Opec+ anlaşmasında Trump tehlikesi

ABD’nin aralarında Türkiye’nin bulunduğu ülkelere muafiyetleri kaldırmasıyla oluşacak arz açığı Suudi Arabistan’ı ikileme düşürebilir. Suudi Arabistan’ın bu süreçte Trump yönetimiyle işbirliği yapması, OPEC+ anlaşmasının taraflarından Rusya ile karşı karşıya gelmesine yol açabilir.

sO

Brent petrolde önceki zirve konumundaki 85 dolar bölgesi yükselişin devamında gündeme gelebilir. Kritik destek olarak 61 – 70 bandı karşımıza çıkıyor. Altın fiyatları kademeli düşüşlerle 1280 doların altına kadar indi. Düşüşün devamında 1240 ve 1180 dolar bölgesinde önemli destekler var.

Önümüzdeki dönemde Fed’in yıl içinde faiz artırmayacağı beklentileri ön planda. Yakından izlenmesi gereken diğer başlıklar şöyle: ABD – Çin ticaret görüşmeleri ve  İran’a olan yaptırımlar neticesinde bu ülke ile ticari ilişkilerine devam edenlere ABD’nin nasıl bir tutum sergileyeceği….

ABD Başkanı Donald Trump, bir süredir üretim kota uygulaması gerçekleştiren OPEC+ anlaşması üyelerini eleştiriyor. Son olarak İran yaptırımlarına ilişkin muafiyetlerin uzatılmaması petrol fiyatlarını canlandırarak siyasi faktörlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Trump’ın karşı olduğu yüksek petrol fiyatları, bu hamle sonrası zayıflayabilecek OPEC+ koalisyonuyla gerileme tehdidiyle karşı karşıya kalabilir.

İran yaptırımlarından muaf tutulan ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerin, bu durumu sürdürebileceği aşama Mayıs ayı başında sona eriyor. ABD, bu sürenin ardından İran’dan petrol alan ülkelerin de yaptırımla karşı karşıya kalabileceğini belirterek petrol fiyatlarının yükselişinde rol oynadı.

Ek bilgi olarak, dünyanın en çok petrol üreten ülkesi olan ABD, Trump’ın yüksek petrol fiyatı eleştirilerine karşın enerji fiyatının şu anki durumundan en çok yararlanan ekonomi konumunda bulunuyor.

KOTA SORUNU

Beyaz Saray açıklamalarına göre Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran tarafından doğacak arz açığını kapatma konusunda anlaştı. Birleşik Arap Emirlikleri, üretimi arka planda kalırken, Suudi Arabistan kota anlaşmasını ihlal etmeden üretimini günlük birkaç yüz bin varil artırma lüksüne sahip. Ancak bu artış İran açığını kapatmaya yetmeyebilir.

Mart ayı rakamlarına göre, İran’ın üretimi günlük 1,3 milyon varil. Suudi Arabistan, OPEC+ anlaşmasını ihlal etmeden bu açığın yaklaşık 500 bin varilini karşılayabilir. Ancak bu rakamı aşması, OPEC+ anlaşmasının ihlali anlamına gelecek ve anlaşmanın en büyük katılımcılarından Rusya bu aşamada büyük ikileme düşebilir.

Hatırlanacak olursa 2014 ortasından itibaren petrol fiyatlarında yaşanan serbest düşüşün en önemli oyuncuları ABD, Suudi Arabistan ve Rusya’nın rekor üretimleri olmuştu.

ÜRETİM İKİLEMİ

Olası arz açığı ile birlikte Suudi Arabistan ikileme düşebilir. Suudi Arabistan’ın bu süreçte Trump yönetimiyle işbirliği yapması, OPEC+ anlaşmasının taraflarından Rusya ile karşı karşıya gelmesine yol açabilir. Rusya ise mevcut fiyat seviyelerinde üretimi artırma politikasını tercih etmek durumunda kalabilir.

Dolayısıyla yılın ikinci yarısında karşımıza çıkabilecek bu gelişmeler, OPEC+ anlaşmasında çatlak meydana getirmesi durumunda petrol fiyatında tekrar baskı görülmesine yol açabilir.

ARTAN FİYATLARIN OLUŞTURDUĞU RİSK

Petrol fiyatları Aralık 2018’den bu yana kademeli yükselişiyle etkili bir trend yakaladı. Mevcut trendin ne kadar sürebileceği merak konusu. Teknik anlamda Batı Teksas petrolü de, Brent petrol de yükselişin devamı açısından önemli destek noktaları sağlamış durumda.

Fakat bu aşamada yükselişin devamını etkileyebilecek faktörler de göz ardı edilmemeli. OPEC+ anlaşmasında oluşabilecek çatlak bunlardan biri.

Diğeri ise yıllardır süre gelen ABD üretimi tehdidi. ABD üretim faktörleri, diğer tüm üretici ülkelerde olduğu gibi yükselen fiyatları iştah açıcı buluyor. Ancak küresel büyümeye ilişkin beklentiler zayıfladığı süreçte, üretim faktörlerinin daha aktif hale gelmesi petrol fiyatında baskı oluşturabilecek potansiyeller arasında başı çekiyor.

ABD şimdilik ağırlıklı olarak geleneksel yöntemle üretim yapıyor

Baker Hudges kaya gazı petrol kuyuları

ABD’nin toplam ham petrol üretimi

Kaynak: Tradingeconomics.com

ABD’NİN PETROL ÜRETİMİ REKOR SEVİYELERE ULAŞTI

Öyle ki, ABD’de 2014’te yaşanan serbest düşüş sonrası pasif hale gelen kuyu sayısının sadece yarısının toparlanmasına karşın, petrol üretimi rekor seviyelere ulaştı. Söz konusu rakam sadece geleneksel yöntemlerle çıkarılan petrol miktarını temsil ediyor. Bunun yanında yeni teknolojilerle üretilen miktar da katıldığında ABD’nin oluşturabileceği baskı daha da dikkat çekiyor.

Önümüzdeki süreçte ABD petrolünde 57 – 61 bandından alınan destekle 77 dolar bölgesi gündeme gelebilir. Fakat yükselişin devamı için bu bölge üzerindeki haftalık kapanışları görmek gerekebilir. Bu durumda 84 dolar bölgesini gündeme taşıyabilir.

YÜKSELİŞTE 85 DOLAR, DÜŞÜŞTE DESTEKLER 61-70 BANDINDA

Brent petrolde ise kritik destek olarak 61 – 70 bandı karşımıza çıkıyor. Önceki zirve konumundaki 85 dolar bölgesi yükselişin devamında gündeme gelebilir.

Düşüşlerde destek bölgeleri altında gerçekleşebilecek haftalık kapanışlar, bahsi geçen düşüş senaryolarıyla eşleştiği takdirde ABD petrolünde 42 – 47, Brent petrolde 44 – 53 bölgesi yıl sonuna kadar gündeme gelebilecek aralıklar durumunda bulunuyor.

ALTINDA DÜŞÜŞLERİN DEVAMI HALİNDE 1240 VE 1180 DOLARDA DESTEKLER VAR

Altın fiyatı Şubat ayının sonlarından itibaren başlattığı kademeli düşüşleri 1280 dolar altına kadar taşıdı. Fakat bu aşamada Euro’nun kayıplarının katkısıyla yükselen dolar endeksi kritik 97,50 – 98,00 bariyerini sorguluyor.

Dolayısıyla bu bölgenin tutumu teknik açıdan altına yol gösterebilir. Altında düşüşlerin genişlemesi halinde majör destek 1240 ve 1180 dolar bölgesinde bulunuyor. Dolayısıyla düşüş için teknik açıdan büyük bir dirençle karşılaşmaması söz konusu.

Ancak dolar endeksinin seyri bu aşamada takından takip edilmeli. Yükselişlerde ise 1.375 bölgesi gerek hedef, gerekse yükselişlerin devamı açısından kontrol bölgesi olma özelliğini koruyor.

ABD – ÇİN TİCARET GÖRÜŞMELERİ VE İRAN’A YAPTIRIMLAR KONUSU YAKINDAN İZLENMELİ

Söz konusu süreçte Fed’in yıl içerisinde faiz artırmayacağı beklentileri ön planda ve en zayıf senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bu tabloyu olduğundan çok daha kötü hale getirebilecek veya tamamen pozitif yöne çevirebilecek başlıklar yakından izlenecek.

Bunlardan ilki ABD – Çin ticaret görüşmeleri, diğeri ise İran’a olan yaptırımlar neticesinde bu ülke ile ticari ilişkilerine devam edenlere ABD’nin nasıl bir tutum sergileyeceği olabilir. Öte yandan ABD’de konut sektörüne ilişkin son dönemdeki görece güçlü rakamlarla birlikte rüzgarın hangi yöne ilerleyeceği de yakından takip edilmelidir.

Umut Tuncer

GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası