suriyelilerden-5-yilda-5-bin-sirket-8968933_o

Suriyeli göçmenler patron oldu

Savaştan kaçıp Türkiye’ye yerleşen Suriyeli göçmenler arasında işini kuranların sayısı giderek artıyor. 

Türkiye’de Suriyelilerin iş yeri açmasına yasal bir engel yok. İş yeri açmak için sadece ikamet izni, iş yeri açma ruhsatı ve çalışma izni gibi bazı yükümlülükleri yerine getirmeleri gerekiyor. Nitekim Suriyeli yatırımcıların, Türkiye’de 360 milyon dolardan fazla yatırımı var. 2011-2017 yılları arasında Türkiye’de 6 bin 322 şirket Suriyeli ortaklığıyla kuruldu ve 7 bin 53 Suriyelinin de çalışma izni var. Türkiye ve dünya genelinde yapılan analizlere göre mülteciler arasında girişimcilik iştahı, ilgisi yüksek. Mülteciler, girişimcilik konusunda risk alırken işsiz kalma, başarısızlık, kurulu rahat ortamından uzaklaşma gibi endişeleri göz ardı edebiliyorlar. Çünkü zaten bir savaş ile karşı karşıyalar ve ‘hayatları’ ile risk almış durumdalar. Bu nedenle ‘girişimciliği’ bir çıkış yolu olarak görülüyorlar.

Habitat Derneği’nin Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (UNHCR) ile Suriyeli mültecilerin girişimcilik potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla hayata geçirdiği İMECE Programı’nın ayrıntılarını Habitat Derneği Genel Koordinatörü ve İMECE Programı Direktörü Başak Saral ile konuştuk. Türkiye’de mültecilerin yüzde 7’sinin kamplarda, yüzde 93’ü şehirlerde yaşadığını belirten Saral, “Bu yüzde 93’ün yüzde 90’u da 14 farklı şehirde yaşıyor. Bu şehirler pazarı güçlü, ekonomisinde fırsatlar olan şehirler. Biz bu 14 şehirde mültecilere ikişer günlük temel girişimcilik eğitimleri veriyoruz. Bu eğitimlerden sonra kendi işlerini kurabilirler. Üçer günlük bölgesel girişimcilik kampları yapacağız;

Türkçe, İngilizce ve Arapça desteği alabilecekler. Kendi iş fikirlerini getirecekler, fiyat belirleyecekler, prototip üretecekler, üç günün sonunda jüriye sunacaklar. Beş bölgede toplam 300 kişiyle bu kampları gerçekleştireceğiz. Buradan 20 takım çıkarmak istiyoruz” diyor. Türkiyeli ve Suriyeli yatırımcıların ortaklık kurduğu işletmelerin önünü açmak istediklerini anlatan Saral, “Karma şirketler, girişimciler oluşacaktır. Onlara mentörlük, finansal destek sağlayacağız ve yıl sonunda yatırımcı ekosistemi ile buluşturacağız. İlhamdan başlayıp iş fikri, model, ürün, sonra ekonomiye dahil olana yani ilk faturasını kesene kadar bütün o süreci tamamlamak istiyoruz” ifadesini kullanıyor.

Eğitim seviyeleri çok iyi’

IMECE Programı katılımcılarının profili hakkında bilgi veren Saral, “Türkiye’de mülteci profilinin çoğu Suriyeli; katılımcılarımızın profili de aynı yönde ama sadece Suriyeliler değil, diğer ülkelerden de katılımcılar var. Somali’den de gelen var, Irak’tan, Afganistan, İran’dan gelenler de var” diyor.

Ülke farklılıklarının ötesinde Suriyeli mültecilerin kalifiye bir profile sahip olduğunu anlatan Saral, “Bu kişiler kamu oyunun algısında olduğu gibi çok zayıf, yoksun, yoksul kişiler değil. Dil becerileri çok güçlü, Arapçanın dışında İngilizceyi çok iyi kullanıyorlar, Türkçeyi öğrenmişler. Eğitim seviyeleri iyi, ticaret deneyimleri var. Suriye’de de benzer ticari işleri yapmışlar. Eğitimlere sadece finansal destek sağlamak için değil Türkiye’deki iş yapma mevzuatını öğrenmek için geliyorlar. ‘Nasıl iş yapılır? öğrenmek için geliyorlar. ‘Pazardaki açıklar nedir?’ sorusunun peşinde olanlar var. Hatta şirketini kurmuş, bilgiye aç, sistem nasıl yürüyor, finansalları yönetimi, Arapça bu bilgiye erişmek kolay olmadığı için, işini sürdürmek ya da büyütmek için gelenler var. Bu yılın sonuna kadar 80 yeni işletmenin kurulmasını hedefliyoruz ve bu sayıyı 2018 yılında daha da artırmak istiyoruz” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’de Suriyelilerin kuruduğu 15 bin şirket olduğunu hatırlatan Saral, “Suriyeliler Türkiye’de ciddi bir yatırım gücüne sahipler” diyor.

Dönerci açmak da bir girişimdir ama…

Temel girişimcilik eğitimlerinin yanı sıra eğitimlerde sektörel önceliklendirmeye gittiklerini anlatan Saral, “Programlama dili, kodlama dili, mobil aplikasyon geliştirme, drone kullanma, 3D printer kullanma gibi sektörel uzmanlık kazandıran eğitimlerimiz var. Potansiyeli yüksek, startuplar çıksın istiyoruz. Beş bölgede gıda girişimciliği atölyeleri düzenliyoruz. Gıda girişimcilerini topladığımız atölyeler gerçekleştiriyoruz. Katılımcılara ‘Dönerci açmak istiyorsanız açın o da bir girişim türüdür’ ama gıdada ne gibi fırsatlar var, yenilikçi işler çıkarmak için bu atölyelere katılmalarını tavsiye ediyoruz” diyor.

‘Ortadoğu ilişkisinde iyiler’

Türkiye’deki KOBİ’lerin Ortadoğu pazarına açılmaları için mültecilerin aldığı girişimcilik eğitimlerinin önemli bir fırsat yarattığını işaret eden Habitat Derneği Genel Koordinatörü ve İMECE Programı Direktörü Başak Saral, şunları söylüyor: “Türkiye’de insan tanıyorsanız, pazarı tanıyor, pazara dokunuyorsanız iş yapabilirsiniz. Ortadoğu’da da bu böyledir. Türkiye’deki KOBİ’leri büyütmek açısından Arapça becerisi olan kişilerin istihdam edilmesi o ülke pazarlarına erişimi kolaylaştıracaktır. Bunun için bu coğrafyadan olan insanlarla işbirliği yapmak gerekiyor. Çünkü sadece iş kurmak dil bilgisi değil, iletişim becerisi de gerekiyor. Dil sorunu tercüman ile de çözülür ama önemli olan o ilişkiyi kurmak ve gördüğümüz şu ki Suriyelilerde Ortadoğu ilişkisi çok iyi.”

‘Yenilikçi işler yapmak istiyorlar’

Suriye’deki malını-mülkünü olduğu gibi mevcut işini de Türkiye’ye taşımış olan mülteciler olduğunu belirten Saral, “Suriye’deki mevcut işini devam ettirip Türkiye’de ayakkabıcılık, dericilik, zanaatkarlık, inşaat, dış ticaret yapanlar var ama bizim eğitimlerimize, gelenler yenilikçi işler yapmak istiyorlar. Örneğin mimar ama mimarlık ile inovasyonu birleştirmek istiyor. Suriyeli halka ya da mülteci grupların ihtiyaçlarına çözüm arayan işler var. Bunu yaparken teknolojiden faydalanıyorlar” ifadesini kullanıyor.

 Dünya / Kezban Karaboğa

Yorum

Yorum yok

Yorum Yazın