Son Haberler

İnsansı robotlar işlerimizi elimizden mi alacak, yoksa bizi özgürleştirecek mi?

– Hemen her alanında etkisini ve gücünü arttıran insansı robotlar, büyük değişimlere neden oluyor. Fabrika hatlarından depolara, ev hizmetlerinden sağlık sektörüne kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaya hazırlanan bu yeni nesil çalışma arkadaşlarımız, akıllara şu kritik soruyu getiriyor: İnsansı robotlar işlerimizi elimizden mi alacak, yoksa bizi özgürleştirecek mi? Ya da çok daha donanımlı bir konuma mı gelmek zorundayız?

– İnsansı robotlar, farklı sektörlerde farklı boyutlarda ve oranlarda rol oynuyor. Örneğin lojistik/depolama ve ağır sanayide yüzde 75-80 oranında pay sahibi olabilirken, bu oran yaratıcı sektörlerde yüzde 10-15 seviyelerine düşüyor. İnsansı robotlar, doğrudan meslekleri yok etmek yerine mesleklerin içindeki rutin görevleri üstlenecek. Örneğin bir depoda çalışan işçi, kutu taşımaktan ziyade 10 adet insansı robotun koordinasyonundan sorumlu bir “Operasyon Yöneticisi” haline dönüşebilir.

Robotların fiziksel ve operasyonel üstünlüğü karşısında insanların rekabet gücünü korumasının tek yolu, “insani yeteneklere” ve sürekli adaptasyona odaklanmak olacak.  Zira yapay zekâ yüklü bu robotlar kendilerine verilen iş tanımına göre iş yapıyor. Öngöremiyor. Yaratıcı düşünemiyor. Yani, yeni yol haritamız; geleceğin iş gücünü teşkil etmek olmalı.​ Yeni yetenekler kazanmalı ve yeteneklerimizi geliştirmeliyiz.

– ​Toplumsal ve ekonomik çözümlere gelince; bireysel çabaların yanı sıra devletlerin ve kurumların da bu geçiş sürecini yönetmesi şart. İnsansı robotların yaratacağı yüksek verimlilik ve ekonomik artı değer, işini kaybeden kitlelerin desteklenmesinde kullanılabilir. . ​Ayrıca, robotların işleri üstlenmesi ile insanlar daha az çalışıp kendilerine, sanata ve bilime daha fazla vakit ayırabilir. Bu yeni durum bir “refah toplumu” doğurabilir.

– Sonuç olarak insanlarla robotların rekabetinden sözkonusu değil. Tam aksine birbirine fayda sağlıyor.  İnsansı robotlar insanların işlerini tamamen ellerinden almayacak. Aksine, bizi köleleştirici, monoton ve sağlığa zararlı işlerden kurtaracak. Gelecek, robotlarla insanların birlikte çalıştığı simbiyotik bir dünya düzeni getirecek. Peki bu yeni çağda kimler kazanacak? Robotlardan korkanlar değil, robotları birer araç olarak kullanmayı öğrenip kendi insani yetkinliklerini öne çıkarabilenler kazanacak.

​Teknolojik devrimlerin tarih boyunca iş gücünü hep dönüştürdüğünü gördük. Ancak günümüzde durum çok farklı. Hiçbir değişim insansı robotların (humanoid) vaat ettiği kadar radikal görünmemişti. Fabrika hatlarından depolara, ev hizmetlerinden sağlık sektörüne kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaya hazırlanan bu yeni nesil çalışma arkadaşlarımız, akıllara şu kritik soruyu getiriyor: İnsansı robotlar işlerimizi elimizden mi alacak, yoksa bizi özgürleştirecek mi? Ya da çok daha donanımlı bir konuma mı gelmek zorundayız?

​Bu yazımızda yaşamaya başladığımız yapay zekâ destekli dönüşümün derinliğine, potansiyel etkilerine ve insanlığın bu yeni çağda ayakta kalma stratejilerine kısaca değineceğiz.

ÖNÜMÜZDEKİ 10 İLE 15 YIL İÇİNDE ROBOTLAR SEKTÖRLERİ NASIL ETKİLEYECEK?

​İlk olarak robotların iş gücünü ne ölçüde etkileyeceğine bakalım:

​İnsansı robotlar, sadece belirli görevleri yapan endüstriyel kollar olarak gelişmiyor. Dahası, insan çevrelerine uyum sağlamak üzere tasarlanıyorlar. Bu durum, onların doğrudan insanların yerine konumlandırılabilmesini kolaylaştırma anlamına geliyor. Ancak bu sürecin topyekûn bir işsizlik dalgasından ziyade, “görev bazlı” bir yer değiştirme olarak gerçekleşeceğini öngörmek daha doğru. ​Özellikle  3D, yani ‘’Dirty, Dull, Dangerous’’ kelimeleri ile, ya da Türkçe olarak ‘’Kirli, Sıkıcı,Tehlikeli’’ kelimeleri ile tanımlanan iş grupları, insansı robotların ilk devralacağı iş alanları arasında yer alıyor.

Önümüzdeki 10 ile 15 yıl içinde robotların ve gelişen otomasyon sistemlerinin sektörlere göre tahmini etkisini ve risk potansiyelini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

Sektör Otomasyon / Robot İkame Riski Etkilenecek Ana Görevler İnsan Rolünün Geleceği
Lojistik & Depolama Yüksek (%75 – %85) Paketleme, taşıma, tasnif, envanter yönetimi Sistem denetimi, filo yönetimi
İmalat & Ağır Sanayi Yüksek (%70 – %80) Montaj, kaynak, tehlikeli madde transferi Robot programlama, kalite kontrol
Hizmet & Perakende Orta (%40 – %50) Raf düzenleme, temizlik, standart karşılama Müşteri ilişkileri, deneyim tasarımı
Sağlık & Bakım Düşük-Orta (%25 – %35) Hasta taşıma, sterilizasyon, ilaç dağıtımı Empati gerektiren bakım, teşhis, tedavi
Yaratıcı Sektörler Düşük (%10 – %15) Veri analizi bazlı içerik üretimi Strateji, sanat yönetimi, özgün üretim

 Şunun altını çizelim: İnsansı robotların yükselişi, doğrudan meslekleri yok etmek yerine mesleklerin içindeki rutin görevleri üstlenecek. Örneğin bir depoda çalışan işçi, kutu taşımaktan ziyade 10 adet insansı robotun koordinasyonundan sorumlu bir “Operasyon Yöneticisi” haline pek ala dönüşebilir.

PEKİ, BU DÖNÜŞÜMLE NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?

​Robotların fiziksel ve operasyonel üstünlüğü karşısında insanların rekabet gücünü korumasının tek yolu, “insani yeteneklere” (soft skills) ve sürekli adaptasyona odaklanmak olacak. Unutmayalım ki yapay zekâ yüklü bu robotlar kendilerine verilen iş tanımına göre iş yapıyor. Öngöremiyor. Yaratıcı düşünemiyor. O zaman stratejik düşünmek zorundayız. Yani, yeni yol haritamız; geleceğin iş gücünü teşkil etmek olmalı.​ Yeni yetenekler kazanmalı (Reskilling) ve yeteneklerimizi geliştirmeliyiz (Upskilling). Rutin fiziksel işler robotlara devredilirken, biz insanlar veri analitiği, robotik sistem yönetimi ve yapay zekâ entegrasyonu gibi alanlarda kendimizi konumlandırmalıyız.

ROBOTLAR, EMPATİYİ VE GÜVEN İLİŞKİSİNİ TAKLİT EDEMEZLER

​Duygusal zekâ ve empati yatırımı konusunda ise robotlar mantıksal süreçleri mükemmel yönetebilir ancak bir insanın diğer bir insanla kurduğu duygusal bağı, empatiyi ve güven ilişkisini taklit edemezler. Sağlık, eğitim ve yönetim alanlarında bu yeteneklerimiz anahtar rol oynayacaktır.

​Kriz yönetimi ve esneklik konusunda da beklenmedik durumlara uyum sağlama ve yapılandırılmamış sorunları çözme yeteneği (adaptasyon yeteneği) hala tamamen biz insanlara özgüdür.

​Yaşam boyu öğrenme sürecimiz devam edecek. Eğitim hayatımız ortalama 20 yıl ile sınırlı kalmayacak, kariyerimiz boyunca sürekli güncellenen dinamik bir süreç haline gelecek. Buna fırsat vermeli ve uyum göstermeliyiz.

İNSANSI ROBOTLARIN YARATTIĞI KATMA DEĞER, REFAH TOPLUMU DOĞURABİLİR

​Toplumsal ve ekonomik çözümlere gelince; bireysel çabaların yanı sıra devletlerin ve kurumların da bu geçiş sürecini yönetmesi şart. İnsansı robotların yaratacağı yüksek verimlilik ve ekonomik artı değer, işini kaybeden kitlelerin desteklenmesinde kullanılabilir.

​Ek olarak robotların yarattığı katma değer üzerinden alınacak yeni vergiler, iş gücü dönüşüm fonlarında kullanılabilir. Keza, otomasyonun zirveye ulaştığı senaryolarda toplumsal refahı korumak adına evrensel temel gelir modelleri devreye sokulabilir. ​Ayrıca, robotların işleri üstlenmesi ile insanlar daha az çalışıp kendilerine, sanata ve bilime daha fazla vakit ayırabilir. Bu yeni durum bir “refah toplumu” doğurabilir.

İNSANSI ROBOTLAR, BİZİ KÖLELEŞTİRİCİ, MONOTON VE SAĞLIĞA ZARARLI İŞLERDEN KURTARACAK

​Sonuç olarak insanlarla robotların rekabetinden söz etmiyoruz. Tam aksine simbiyotik, yani birbirine fayda sağlayan yaşamı konuşuyoruz. ​İnsansı robotlar insanların işlerini tamamen ellerinden almayacaklar. Aksine, bizi köleleştirici, monoton ve sağlığa zararlı işlerden kurtaracaklar. Gelecek, robotlarla insanların birlikte çalıştığı simbiyotik bir dünya düzeni getirecek.

Bu yeni çağda kimler kazanacak derseniz, cevabım şu: Robotlardan korkanlar değil, robotları birer araç olarak kullanmayı öğrenip kendi insani yetkinliklerini öne çıkarabilenler kazanacak.

Not: Görseller, yapay zekâ asistanı Grok tarafından oluşturulmuştur.

M.İbrahim AYBAR

Vesiile A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı

aybar@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Haberler