Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkileri artıyor - Haber 1 Anasayfa'ya git | Anasayfam yap | Sık kullanılanlara ekle | RSS

Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkileri artıyor

Kafkasların en büyük şehri Bakü’de bir araya geldiğimiz Türkiye Bakü Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun; iki ülke arasındaki köklü birlikteliğin, hangi ekonomik projelerle taçlandırıldığını anlattı.

1991 yılında, bağımsız devlet olarak tarih sahnesine tam 71 yıl sonra yeniden çıkan Azerbaycan Cumhuriyeti’ni 1991’de tanıyan ilk ülke Türkiye olmuştu. Geçen süre zarfında, Türkiye ve Azerbaycan başta siyasi, askeri, iktisadi, kültürel ve sosyal alanlarda olmak üzere, ikili ilişkiler yelpazesinin her dalında ortak adımlar attı. Bölgesel düzeyde etkileri hissedilen önemli projeler; Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı, ekonomik ilişkileri hızlandırdı. Halihazırda faal olan bu hayati hatların yanısıra, günümüzde yeni, son derece önemli projeler üzerinde çalışılıyor. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun inşaatı sürüyor. Bu hattın, Kars-Iğdır-Nahçıvan ayağıyla genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca, son dönemin belki de en kayda değer enerji projesi olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) yapımı için gerekli zemin hazır.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki çok yönlü ve kapsamlı ilişkiler, 2010’da imzalanan Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması’yla yeni bir seviyeye taşındı. 2010 yılında Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları İstanbul Zirve Toplantısı sırasında yapılan Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin (YDSK) Kurulmasına Dair Ortak Açıklama ise, iki ülke ilişkilerinin stratejik niteliğini tescil etti. Azerbaycan’la her alanda işbirliğini arttıran Türkiye’nin, kardeş ülkeyle tarihi ve ebedi ilişkilerini ekonomik projelerle güçlendirmesini Türkiye Bakü Büyükelçisi İsmail Alper Coşkun ile konuştuk:

Azerbaycan ekonomisiyle ilgili gelişmeler konusunda gözlemlerinizi anlatır mısınız?

Kardeş ülke Azerbaycan ekonomisinin geldiği noktanın ve sunduğu fırsatların gerçekten dikkate değer olduğunu ve Türkiye’de daha fazla bilinmesine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum. Azerbaycan ekonomisinin temelini enerji sektörü oluşturuyor. Petrol ve doğalgaz kaynakları, ülkedeki ekonomik büyümenin motoru konumunda. Ülkeye giriş yapan yabancı sermayenin büyük kısmı bu sektör için geliyor; ihracatın yüzde 90’lık kısmı yine bu sektörden gerçekleşiyor. Devletin kontrolünde işleyen bu sektörün faaliyetlerden elde edilen gelirler, kamu kaynaklarının büyük kısmını oluşturuyor; döviz rezervlerindeki artış da bu kanaldan sağlanıyor. Buna karşılık, tek sektöre bağımlı büyüme stratejisinin beraberinde getirdiği riskleri çok iyi bilen Azerbaycan Hükümeti, ülke ekonomisinin sadece petrol ve doğalgaz gelirlerine bağımlı bir durumdan çıkarılmasını teminen enerji dışında kalan diğer sektörlerin geliştirilmesine ve ekonomik yapının çeşitlendirilmesine öncelik veriyor. Hükümetin ciddiyetle üzerinde durduğu ve teşvik etmeye çalıştığı bu yönelimin önemli fırsatlar sunduğu düşüncesindeyim.

Azerbaycan, 2011 yılı verilerine göre sahip olduğu 93,1 milyar dolar GSYİH (satın alma gücü paritesine göre) ile dünyanın en büyük 72. ekonomisi konumunda. Cari fiyatlarla GSYİH temel alınarak karşılaştırma yapıldığında, 64,8 milyar dolar GSYİH’sı ile dünyanın en büyük 66. ekonomisi olmakta. Ayrıca, 7000 dolar seviyesindeki kişi başına GSYİH oranıyla, dünya genelinde 84. ülke durumunda. Küresel ekonomik krizin yansımaları Azerbaycan’da da görülmüştür. 2010 yılında yüzde 5 olarak gerçekleşen büyüme oranı, 2011 yılında yüzde 0,2 oranında kalmıştır. Enerji sektöründe yaşanan gerileme (petrol üretiminin azalması) de bu sonuçta etkili olmuştur. Bununla birlikte, yine 2011 yılında enerji dışı sektörlerde % 9.5 oranında güçlü bir büyüme kaydedilmiştir.

PETROL DIŞI SEKTÖRDE BÜYÜME

Azerbaycan Devlet İstatistik Komitesi tarafından, 2012 Ocak-Kasım dönemi için açıklanan verilere göre, GSYİH 61,4 milyar ABD Doları, büyüme oranı ise yüzde 1,2 oldu. Ülke ekonomisi petrol ve petrol dışı sektör olarak ikiye ayrıldığında, petrol sektörünün üretim azalmasına bağlı olarak yüzde 6,5 oranında gerilediği, petrol dışı sektörün ise yüzde 9,7 oranında büyüdüğü görülüyor.  2012 yılının ilk verilerine göre, petrol dışı sektörün yüzde 9,7 oranında artışı nedeniyle, ekonominin yüzde 2,2 oranında büyüdüğü anlaşılıyor.

Türkiye-Azerbaycan arasındaki ticari ilişkileri değerlendirir misiniz? Ticaret hacmimizin artması için sizce neler yapılmalı?

Karşılıklı yatırımlarımız halihazırda 10 milyar dolar civarında. Amacımız, bunu hızlı bir şekilde artırarak, yakın gelecekte 20 milyar dolar düzeyine çıkarmak. Ticaret hacmimiz 2011 yılında 3,5 milyar dolardı. Amacımız ilk aşamada 5 milyar dolar, 2020 yılına kadar ise 10 milyar dolar seviyesine gelebilmek. 2012 itibariyle 4 milyar doları aşan bir ticaret hacmine ulaşmamız, hedeflerimizi gerçekleştirebileceğimizi ortaya koyuyor.

KÜRESEL KRİZE RAĞMEN BÜYÜYEN İKİ ÜLKE

Hem Türkiye, hem Azerbaycan, küresel ekonomik sıkıntılara rağmen kendi özgün potansiyellerini harekete geçirerek ciddi bir ekonomik kalkınma süreci içinde bulunuyor. Bu paralel dinamik, ikili ekonomik işbirliğimizin daha da derinleştirilmesi, ticaretimizin ve karşılıklı yatırımlarımızın geliştirilmesi, ayrıca üçüncü ülkelerde ekonomik faaliyetlere yönelmemiz için çok uygun koşullar oluşturuyor. Aramızdaki kardeşlik bağının yanı sıra, her iki ülkedeki yönetimin işbirliğimizin daha da geliştirilmesi yönünde sergiledikleri kesin siyasi irade, işbirliği potansiyelimizi daha da güçlü kılıyor.

Azerbaycan’ın kalkınmasında hiç kuşku yok ki, Türk firmalarının da payı büyük. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Ülkemizin Azerbaycan’da 6,5 milyar dolarlık yatırımı var. Bunun 3 milyar dolarlık kısmı, özel sektörümüzün ve girişimcilerimizin payına düşüyor. Azerbaycan’da yaklaşık 700 firmamız faaliyette.

Resmi kayıtlara göre, Türk firmaları 2011 yılında 318,9 milyon manat (404 milyon dolar), 2000-2011 yılları arasında ise 1,75 milyar manat (2,2 milyar dolar) vergi ödeyerek Azerbaycan ekonomisine katkıda bulunmuş. Azerbaycan’da faaliyet gösteren işadamlarımızın her biri, Türkiye-Azerbaycan dostluğunun pekiştirilmesi sürecinde birer elçi konumundadır. 25 bin kişiye istihdam sağladıkları Azerbaycan’ı kendi vatanları olarak gördüklerini biliyoruz. Böylece Azerbaycan’da gündelik hayatın içinde yer alan, Azerbaycanlı kardeşleriyle birebir dostluk kurarak kalıcı bağlar geliştiren vatandaşlarımız, ilişkilerimizin temelini daha da güçlendiriyorlar.

7,9 MİLYAR DOLARLIK MÜTAHİTLİK VE MÜŞAVİRLİK HİZMETİ

Dünyada teknik müşavirlik ve müteahhitlik hizmetleri alanında, gerçekleştirdikleri projelerle haklı bir yere gelmiş olan Türk Müşavirlik ve Müteahhitlik firmalarının başarıları kardeş Azerbaycan’da da devam ediyor. Firmalarımız Azerbaycan müşavirlik ve müteahhitlik hizmetleri sahasında Başkanlık sarayları inşaası ve restorasyonu, Milli Meclisin restorasyonu ve ek binasının yapımı, hava alanı, otel turim merkezleri inşası, yol, su, elektrik, enerji nakil hatları gibi sahalarda çok önemli projeler gerçekleştirdiler. Müşavirliğimize ulaşan resmi kayıtlara göre 2003-2012 yılları arasında toplam sözleşme değeri yaklaşık 7.9 milyar dolar tutarında 354 adet projenin  ihalesi üstlenildi.

TÜRKİYE’DEKİ, AZERBAYCAN YATIRIMLARI ARTIYOR

Son yıllarda Azerbaycan firmalarının Türkiye’ye ilgilerinin artmakta olduğu görülüyor. SOCAR’ın PETKİM yatırımı, Star petrol rafinerisinin temelinin atılması ve TANAP projesi önem taşıyor. Ayrıca, Azerbaycan vatandaşlarının turizm sektörü başta olmak üzere, Türkiye’de çok sayıda şirket kurarak yatırım yaptıkları ve ticari faaliyette bulunduklarını görüyoruz. Bu vesileyle Azerbaycanlı girişimcileri, Türkiye’de daha fazla yatırım yapmaya teşvik etmek isterim. Ticaret ve yatırımlarımızın karşılıklı olarak arttırılması, müreffeh bir ortak gelecek yaratabilmemizin en etkili yoludur.

İŞTE YATIRIM FIRSATLARI

Azerbaycan’da potansiyel yatırım alanları konusunda bilgi verir misiniz? İşadamlarımız hangi sektörlere, alanlara yatırım yapmalı?

Türkiye’nin de, Azerbaycan’ın da olağanüstü bir kalkınma hamlesi içinde bulunduğu bir dönemde, aramızdaki işbirliği potansiyelinin büyüdüğü, bundan da her iki ülkenin menfaatleri doğrultusunda istifade etmemiz gerektiği açık. Böylesine elverişli bir ortamda ikili ticaretimizin artırılması ve çeşitlendirilmesi önemli. Azerbaycan son dönemde petrol dışı sektörünü geliştirmeye büyük önem atfediyor ve bu alanda olumlu sonuçlar alıyor.  Türkiye’nin birikimi ve imkanları, bu sürece katkı yapmasına uygun. Özellikle, tarım, gıda imalatı, inşaat, kimya sanayii, tekstil, turizm gibi petrol dışı sektörlerde ortak çabalarımızı artırmalıyız. Türk işadamlarının güçlü ortaklıklar temelinde bu alanlarda Azerbaycan’a daha fazla yatırım yapmaları olumlu ve isabetli bir gelişme teşkil eder.

Azerbaycan’da yatırım yapmak isteyen Türk işadamları nelere dikkat etmeli?

Azerbaycan’da yatırım yapmak isteyen işadamlarımıza öncelikle Ticaret Müşavirliğimizle görüşmelerini, işlerini de mutlaka Azerbaycan yasalarına uygun bir şekilde tesis etmelerini öneriyoruz. Ayrıca, Azerbaycan’da faaliyet gösteren işadamlarımızın büyük bir kısmının üye olduğu iki derneğimizle de temas kurarak bilgi alışverişinde bulunmaları yararlı olur.

Türkiye ile birçok ülke aralarında vizeyi tamamen kaldırdı. Kardeş ülke Azerbaycan ise, gevşek bir sistemle de olsa vize uygulamasına devam ediyor. Vizelerin tamamen kaldırılması yönünde elçilik olarak girişiminiz, çalışmanız var mı?

Azerbaycan vatandaşları 30 güne kadar ülkemize yapacakları turistik amaçlı seyahatlerinde vizeden muaf tutuluyor. Kardeş Azerbaycan’ın da vatandaşlarımıza vize muafiyeti uygulamasını arzuluyoruz.

Bu konu 11-12 Eylül 2012 tarihinde Gebele’de düzenlenen Türkiye-Azerbaycan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi İkinci Toplantısı sırasında da gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev, vatandaşlarımıza vizelerin kaldırılmasının aşamalı olarak uygulamaya koyulacağını ve iç prosedüre ilişkin çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Bu çerçevede Azerbaycan’la temaslarımızı sürdürüyor ve önümüzdeki dönemde bu konuda ilerleme kaydedileceğine inanıyoruz. Biz vize konusunu Azerbaycan’la aramızda bir ayrışma noktası olarak değil, gerek ikili ilişkilerimizin ve işbirliğimizin geliştirilmesi, gerek bölgesel düzeyde birlikte yapabileceklerimizin arttırılması bakımından, geleceğe yönelik ortak vizyonumuzun ortak bir gündem maddesi olarak bakıyoruz.

Karşılıklı, yapıcı bir anlayış temelinde bu ortak konumuzun en tatminkar şekilde halledileceğine olan inancımız tamdır.  Öte yandan, iki ülke vatandaşlarının çalışma, iş kurma ve yatırımları için sürdürülebilir ve kolaylaştırılmış bir ortam oluşturulması ortak çıkarlarımızın bir gereğidir.

İlgili Haberler
TÜRKİYE STRATEJİK ÜS

TÜRKİYE STRATEJİK ÜS

Türkiye’de görev yapan Büyükelçileri konuk eden “EKSELANS” sayfalarının bu ayki misafiri Güney Kore Büyükelçisi LEE Sangkyu oldu
TÜRKİYE’DE OLMAK BÜYÜK ŞANS

TÜRKİYE’DE OLMAK BÜYÜK ŞANS

Pakistan Türkiye Büyükelçisi Muhammed Harun Şevket
TÜRKİYE BANKACILIK SEKTÖRÜ

TÜRKİYE BANKACILIK SEKTÖRÜ

Bankacılık sektöründe gelişen Türkiye, Faizsiz Finans’ta da önemli bir destinasyona dönüşüyor.

Yorumlar yükleniyor...