Yeni hükümet, yeni kabine

24 Haziran seçimlerinden sonra yeni sisteme geçilmesinin ardından yeni Kabine oluşturuldu. Ancak Kabine oluşturulurken uluslararası ilişkiler, sermaye akımlarının eğilimleri ve liyakat gibi temel kriterlerin ne kadar gözetildiğini bilmiyoruz. Bunu ilerleyen zamanda anlayacağız.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında kurulan yeni Kabine’de isimleri, piyasalar ve bizler henüz tanıma imkânı bulmuş değiliz. İçlerinde siyasiler, bürokratlar ve özel sektörden olanlar var. Hepsinin ortak paydası hiçbirinin muhalefet kanadından olmaması veya hiçbirinin muhalif/alternatif görüşlerinin olmamasıdır. Çok meslekli ama tek ideolojili olan bu Kabinen başarısı, Cumhurbaşkanlığının koordinatörlüğüne endeksli olacaktır.  Zira, Kabine’nin icraatlarına kabine üyelerinden ziyade Cumhurbaşkanlığının baskın kişiliği ve istekleri yön verecektir.

Kabine oluşturulurken uluslararası ilişkiler, sermaye akımlarının eğilimleri ve liyakat gibi temel kriterlerin ne kadar gözetildiğini bilmiyoruz. Bunu ilerleyen zamanda anlayacağız. Ancak Kabine açıklandıktan sonra piyasa dengesizliklerinin bir miktar daha arttığını gözlemlediğimize göre, açıklanan Kabine üyelerinin bir kısmının ve Merkez Bankası Kanunu’nda görev süreleriyle ilgili değişiklik yapılmasının yabancı yatırımcıları tedirgin ettiğini gözlemleyebiliyoruz.

                                SİSTEMİN AHENGİNİ CUMHURBAŞKANI BELİRLEYECEK

Kabine üyelerinin kurumsal bağımsızlık seviyelerinin ne kadar olduğu hakkında da herhangi bir bilgimiz yok. Dolayısıyla yorum yapmak veya çıkarsama yapmak için, yeni sistemde baz alınması gereken husus, Cumhurbaşkanlığı’nın şu ana kadar ortaya çıkmış olan eğilimleridir. Yeni sistem açısından, Kabine üyelerinin kişisel yeteneklerinin, tecrübelerinin, piyasaları bilip bilmemelerinin önemli olup olmayacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Dolayısıyla X kişisi piyasaları daha iyi biliyordu, yeni gelen Y kişisi tam bilmiyor demenin bu aşamada hiçbir anlamı yok. Bu aşamada daha çok önemli olan kabine üyelerinin kişisel özellikleri değil, Cumhurbaşkanlığı’nın tüzel kişiliğinde toplanan ve ilk kez denenecek olan merkezi koordinasyonun yaratacağı yeni sistemin kendisidir.   Yeni sistemin ahengi belirleyecektir bundan sonraki süreci.

Diğer taraftan zaten ekonomiden sorumlu kabine üyesinin mali ve parasal disiplin açısından, büyümeci ve faiz düşürmeye öncelik veren politikalara devam edeceği yönünde mesajları ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istemleri tam olarak örtüşüyor. Dolayısıyla ekonomi politikalarının Cumhurbaşkanlığı’nın isteklerini karşılayacak şekilde yönetileceğini düşünüyoruz.  Reel sektör temsilcilerinden gelen isimlerin profilleri de büyümeci olup, reel sektöre dayalı ekonomi politikalarının devam ettirileceğinin işareti olarak algılıyoruz.

Ekonominin temel zayıflıklarını gidermek için henüz harekete geçilmediğini görüyoruz. Türkiye’ ekonomisi seçim öncesinde top yekûn olarak bir türbülansın içerine girmiştir. Seçimler bitti hala türbülansın içerindedir. Bu açıdan yeni kabinenin aksiyonları ve bu aksiyonlarının bir an önce başlaması hayati önemdedir.

                                                              GÜZEL MESAJLAR VERİLDİ, AMA…

Seçimlerin ardından Kabine’nin dikkatini dağıtacak herhangi bir politik bir olay olmadığına göre problemlerin çok hızlı bir şekilde ele alınması gerekir.  Küresel ortam oldukça hızlı bir şekilde değişiklik gösterdiği için kabinenin bunlara nasıl cevap vereceğini henüz görmüyoruz. Ancak bizim için söylenenlerden ziyade yapacaklarına bakmamız gerekiyor. Şu ana kadar güzel mesajlar verildi ama henüz orada uygulamaya geçmiş hiçbir şey yok.

Maliye ve para politikalarının etkinliği azalmış durumdadır.  Seçimler sonrasında da ekonomi politikalarında bir politik yön belirsizliği hala giderilemedi. Enflasyonla mücadele planı, ekonomik büyüme planı, OVP henüz tasarlanmış değil.  Bütçenin harcama ve kontrol çerçevesi ortada yok. Maliye/para politikalarında bahsedilen dönüşüm planları daha yapılmadı. Kadroların ilk mesajlarını olumlu buluyoruz. Ancak henüz ortada birşey yok.

                                              TÜRKİYE EKONOMİSİ, HALA TÜRBÜLANSIN İÇİNDE

Ekonominin temel zayıflıklarını gidermek için henüz harekete geçilmediğini görüyoruz. Türkiye’ ekonomisi seçim öncesinde top yekûn olarak bir türbülansın içerine girmiştir. Seçimler bitti hala türbülansın içerindedir. Bu açıdan yeni kabinenin aksiyonları ve bu aksiyonlarının bir an önce başlaması hayati önemdedir. Geç kalındıkça sallantılı ekonomik dengeler üzerinde yaratacağı hasar oranı artacaktır.

Orhan Ökmen

JCR Eurasia Rating Başkanı

okmen@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.