Türkiye’de kısır döngü devam ediyor

Büyüme performansının fonlama yapısı, yeni istihdam olanaklarının oluşmasını önlüyor. Büyümenin sürdürülebilirlik kabiliyeti zayıf.  Nakit açığının bütçe açığından büyük olması, kamuda gelir-gider dengesizliğinin geçici ve dönemsel olmadığını gösteriyor.

Büyüme performansının fonlama yapısı, yeni istihdam olanaklarının oluşmasını önlüyor. Mali disiplini zorlayan teşviklere ve kredi genişlemesine dayalı olan büyüme performansının, maliyetli ve kısa vadeli harcamalara dayandırılmış olması, büyümenin sürdürülebilirlik ve verimliliğini zayıflatıyor, istihdama ilişkin ilave olanakların ortaya çıkmasını engelliyor.

 

BÜYÜMENİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KABİLEYETİ ZAYIF

Büyümenin sürdürülebilirlik kabiliyeti zayıf. Uzun süreden bu yana gözlemlenen yatırımcı güven eksikliğine bağlı olarak, Türkiye’nin üretim gücünü artıracak olan yatırımların gerilemekte olması, kurumsal kalitenin aşınmaya devam etmesi ve hukuk sistemindeki aşınmalar ekonomik büyümenin sürdürülebilirlik gücünün zayıfladığının en önemli göstergeleri ve aynı zamanda nedenleridir.

 

KAMUDA GELİR-GİDER DENGESİ BOZULDU

Nakit açığının bütçe açığından büyük olması, kamuda gelir-gider dengesizliğinin geçici ve dönemsel olmadığını gösteriyor. Nakit bütçe açığının, merkezi yönetim bütçesi açığının üzerine çıkmış olması ve borçlanmada meydana gelen hızlı, ihtiyaç ötesi ve şeffaf olmayan artışlar, kamuda gelir-gider dengesizliğinin daha fazla bozulmuş olduğunu gösteriyor.

Nakit tutma eğiliminin artması, ödeme süresinin uzatılması ve isteksizliği seri iflas olasılıklarını artırdı. KGF ve bankların toleransı ile ekonomide bir miktar yumuşatılmış olan genel nakit sıkışıklığı, tedarikçi zinciri vasıtasıyla hem yatay ve hem de dikey olarak sektörler arasına ve ekonominin geneline sirayet ederek kritik boyutlara yükselmiş ve seri iflas olasılıklarını hayli artırdı.

GSYH’nin %4-5 aralığında değişen ve mutlak miktarı 40 milyar dolara tekabül edecek olan cari açığın finansman kalitesi bozuldu. Faiz ve enflasyon dengesizliğinin daha da bozulması açısından, vergi artışları ilave olarak birikimli ve negatif katalizör olacaktır.

 

Nakit açığının bütçe açığından büyük olması, kamuda gelir-gider dengesizliğinin geçici ve dönemsel olmadığını gösteriyor. Orta Vadeli Program (OVP) öngörüleri, yerel ve konjonktürel realitelerle uyumlu değil. Mevcut faiz seviyesi fiyat davranışlarında yaşanan bozulmayı önleyemeyecek kadar düşük seviyede. Artırılması kaçınılmazdır, yeni döviz talepleri karşısında ekonomiyi savunma gücü düşüktür.

ORTA VADELİ PROGRAM REALİTELERLE UYUMLU DEĞİL

Orta Vadeli Program (OVP) öngörüleri, yerel ve konjonktürel realitelerle uyumlu değil. OVP’da öngörülen büyüme hedeflerinin önceliklendirilmesi halinde bütçe hedeflerinden sapılması kaçınılmaz olacaktır.

Faiz düşürücü politikalarının başarı olasılığı bulunmuyor. Parasal genişlemenin ABD açısından sona erdiği ve Avrupa Merkez Bankası açısından da daha fazla genişleyici politikaların sonlandırıldığı bu döngüsel sürece bağlı olarak küresel fonların gelişmiş ülkelere kaydığı bir ortamda, Türkiye gibi ülkelerin faiz düşürücü politikalarının başarı olasılığı bulunmuyor.

Dolar faizlerinin değişim oranlarıyla TL dahil tüm gelişmekte olan ülke paralarının faizleri arasında yüksek korelasyon mevcuttur.

 

SICAK PARA POLİTİKASI DEVAM EDİYOR

Sıcak para girişlerinin devam etmesi yönündeki kapalı politik arzu, faiz genel seviyesinin yüksek tutulmasının temel sebebidir. Dış dengenin finansmanının 2/3’ünden fazlasının vadesi belli olmayan sıcak para girişi ile sağlanması politika faizlerinin yüksek tutulmasının temel nedenidir.

Kapsamlı yapısal reformların yapılması artık zorlaştı. Küresel likiditenin azalıp faiz oranların yukarı yönlü baskılandığı, Avrupa Birliği üyelik sürecinden uzaklaşıldığı bir konjonktür ortamında Türkiye’nin yapısal reform yapması oldukça zorlaştı.

ABD’de öngörülen vergisel teşvikler, para politikasındaki genişlemenin devam edeceği yönünde yeni bir döngüsel trend yaratamaz. 2018 yılı içerisinde ABD’de beklenen vergi indirim ya da vergi teşvik politikalarının küresel faiz indirimlerine ve doların TL karşısındaki değerinin zayıflamasına imkân vereceği yönünde bir trend yaratabileceğini beklemiyoruz.

 

Orta vadeli gelecekte gelişmiş ekonomilerin ivme kaybedeceği, gelişmekte olan ekonomilerin ise hızlanacağı yönündeki piyasa beklentisini veya öngörüsünü doğrulayacak hiçbir veri henüz ortaya çıkmadı.  

MEVCUT FAİZ SEVİYESİ DÜŞÜK

Mevcut faiz seviyesi fiyat davranışlarında yaşanan bozulmayı önleyemeyecek kadar düşük seviyededir. Artırılması kaçınılmazdır, yeni döviz talepleri karşısında ekonomiyi savunma gücü düşüktür. Ekonominin canlanması ve yatırımların artması için genel faiz seviyelerinin düşürülmesi çalışmak yerine, yatırımcı güvenini artırıcı, temel alanlarda hukuksal ilerlemeler öncelikli hedef haline getirilmeli ve bir an önce OHAL bitirilmelidir.

Teşviklerin dış açığı dengeleyecek ve döviz talebini azaltacak yatırımların hızlandırılmasına kaydırılması en temel önceliktir.

 

Orhan Ökmen

JCR Eurasia Rating Başkanı

okmen@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın