilse yaptırmam diyen de var. Bu konuda uzman kanaat önderlerinin ekseriyeti ise, önceden bu prensiple çalışan şirket olmadığı için diğer şirketlerle çalışılmasına uygunluk vermiş ancak şimdi bu prensipleri uygulayan şirketlerin tercih edilmesi gerektiğini söylüyor.

-Bundan sonraki süreçte katılım sigortacılığının yaygınlaşması için hedefleriniz nelerdir?

Öncelikle en etkili dağıtım kanallarımız olan katılım bankalarındaki büyüklüğümüzü artırmayı hedefliyoruz. Halihazırda biri münhasır dört katılım bankası acenteliğimiz var. Bunlarla ilgili hedefimiz, münhasır çalıştığımız bankadaki sigorta büyüklüğünü artırmak, diğer üç bankada ise toplam portföyden alınan payımızı artırarak mümkün olduğunca münhasır hale gelmek. Bu arada dernekleşme faaliyetleri de yürütüyoruz, geçtiğimiz yıl Katılım Sigortacılığı Derneği’ni kurduk, bu yıl da dernek aracılığı ile Faizsiz Finans Koordinasyon kurulu içerisinde yer almaktayız.

SİSTEMİN BÜYÜMESİ İÇİN YATIRIM YAPILMALI

-Anlaşıldığı kadarıyla siz ve Katılım emeklilik, tamamen katılım sigortacılığı amacıyla kurulmuş şirketlersiniz. Ancak piyasada konvansiyonel olarak çalışıp katılım penceresi şeklinde ürünler geliştiren şirketler de var. Bunlar için ne dersiniz?

Sonuçta yukarıdaki prensipleri uyguladığı ve uygulamaları denetlediği sürece bana göre problem yok. Ama genelde bahsettiğiniz pencere uygulamaları, katılım prensiplerinin uygulanmasının mümkün olmadığı ülkelerde mecburiyetten tercih edilen bir uygulama. Sonuçta katılım sigortacılığı bir ürün değil, bir sistemdir, bir prensipler bütünüdür. Bu sistemin sağlıklı büyümesini istiyorsak olaya sistem olarak yaklaşmalı, yatırım yaparak büyütmeliyiz. Aksi halde sadece bir ürün olsa katılım bankalarını da kurmaya gerek kalmaz, normal bankada bir pencere şeklinde ürün olarak devam ettirebilirdik.

-Satış ve pazarlama konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Şirketimiz, müşterilerine ulaşmak için sektörün klasik dağıtım kanalları olan acente, broker ve bankaları kullanıyor. Ancak bu kanallara ek olarak önümüzdeki dönemde dijital ortam için de hazırlık yapıyoruz. Ancak şu an için önceliğimiz banka ve acentelerimizdir.

 

Bu röportajın devamını,,

Turcomoney’i Yaysat’ın seçkin bayilerinden,

D&R, Remzi Kitabevi, NT, Özdilek, Real, İnkılap Kitapevi ‘nden satın alabilir,

D&R’ın internet sitesinden

http://www.dr.com.tr/Dergi/Turcomoney/Kolektif/Ekonomi-Haber/Ekonomi-is-Dunyasi/urunno=0000000370911

Dijimecmua’dan (http://www.dijimecmua.com/turco-money/) okuyabilir, satın alabilir, abone olabilirsiniz.

Yorum yok

Yorum Yazın

İlgili Haberler