Son bir haftada dünyada neler oldu?

Bayramda, küresel piyasalardan ve dünya gündeminden uzak kalanlar için bir özet hazırlamanın gerekli olacağını düşündüm. Başlıkları incelemeden evvel geçmiş bayramınızı kutluyorum ve güzel bir bayram geçirdiğinizi umuyorum.

Mehmet Cihat Altay yazdı..

ARJANTİN, PESO VE TÜRK LİRASI…
USDTRY’nin güç kaybetmeye başladığı günlere girmişken bayram tatilinin araya girmesi kısa süreli bu trendi sekteye uğrattı. Geçtiğimiz perşembe günü (8 Ağustos) 5.45’in aşağısını gören USDTRY son işlem günü bayram tatiline girilecek olmanın da etkisiyle 5.49 ile kapanışı yaptı. 12 Ağustos Pazartesi sabahının ilk saatlerinden itibaren Asya borsalarının da açılmasıyla tekrar yükselişe geçen USDTRY 16 Ağustos itibariyle ~5.56 seviyelerinde seyrediyor.
12 Ağustos’ta Arjantin’de gerçekleştirilen ön seçimde sert bir yenilgiyle karşılaşan devlet başkanı Macri ve krizle boğuşan Arjantin ekonomisi eskisinden de zor günler geçirmeye devam edecek gibi gözüküyor. 27 Ekim’de gerçekleşecek olan genel seçim öncesi yapılan bu ön seçimi önemli bir sinyal olarak gören küresel piyasalar, Macri’nin genel seçimi kaybedeceği konusunda bir beklentiye girdi. Bu beklentiyle beraber sert bir satış tufanına uğrayan Arjantin varlıkları, piyasalardaki endişeyi had safhaya taşıdı.
2015’in son aylarında Amerikan dolarına karşı 9.8 olan Arjantin pesosunun 12 Ağustos ön seçiminin hemen ardından %30 üzerinde değer kaybı yaşayarak 45’den 60 seviyesinin üzerine tırmanması Arjantin’de şok yarattığı kadar küresel piyasalara da damga vurdu. Gelişmekte olan ülke klasmanındaki Arjantin’de yaşanan bu ekonomik tufanın diğer gelişmekte olan ülkelere de etki edip etmeyeceği konusunda endişe edilmesine neden oldu. Pazartesi günü USDTRY’de yaşanan bu yukarı yönlü hareketlenmenin sebeplerinden birinin Arjantin olduğu söylense de çok etkili olmadığını belirtmekte fayda var.
Not: Temmuz ayının son günlerinde 350’nin altına sarkan Türkiye 5 yıllık CDS priminin tekrardan 408 üzerine atılım yapması kurdaki yukarı yönlü harekete sebep olan faktörlerden birisi olarak göze çarpıyor.
HONG KONG PROTESTOLARI, ABD VE ÇİN…
1997 yılında İngiltere’nin Hong Kong üzerindeki egemenliğini Çin’e devretmesinin ve “bir devlet iki sistem” anlayışıyla hareket edileceğinin vaad edilmesinin ardından tam 22 sene geçti. Çin, son dönemde uyguladığı politakaları sebebiyle, batı ve ABD tarafından vaadini yerine getirmemekle suçlanıyor.
Hong Kong’da hükümet karşıtı eylemlerin had safhaya ulaşmasının ardından tehlikeli spekülasyonların ardı arkası ise kesilmiyor. Çin, batıyı ve özellikle ABD’yi, protestocuları desteklemekle suçlarken, aynı zamanda ordusunu Hong Kong sınırına konuşlandırarak olası bir müdahale ihtimalini güçlendiriyor. ABD ise Hong Kong’u dilinden düşürmüyor. İki ülke arasındaki ticaret savaşlarının kızıştığı bugünlerde Hong Kong protestolarının da patlak vermesi küresel piyasalara nefes aldırmamaya devam edecek. ABD ile Çin arasında süren soğuk savaşta yeni bir cephe açılıyor.
NAM-I DİĞER BOJO VE BREXIT
Brexit karmaşası hem İngiltere hem de Avrupa ekonomisi için elfreni olmaya devam ediyor. Hali hazırda yavaşlamaya devam eden Avrupa ekonomisi en azından Brexit sürecini bir an önce atlatmak istiyor.
Boris Johnson, namıdiğer BoJo Başbakanlık görevine başladığı andan itibaren antlaşmasız Brexit endişeleri yükselmeye başladı. Son günlerde, Brexit tarihi 31 Ekim’in de yaklaşmasıyla İngiltere’de işler karışmaya başladı.
Boris Johnson geçtiğimiz günlerde İngiltere Parlamentosu vekillerini Avrupa Birliği ile işbirliği yapmakla suçlayarak, İngiltere’yi antlaşmasız bir ayrılığa doğru itmekle itham etti. Vekiller ise bunun yalandan ibaret olduğunu, BoJo’nun olası bir antlaşmasız ayrılığın sorumluluğundan kaçma hamlesi olduğunu belirttiler.
Johnson AB ile yeni bir müzakere talep ederken, AB ise Theresa May döneminde mutabık kalınan protokolün dışında bir antlaşma yapmayacağı hususunda direniyor.
Zaman su gibi akarken, antlaşmasız Brexit tehlikesi, adeta kara bir bulut gibi Avrupa ekonomisi üzerinde dolaşmaya devam ediyor.
TİCARET SAVAŞLARI- ALTIN VE PETROL
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin arasındaki ticaret müzakereleri sert bir viraja girmiş gözüküyor. Ticaret savaşlarını başlatan ve birkaç ay öncesine kadar müzakereleri kontrolünde götüren Trump şu sıralar kontrolü kaybetmek üzere. ABD tüketicilerindeki hoşnutsuzluğun yükselmeye başlaması ve yaklaşan ABD genel seçimi Trump’ı telaşa sokarken, aynı zamanda Çin’in daha cesur hareket etmesine neden oluyor. Bu gelişmeler ise küresel piyasalardaki karamsarlığı körüklerken, borsaların dibe vurmasına, ekonomilerin yavaşlamasına, altının yükselmesine ve petrolün düşmesine neden oluyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası