“Ticaret savaşları”, global piyasaları nasıl etkiyecek?

Mayıs ayında gerçekleşen işlemlerde 4.91 seviyesini aşarak rekor kıran Dolar/TL kuru Temmuz ayında 4.97 üzerini test ederek rekor tazeledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk kabinesinin açıklanmasının ardından ise sert yükselen kur, söz konusu en yüksek seviyesini de bu zaman diliminde ve Asya seansında görmüş oldu.

Borsa İstanbul seçim belirsizliğinin bitmesiyle Temmuz ayına tepki alımlarıyla başlamasına karşın yeni kabinenin açıklanması sonrası endeks ağırlığı yüksek olan Garanti Bankası hisselerine gelen sert satışların tetiklemesiyle birlikte bankacılık endeksi öncülüğünde sert satışlarla karşılaştı. Temmuz ayına 96.000 seviyelerinden başlayan BIST-100 endeksi 100.800’lere kadar tepki yükselişi gerçekleştirdikten sonra sert satışlarla karşılaşarak Nisan 2017 seviyeleri olan 88.200’lere kadar hızlı düşüş gerçekleştirdi. Sonrasında gelen tepki yükselişlerine rağmen BIST endeksi ayı %5’lere varan düşüşle kapatmaya hazırlanırken, Bankacılık Endeksi BIST-100’den %10’un üzerinde negatif ayrışarak endeksteki düşüşte etkili oldu. TL varlıklar Temmuz ayında da güçlü negatif ayrışırken, TCMB’nin piyasanın faiz artırımı beklentilerine rağmen faizleri sabit bırakmasıyla negatif ayrışma devam etti.   Yurtiçi 10 yıllık tahvil faizleri ay içinde 150 baz puan üzerinde sert yükseliş gerçekleştirdi. CDS risk primi ise 320 seviyesinin üzerini test ederek son yılların en yüksek seviyelerine yükselerek TL varlıklar için orta vadeli risk algısının devam ettiğine işaret etti. Temmuz ayında BIST’teki yabancı çıkışı devam ederken, özellikle Garanti Bankası hisse özelinde yoğunlaşan güçlü yabancı satışlarının etkisiyle TCMB verilerine göre Temmuz ayının ilk üç haftasında 500 milyon dolar civarı yabancı çıkışı gerçekleşti. Bu çıkışla birlikte BIST yabancı payı ay içinde %61,38’lere kadar gerileyerek 2014’den beri en düşük seviyesine düştü, DİBS (Devlet İç Borçlanma Senetleri) yabancı payı son yılların en düşük yabancı payı oranı olan %17,20 seviyelerine kadar geriledi. Temmuz ayında gelişmekte olan ülkeler son 2 aylık negatif ayrışmasını sonlandırarak toparlanma eğilimine girdi. Fitch Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin iki kademe altı olan BB’ye düşürürken, görünümünü ise “negatif” olarak belirledi. Ay sonuna doğru AB ile ilişkilerin tekrar normalleşme yolunda ilerlemesi, petrol fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle BIST kayıplarının bir kısmını geri almayı başardı. TCMB faiz kararı sonrası ABD’li Rahip Brunson’un tutukluluğunun ev hapsine çevrilmesi piyasa tarafından ABD ile ilişkilerin tekrar düzelebileceği beklentisiyle güçlü pozitif fiyatlanırken, sonrasında ABD başkan yardımcısı M. Pence ve Başkan Trump’ın rahibin tamamen serbest bırakılmaması durumunda Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulanabileceği tehdidinde bulundu. Bu açıklama ile TL varlıklardaki volatilite ve negatif fiyatlama devam etti. BIST Temmuz ayında diğer TL varlıklara göre daha dirençli bir görünüm sergiledi. Bunun nedeni ikinci çeyrek kar açıklamalarının başlamasıyla şirket karlılıklarının iyi gelmeye devam etmesi ve BIST’in göreceli olarak oldukça ucuz seviyelere gelmesi oldu. Diğer TL varlıklardaki güçlü negatif fiyatlamaya rağmen BIST oldukça cazip seviyelerde olması, global risk iştahındaki artışın etkisi ve güçlü bilanço açıklamalarıyla birlikte Ağustos ayında dirençli görünümünü devam ettirebilir.

           FED EYÜL’DE FAİZLERİ ARTIRIRSA, MERKEZ BANKASI DA FAİZLERİ ARTIRABİLİR

TCMB Temmuz ayı PPK toplantısında haftalık repo faizlerini %17,75’de sabit bıraktı. Genel piyasa beklentisi TCMB’nin 100 baz puan faiz artışına gitmesi yönündeydi. Faiz kararı sonrası TL’de değer kayıpları hızlanırken, tahvil faizlerinde sert şekilde yükseldi. TCMB PPK notunda, maliyet yönlü gelişmeler ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon üzerinde etkili olduğunu ve fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiğini belirterek enflasyon görünümü ile ilgili olumsuz bir görünüm çizdi. Ayrıca, enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Ancak TCMB’nin iç talepteki yavaşlama sinyallerinin arttığını belirterek, iç talep koşullarındaki bozulmaya dikkat çekti. Bu nedenle de TCMB’nin büyümede ve talep koşullarında daha fazla bozulmaya neden olmamak için faiz artışı yapmaktan geri durduğunu söyleyebiliriz. TCMB’nin bir sonraki toplantısı Eylül ayında ve FED faiz kararı öncesinde olacak. FED’in Eylül ayında faizleri attırması piyasa tarafından çok yüksek olasılık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle TCMB Temmuz ayında pas geçse de Eylül ayında FED öncesi sınırlı da olsa bir faiz artışına gidebilir.

                                               DOLAR, 4.97 TL İLE REKOR SEVİYEYE ÇIKTI

Mayıs ayında gerçekleşen işlemlerde 4.91 seviyesini aşarak rekor kıran Dolar/TL kuru Temmuz ayında 4.97 üzerini test ederek rekor tazeledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk kabinesinin açıklanması ardından ise sert yükselen kur, söz konusu en yüksek seviyesini de bu zaman diliminde ve Asya seansında görmüş oldu. Öte yandan ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı geriliminin küresel riskten kaçışı tetiklemesiyle Türk Lirası gelişmekte olan para birimlerine benzer bir satış baskısı altındaydı. Ayın son günlerinde ise Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde gerçekleşen ilk toplantıda TCMB’nin PPK toplantısında, piyasa beklentilerinin aksine faiz artışı yapmaması da kuru destekleyen unsurlar arasındaydı. Neticede Temmuz ayını volatil geçiren kurun Ağustos’ta 4.80 üzerinde fiyatlanması 4.90 ve 5.00 seviyelerini gündeme getirebilir. Kurun 4.80 aşağısındaki geri çekilmelerinde ise 4.75 ve 4.65 seviyeleri destek oluşturabilir.

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Donald  Trump’ın Temmuz’un son haftasında “Rahip Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulayabiliriz” şeklindeki açıklaması, siyaset ve ekonomi dünyasında büyük yankı uyandırırken, sert tepkileri de beraberinde getirdi.  Bu açıklamalarla ilgili bundan sonra yaşanacak gelişmeler, piyasaların seyrinde önemli olacak.

                                                 PİYASALAR, GÜÇLÜ DOLAR’IN BASKISI ALTINDA

Piyasaların güçlü Dolar baskısı altında olduğu Temmuz ayında EURUSD paritesi satıcılı seyretmeye devam etti. Ayın son günlerinde Avrupa Merkez Bankası (ECB) beklentiler dahilinde faiz oranını sabit tutarken; Başkan Draghi’nin konuşma sırasında da paritede oynaklık azdı. Paritenin yeni ayda 1.17 aşağısında kalması halinde 1.1590 ve 1.15 destekleri test edilebilir. 1.17 üzerinde yaşanabilecek yükselişlerde ise paritede 1.18 ve 1.1860 dirençleri hedeflenebilir.  Küresel piyasalarda ABD Doları’nın güçlü seyriyle Temmuz ayında ons altın fiyatları 1212 aşağısına kadar geriledi. Ticaret savaşlarına ilişkin endişeler devam etse de güvenli liman niteliğindeki kıymetli metale alımların gelmediği gözlemlendi. Ağustos ayında 1230 dolar aşağısında kalması halinde ons altında 1190-1200 bandı gündeme gelebilir. 1230 üzerindeki fiyatlamalarda ise 1245 ve 1258 seviyelerine doğru tepki yükselişleri görülebilir.

                                           TİCARET SAVAŞLARI, GLOBAL PİYASALARIN ANA GÜNDEMİ OLACAK

Ağustos ayında FED faiz kararı takip edilecek konuların başında gelse de FED’den bir faiz artışı beklenmiyor. Her ne kadar ABD ile AB’nin anlaşması sonrası ticaret savaşı endişeleri azalsa da Ağustos ayında da ticaret savaşına ilişkin gelişmeler global piyasaların ana gündemi olmaya devam edecek. Ağustos yanında İngiltere Merkez Bankası hariç merkez bankaları tarafında önemli bir gündem yok. Ancak her yıl Ağustos ayında yapılan ve merkez bankası başkanlarının gelecekteki para politikasına ilişkin sinyal verdiği Jackson Hole toplantısı önemli olacak. Ticaret savaşı tartışmalarının geri plana düşmesiyle birlikte Ağustos ayında global piyasalarda genel olarak pozitif bir seyir görebiliriz. Temmuz ayında ABD başkanı Trump’ın FED’in faizleri artırmak konusunda aceleci davrandığı yönündeki eleştirileri sonrası EM para birimlerinde bir rahatlama yaşanmıştı. Temmuz ayında negatif ayrışmasını sonlandırarak toparlanama eğilimi gösteren EM’lerin bu eğilimi Ağustos ayında da devam ettirmesini bekliyoruz. EM’lere yönelik risk alma iştahındaki yükselişten TL varlıkların da pozitif etkilenmesi bekleniyor.

Yurtiçinde ise son dönemde bozulan başta enflasyon ve ödemeler dengesi verileri ekonomik tarafta takip edilecek ana gündem maddeleri olacak. Geçmiş dönemde yurtiçi piyasalar tarafından fazla reaksiyon verilmeyen bu verilerdeki sapmaların önümüzdeki dönemde piyasalar üzerinde daha fazla oynaklığa neden olması bekleniyor. Yurtiçinde bir asıl önemli gündem ise ABD’den gelen açıklamalardı. Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Donald  Trump’ın “Rahip Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulayabiliriz” şeklindeki açıklaması, siyaset ve ekonomi dünyasında büyük yankı uyandırırken, sert tepkileri de beraberinde getirdi.  Bu açıklamalarla ilgili bundan sonra yaşanacak gelişmeler önemli olacak. ABD ile ilişkilerin tekrar yoluna girmesi durumunda TL varlıklarda kısa vadeli bir rahatlama ve toparlanma çabası oluşması bekleniyor. Aksine ilişkilerin gerilmeye devam etmesi TL varlıklardaki negatif ayrışmayı derinleştirebilir. Seçim sonrası AB ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmeye çalışılması, kısmen de olsa piyasalar için pozitif bir hava oluşturmuştu. Ağustos ayında kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin değerlendirmesi de takip edilecek ekonomik gelişmelerden biri olacak. S&P şuan için Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin üç kademe altı olan BB- ve “Durağan” görünümle değerlendiriyor. Olası bir not indiriminde Türkiye’nin notu spekülatif seviyenin de altı olan yatırım yapılamaz seviyeye gelmiş olacağı için piyasalar tarafından negatif fiyatlama oluşabilir. Ancak görünümün durağan olması nedeniyle bir not indirimi beklenmiyor. Ağustos ayında global risk iştahındaki artışlar birlikte BIST’te tepki alımlarının devamını görebiliriz. Ancak TL’deki değer kaybının devam etmesi durumunda negatif ayrışma devam edebilir. BIST değerleme olarak oldukça cazip seviyelerde olduğu için ve ikinci çeyrek bilançolarının güçlü gelmesi durumunda Ağustos ayında tepki yükselişine devam edebilir. Geçmiş yılların Ağustos ayı performansları incelendiğinde endeksin genellikle Ağustos aylarında pozitif seyri izlediğini görüyoruz. Ancak Bilanço dönemi sonrası beklentilerin bitmesiyle birlikte tekrar satışların geldiğini görebiliriz.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası