Yeni Ekonomi Programı, topluma neler vaat ediyor?

*Yeni Ekonomi Programı 10 Nisan’da açıklandı. Beklenti daha net ve somut adımların açıklanmasıydı ancak genelde yapılması planlananların ana çerçevesi belirtildi. Ana başlıkların daha mikro detaylarla içinin doldurulacağı ilave açıklamaların yapılacağı belirtildi.

*En olumlu açıklamalardan biri borçların hızlı tahsiline imkan sağlanması amacıyla icra, iflas, ipoteğin nakde çevrilmesi süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik yasal değişikliklerin yapılacağı idi. Konkordato ve kredi yapılandırma meselesinin, herkesin çıkarına yeni bir yasal çerçevede ele alınacağı belirtildi.

*Mayıs’ta açıklanacak sanayide yerlileştirme programı, Eylül’de açıklanacak turizm master planı ve yılsonuna doğru açıklanacak logisticmaster planı, ihracat master planı, sanayi yerlileştirme programı, istihdam bazlı eğitim planlaması, sosyal güvenlik reformu, BES ve kıdem tazminatı fonu reformu yakından izlenmesi gereken konular arasında.

Başta piyasalar olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin merakla beklediği yeni ekonomik yol haritası, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak tarafından “Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019” adıyla 10 Nisan’da açıklandı.

Beklenti daha net ve somut adımların açıklanmasıydı ancak genelde yapılması planlananların ana çerçevesi belirtildi. Mayıs ayından yılsonuna kadar aralıklarla açıklanan ana başlıkların daha mikro detaylarla içinin doldurulacağı ilave açıklamaların yapılacağı belirtildi.

2018 Ağustos ayından beri STK, Oda ve Derneklerden alınan görüşlerle Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamında hazırlanan yapısal dönüşümün 2019’da tamamlanması hedeflenen adımlarının ilk aşamasının bu pakette yer aldığı belirtildi.

Açıklanan pakette dönüşüm adımları;  finansal sektör, enflasyon ile mücadele, bütçe disiplini, vergi dönüşümü, sürdürülebilir büyüme ve istihdam olmak üzere 5 ana alana ayrılıyor.

FİNANSAL SEKTÖRDE YAPISAL DÖNÜŞÜM ADIMLARI

Finansal sektör başlığı altında ağırlıklı olarak bankaların sermayelerinin güçlendirilmesi ve  aktif kalitelerinin arttırılması önlemleri açıklandı. Yapılan açıklamada “tahsili gecikmiş borcu bulunan işletmelerin büyük çoğunluğunun faaliyetlerine devam ediyor olması ve tahsili gecikmiş alacakların, bankacılık sektörümüz için bir risk oluşturmayacağını öngörüyoruz ancak sektörümüzün daha dirençli hâle getirilmesini ve sermaye yeterlilik oranlarının güçlendirilmesini öngörüyoruz” vurgusu dikkat çekti.  Bu başlık altında sermaye piyasalarına hiç değinilmemesi bir eksiklik olarak değerlendirilebilir.

Kamu bankalarına 28 milyar TL özel tertip Devlet İç Borçlanma Senedi verileceği en net açıklamaydı. Bu uygulama kamu bankalarının sermaye yeterliliği rasyolarını 2-3 puan yükseltecek. Doğrudan nakit girişi yaratılmadıysa da bankalar bu varlıkları Hazine operasyonları ile nakde dönüştürebilirler. Bu da reel sektöre ilave kredi açma kapasiteleri yaratabilir.

KALİTESİZ BORÇLAR BİLANÇO DIŞINA ÇIKARILACAK

Özel bankalar içinse kar dağıtımı yapılmaması ve başlayan sermaye artırım süreçlerinin yanı sıra kamu kaynağı kullanılmadan NPL’lerin yani bankalardaki sorunu kredilerin yoğunlaştığı 2 sektörde yeni kurulacak Enerji Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul fonuna yapılacak borç hisse takası ile kalitesiz borçların bilanço dışına çıkarılacağı belirtildi.

Bu süreç Bankalar Birliği koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Burada kurulacak fonun büyüklüğü, fona gerekli tutarı kimlerin koyacağı ve devralınacak kalitesiz borcun seçim kriterleri gibi konular belirsizliğini koruyor. Fona bankaların, yerli ve yabancı yatırımcıların iştirak edebileceğinin düşünüldüğü görülüyor.

Kanımca en olumlu açıklamalardan biri borçların hızlı tahsiline imkan sağlanması amacıyla icra, iflas, ipoteğin nakde çevrilmesi süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik yasal değişikliklerin yapılacağı idi.

Öte yandan yapılan açıklamada “Konkordato ve kredi yapılandırma meselesini, çok daha iyi, herkesin çıkarına olan yeni bir yasal çerçeve ile ele alacağız. Yeni yasal çerçeve ile yeniden yapılandırma ve alacak tahsil süreçlerini hızlandıracak, özellikle, borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturacağız” ifadeleri yer aldı.

ULUSAL VERİ MERKEZİ’NİN KURULMASI

Her ne kadar konkordato mekanizması daha kısa süre önce düzenlenmiş olsa da bankaların yeniden yapılandırma süreçlerinin yasal alt yapısının netleştirilmesi ve yapılandırma ile paralel tahsilat ve tasfiye süreçlerinin hızlandırılması ve sürecin şeffaf şekilde yönetilmesi bankacılık sistemindeki sorunlu kredilerin banka bilançolarına etkisi nedeniyle duyulan kaygıların azalmasını sağlayabilir.

Paketteki yeni bir yaklaşım ise, mali sistemin gözetim ve denetiminin güçlendirilmesi ve veriye dayalı iktisadi politikalar geliştirilmesi amacıyla Ulusal Veri Merkezi kurulacağı idi. Bu merkez ile risk ve potansiyellerin çok daha erken ve etkili analiz edilmesinin sağlanması öngörülüyor.

Burada hâlihazırda veri toplayan ve üreten en önemli kurum olan TÜİK ile sözü edilen yeni veri merkezinin ilişkisinin ne olacağı en yakından izlenecek olan konu olarak ortaya çıkmakta.

TASARRUFLARIN ARTTIRILMASI, SİGORTACILIK, BES

Devletten bireye kadar tasarrufların arttırılması ve emeklilik sisteminin sürdürülebilir hale getirilmesi paketteki en önemli başlıklardan biriydi. Bu başlık altında Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu ile Millî Reasurans Şirketi kurulacağı da bir kez daha açıklandı. Bu iki yeni kurum sigortacılık sektörü tarafından büyük memnuniyetle karşılandı.

Tamamlayıcı emeklilik sistemi adı verilen yeni yapıya ilişkin fazla detay verilmediyse de kıdem tazminatı fonunun kurulacağı ve otomatik BES’in işveren katkılı zorunlu bir modele dönüştürüleceği duyumlar arasında. Burada işsizlik sigortası işveren katkısının bir kısmının çalışan BES’ine yatırılması modeli benimsenirse ve işverene ilave yük getirilmezse uygun olacaktır.

Öte yandan kıdem tazminatı fonunun sendikalar, çalışanlar, işverenler, kamu, akademi, STK lar gibi ilgili her kesimin görüşleri ve ortak aklıyla konsensüs sağlanarak hayata geçirilmesi zorunlu. Aksi takdirde iş barışı açısından olumsuz sonuçlara yol açması olası bir alan oluşabilir.

REEL SEKTÖR İÇİN DE ADIMLAR ATILIYOR

Finansal sektörün daha sağlıklı işleyişini sağlamak için reel sektör alanında da adımlar atılacağı açıklandı.  BDDK 2019 başında 500 milyon ve üzeri riski bulunan gruplar için bir düzenleme hayata geçirmişti. Bu düzenleme bir adım ileriye taşınıyor.

Bankacılık sektöründe toplam 100 milyon TL ve üzeri riski olan şirketler, mali yılın kapanmasının ardından 120 gün içerisinde bankalarına bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarını ve borç ödeme kapasitesi, likidite riski, kur riski ve karlılık gibi unsurları da içeren bir mali denetim raporu sunmak zorunda olacak. Aksi halde sektörden ek kredi alamayacak.

Paketin önemli bölümlerinden biri stratejik sektörlerin belirlenmesi ve bu sektörlere daha fazla kredi kullandırılmasının destekleneceği açıklamasıydı. Bu sektörler enerji, maden, petrokimya, ilaç, turizm, otomotiv ve bilişim olarak belirlenmiş durumda.

Türkiye Varlık Fonu’nun bu sektörlere yatırım planlaması yapacağı açıklaması ilgi çekiciydi. Genelde özelleştirme ve varlık satışlarının görüldüğü yakın dönem ekonomik politikalarına karşın bu yeni bir yaklaşıma işaret ediyor olabilir.

ENFLASYONLA MÜCADELE

Enflasyon başlığı altında sadece gıdada alınacak önlemlere yer verilmesi dikkat çekiciydi. Atılacak adımlarla gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması ve enflasyonda gıda kaynaklı baskının azaltılması amaçlanıyor. Hal yasası ve gıda regülasyonu, arz/talep planlaması, sözleşmeli tarımın yaygınlaştırılması, taze-meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması için Sera AŞ’nin kurulması başı çeken adımlar.

Bu alanda daha detaylı bilgiye Tarım Bakanlığı tarafından Mayıs ayında açıklanacak Tarımda Milli Birlik Projesi ile sahip olacağız. Hayvancılıkta küçükbaş sayısının 47 milyondan 100 milyona çıkarılma hedefi belirtilen zamanda gerçekleştirilmesi zor bir hedef olarak bulundu.

Konunun önemine binaen Sayın Bakanın konuya ilişkin açıklamalarını burada yinelemek istiyorum.

“Özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla mücadelede önemli yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacak. Sera AŞ bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek. Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25’inin karşılanması hedeflenecek. Hal Yasası kapsamında üretici kooperatiflerinin haller içerisindeki payının artırılması hedeflenerek toptan, perakende ve lojistik alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulmasını sağlayacağız. Bu kapsamda tarladan sofraya daha kısa, daha etkin, daha rekabetçi ve daha denetlenebilir bir değer zinciri oluşturacağız. Ayrıca, üretimde rekabeti, toptan, perakende ve lojistikte denetim ve gözetimi sağlayacak bir regülasyon çerçevesi de devreye alacağız.”

VERGİ DÖNÜŞÜMÜ, BÜTÇE DİSİPLİNİ

Vergi dönüşümü başlığı altında yer alması beklenen katma değer vergisi iadeleri konusuna değinilmedi. Buna karşın kayıt dışıyla mücadele, kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürüleceği ve dolaylı vergilerin azaltılacağı açıklamaları olumlu. Tabii ki gerçekleştirilebilirse…

Bütçe disiplini alanında tasarrufların devamlılığı, sıkı maliye politikasının sürdürülmesi ve gelir arttırıcı tedbirlere dikkat çekiliyor. Yılın ilk çeyreğinde merkezi yönetim bütçesinin verdiği açık dikkate alındığında bu hedeflerin gerçekleşebilmesi de pek kolay görünmüyor. İç piyasadaki daralmaya bağlı olarak devletin gelirlerinin düşeceği aşikâr.

Bu nedenle, gerçekten kamu tarafında mali disiplin her zamankinden daha önemli. Öte yandan daha önce gündeme gelen büyük projelerin ertelenmesine dair bir söylemi sunumda göremedik.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME VE İSTİHDAM

Mayıs’ta açıklanacak sanayide yerlileştirme programı, Eylül’de açıklanacak turizm master planı ve yılsonuna doğru açıklanacak logisticmaster planı, ihracat master planı, sanayi yerlileştirme programı, istihdam bazlı eğitim planlaması, sosyal güvenlik reformu, BES ve kıdem tazminatı fonu reformu, iş yapma kolaylığı adımları bu başlık altında yakından izlenmesi gereken konular arasında.

Dr. Berra Doğaner

Doğaner Finansal Danışmanlık Kurucu Ortak

doganer@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası