Uzmanlar, enflasyonun rotasını çizdi

 Enflasyon verisini yorumlayan analistler, çekirdek enflasyondaki yükselişe dikkat çekerek, bunun önümüzdeki dönem için risklerin yukarı yönlü kalmaya devam ettiğinin göstergesi olduğunu dile getirdiler.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan rapora göre 2018 yılı Mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisi bir önceki aya göre, yüzde 1,58 olan piyasa beklentisinin üzerinde yüzde 1,62 oranında artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 12.15 olurken, çekirdek enflasyonun tarihin en yüksek seviyesine çıkması dikkat çekti.

Analistler enflasyon verisini değerlendirdi. Enflasyondaki yükselişin sadece manşet rakamlarda değil çekirdek ve hizmet enflasyonunda da geçerli olmasının, görünümdeki risklerin yukarı yönde kaldığının göstergesi olarak yorumlayan analistler, gözlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) perşembe günü açıklayacağı kararda olduğunu dile getiriyor.

“Bozulma net bir şekilde görülüyor”

GCM Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan, yaptığı değerlendirmede, “Enflasyon gerçekleşmeleri beklentilere yakın olmakla beraber oldukça yüksek. Çekirdek enflasyonda da önemli bir artış söz konusu, bozulmayı net bir şekilde gösteriyor. Enflasyonda 2018’in ilk 4 ayı çerçevesinde, biraz da artan kurların getirdiği maliyet etkisiyle baz etkisinden yeterince istifade edilemedi ve enflasyonun yapısında bir iyileşme sağlanamamıştı. Dışsallıklar, mevsimsel etkiler, yapısal sorunlar ve konjonktürden etkilenen enflasyon, net bir geri dönüş gerçekleştirmekte ve kademe kademe yükselmektedir. Son birkaç aydaki ÜFE ve TÜFE artışları mukayese edildiğinde ortaya çıkan resim ise, üreticinin kurdan ve petrolden dolayı artan maliyetleri henüz tam anlamıyla son fiyata yansıtmadıkları şeklindedir. Yüzde 20 üzerine çıkan bir ÜFE, önümüzdeki aylara ilişkin olumlu sinyaller vermemektedir” dedi.

“ÜFE çok daha çarpıcı”

“Üretim maliyetlerindeki yukarı yönlü baskılanma da, enflasyonist risklerin artmasına neden oluyor” şeklinde konuşan Erkan, “Bu ay ÜFE’deki rakamlar çekirdek enflasyona göre çok daha çarpıcıdır. Aylık yüzde 3,79 artan ÜFE, böylece yıllık bazda yüzde 20,16’ya sıçramış durumda” ifadelerini kullandı.

Yukarı eğilimli bir enflasyon verisi sonrası gözlerin Merkez Bankası’na çevrildiğini belirten Erkan, “Konut, ulaştırma gibi sektörler faiz ve kur değişkenlerinden yoğun şekilde etkileniyor ve gıdadaki yapısal sorunlar ithalat gibi geçici önlemlerle aşılmaya çalışılıyor. Yerli üretim yeterince desteklenemediği gibi, gıdada ithalatın gıda fiyatını da kura duyarlılığını artırması gibi bir riski var. Fed’in faizleri artırmayı değerlendirdiği ve ABD ekonomisinin düzeldiği, reel faizlerin arttığı bir ortamda doların dünyada değerlenmesi söz konusu… Bu yüzden reel faizin paramızı koruyacak seviyelerde olması gerekliliği artıyor, atılması gereken adımların büyüklüğü de… Ülkemize daha çok döviz girmesini sağlamamız gereken bir ortamdayız. Ancak enflasyon gibi bir baş istikrarsızlık unsuru buna engel olmakta. Kısa vadede Merkez Bankası TL’yi korumak adına 100 baz puanlık bir faiz artışına gidebilir. Aksiyon almazsa, bu TL’nin volatilitesini olumsuz etkiler” diye konuştu.

“Tahminimizi yüzde 12’ye çıkarıyoruz”

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı, yıllık enflasyondaki yükselişin hız kazandığını vurgulayarak, yıl sonu enflasyon tahminlerini yüzde 10,9’dan yüzde 12’ye çıkardıklarını kaydetti.

Banu Kıvcı Tokalı, yaptığı açıklamada, mayıs ayında TÜFE’nin yüzde 1,62 ile, yüzde 1,27’lik tahminlerinin üzerinde gerçekleşerek, yıllık enflasyonda bekledikleri yükseliş hareketini hızlandırdığını dile getirerek, “Böylece, Kasım 2017’de yüzde 12,98 ile tepe yapan yıllık enflasyonun mart ayında yüzde 10,23 ile dip yaptığını nisanda ulaştığı yüzde 10,85 ile yükseliş trendine başladığını ve mayıs ayında da yüzde 12,15’e ulaştığını görüyoruz. Önümüzdeki 5 aylık dönem boyunca da yükseliş yönünde kalarak yüzde 13-14 bandında dalgalanabileceğini düşünüyoruz. Kur ve emtia fiyatlarının baskısında azalma sağlanması durumunda, baz unsurunun da desteğiyle, Kasım ayından itibaren düşüş hareketi mümkün görünüyor. Ancak, kurdaki iyileşmede devam eden belirsizliğin enflasyona yansıma etkisinde neden olduğu baskı karşısında, yıl sonuna ait enflasyon tahminimizi yüzde 10,9’dan yüzde 12’ye çıkarıyoruz. 2019 sonu tahminimizi de yüzde 9,5’ten yüzde 10,5’e revize ediyoruz” dedi.

“Riskler yukarı yönde kaldı”

Kıvcı Tokalı, enflasyondaki yükselişin sadece manşet rakamlarda değil çekirdek ve hizmet enflasyonunda da geçerli olmasını, enflasyon görünümündeki risklerin yukarı yönde kaldığının göstergesi olarak değerlendirdi ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Kritik çekirdek göstergelerde yıllık enflasyonun yüzde 12-13 seviyesine çıktığını hizmet enflasyonunda geçen yılın Kasım ayından beri gözlenen ılımlı seyrin sona erdiğini ve yıllık oranın yüzde 9,52’ye çıktığını izliyoruz. Kur ve petrol fiyatlarının artan baskısı karşısında, mal enflasyonundaki yükseliş ise yüzde 11,50’den yüzde 13,25’e oldukça belirgin gerçekleşiyor.

Mayıs enflasyonunun detaylarında ise, gıda enflasyonu, yaş sebze-meyve fiyatlarındaki ılımlı gelişime karşın, diğer işlenmemiş fiyatların baskısı altında görünüyor. İşlenmiş gıda enflasyonunda ise hem aylık hem de yıllık bazda yavaşlama, devamının gelmesi halinde, gıda enflasyonunun baskısının azalması açısından destekleyici olacaktır.

“ÖTV düzenlemesi ılımlı etki edebilir”

Petrol fiyatlarındaki yükselişin ulaştırma enflasyonunu yüksek tuttuğu izlenirken, son dönemdeki yavaşlamanın korunması ve ÖTV’de gelen düzenlemeyle, önümüzdeki aylarda daha ılımlı bir görünüm mümkün görünüyor.

Kur etkisi ile ilgili olarak ise, talep koşullarındaki yavaşlamanın etkisiyle, belli sektörlerle sınırlı kaldığı henüz genel fiyatlama davranışına yansımadığı izleniyor. Son parasal sıkılaşma kararlarının gelecek dönem etkilerini de düşündüğümüzde, finansal istikrarın tekrar sağlanması durumunda, kur etkisinin boyutu sınırlı kalabilir.”

“Merkez’in elini zayıflatıyor”

Enflasyon verisi ile ilgili olarak Ahlatçı Yatırım tarafından paylaşılan bültende şu ifadeler yer aldı:

“Özellikle, çekirdek enflasyon tarafında son dönemde yaşanan bozulma ve yüksek seyrin korunmaya devam ettiği gözüküyor. TCMB’nin yayımladığı 2018 yılı Mayıs ayı Beklenti Anketi’nde cari yıl sonu TÜFE beklentisinin yukarı yönlü revize edildiği ve yıllık bazda yüzde 10,07’den yüzde 11,07’ye yükseldiğini görmüştük. Beklentilerin üzerinde açıklanan enflasyon verisinin 07 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşecek TCMB Para Politikası Toplantısı öncesinde TCMB’nin elini zayıflatmaya devam ettiği görülüyor. Bir sonraki TÜFE verisinin açıklanma tarihi 3 Temmuz 2018 olarak planlanıyor.”

Dünya
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası