Son Haberler

Endüstriyel simbiyoz: Atığı kaynağa dönüştürmek

– Avrupa Komisyonu, döngüsel ekonomi üzerinde önemli adımlar atmayı planlıyor. Döngüsel ekonominin en stratejik oyuncusu  ise “endüstriyel simbiyoz”…  Doğada simbiyoz, iki farklı canlının birbirine fayda sağlayarak yaşaması demek. Endüstride ise bu kavram, bir fabrikanın üretim süreci sonunda ortaya çıkan atığın, bir başka fabrikanın hammaddesine dönüşmesi anlamına gelir.

– Döngüsel ekonominin en önemli örneğini Danimarka’nın veriyor. Burada bir petrol rafinerisi, bir enerji santrali, balık çiftlikleri ve bir alçıpan tesisi birbirine sıkı sıkıya bağlı çalışıyor. Rafineriden çıkan atık gaz, enerji santraline gidiyor; santralin soğutma suyu yerel balık çiftliklerini ısıtıyor; ortaya çıkan alçı taşı ise alçıpan fabrikasının ana girdisi oluyor. Bu yıllık yaklaşık 24 milyon Euro ekonomik değer yaratılıyor.

– Sonuç olarak döngüsel ekonomi, dünyamızın sınırlı kaynakları karşısında artık bir zorunluluk. Geleceğin başarılı sanayi kuruluşları sadece ne ürettikleriyle değil, ürettiklerinin artıklarıyla ne kadar değer yaratabildikleriyle ölçülecekler. Hepimiz birey olarak doğada çöp olmadığı, sadece sürekli değişen formlar olduğu bilincine varmalıyız. Eğer endüstriler de bu bilince varırsa, yaşam gerçek ekonomik özgürlüğe kavuşmuş olacaktır.

Bir önceki yazımda Made in EU doktrininin en önemli bileşeni döngüsel ekonomi üzerinde Avrupa Komisyonu’nun atmayı planlandığı adımlardan söz etmiştim.

Yıllardır süregelen “al-yap-at” şeklindeki lineer ekonomi modelinin modası geçerken, doğanın kusursuz döngüsünü taklit eden döngüsel ekonomi, AB Komisyonu’nun yasal düzenleme hazırlıklarında da net olarak sahneye çıkıyor. Bu sahnenin kuşkusuz en stratejik oyuncusu  “endüstriyel simbiyoz”u bu yazımda kendi yorumlarımı da katarak mercek altına alıyorum.

Doğada simbiyoz, iki farklı canlının birbirine fayda sağlayarak yaşaması demektir. Endüstride ise bu kavram, bir fabrikanın üretim süreci sonunda ortaya çıkan atığın, bir başka fabrikanın hammaddesine dönüşmesi anlamına gelir. Yani zihinlerde atık kavramı ortadan kalkar; sadece yanlış yerde duran bir ‘kaynak’ yer alır. Endüstriyel simbiyoz süreci, sadece çevresel bir eylem olarak anlaşılmamalı. Aynı zamanda operasyonel maliyetleri düşüren ve hammadde güvenliğini sağlayan devrim niteliğinde bir iş modeli. Geleneksel atık yönetiminde atığın yok edilmesi için para harcanırken, endüstriyel simbiyoz atığı ekonomik değer olarak görüyor.

SİMBİYOTİK ATIK YÖNETİMİ NASIL İŞLİYOR?

Simbiyotik atık yönetiminin işleyişine kısaca bakalım:

Simbiyotik atık yönetimi süreci aslında veri analitiği, lojistik planlama ve sektörel iş birliği gerektiren çok katmanlı bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Aşamalarına gelince:

  1. İlk adım, bölgedeki endüstriyel tesislerin girdi ve çıktılarını analiz etmek. Kim ne kadar enerji tüketiyor, hangi kimyasalları kullanıyor ve günün sonunda bacasından veya tahliye borusundan ne çıkıyor sorularının cevabı alınıyor.
  2. İkinci adımda atığın transferi için gereken altyapı kurulur. Örneğin; bir elektrik santralinden çıkan sıcak suyun, yeraltı borularıyla yakındaki bir seraya veya tekstil fabrikasına iletilmesi, enerji israfını yok etmek için stratejik bir adımdır. Ayrıca ısınma maliyeti %40’a kadar azaltılabilir.
  3. Bazı atıklar doğrudan kullanılamaz. Burada inovasyon devreye girer. Örneğin bir çelik fabrikasının cürufu, inşaat sektöründe beton katkısı olarak kullanılmadan önce belirli işlemlerden geçirilir. Sonuçta her bir ton çimento için karbon emisyonu %15 ile %20 arasında azaltılabilir.

DÖNGÜSEL EKONOMİDE ÖRNEK ÜLKE: DANİMARKA

Döngüsel ekonominin en önemli örneği olarak Danimarka’nın Kalundborg kasabası gösteriliyor. Burada bir petrol rafinerisi, bir enerji santrali, balık çiftlikleri ve bir alçıpan tesisi birbirine sıkı sıkıya bağlı çalışıyorlar. Rafineriden çıkan atık gaz, enerji santraline gidiyor; santralin soğutma suyu yerel balık çiftliklerini ısıtıyor; ortaya çıkan alçı taşı ise alçıpan fabrikasının ana girdisi oluyor. Bu yolla her yıl:

  • 635.000 ton CO2 emisyonu engelleniyor.
  • 3,6 milyon metreküp su tasarrufu sağlanıyor.
  • Yıllık yaklaşık 24 milyon Euro ekonomik değer yaratılıyor.

Elbette bu yolun engelleri de var. En büyük zorluk, farklı sektörlerden aktörlerin bir araya gelmesini sağlayacak güven ortamı ve regülasyon eksikliği olarak ortaya çıkıyor. Şirketler genellikle kendi süreçlerini dışarıya açmakta ketum davranabiliyorlar. Ancak dijitalleşme ve yapay zekâ tabanlı atık borsaları hangi atığın nerede hammadde olabileceğini anlık olarak eşleştirdiği için bu süreci hızlandırma imkânı sunuyorlar.

Tahminler, döngüsel ekonomi modeline tam geçiş yapmanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 4,5 trilyon dolar ek katkı sağlayacağını gösteriyor.

ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZUN BAŞARISINI ÖLÇEN KRİTİK ALANLAR

Endüstriyel simbiyozun başarısını ölçen iki kritik teknik alan var. Bunlar karbon ayak izi ve yeşil lojistik alanları olarak adlandırılıyor. Bu alanlarda yapılan hesaplamalar, simbiyozun sadece kâğıt üzerinde değil, gerçek dünyadaki çevresel etkisini kanıtlamak için kullanılıyor.

Şimdi global endüstri ortamı için bu hesaplama detaylarına her iki alanda ayrı ayrı bakalım:

1) Karbon Ayak İzi Hesaplama Parametreleri

.​Simbiyotik bir ağda karbon ayak izi hesaplanırken, genellikle ISO 14064 (Kurumsal) veya ISO 14067 (Ürün tabanlı) standartları baz alınıyor.

.Doğrudan hesaplama yönteminde, ilgili şirketin kendi bacasından veya taşıtlarından çıkan gazlar hesaplanıyor. Simbiyoz ile atık ısının geri kazanılması, doğrudan yakıt tüketimini ve öylece karbon salım miktarını aşağı çekiyor.

​.Dolaylı hesaplama yönteminde ise, dışarıdan alınan elektrik veya termik enerji için bir tesisin atık enerjisini kullanmak, bu kapsamdaki emisyonları sıfıra yaklaştırabiliyor.

.​Değer zinciri hesabı ise en karmaşık olanı. Hammadde temini ve atık yönetimi burada göz önüne alınıyor. Simbiyozda başka bir sınai işletmenin atığını kullanmak, hammadde çıkarımı için gereken emisyonların tamamen ortadan kalkmasını sağlıyor.

2)Yeşil Lojistik ve Hesaplama Parametreleri

.​Yeşil lojistik, simbiyoz ağındaki tesisler arasındaki atık ve kaynak transferinin karbon maliyetini hesaplıyor. Burada yeni ISO 14083:2023 standardı ve GLEC (Global Logistics Emissions Council) çerçevesi belirleyici durumda.

.​​Lojistik emisyonları genellikle “Ton-Kilometre” (tkm) bazında hesaplanıyor.

Önemli Parametreler şunlar:

Emisyon Faktörü (EF): Kullanılan taşıtın tipi (Euro 6 tır, tren, elektrikli taşıt) ve kullanılan yakıt türüne göre değişiyor.

Boş Dönüş Oranı: Taşıtın atığı bıraktıktan sonra boş dönmesi, lojistik emisyonunu ikiye katlayabilir. Simbiyozda taşıtların her iki yönde de dolu olması (tersine lojistik) hedeflenmesi gerekiyor.

YEŞİL LOJİSTİK HESABI, SADECE TAŞIMA MESAFESİNİ KAPSAMIYOR

Taşıma moduna göre ortalama emisyon değerleri şöyle:

Ağır Hizmet taşıtı olan dizel motorlu Tır için (60 – 150) gr Co2/tkm

Demiryolu taşıması için (10 – 30) gr Co2/tkm

Elektrik motorlu kamyon için enerji kaynağına bağlı olarak (0 – 20) gr Co2/tkm

Simbiyotik verimlilik, yani karbon kaçağı riskine gelince; hesaplamalarda en çok dikkat edilen nokta; sınırın belirlenmesi olarak öne çıkıyor. Eğer atığı gönderen tesis, bu işlemi yapmak için ek bir enerji harcıyorsa, örneğin atığı kurutmak veya öğütmek için bir enerji tüketimi varsa, bu enerji tüketimi simbiyozun maliyeti olarak toplam hesaptan düşülüyor.

​Özetle gerçek bir yeşil lojistik hesabı, sadece taşıma mesafesini kapsamıyor. Ek olarak taşıtın doluluk oranını, yakıt türünü ve transfer öncesi yapılan hazırlık işlemlerinin neden olduğu emisyonları da kapsıyor.

Sonuç olarak döngüsel ekonomi, dünyamızın sınırlı kaynakları karşısında artık bir zorunluluk oluyor. Geleceğin başarılı sanayi kuruluşları sadece ne ürettikleriyle değil, ürettiklerinin artıklarıyla ne kadar değer yaratabildikleriyle ölçülecekler. Hepimiz birey olarak doğada çöp olmadığı, sadece sürekli değişen formlar olduğu bilincine varmalıyız. Eğer endüstriler de bu bilince varırsa, yaşam gerçek ekonomik özgürlüğe kavuşmuş olacaktır.

İbrahim AYBAR

Vesiile A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

aybar@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Haberler

Site Haritası