SREBRENİTSA KATLİAMI VE SIRP VAHŞETİ

Ancak yaşanan savaş nedeniyle pazar kaybının yanı sıra, sanayi tesisleri zarar gördü, bu tesislerdeki makine ve teçhizat çalındı ve ülkenin hem Batı hem Doğu Avrupa’ya olan yakınlığı bu konudaki en önemli avantajı. Ayrıca işçi ücretleri de makul. Bu konuda çalışan küçük işletmeler gelişme açık ülke özellikle Almanya ve İtalya pazarlarına açılmak için uygun. Bosna-Hersek’de otomotiv sektörünün başlanitibarşyelegıcı 50 sene öncesine dayanır. Bugün itibariyle Asa Prevent Grop’un Saraybosna fabrikasında VW Grubu için Skoda ve VW otomobillerinin montajı yapıyor. Ayrıca Grubun bir üyesi olan Prevent; Golf, Polo ve Lupo modellerinin yanı sıra Renault ve Peugeut markaları için koltuk kılıfları üretiyor. üretimin yüzde 90’ı yaklaşık 30 ülkeye ihraç ediliyor.

SREBRENİTSA KATLİAMI VE SIRP VAHŞETİ

Yugoslavya’nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı. Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebnitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir toplama kampına dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplandı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa ‘ya toplandı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahları geri almak için yaptıkları başvuru sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından rededildi. Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü komutanı Fransız generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar! Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan bin mülteciyi ve şehri Vahşi Sırplara teslim etti. (Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.) Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaş’ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı. Sırp Vahşeti Avrupa’dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8300 kişi öldürüldü. öldürülenlerin cesetleri parçalayıp iskeletleri çıkarttırıldı ve bu cesetler krematoryumda yakıldıktan sonra Lahey Mezarlığı’na gömüldüler.

İŞSİZLİK BURADA DA EN BüYüK SORUN

Dunya genelinde olduğu gibi Bosna-Hersek ekonomisinde de en buyuk sorunların başında işsizlik geliyor. İşsizlik oranının yaklaşık yuzde 43 seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor ancak, kayıt dışı istihdam nedeniyle bu oranın daha duşuk olabileceği ifade ediliyor. Bosna Hersek ekonomisinin diğer onemli bir sorunu yuksek ve surekli dış ticaret acığıdır. Bu noktada borclanma onemli bir problem olarak one cıkıyor.

HİZMETLER SEKTöRü öNE çIKIYOR

Bosna Hersek’te savaş oncesi donemde sanayiye dayalı olan ekonomi gunumuzde; hizmetler, bankacılık, enerji ve turizm alanlarına yapılan yatırımlarla farklı bir boyut kazandı. Merkez Bankası ve IMF’nin 2010 yılı verilerine gore Bosna- Hersek’in gayri safi yurt ici hasılası 16,6 milyar dolar olup (1 ABD Doları = 1,51 KM, 1 € = 1,96 KM), kişi başına milli gelir 8,568 Dolardır. Bosna–Hersek’te 2011 yılı itibariyle enflasyon oranı yuzde 3,7 olarak gercekleşti. Bu oran 2012’de yuzde 2,2 olarak gercekleşti. Yurt ici milli hasılanın sektorlere gore dağılımı, CIA Factbook 2011 Bosna Hersek Raporu’na gore; tarım yuzde 8,3, sanayi yüzde 26,3, hizmetler sektoru ise yuzde 65,4 olarak civarında.

KöMüR VE ALüMİNYUMDA YATIRIM FIRSATI

Bosna-Hersek komur, celik, cinko, boksit, kurşun, tuz ve kil gibi madenler acısından zengin rezervlere sahip. Komur rezervlerinin 3,8 milyar ton olduğu tahmin ediliyor. Komur rezervinin yüzde 60’ını linyit oluşturuyor. Mevcut maden ocaklarından çıkarılan yıllık komur uretimi ise yaklaşık 8,8 milyon ton civarında. Ulkenin en eski ve unlu maden alanları Bosn ’nın merkezinde, – Vranica Dağı cevresinde (Kamenica, Olovo, Dusina, Dezevice) ve doğusunda (Srebrenica ve cevresinde) yer alıyor. Bosna-Hersek guclu demir ve celik, aluminyum oksit ve aluminyum uretim kapasitelerine sahip. Aluminyum Mostar ulkenin en buyuk aluminyum ureticisi olup, gunluk uretim kapasitesi 700 ton anot ve 330 ton sıvı aluminyum veya aluminyum alaşımıdır.

MUTEAHHİTLİK VE İNŞAAT SEKTORUNDE BUYUK POTANSİYEL

Bosna Hersek’de bazı onemli altyapı projeleri gundemde fakat bunların gercekleştirilmesi sırasında teknik bilgi, tecrube ve finansman acısından yabancı firmalara ihtiyac duyuluyor. Uluslararası kuruluşlar olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Avrupa Kalkınma Bankası (EIB) altyapı projelerinin finansmanında onemli rol oynamaya devam ediyor. Karayolları, demiryolları ve enerji uretiminin geliştirilmesini hedefleyen projeler müteahhitlik sektoru icin buyuk bir pazar anlamına geliyor. Buyuk caplı olan bu projeler uluslararası ihale ile oluşturulacak geniş bir konsorsiyum ihtiyac duyuyor. Ulke, kereste, taş, kum, moloz, kil ve metal cevherleri gibi inşaat sektoru acısından onemli malzemelerde doğal kaynaklara sahip. Bosna-Hersek muhendislik ve inşaat sektorunun buyuk bir potansiyeli var. Duble yol ihtiyacı başta olmak uzere karayolları, demiryolları ve enerji uretiminin geliştirilmesini hedefleyen projelerle ilgili buyuk bir potansiyel mevcut.

HANGİ SEKTORLERDE YATIRIM FIRSATLARI VAR

Kredi imkanları ile acılan yol ihaleleri 2011 yılında inşaat sektorundeki buyumenin temel taşını oluşturdu. Bosna- Hersek’in otoyol altyapısı gelişmemiş. Ulkedeki yetersiz ve elverişsiz yollardaki trafik yukunu azaltabilmek icin ülkedeki demiryollarının da yenilenmesi gerekiyor. Bosna-Hersek telekomunikasyon sektoru, altyapısı savaştan sonra en hızlı toparlanan sektorlerden biri oldu. Internet kullanımı ise hızla artıyor. 2006 yılından bu yana Bosna-Hersek sabit telefon hatları ve uluslar arası telefon hizmetlerini sınırlı olarak serbestleştirmiş ve bu durum 9 adet ozel sabit telefon operatorunu ortaya cıkardı. Telekomunikasyon sektorunde uc etnik grubun kendi operatoru bulunduğu soylenebilir. (Hırvat: Eronet, Boşnak: BH Telekom ve Sırp: Telekom Sırpske) Ulkede hızla büyüyen kablolu televizyonsektoru de yatırımcılar icin fırsatlar taşıyor. AB standartlarına uyum için Bosna-Hersek’teki butun televizyon istasyonları 2015’e kadar dijital yayına gececekler. Toplam 25 milyon Euro’ya malolacak bu projenin ilk aşamasına 2011 yılında başladı. Bosna Hersek, yetişmiş insan kalitesi, rekabet edilebilir maliyetler, Guneydoğu Avrupa’ya acılım, AB ile uyumlaşma cabaları dikkate alındığında yatırımcılar icin bilişim ve iletişim teknolojileri alanında da buyuk potansiyel taşıyor.

HİDROELEKTRİK SANTRAL YATIRIMINDA YUKSEK POTANSİYEL

Ayrıca ulkenin hidroelektrik potansiyeli 6000 MW’ın uzerinde tahmin edilmekte olup, bunun ancak yüzde 35’inden faydalanılıyor. Bosna-Hersek, doğal su kaynakları nedeniyle elektrik uretiminde onemli avantajlara sahip olan bir ulkedir. Bu alanda yapılacak yatırımlarla bugünkü kapasitenin iki katına cıkarılması mumkun. Aynı zamanda Bosna-Hersek, ozellikle su ve ruzgar enerjisinde, yenilenebilir enerji potansiyeline sahip bir ulke. Hali hazırda ulke elektrik uretiminin yaklaşık % 50’si hidroelektrik santrallerinden elde ediliyor. Bosna-Hersek hidroelektrik uretim potansiyeli kadar, jeotermal kaynaklar yonunden de zengin olup, halen uretilen elektrik enerjisinin yuzde 52’si akarsulardan, yüzde 48’i de jeotermal kaynaklardan sağlanıyor.

TüRK YATIRIMLARI YETERSİZ

Ortak tarihi ve kulturel değerler, pazara girişte Turk firmaları icin onemli bir avantaj olmakla birlikte, Bosna- Hersek’teki Turk yatırımları hala yetersiz seviyede. Turk yatırımcıları icin Bosna Hersek pazarının kucuk kalması ve diğer yabancı guclu firmaların bu pazarı domine etmiş olması onemli bir faktor. Turkiye, global ekonomik kriz olmasına rağmen 2009 ve 2010’da Bosna-Hersek’e yapılan toplam yatırımlarda en fazla dikkati ceken ulke oldu. 2010 yılı yatırımlarında Turkiye, İsvicre ve Almanya’nın ardından 18 milyon euro yatırımla 3. sırada yer aldı. 2011 yılı verilerine gore Bosna-Hersek’te bulunan Turk yatırımlarının toplam miktarı 141 milyon euro olup, bu rakamla Turkiye 9. Sırada yeraldı. 2012 yılının ilk uc ceyreğinde ulkeye 346 milyon euro yatırım gelmiş olup, bunun yaklaşık 7,5 milyon eurosu Turkiye’den aktarıldı. 2009-2012 doneminde Turk yatırımcılar 93 milyon euro yatırım yaptı. Bu rakam ulkeye bu donemde giren yabancı yatırımların yuzde 10’unu oluşturuyor. Turkiye’den gelen yatırımların coğu imalat sektörüne ilişkindir.

TüRKİYE YATIRIMDA 3. SIRADA

Turkiye, global ekonomik kriz olmasına rağmen, 2009 ve 2010’da Bosna-Hersek’e yapılan toplam yatırımlarda en fazla dikkati ceken ulke oldu. 2010 yılı yatırımlarında Turkiye, İsvicre ve Almanya’nın ardından 18 milyon Euro yatırımla 3. sırada yer aldı. 2011 yılı verilerine gore Bosna- Hersek’te bulunan Turk yatırımlarının toplam miktarı 141 milyon euro olup, bu rakamla Turkiye 9. sırada yer aldı. 2012 yılının ilk uc ceyreğinde ulkeye 346 milyon Euro yatırım gelmiş olup, bunun yaklaşık 7,5 milyon Euro’su Turkiye’den aktarıldı. 2012’de Turkiye, Bosna-Hersek’e gelen toplam yatırımların % 3,3’unu gercekleştirdi. 201 ’de ise Turkiye 12,6 milyon euro yatırım ile yuzde 5,7’lik paya sahip oldu. Bosna Hersek‘te yabancı yatırımcılara sağlanan teşvikler ve yatırımlarla ilgili butun hususlarda Yabancı Yatırım Teşvik Ajansı FIPA’dan ( www.fipa.gov.ba ) güncel ve detaylı bilgi alınabilir. Bosna Hersek’in pazarını komşu ulkelerle bir butun olarak duşunup, tum bolgeye hitap edecek şekilde pazara girmek gerekiyor. Bolgede yeterli sermaye birikimi olmadığı icin peşin satış yerine 3-6 ay vadeli satış yapılıyor. Ticari faaliyetlerin sadece karşılıklı guvene dayalı olarak yurutulmesi yetmiyor, işadamlarımızın her turlu işlemi mutlaka gecerli yasal bir belgeye dayandırması tavsiye ediliyor. Ayrıca ihracatcılarımızın fiyat kırarak pazara girmemeleri, urunlerinin kalitesiyle pazardan pay almak icin caba sarf etmeleri gerekiyor.

TURİZM EN GöZDE SEKTöRLERDEN BİRİ

Gurul gurul akan ve buz gibi olan nehirleri, el değmemiş doğası, tarihi ve kulturel zenginlikleri ile buyuk bir turizm potansiyeline sahip olan Bosna Hersek, turizm sektorundeki yatırımcılara geniş imkanlar sunuyor. Deniz ve kış turizminin dışında SPA turizmi, kulturel ve dini turizm, milli parklar, doğa parkları ve eko turizm gibi turizm çeşitlerinden yararlanmak mumkun. Bosna-Hersek cok sayıda termal ve mineral sulara sahiptir.

ALPERENLER TEKKESİNDE HUZUR VE MANEVİYAT İKLİMİ

Mostar kenti yakınlarındaki Buna Nehri kıyısında bulunan 600 yıllık Blagay Alperenler
Tekkesi, Bosna-Hersek‘in gorulmesi gereken en nadide yerlerinden birisi. Aslına uygun olarak restore edilen tarihi tekkenin 100 yıl once yıkılan imaret ve misafirhanesi yeniden inşa edildi. Alperenler Tekkesi, 600 yıl once Anadolu‘dan bolgeye gelen dervişler tarafından Buna Nehri‘nin kaynağına kurulmuş. Eski Yugoslavya doneminde kapatılan tekke, Bosna-Hersek‘in bağımsızlığıyla birlikte yeniden acıldı ve Turkiye başta olmak uzere yerli-yabancı turistlerin en cok ziyaret ettiği mekanlar arasında yeralıyor. Bu toprakların İslam‘la buluşturan Alperenlerin yaşadığı tekkenin icerisinde Sarı Saltuk‘a ait olduğu soylenen mezar da bulunuyor. Perşembe akşamları zikir ayinlerinin de yapıldığı tekkede, her yıl mayıs ayında, on binlerce insanın katıldığı mevlit programı duzenleniyor.

DüNYA MİRAS LİSTESİNDEKİ MOSTAR

Bosna-Hersek‘in Mostar şehrinden gecen Neretva Nehri uzerinde Mimar Sinan‘ın oğrencisi Mimar Hayreddin tarafından 1566 yılında inşa edildi. Mostar Koprusu, cesur sporcular tarafından yıllarca bir atlama platformu olarak kullanılıyor. Geleneğe gore şehrin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak icin duğun oncesinde köprüden atlarlardı. Bosna-Hersek‘te başlayan ic savaş sırasında Mostar Koprusu‘ne ilk saldırıyı 1992‘de Bosnalı Sırplar duzenledi. 9 Kasım 1993‘te Hırvat tankları kopruye daha buyuk bir zarar veren saldırılarını başlattı. Kasım ayının sonunda kopru tamamen yıkıldı. Dev taşları, Neretva Nehri‘nin sularına gomuldu. Mostar Koprusu, yuzyıllar boyunca Bosna‘da hoşgoru ve kulturel ceşitliliğin semboluydu. Mostar Koprusu‘ nun eski haline uygun olarak yeniden inşası calışmaları savaşın ardından (TİKA) UNESCO ve Dunya Bankası’nın desteğiyle 1997‘de başladı. Orijinal modele sadık kalınarak, koprunun temelleri sağlamlaştırıldı. Mostar Koprusu, eski Mostar şehriyle birlikte 2005 yılında Dunya Miras Listesi‘ne eklendi.

bosna_hersekteki_yatirimlara_buyuk_destek.jpgSaraybosna Buyukelcİsİ Ahmet Yıldız:

BOSNA HERSEK’TEKİ YATIRIMLARA BüYüK DESTEK

TARİHTEN GELEN KöKLü GEçMİŞ NEDENİYLE TüRKİYE’NİN EN çOK öNEM VERDİĞİ üLKELERDEN BİRİ OLAN BOSNA HERSEK’E YATIRIM YAPMAK İSTEYENLERE öNEMLİ DESTEKLER VERİLİYOR. PEKİ HANGİ ALANLARDA, NE TüR DESTEKLER SAĞLANIYOR?

Bosna Hersek denilince Turkiye’de herkesin icinde sıcak bir his oluşur. Cunku bu ulke; coğrafyası, doğal guzellikleri tarihi ve kulturunde kendimize ait birşeyler bulduğumuz, hüznüyle huzunleyip, sevinciyle mutlu olduğumuz ve bilhassa yakın tarihindeki sıkıntıları tamamen atlatarak her acıdan mureffeh bir ulke konumuna yukselmesini arzu ettiğimiz kardeş bir ulke. Bosna Hersek 1990’ların başında yaşanan savaş oncesinde eski Yugoslavya ekonomisinin lokomotifi konumundaydı. Bircok sektörden onemli uretim tesislerini bunyesinde barındırıyordu. Savaş, ülkedeki sanayi altyapısında onemli tahribatlar yaptığından, savaş sonrası donemdeki ekonomi politikalarının ana gayesi hem devlet, hem de özel teşebbus yoluyla ulke ekonomisinin yeniden canlandırılması, ekonomik istikrarın tesisi ve surdurulebilir kalkınmanın sağlanması oldu. Buna paralel olarak politik ve ekonomik bakımdan dış dünyayla entegrasyon sureclerine de buyuk onem verildi. Bu vesileyle ulkenin
ikili ve cok taraflı oluşumlarda rol alması hedeflendi. Donuşum ve değişim surecinde olan Bosna Hersek’te, firmalarımızın daha etkin bir şekilde rol alması ve iki ulke arasında her alanda guclu olan ilişkileri ticaret hacmine yansıtması gerekiyor. Bu bağlamda ekonomik ilişkilerdeki potansiyelin arttırılması icin her iki ulke tarafında yeterli irade, destek ve yasal altyapı mevcuttur. Nitekim iki ulke arasında yururlukte bulunan Serbest Ticaret Anlaşması, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması, Cifte Vergilendirmenin Onlenmesi Anlaşması, Karayolu Taşımacılığı Anlaşması ve ceşitli konularda imzalanan diğer anlaşma ve protokollerin iki ulke arasındaki karşılıklı işbirliğinin arttırılması acısından onemli bir zemin oluşturuyor. Ayrıca duzenli aralıklarla gercekleştirilmekte olan Karma Ekonomik Komisyonu toplantıları ve Serbest Ticaret Anlaşması İzleme Komitesi toplantıları ile ülkemizden Bosna Hersek’e sıklıkla gercekleştirilen ust duzey resmi ziyaretlerin iki ulke ilişkilerinin daha da guclenmesine ve varolan siyasi iradenin pekişmesine buyuk katkı sağladığı inancındayım. Son olarak, Turkiye- Bosna Hersek-Sırbistan arasında 14 Mayıs 2013 tarihinde Ankara’da imzalanan ve uc ulke arasında ekonomik ve ticari ilişkilerinin guclendirilmesine yonelik ortak calışmaların desteklenmesini ongoren “Uclu Ticaret Ortak Deklarasyonu”nun sadece Turkiye-Bosna Hersek ilişkilerine değil, balkanlardaki istikrar ve işbirliği olanaklarına da buyuk katkı yapacağına inanıyorum. Ulkemizden, Bosna Hersek’e bugune dek uretim ve hizmetler sektorunde yatırımlar gercekleşti. Bunlar arasında bankacılık sektorunde Bosna Hersek’te ilk yabancı sermayeli banka olan Ziraat Bank Bosnia’nın faaliyete başlaması, uretim sektöründe ise Hayat Holding tarafından ozelleştirme kapsamında alınmış olan ve kraft kağıdı-karton ambalaj uretimi yapan ‘‘Natron- Hayat‘‘ ile Şişecam’ın Lukavac’taki soda uretim tesislerini ozelleştirme ile satın alması gosterilebilir. Bosna Hersek’te bu başarılı Turk yatırımlarını gormekten mutluluk duyarken, bu yatırımların daha da artmasını umit ediyoruz.

HANGİ SEKTöRLERDE YATIRIM FIRSATLARI VAR?
2012 yılı Bosna Hersek İstatistik Kurumu verilerine gore; Bosna Hersek’e ihracatımız 295 milyon dolar, Bosna Hersek’ten ithalatımız 120 milyon dolar. Buna gore 2012 yılında ülkemizin Bosna Hersek’in ihracatındaki payı yuzde 2.3, ithalatındaki payı yuzde 2,93 oldu. Benzer durum Bosna Hersek’teki doğrudan yabancı yatırımlarında da goruluyor. Bosna Hersek’e bugüne kadar yapılan doğrudan yabancı yatırımlarında ulkemiz, 141 milyon Avro’luk yatırımla yuzde 2,6 pay aldı. Şuphesiz bu veriler iki ulke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve potansiyeline yakışan bir duzeye getirilmesi icin gerek bizler, gerekse iş cevreleri tarafından daha gayretli çalışılması gerektiğinin en acık gostergesi.

İş adamlarımız ve yatımcılarımızın Bosna Hersek’in başta enerji, ağac ve orman urunleri, madencilik ve turizm sektorleri olmak uzere gelişime acık olduğu ve potansiyel barındırdığı sektörleri daha yakından incelemeleri ve ulkenin donuşum surecinde daha aktif rol almalarında fayda goruyorum. Bu duygu ve duşuncelerle iki ulke arasında varolan yoğun ilişkilerin her iki halkın refah ve kalkınmasına katkı sağlayacak potansiyelleri en kısa surede ve en etkin şekilde hayata gecirmesini temenni ediyorum.

NE TüR DESTEKLER VAR?
Doğrudan yatırımların yanısıra ulkemiz tarafından Bosna- Hersek’te uretim ve istihdama katkı sunacak yatırımları desteklemek uzere ceşitli projeler yurutuluyor. Bu cercevede, Bosna Hersek’te savaş sırasında yerinden edilen kişilerin geri donuşlerinin teşvikine yonelik kucuk ve orta olcekli ekonomik yatırımlarda kullandırılmak uzere 100 milyon Avro tutarında duşuk faizli kredi (% 0 ila 3.99) ulkemiz tarafından, Bosna Hersek’teki yatırımcıların kullanımına sunuldu. Ayrıca Turk İhracat Kredi Bankası (Turk Eximbank) tarafından Bosna Hersek’te buyuk olcekli yatırım yapmayı planlayan Turk şirketlerine 250 milyon ABD Doları’na kadar kredi sağlanıyor. Tum bu calışmaların ulkemizin Bosna Hersek’te
siyaseten guclu pozisyonunun yanı sıra ekonomik olarak daha koklu ve kapsamlı bir şekilde boy gostermesi ve ülkenin kalkınmasında soz sahibi bir konuma yerleşmesi acısından önemli faaliyetlerdir. Ayrıca 2008 kuresel mali ve ekonomik krizinin etkisiyle daralan Turkiye-Bosna Hersek arasındaki ticaret hacminin yeniden duşuk oranla da olsa artışa geçmesi ve muteahhitlik firmalarımızın, Bosna Hersek’te altyapı projelerinde boy gostermeye başlamaları gelecek adına umut verici.

bosna_hersek_dis_ticaret_ve_ekonomi_ilskileri_bakan_yardimcisi_ermina_salkicevic_dizdarevic.jpgBosna Hersek Dış Ticaret ve Ekonomi İlşkileri Bakan Yardımcısı Ermina Salkiçeviç Dizdareviç:

BOSNA HERSEK AVRUPA’NIN TİCARET USSUDUR

Bosna Hersek ile Turkiye Cumhuriyeti arasında ikili ticaret ilişkileri icin 1 Temmuz 20 ’ten beri geçerli Serbest Ticaret Anlaşması’nın olması ozellikle cok onemli. Bu Anlaşma’ya dayanarak kurulan ortak Komite’nin calışmaları aracılığıyla Bosna Hersek kurumları iki ulke arasında iş ve ticareti kolaylaştırmak icin sürekli calışıyorlar. Son iki yıldır Turkiye’den ve Ortadoğu’dan ulkemizi ziyarete gelen turist sayısında artış gozlemliyoruz. Turkiye’den bazı tur acentalarının Bosna Hersek’te şube acmış olmaları bunun başlıca nedenidir. Turizm en yuksek potansiyele sahip sektorlerden birisi. Bosna Hersek; deniz ve Olimpik dağları, guzel vadileri ve Bosna piramitleri olan; Avrupa’da Katolikler ve Muslumanlar icin en buyuk hac yerlerinden birine sahip. Burası aynı zamanda eşi benzeri olmayan Ortodoks manastırları, rafting icin cağlayan nehirleri, doğal su kaynakları, bol organik gıdası ve UNESCO listesine alınmış yerlere sahip bir ulke. Saraybosna, yakın cevresindeki yerlerin guzel manzarasıyla “Avrupa’nın Kudus’u” olarak bilinir: Sinagog, cami, katedral ve Ortodoks kilise birbirlerine sadece 100 metre uzaklıktadır. Ben burada sadece birkac şeyden bahsediyorum oysa burada bulabileceğiniz cok daha fazlası var. İki ulke arasındaki ilişkiler eğitimle de daha gucleniyor. Bildiğim kadarıyla burada Turkiye’den gelip okuyan cok oğrenci var. Bosna’dan bircok oğrenci de okumaya ve diplomalarını almaya Turkiye’ye gittiler. Eğitim her toplum icin şart olduğundan ulkelerimiz arasında gelecekteki ilişkiler acısından da onem teşkil ediyor. Son yıllarda birçok Turk şirketi Bosna Hersek’i ziyaret ettiler ve ozellikle de enerji sektoru ve madenciliğe odaklandılar. Bazı Turk inşaat şirketleri de buyuk projelerle Bosna Hersek pazarına girdiler.

Cam uretimi, kağıt ve ambalaj alanlarında calışan buyuk ozel şirketler burada buyuk yatırımlar yaptılar. Turk işletmelerinin son yıllarda elde ettikleri olağanustu sonuclara bakıldığında; Turk şirketlerinin agresif ve yetkin olduklarını ve dunyanın en talepkar pazarlarının zorluklarıyla baş etmeye hazırlıklı olduklarını soyleyebiliriz. Mali beceriye, bilgiye ve genc işgucune sahipler ve devlet de onları cok ciddi oranda destekliyor. Bu gercekler dikkate alındığında, Bosna Hersek’teki pazar koşulları da dahil olmak uzere her turlu pazar koşullarına uyum sağlayabiliyorlar. Turklerin Avrupa’ya yakın ve kendilerini evlerinde hissedecekleri bir ticaret ussune ihtiyacları var. Ote yandan Bosna Hersek’in de krizden cıkabilmek icin Turk şirketlerinin sahip olduğu sermayeye ihtiyacı var. Turkiye’den, Bosna Hersek’e yeni yatırımların gelmesi kesinlikle iki taraf için de kazan–kazan ilişkisidir. Bosna Hersek’in “Doğu” ile “Batı” arasındaki avantajlı coğrafi konumu, Avrupa Birliği ile sınır komşusu olması ve SAA, EFTA ve CEFTA gibi serbest ticaret anlaşmalarının da buyuk ve zengin bir pazarla avantajlı ticaret olanağı sunuyor olması da diğer avantajlardır. Yabancı Doğrudan Yatırım Kanunu, yabancı yatırımcıların da Bosna Hersek te yerleşik yerli yatırımcılarla aynı muameleyi gormelerini, aynı hak ve yukumluluklere sahip olmalarını sağlar. Yabancı yatırımcıların aynı zamanda serbestçe ve gecikmeden ve cevrilebilir kurla yatırımlarından elde ettiklerini yurt dışına transfer etme hakları da mevcut. Ayrıca isterlerse burada mulk de edinebilirler. Ortak sermayenin bir parcası olarak ithal edilen yabancı yatırımcı ekipmanı gumruk vergisinden muaf tutuluyor. Ulke genelinde oldukca onemli sayıda serbest ticaret bolgeleri var ve burada firmalar icin vergi avantajları bulunuyor.

İŞTE FİRMALARA SUNULAN VERGİ AVANTAJLARI

Kurumsal gelir vergisinin belirlendiği yıl, toplam gelirinin yüzde 30’unu ihracat yaparak elde eden mükellef, o yıl için vergi ödemesinden muaf tutuluyor.

– Peş peşe 5 yıl boyunca üretime asgari 10 milyon Euro değerinde yatırım yapan mükellef yatırım yaptığı ilk yıl asgari 2 milyon Euro yatırım yapması koşuluyla yatırım yaptığı ilk seneden itibaren kurumlar vergisinden muaf tutuluyor.

– özürlüleri bir yıldan uzun süre istihdam eden mükellef, bu kişileri istihdam ettiği yıl kurumlar vergisinden muaf tutuluyor. Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti’nde aşağıdaki yatırımlar için vergi tabanı indirimi olarak aşağıdaki vergi avantajları sunuluyor:

– Şirketin üretim faaliyetinde kullanılacak ekipman;

– İmalat ve işleme faaliyetleri için kullanılacak tesisler ve gayrimenkuller ve

– Kişi başı ödenen gelir vergisinde, vergi tabanı indirimi ve bir takvim yılında 30 çalışan istihdam eden işverene gelir vergisinde indirim uygulanıyor. Ayrıca doğrudan yatırımları, istihdam büyümesini ve yeni bilgi ve teknoloji transferini teşvik etmeyi ve desteklemeyi amaçlayan teşvikler de var.

Bosna Hersek Dış Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Bruno Boyiç:bosna_hersek_dis_ticaret_odasi_baskan_yardimcisi_bruno_boyic.jpg

TURK YATIRIMCILARI BEKLİYORUZ

BOSNA HERSEK GüVENİLİR BİR üLKE. SABİT PARA BİRİMİMİZ VAR. TİCARİ POTANSİYELİMİZ İYİ DüZEYDE. EĞİTİMLİ VE UCUZ İŞ GüCüMüZ VAR. SAHİP OLDUĞUMUZ DOĞAL GüZELLİKLER TURİZM İçİN BüYüK FIRSATLAR SUNUYOR.

Bir asırlık gecmişi olan Bosna Hersek Dış Ticaret Odası’nın en gec başkanlarından biri olarak Turkiye’yi cok sevdiğimizi ve iki ulke arasındaki ilişkileri geliştirmek icin buyuk caba harcadığımızı belirtmek istiyorum. Turkiye ile uzun zamandan beri calışıyoruz, bu nedenle birbirimizi iyi tanıyoruz. Sık sık karşılıklı ziyaretler gercekleşiyoruz. Sadece Turkiye Odalar Borsalar Birliği ile değil, diğer bolgesel ticaret ve sanayi odalarıyla da işbirliğimiz var. Turkiye’den gelen her heyeti memnuniyetle karşılıyoruz. Rıfat Hisarcıklıoğlu ile yakın arkadaşlığımız var. Surekli bir araya geliyoruz, aynı zamanda
Eurochambres cercevesinde işbirliğimiz bulunuyor. İki ulke arasındaki ticari ilişkilerin arttırılmasına donuk onumuzdeki donemde de toplantılar gercekleştireceğiz. Ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesinden bahsederken şunu da ifade etmem gerekiyor ki; bizler Turkiye ile sadece ticari ilişkiler gerçekleştirmiyoruz cunku iki ulke arasındaki ilişkiler 500 yıllık gecmişe dayanıyor. Geleneksel, kulturel, tarihi bircok ortak noktalarımız var.

BOSNA HERSEK GüVENİLİR BİR üLKE
Turkiye 2012 yılında Bosna Hersek’ in dış ticaretinde 9.sırada yer aldı. Elbette ülkemizde Turk yatırımları mevcut fakat bizler, Turk yatırımcıların Bosna Herkes’e daha fazla ilgi göstermesini bekliyoruz. Turk iş adamları, bu ulkeye daha fazla guvenmeli. Bosna Hersek guvenilir bir ulke. Sabit para birimimiz var. Ticari potansiyelimiz de iyi duzeyde. Eğitimli ve ucuz iş gucumuz var. Sahip olduğumuz doğal guzellikler turizm sektoru icin buyuk fırsatlar sunuyor. Bosna Hersek’te yatırım yaptığınızda sadece Bosna Hersek ile kalmıyor. Bosna Herkes’in serbest ticaret anlaşması yaptığı ulkelerin pazarlarına da ulaşma fırsatı doğmuş oluyor.

bosna_herseke_ziraat_bankasi_muhru.jpgBOSNA HERSEK’E ZİRAAT BANKASI MUHRU

TüRKİYE’DEKİ BAŞARILI KARİYERİNİN ARDINDAN BOSNA HERSEK’TE öNEMLİ PROJELERE İMZA ATAN ZİRAATBANK BOSNA HERSEK GENEL MüDüRü ALİ RIZA AKBAŞ: “18 BANKA OLAN FEDERASYON’DA 1 YILDA 5 BASAMAK YüKSELEREK İLK 10’A GİRDİK. 2014 SONUNDA ŞUBE SAYIMIZI 35’E çIKARMAYI HEDEFLİYORUZ.

Bosna-Hersek ekonomisinin hızlı gelişen sektorlerinden biri olan bankacılık sektorunde Ziraat Bankası’nın yıldızı parlıyor. Uluslararası bankalar ozellikle de civar ulke bankaları, Bosna Hersek’te yatırım yapıyor. Bu ulkeler arasında Avusturya, İtalya, Rusya, Almanya ve Turkiye menşeli bankalar var. Unicredit Bank, Raiffeisen Bank, Intesa SanPaolo Bank, Hypo Alpe-Adria-Bank, Nova Ljubljanska Banka, ProCredit Bank, Sberbank (Volksbank), Zepter Commerce Bank, Zagrebacka, Sberbank ve ZiraatBank BH onde gelen bankalar arasında başı cekiyor. Yabancı bankalar Bosna Herkes’teki sektorun yuzde 84’unu oluşturuyor. Bankacılık sektöründe yaklaşık 10.300 kişi istihdam ediliyor. Banka olarak Bosna-Hersek’te onemli bir konumda olduklarını ifade eden ZiraatBank Bosna Hersek Genel Muduru Ali Rıza Akbaş, hızla buyuduklerine işaret ediyor ve sozlerini şoyle surduruyor: “1997 yılından beri ulkede faaliyet gosteriyoruz, Bosna Hersek’in yabancı sermayeli bankasıyız, kredi kartını ilk cıkaran bankayız. Şu anda 25 olan şube sayımız yakında acacağımız Banja Luka şubesi ile
26’ya cıkacak. 2014 sonuna kadar 35 şubeye ulaşmayı hedefliyoruz. 210 calışanımız var. 50 personelimizi son bir yılda istihdam ettik.

Bugune kadar sadece Federasyon bolgesinde faaliyet gosteriyorduk. Sırp bolgesinin (Republika Sırpska) başkenti olan Banja Luka’da yeni acacağımız şube ile Bosna Hersek’in genelinde faaliyet gostermek icin adım atmış oluyoruz. Son bir yılda cok ciddi bir buyumeye imza attık. Federasyon bolgesinde 18 banka var. 18 banka icinde 15. sıradayken, son bir yıl icerisinde 10. sıraya yukseldik. Ana bankamızın ve Genel Mudurumuz sayın Huseyin Aydın’ın da desteği ile hızlı bir buyume sureci yaşarken, isim değişliği de yaptık. Daha once Turkish Ziraat Bank Bosna olan ismimiz şimdi ZiraatBank oldu.”

TüRK YATIRIMLARI ARTMALI
Bosna Hersek’teki bankacılık sektorunun genel anlamda zayıf olduğunu vurgulayan Akbaş, ulkenin bankacılık anlamında buyuk olmadığını ve işsizlik oranının yüksek olduğunu soyluyor. İşsizliğin yaklaşık yuzde 43 civarında, ortalama ucretlerin ise 700 km, yani 350 Euro seviyelerinde olduğunu belirten Akbaş, “Bosna Hersek, bize Osmanlı’nın mirasıdır. Bu insanlar yıllardır bize karşı olan muhabbetlerini ve sevgilerini koruyorlar. Bu anlamda mirasımıza sahip çıkmalı ve bu insanlara karşı vefa borcumuz olduğunu bilmeliyiz. Sosyal ve kulturel bağlarımızı, ekonomik ilişkilerimize de yansıtarak ulkeye her anlamda daha fazla sahip cıkmalıyız. Bosna Hersek ekonomisine katkıda bulunarak, buradaki ağırlığımızı yatırımlarla da artırmalıyız. Hırvatlar, Slovenyalılar, Avusturyalılar İtalyanlar, Ruslar bu ulkede yatırım ve ticaret acısından en etkili ulkelerin başında geliyor. Maalesef Turkiye olarak bizler, bu ulkelerin ardında yer alıyoruz. Yatırımlarımız var ama bence yeterli sayıda ve ağırlıkta değil. Bu fotoğrafın lehimize değişmesi gerekiyor. Bunun icin de iş adamlarımızı, yatırım yapmak icin Bosna Hersek’e davet ediyoruz.”

TüRKİYE’Yİ EN çOK BU İNSANLAR SEVİYOR
Osmanlının buradan 1878’de çekilmesine ve yaklaşık 130 yıl gecmesine rağmen Bosnalıların, Turkiye’ye karşı ciddi bir sevgi ve ilgisinin olduğunu dile getiren Akbaş, ülkedeki calışan profilinin hırslı olmadığını ve girişimciliğin zayıf kaldığını belirterek şunları soyluyor:

“Federasyonda 18, RS’te 10 olmak uzere ulkede toplam 28 banka mevcut. Bunların da ağırlıklı coğunluğu yabancı, ticaret yine ağırlıklı olarak yabancı ulke firmalarının elinde, tarımsal uretim yetersiz, buradaki insanları ve firmaları Turkiye ile kıyasladığınızda; cesaret, yatırım, buyume, hız ve yenilik gibi konularda bize gore daha zayıflar. Yaklaşık 60 yıl komunist bir sistemle yonetilen bu insanların boyle olması bana normal geliyor. İnsanlar yapı olarak yavaş duşunmeye ve yavaş çalışmaya alıştırılmışlar. Buradaki evler ortalama 70 metrekare civarında. İstanbul’da bu kadar kucuk evde kimse oturmak istemez. Bosna Hersek’teki insanlar ise aza kanaat etmeye alışmışlar. İnsanlarda genel olarak Anadolu’daki tabirle “bir lokma, bir hırka” anlayışı hakim. Aslında insanlar cok zeki ve iyi niyetli. Hırsızlık ve ahlaki zaafiyet yok denecek kadar az. En onemlisi Turkiye’ye karşı inanılmaz bir sevgi var. Dunyada belki de Turkiye’yi bu kadar cok seven başka bir millet yoktur.”

buyuleci_ulkeye_vizesiz_gitme_firsati.jpgBüYüLEYİCİ üLKEYE VİZESİZ GİTME FIRSATI

Bosna Hersek’teki büyüleyici güzelliklerle tanışmak istiyorsanız, vizeye gerek duymadan İstanbul’dan Erzurum’a gider gibi 1 saat 40 dakika süren konforlu bir yolculuğun ardından bu ülkeye gidebilirsiniz.

Bosna Hersek’teki savaşın ardından yapılan Dayton Barış Anlaşması’yla birlikte 1996 yılında bu ülkeye seferler duzenlemeye başlayan Turk Hava Yolları; havaalanı pistinin kısa olması, akaryakıt bulma sıkıntısı gibi nedenlerle ucuşlarına 1 yıl ara verdikten sonra tekrar hizmetlerini surdurdu. 96’lı yıllarda 3 seferle hizmet sunmaya başladıklarını hatırlatan THY Saray Bosna Muduru Ahmet Salih Kansu, zaman icinde onemli mesafe kaydettiklerine dikkat cekerek, “yıllar icinde artan talebe bağlı olarak sefer sayımızıarttırdık. Bugun geldiğimiz noktada (2013 yaz tarifesi) haftada 18 sefer duzenliyoruz. Daha fazla talebin olduğu Perşembe, Cuma, Pazar ve Pazartesi gunlerinde sabah, oğle ve akşam olmak uzere gunde 3 seferimiz var. Kış tarifesinde sefer sayımız 14’e duşuyor. O donemde sabah ve akşam olmak uzere gunde 2 seferimiz bulunuyor” acıklamasını yapıyor. Bosna Hersek’e vizesiz gelinebildiğini ve İstanbul-Saray Bosna arasındaki ortalama ucuş suresinin 1 saat 40 dakika olduğunu belirten Kansu sozlerini şoyle surduruyor: “Ucuşlar yuzde 90 oranında Boing 737–800 tipi ucaklarla gercekleşiyor. Yolcu sayımızın artış gösterdiği donemlerde A–319, A–320 veya A–321 tipi ucaklarla da sefer duzenliyoruz. Doluluk oranımız yuzde 75’in altına duşmuyor. Yolcu profilimizin ağırlıklı kısmı Turkiye’den oluşuyor. Mesafe cok yakın ve buraya ucmak, İstanbul’dan- Erzurum’a gitmekle aynı. Bunun yanında Ortadoğu ve Korfez Arap ulkelerinden artan bir talep soz konusu. Gelişen ucuş ağımız ve artan sefer sayımızla buyumeyi devam ettirmeyi planlıyoruz. Bosna icin ters trafikte olduğumuz Avrupa ve Kuzey Amerika parkurları icin yoğun pazarlama faaliyetlerimiz var. Bu bağlamda Bosna dışındaki diasporanın yoğun olarak bu merkezlerde yaşadığı goz onunde tutulduğunda, THY’nin buyuk bir pazar potansiyeliyle karşı karşıya olduğu goruluyor. Bizler bu potansiyeli ucuşlarımızı kanalize ederek buyumeyi hedefliyoruz.”

THY, 19.SARAYBOSNA FİLM FESTİVALİ’NİN SPONSORU OLDU
THY Bosna Mudurluğu olarak yuruttukleri başlıca hedef olan ticari faaliyetlerin yanında, ulkedeki sosyal sorumluluk projelerini ve kulturel faaliyetleri de desteklediklerini soyleyen Kansu, son olarak 16-24 Ağustos tarihlerinde duzenlenecek 19. Saraybosna Film Festivali’nin resmi ulaşım sponsoru olduklarının altını ciziyor. Soz konusu festivalin, savaştan bu yana Bosna’da kesintisiz olarak duzenlendiğini belirten Kansu, bu etkinliğin sadece ulkenin değil, tum Balkanlar ve Doğu Avrupa’nın en onemli kulturel etkinliği olduğunu ifade ederek, “THY olarak bu tur onemli organizasyonları desteklemekten mutluluk duyuyoruz” diyor.

turkce_okullardaki_2secmeli_yabanci_dil_oldu.jpgSaraybosna Yunus Emre Turk Kultur Merkezİ Başkanı Ceylanİ Akay:

TüRKçE OKULLARDAKİ 2.SEçMELİ YABANCI DİL OLDU

Saraybosna’da kurulan Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, Türk kültürüne ait değerlerin bu ülkede daha da yakından tanınması ve öğrenilmesi için önemli faaliyetler gösteriyor.

Yunus Emre Enstitusu, kuruluş amacı doğrultusunda Turk kulturunun, tarihinin, dilinin ve edebiyatının daha iyi tanıtılması ve oğretilmesi amacıyla araştırmalar yapıyor. Farklı kurumlarla iş birliği yaparak bilimsel calışmaları destekliyor ve ortaya cıkan sonuçları ceşitli yayınlar vasıtasıyla kamuoyuna duyurmak amacına yonelik faaliyetler yurutuyor. T.C. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından 17 Ekim 2009 tarihinde Yunus Emre Enstitusu’nun ilk şubesi olarak acılan Saraybosna Yunus Emre Turk Kultur Merkezi, duzenlediği kulturel-sosyal etkinlikler ve kurslar sayesinde Bosna-Hersek halkının gonlune girmeyi başardı. Saraybosna Yunus Emre Turk Kultur Merkezi, yurutmuş olduğu Turkce dil kursları sayesinde yabancı dil olarak Turkce oğrenmek isteyenlere Turkce oğrenme imkanı da sağlıyor. Merkez’imizin, Bosna Hersek’teki Eğitim Bakanlıkları nezdinde yaptığı girişimler sonucu Turkce secmeli yabancı dil olarak resmi mufredatlarda yer almaya başladı. Nitekim Bosna Hersek’in Zenica-Doboj, Hersek-Neretva ve Bosansko- Posavinski Kantonlarında Eğitim Bakanlıkları tarafından yapılan goruşmeler sonucunda Turkcenin, ilkoğretim ve ortaoğretim seviyelerinde 6. Sınıftan, 13. sınıfa kadar ikinci secmeli yabancı dil olarak okutulması kararı alınmıştı. Yunus Emre Enstitusu’nun 100 Turkiye Kutuphanesi Projesi kapsamında 2013 yılı icerisinde Saraybosna Yunus Emre Turk Kultur Merkezi’nin Kultur Evi binasında bir Turkiye Kutuphanesi Bosna- Herseklilerin hizmetine sunuldu. Ayrıca Saraybosna YETKM Turkoloji Bolumleri’nin bulunduğu Zenitsa, Tuzla ve Mostar Cemal Biyedic Universiteleri ile işbirliği protokolu dahilinde Turkiye’den oğretim elemanları gorevlendiriyor. Ote yandan yerel akademisyenleri teşvik ederek bolumlere eğitim materyali desteği sağlıyor.

Yine Yunus Emre Enstitusu’nun, Balkanlar’da Geleneksel Turk El Sanatlarının İhyası Projesi
kapsamında, Saraybosna YETKM Kultur Evi’nde işleme (sim sırma, iğne, maraş işi), telkâri gibi el sanatları kursları hizmeti veriliyor. Cağdaş resim-fotoğraf sergileri, Turk muziği konserleri ile de Turk kulturunu, sanatını Bosna Herseklilere tanıtan ve Turkiye’nin Bosna Hersek’e acılan kapısı olan Saraybosna Yunus Emre Turk Kultur Merkezi, gercekleştirdiği ve gerçekleştirmeye devam ettiği calışmaları ile Bosna-Hersek ile Turkiye arasındaki dostluk bağlarını geliştirmeye hizmet ediyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası