Son Haberler

Belirsizlik çağında uzun vadeli düşünebilir miyiz?

– Bir dönemler Devlet Planlama Teşkilatı, beşer yıllık kalkınma planları yapardı. Bugün ise bir sektör için üç ay beş ay bile yatırım kararlarını değiştirecek kadar uzun bir süre. Artık değişim doğrusal değil, üstel ilerliyor. Bu nedenle bir yıl sonrasını tahmin etmek, geçmişte on yılı tahmin etmekten daha zor hale geldi. Ne bireyler, ne şirketler ne de devletler artık geçmişte olduğu kadar uzun vadeli ve değişmez planlar yapabiliyor.

Bugün ekonomi dünyasında da benzer bir durum söz konusu. BDDK verilerine göre, 2025 sonu itibariyle; toplam mevduat içerisinde vadesiz mevduatın payı %37, vadesiz dahil bir ay ve daha kısa vadeli mevduatın payı %56, üç ay ve daha kısa vadeli mevduatın payı ise %91 seviyesinde. Yani mevduat sahipleri neredeyse maksimum 1 – 3 aya kadar pozisyon alabiliyor, daha ötesini göremiyorlar. Vadesi bir yılı aşkın mevduat oranı ise sadece yüzde 2 oranında.

Bir dönem Türkiye’nin ekonomik rotasını Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) belirlerdi. Hazırlanan beş yıllık kalkınma planları yalnızca kamu yatırımları için değil, özel sektör açısından da önemli bir yol haritası niteliği taşırdı. Bir yatırımcı, beş yıllık kalkınma planlarına bakarak hangi sektörlerin destekleneceğini, hangi bölgelerin öncelikli olacağını, altyapı yatırımlarının nereye yapılacağını öngörebiliyordu. Belirsizlik hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmıyordu, zira geleceğe ilişkin ortak bir yol haritası vardı.

BELİRSİZLİK İSTİSNA DEĞİL, YENİ NORMAL HALİNE GELDİ

Bugün ise bir sektör için üç ay beş ay bile yatırım kararlarını değiştirecek kadar uzun bir süre. Bu gerçek, geleceği öngörmeyi her zamankinden daha güç hale getiriyor. Artık değişim doğrusal değil, üstel ilerliyor. Bu nedenle bir yıl sonrasını tahmin etmek, geçmişte on yılı tahmin etmekten daha zor hale geldi. Ne bireyler, ne şirketler ne de devletler artık geçmişte olduğu kadar uzun vadeli ve değişmez planlar yapabiliyor. Çünkü her alanda değişimin hızı, plan ve programların ömrünü kısaltıyor. Artık belirsizlik istisna değil, yeni normal haline gelmiş durumda.

Uzun vadeli bakış, yerini ani ve beklenmeyen gelişmelere karşı önlem almaya zorluyor. Hayatımız adeta, öngörülemeyen “siyah kuğu” olaylarıyla mücadele ederek geçiyor.

MEVDUAT SAHİPLERİ MAKSİMUM 1-3 AYA KADAR POZİSYON ALABİLİYOR, DAHA ÖTESİNİ GÖREMİYOR

İnsanlar bırakın beş yıllık, on yıllık dönemleri, yıllık planlar dahi yapamıyorlar. Bugün ekonomi dünyasına baktığımızda da benzer durumu görüyoruz. Örneğin bankacılık sektörüne bakalım. BDDK verilerine göre, 2025 sonu itibariyle; toplam mevduat içerisinde vadesiz mevduatın payı %37, vadesiz dahil bir ay ve daha kısa vadeli mevduatın payı %56, üç ay ve daha kısa vadeli mevduatın payı ise %91. Yani mevduat sahipleri neredeyse maksimum 1 – 3 aya kadar pozisyon alabiliyor, daha ötesini göremiyorlar. Vadesi bir yılı aşkın mevduat oranı ise sadece yüzde 2. Düşünsenize bankacılıktaki toplam mevduatın %92’sinin ortalama vadesi 32 gündür.

Bu bilgiler, yatırımcıların faiz beklentisinden çok belirsizlikten kaçınma eğilimini gösteriyor. İnsanlar artık getiriyi değil, gerektiğinde hızlı karar verebilme esnekliğini satın alıyor.

TEKNOLOJİK DEĞİŞİM VE KÜRESEL REKABET, SAĞLAYABİLECEĞİNDEN ÇOK DAHA HIZLI İLERLİYOR

Mevduat sahiplerinin geleceğe kısa vadeli bakmasını, teknolojideki değişimlere mi, liberal ekonomide mal ve hizmetlerin hızlı değişimine mi, değişim süresinin azalmasına mı, vahşi rekabetin ulaştığı yüksekliğe mi bağlamalı, bilinmez. Ancak gözden kaçırılmaması gereken nokta şudur: Teknolojik değişim ve küresel rekabet, düzenleyici kurumların ve kamu politikalarının uyum sağlayabileceğinden çok daha hızlı ilerliyor. Bu durum belirsizliği daha da artırıyor.

Küresel ekonominin yarattığı keskin rekabet, teknolojinin de çığır açıcı gelişimiyle; düşünme, değişim ve davranış hızını inanılmaz derecede artırdı. Öyle bir noktaya gelindi ki, bir işletme olarak rakiplerinizin gerisinde kalmanız, yok olmanıza eşdeğer hale geldi. Bu durumu aşağıdaki Afrika atasözü çok güzel açıklıyor.

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da,

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek,

Yoksa aslana yem olur.

 

Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da.

Kafasında bir tek düşünce vardır.

En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa açlıktan ölecektir.

Her sabah ister aslan olun ister ceylan, koşmak zorundasınız.

Ancak günümüz dünyasında artık yalnızca hızlı koşmak da yeterli değil. Doğru yöne koşabilmek, değişimi zamanında okuyabilmek ve gerektiğinde yön değiştirebilmek en az hız kadar önem taşıyor.

BELİRSİZLİK ÇAĞININ YENİ REKABET AVANTAJI, KATI PLANLAR DEĞİL; STRATEJİK ÇEVİKLİKTİR

Yapay zekanın bu denli hızlı gelişimi, yalnızca üretimi değil, muhasebeyi, hukuku, bankacılığı, sigortacılığı, sağlık hizmetlerini, eğitimi ve hatta yönetim süreçlerini de dönüştürmeye başladı. Bugün kurulan iş modeli, beş yıl sonra tamamen farklı bir yapıya dönüşebilir, geçerliliğini yitirebilir. Bu nedenle sadece ürün ve süreçler değil, meslekler de hızla değişiyor.

Sorun uzun vadeli düşünememek değil, uzun vadeyi eskisi gibi planlayabileceğimizi sanmaktır. Oysa vizyon değişmemeli; ancak planlar, stratejiler ve uygulama yöntemleri gerektiğinde güncellenebilmelidir.

Belirsizlik çağının yeni rekabet avantajı, katı planlar değil; stratejik çevikliktir.

Bu nedenle uzun vadeli düşünmekten vazgeçmemeliyiz. Ancak uzun vadeyi, değişmeyecek planlar yapmak olarak değil; değişime hızla uyum sağlayabilecek kurumlar, insanlar ve stratejiler inşa etmek olarak yeniden tanımlamalıyız. Artık rekabetin belirleyicisi büyüklük değil, uyum hızıdır. Çünkü geleceği, en uzun planı yapanlar değil; değişimi en doğru okuyup ona en hızlı uyum sağlayanlar şekillendirecektir.

Şaban Çağıran

Yönetici

cagiran@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Haberler