TRUMPECONOMY

Kasım ayı küresel ekonomiler adına adrenalini yüksek bir ay oldu. ABD seçim sonuçları 8 Kasım akşamı belli oldu ve şans verilmeyen Donald Trump başkan seçildi. Bu durum küresel piyasalarda yüksek dalgalanmalara sebep oldu. Trump’ın seçim öncesi söylemleri oldukça radikal bir nitelik taşıdığı için piyasalar sert reaksiyonlar verdi. Şu an Trump’ın uygulayacağını söylediği ekonomi politikalarına Trumpeconomy ismini verdiler.

Trump’ın ekonomi görüşlerini iki ana başlıkta toplamak gerekiyor

Bu noktada Trump’ın ekonomiye ilişkin görüşlerini özetlemekte fayda var: Çünkü bunların neler olduğunu anlamadığımız sürece, şu an küresel piyasalarda ve ekonomilerdeki gelişmeleri anlamak mümkün olmaz. Trump’ın ekonomi görüşlerini iki ana başlıkta toplamak gerekiyor. Birincisi ABD ekonomisini direkt etkilemesi beklenen vaatleri, ikincisi de birçok önemli ekonomiyi etkileyecek olan görüşleridir. Bunlara ana başlıklar halinde bakalım:

  • ABD’de kamu harcamalarını artırarak, büyümeyi iki katına çıkarmayı planlıyor. Kamu harcamaları özellikle alt yapı yatırımlarında kendini gösterecek. Bunlar, yollar, okullar, kamu binaları ve büyük çaptaki diğer projeler olarak adlandırılabilir.
  • Trump, seçim öncesinde yaptığı beyanlarda ABD Merkez Bankası FED’i faizleri düşük tutmakla suçlamış ve seçildiğinde Merkez Bankası Başkanı Yellen’i değiştireceğini söylemişti. Yellen’İn süresi 2018 yılında doluyor. Bu süre öncesinde değişiklik yapması çok zor.
  • Önemli olan diğer bir söylemi de vergi oranlarını indireceğini belirtmesiydi.
  • Dış ekonomik ilişkilere ilişkin olarak, ABD’li firmaların başka ülkelerde yatırım yapması yerine, bu yatırımlarını ABD’de yaparak, ABD’deki işsizliğin çözülmesini sağlamaları yönündeydi.
  • En önemli söylemlerinden biri adeta slogan oldu ve Meksika sınırına duvar öreceğini belirtti ama sadece bununla kalmadı, dış ticarette ve özellikle de ithalatta vergileri artıracağını vurguladı. Yani KORUMACI Politikaları devreye sokacak.
  • Gümrük duvarlarını ve kotaları kullanarak ithalatı engellemeye çalışacak. Özellikle de Çin’den ithal edilen mallara yüzde 40 vergi koymaktan bahsediyor.
  • Kuzey Amerika ülkeleri (ABD; Kanada ve Meksika arasında) serbest ticaret birliği olarak bilinen NAFTA’yı sonlandıracağından bahsediyor. Eğer bu durum gerçekleşirse en olumsuz etkilenecek ülke Meksika olacak.
  • Ekonomi söylemleri dışında uluslararası siyaseti etkileyecek söylemleri de var. Örneğin Nato’dan çıkmaktan bahsediyor. Ülkedeki, Müslümanları tedirgin edecek söylemleri de oldu ama daha sonra bu konuda daha temkinli ve yumuşak açıklamalar yaptı.

Nobel Ödüllü Ekonomistler Bu Politikalara Karşı Çıktılar

Trump’ın bu söylemlerinin ABD ekonomisine orta ve uzun vadede ciddi zararlar vereceği en çok tartışına konulardan biri olup, birçok Nobel ödüllü ekonomist bu politikalara şiddetle karşı çıktılar. Aslında en önemli konu; Trump’ın söylediklerini yapıp yapamayacağı veya yüzde kaçını gerçekten de hayata geçirebileceğidir. Her ne kadar Trump Başkan olarak seçilmiş olsa da, ABD’de ciddi bir danışmanlık ve denetim sistemi ve kültürü var. Kendi partisi içinde bile bu görüşler üzerinde ciddi bölünmeler oldu. Bu yüzden bu söylemlerin hepsi hayata geçmeyebilir, fakat Trump’ın bunları hayata geçirmek konusunda çok inatçı olacağını da söyleyebiliriz.

Trumpeconomy’nin Kısa Vadedeki Etkileri

8 Kasım ABD seçimleri sonrasında ABD’de faizler hızlı bir tırmanışa geçti ve bu ayın 14’ünde toplanacak olan FED’in faizleri 25 baz puan artırması bekleniyor. Bu arada New York borsasında da yeni rekorlar kırıldı ve ABD borsa endeksleri Kasım ayı sonunda yükselişlerine devam ediyordu. Aşağıdaki grafik 10 yıllık ABD devlet tahvilleri ve Dow Jones endeksindeki son yükselişleri veriyor.

ABD’de hem faizlerin hem de borsanın artmasına neden olan temel sebep, kamu harcamalarının artırılarak, kısa vadede büyümenin hızlanacak olması beklentisi ki; bu beklenti borsaların artmasına neden olurken, artan harcamalarla enflasyonda da artış beklendiği için, uzun vadeli faizler de %1.30 seviyelerinden %2.40 seviyelerine kadar yükseldi. Şu an piyasanın önündeki temel senaryo, yükselmesi beklenen büyüme ve enflasyondur. Bu durumun,  ileride FED’in faizleri daha sık artırması beklentisini doğurdu.

ABD Doları diğer paralara karşı neden değer kazanıyor?

2008 yılındaki küresel krizde ABD Merkez Bankası’nın basmış olduğu ve genelde getiri aramak üzere gelişmekte olan ülkelere akan ABD dolarları, ABD’de getirilerin yükselmeye başlaması üzerine tekrar yuvasına dönüyor. İşte bu yüzden de, ABD doları diğer paralara karşı değer kazanıyor.  Aşağıdaki grafik dolar endeksini gösteriyor. Bu endeks, ABD dolarının dünyanın 6 önemli parasına karşı değerini gösteriyor.

USD Endeksinde yer alan para birimi Endeksteki ağırlığı (%)
Euro 57,6
Japon Yeni 13,6
İngiliz Poundu 11,9
Kanada Doları 9,1
İsveç Koronası 4,2
İsviçre Frangı 3,6

Kaynak: http://www.mahfiegilmez.com/2016/11/dolarn-deger-kazanm-ve-fedin-faiz-artrm.html

 

Kısa vadede ABD doları değer kazanmaya devam edecek

Görüldüğü üzere Trump’ın seçilmesi sonrasında 96 seviyelerinden olan dolar endeksi %6’dan fazla değer kazanarak 102 seviyelerine yaklaştı. Bu gidişle bu endeksin önümüzdeki 6 aylık süre içinde 110 seviyelerine kadar yükselmesini bekleyebiliriz. Bunun anlamı ise, Euro-dolar paritesinin 1$=1Euro seviyelerine yaklaşmasıdır.  Şunu belirtelim ki; ABD doları sadece bu sepetteki paralara karşı değer kazanmıyor. Şu an gelişmekte olan ülke (GOÜ) paralarına karşı daha fazla değer kazanıyor. Çünkü;GOÜ’ler Trump’ın ekonomi politikalarından daha fazla zarar görecekler. Özellikle de bizim gibi dış borcu ve cari açığı yüksek ülkelerin paraları çok daha hızlı değer kaybediyor. Kısa vadede ABD doları değer kazanmaya devam edecektir. 14 Aralık 2016 tarihindeki FED toplantısına kadar bu süreç devam eder. Bundan sonra ise, FED’in yapacağı açıklamalar ve 20 Ocak 2018’de Trump’ın başkanlığa başlaması sonrasında söylediklerini uygulamaya geçmesi ile birlikte daha da hız kazanabilir.

 

Orta ve Uzun Vadede Trumpeonomy Etkileri Neler olabilir?

Bunu tartışmak için erken olsa da, Eğer Trump ithal vergilerini artırırsa ve ABD doları bu şekilde değer kazanmaya devam ederse, bir yıl içinde enflasyonun ivmelendiğini ve ABD’deki faizlerin daha hızlı yükseldiğini görebiliriz. Korumacılık tedbirleri ithal malları çok daha pahalı hale getirirken, hem kamu harcamaları hem de doların değer kazanması nedeniyle bütçe açığı, ABD borçları ve ABD’nin cari açığı tarihi rekorlar kıracaktır. Eğer Trump 4 yıl Başkan olarak kalırsa, 4 yıl sonraki ABD ekonomisinin bugünkünden çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını, dünya genelinde korumacılık politikaları artarken, ülkeler arası ikili işbirliklerinin artacağını düşünüyorum. Sonuç olarak dünyayı çok ciddi sorunlar bekliyor. Avrupa Birliği’nin dört ülkesinde 2107’de seçimler var ve milliyetçilik söylemleri her ülkede taraf buluyor. Daha korumacı içine kapanık ama git gide dengeleri bozulan ve yeni krizlere gebe bir dünya bizleri bekliyor.

Yaşar Erdinç

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası