– Ağustos ayında EUR/USD paritesi, temmuz ayında yakaladığı yukarı yönlü ivmeyi sürdürerek ay başında 1,1530 seviyelerinde başlayan hareketini ay sonuna doğru 1,1680 sınırına kadar taşıdı ve genel olarak euro lehine güçlü bir performans sergiledi. Paritedeki bu yukarı yönlü harekette ABD Hazine Bakanlığı’nın, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla uzun vadeli tahviller için yürüttüğü geri alım operasyonlarının büyüklüğünü iki katına çıkaracağı haberleri etkili oludu.
-Ağustos ayında ons altın, temmuz ayındaki dengeli ve yatay seyrin ardından yukarı yönlü hareketini belirgin şekilde güçlendirerek ay başında 4.000 dolar seviyelerinde başlayan hareketini ay sonuna doğru 4.600 dolar sınırına kadar taşıdı ve değerli metaller cephesinde EUR/USD paritesine paralel olarak güçlü bir performans sergiledi. Fiyatlardaki yukarı yönlü ivmede; ABD Dolar Endeksi’nin (DXY) zayıflaması, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki geri çekilme belirleyici oldu.
– Ağustos ayında USD/TRY kuru, küresel tarafta ABD Dolar Endeksi’ndeki gevşemeye rağmen yurt içi enflasyon görünümü ve reel efektif döviz kuru dinamiklerinin etkisiyle kontrollü ve kademeli yukarı yönlü seyrini sürdürerek 48,00 seviyesinin üzerine yerleşti. Merkez Bankası’nın politika faizini %37,00 seviyesinde sabit tutması ve karar metninde enflasyondaki katılık ile hizmet enflasyonuna ilişkin risklere dikkat çekerek “güçlü parasal sıkılık” vurgusunu yinelemesi, Türk lirasındaki kontrolsüz değer kaybı riskini sınırladı.
– Eylül ayında, enflasyon verileri, TCMB’nin faiz kararı, rezerv görünümü, enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin haber akışı yurt içi piyasaların yönü açısından belirleyici olacak. Enflasyondaki gerilemenin devam etmesi, petrol fiyatlarının aşağı yönlü seyretmesi ve rezerv birikiminin sürmesi halinde BIST-100 Endeksi’nde pozitif görünümün korunabileceğini düşünüyoruz. Olası kâr realizasyonları, jeopolitik belirsizliklerdeki artış ve TCMB’nin sıkı para politikası duruşunun sürdürme ihtimali kısa vadeli oynaklığı artırabilir.
Ağustos ayında küresel piyasaların ana gündemini ABD–İran hattındaki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndan enerji sevkiyatının normalleşmesine yönelik diplomatik girişimler, ABD’nin ticaret ortaklarına yönelik tarife politikaları ve büyük merkez bankalarının eylül ayı para politikası kararlarına ilişkin beklentiler oluşturdu. Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak enerji fiyatlarında yüksek oynaklık sürerken, ABD’de istihdam piyasasındaki zayıflama ve tüketici enflasyonundaki gerilemeye karşın Fed’in yakından takip ettiği PCE enflasyonunun yüksek seyretmesi faiz görünümüne ilişkin belirsizliği korudu. Yapay zekâ yatırımları ve teknoloji şirketlerinin güçlü finansal sonuçları ise küresel hisse senedi piyasalarını destekleyen ana unsurlardan biri oldu.
ABD–İran hattında temmuz ayında yeniden tırmanan gerilim ağustos ayında da devam ederken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden düzenli gemi trafiğine açılmasına yönelik diplomatik girişimler hız kazandı. Ayın ilk bölümünde İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerden sonuç alınamazken, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları artırması taraflar arasındaki doğrudan müzakere ihtimalini zayıflattı. Ayın son haftasında Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin Tahran temaslarının ardından İran, Hürmüz Boğazı’ndaki normal gemi trafiğinin yeniden sağlanmasına yönelik koşulları belirlemeyi kabul ederken İran ile Umman ortak bir deniz geçiş koridoru oluşturulması konusunda prensipte anlaştı. Bununla birlikte Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin savaş öncesi seviyelerin yalnızca %5–15’i civarında kalması enerji arzına ilişkin risklerin devam ettiğine işaret etti.
FED BAŞKANI KEVIN WARSH, ALINACAK TEDBİRLERİ ANLATTI
ABD’de temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azalırken, işsizlik oranı iş gücüne katılım oranındaki gerilemenin etkisiyle %4,1’e düştü. Tüketici fiyatları aylık bazda %0,1 artarken yıllık enflasyon %3,4’e, çekirdek enflasyon ise %2,5’e geriledi. Buna karşın Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan PCE fiyat endeksi yıllık bazda %3,7, çekirdek PCE ise %3,3 artarak fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret etti. Temmuz ayında perakende satışların aylık %0,6 gerilemesi de tüketim tarafında yavaşlama sinyali verdi. Ağustos ayında FOMC toplantısı gerçekleştirilmezken, Jackson Hole toplantısında konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh, enflasyonun ikna edici bir hızda yavaşlamadığını vurgulayarak, fiyat istikrarı sağlanana kadar para politikasında kararlılıkla hareket edeceklerini belirtti. Konuşmasında şahin tonda mesajlar veren Warsh, temel enflasyonun net bir şekilde ve yeterli hızda %2 hedefine doğru ilerlediğinden emin olunması gerektiğini, aksi takdirde Fed’in alması gereken tedbirler olduğunu vurguladı. Jackson Hole öncesinde %30-35 seviyelerinde bulunan Fed’in faizleri Eylül ayında artırma ihtimali Warsh’ın konuşması sonrası %60 seviyelerine ulaştı.
AVRUPA MERKEZ BANKASI’NDAN FAİZ ARTIRMA BEKLENTİSİ
Avrupa’da temmuz ayı manşet enflasyonu %2,9’a yükselirken çekirdek enflasyon %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Euro Bölgesi ekonomisinin ikinci çeyrekte %0,4 büyümesi ve ekonomik aktivitenin dirençli seyretmesi ECB’nin eylül toplantısında yeniden faiz artırımına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Temmuz toplantısına ilişkin ECB tutanaklarında da enflasyon görünümünde yeterli iyileşme sağlanmaması halinde ek sıkılaştırmanın gündemde kalacağı mesajı öne çıktı. Çin’de ise temmuz ayında sanayi üretimi yıllık %4,5, perakende satışlar %0,6 artarak beklentilerin altında kaldı, sabit sermaye yatırımlarındaki %6,7’lik daralma iç talep ve gayrimenkul sektörüne ilişkin endişeleri artırdı. Japonya’da Tokyo çekirdek enflasyonunun ağustosta %1,8’e yükselmesi ve BoJ’dan gelen sıkılaşma mesajları, eylül toplantısında yeni bir faiz artırımı ihtimalini gündemde tuttu.
ALTIN VE ENERJİ HARİÇ CARİ DENGE 1,46 MİLYAR DOLAR FAZLA VERDİ
Yurt içinde temmuz ayında TÜFE aylık bazda %1,78, yıllık bazda %31,75 artarken, yıllık enflasyondaki kademeli gerileme dezenflasyon sürecinin devam ettiğine işaret etti. İmalat PMI temmuz ayında 47,1’den 47,7’ye yükselmesine karşın 50 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki zayıf faaliyet koşullarının sürdüğünü gösterdi. Haziran ayında cari denge 4,19 milyar dolar açık verirken, altın ve enerji hariç cari denge 1,46 milyar dolar fazla verdi. Ağustos ayında tüketici güven endeksi 90,8 seviyesinde gerçekleşti.
MERKEZ BANKASI BAŞKANI FATİH KARAHAN’DAN FİYAT İSTİKRARI MESAJI
Ağustos ayında PPK toplantısı gerçekleştirilmezken, TCMB’nin 13 Ağustos’ta yayımladığı yılın üçüncü Enflasyon Raporu para politikası görünümü açısından öne çıktı. TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltirken, ara hedefini %24 seviyesinde korudu; 2027 ve 2028 yıl sonu enflasyon hedeflerini sırasıyla %15 ve %9 olarak açıkladı. Başkan Fatih Karahan, dezenflasyon sürecindeki yavaşlamaya dikkat çekerken fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkılığın korunacağı mesajını yineledi. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi %29,21’den %29,43’e yükselirken, on iki ay sonrası beklenti %23,95’ten %23,69’a geriledi. Rezervlerdeki toparlanma da devam etti; 21 Ağustos haftasında toplam rezervler 188,4 milyar dolara, swap hariç net rezervler 55,9 milyar dolara yükseldi.
FED VE ECB’NİN GERÇEKLEŞTİRECEĞİ KRİTİK FAİZ TOPLANTILARI
Ağustos ayında EUR/USD paritesi, temmuz ayında yakaladığı yukarı yönlü ivmeyi sürdürerek ay başında 1,1530 seviyelerinde başlayan hareketini ay sonuna doğru 1,1680 sınırına kadar taşıdı ve genel olarak euro lehine güçlü bir performans sergiledi. Paritedeki bu yukarı yönlü harekette ABD Hazine Bakanlığı’nın, piyasa likiditesini desteklemek amacıyla uzun vadeli tahviller için yürüttüğü geri alım operasyonlarının büyüklüğünü iki katına çıkaracağı haberleri etkili olurken Fed Başkanı’nın ay sonuna doğru Jackson Hole Ekonomik Sempozyumu’ndan yaptığı konuşmada şahin mesajlar vermesi parite üzerinde baskı oluşturdu. Euro Bölgesi’nde ise temmuz ayı manşet enflasyonu %2,9’a yükselirken çekirdek enflasyon %2,5 seviyesinde gerçekleşti. Euro Bölgesi ekonomisinin ikinci çeyrekte %0,4 büyümesi ve ekonomik aktivitenin dirençli seyretmesi ECB’nin eylül toplantısında yeniden faiz artırımına gidebileceği beklentilerini güçlendirmesi pariteyi destekliyor. Ayrıca enerji fiyatlarındaki görece dengelenmenin Euro Bölgesi’nin dış ticaret dengesine katkı sağlaması ve jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki doğrudan baskısının sınırlı kalması, eurodaki iyimserliği pekiştirdi. Teknik açıdan değerlendirildiğinde, ay içerisinde aşılmakta zorlanılan 1,1580 seviyesinin yukarı yönlü kırılmasıyla birlikte alımlar hız kazandı ve parite yükseliş kanalının üst bandında bulunan 1,1680 direncini test etti. Kısa ve orta vadede yükseliş trendinin devamı açısından 1,1700 direnç bölgesinin üzerinde gerçekleşecek kalıcı günlük kapanışlar belirleyici olacaktır. Bu bölgenin aşılması halinde 1,1800 seviyesi ana hedef konumuna gelebilecektir. Olası kâr satışları ve aşağı yönlü düzeltmelerde ise 1,1600 ilk önemli destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında 1,1530 ve 1,1470 seviyeleri kademeli destek bölgeleri olarak izlenecektir. Eylül ayında Fed ve ECB’nin gerçekleştireceği kritik faiz toplantıları, yeni makroekonomik projeksiyonlar ile açıklanacak ABD tarım dışı istihdam ve Euro Bölgesi enflasyon verileri piyasa yönü açısından belirleyici olacaktır. Söz konusu gelişmelerin, merkez bankalarının faiz patikalarındaki ayrışmayı daha net ortaya koyması beklenirken, EUR/USD paritesindeki oynaklığın da temel belirleyicileri olacaktır.
ONS ALTIN GÜÇLÜ BİR PERFORMANS SERGİLEDİ
Ağustos ayında ons altın, temmuz ayındaki dengeli ve yatay seyrin ardından yukarı yönlü hareketini belirgin şekilde güçlendirerek ay başında 4.000 dolar seviyelerinde başlayan hareketini ay sonuna doğru 4.600 dolar sınırına kadar taşıdı ve değerli metaller cephesinde EUR/USD paritesine paralel olarak güçlü bir performans sergiledi. Fiyatlardaki yukarı yönlü ivmede; ABD Dolar Endeksi’nin (DXY) zayıflaması, ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki geri çekilme belirleyici oldu. Ay boyunca merkez bankalarının karar takviminin sakin seyretmesi nedeniyle piyasa odağında ABD enflasyon, istihdam ve büyüme verileri ile Jackson Hole Ekonomik Sempozyumu’ndan gelen mesajlar etkili oldu. Reel faiz getirilerindeki gerileme ve faiz getirisi bulunmayan altının fırsat maliyetindeki düşüş, fiyatlardaki alım iştahını destekledi. Buna ek olarak, küresel ölçekte merkez bankalarının güçlü altın alımlarını sürdürmesi ile Doğu Avrupa ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin canlılığını koruması, güvenli liman talebini destekleyerek değerli metaldeki güçlü alımların devam etmesine zemin hazırladı. Teknik açıdan değerlendirildiğinde, temmuz ayında öne çıkan 4.150 ve 4.250 dolar dirençlerinin yukarı yönlü kırılmasıyla birlikte alımlar hız kazanmış ve ons altın 4.600-4.630 dolar direnç bölgesine kadar yükseldi. Kısa ve orta vadede yükseliş trendinin devamı açısından 4.600-4.650 dolar direnç bölgesinin üzerinde gerçekleşecek kalıcı günlük kapanışlar önem taşıyacaktır. Bu bölgenin aşılması halinde 4.800 dolar seviyesi yeni hedef konumuna gelebilecektir. Olası kâr realizasyonları ve aşağı yönlü düzeltmelerde ise 4.450 dolar ilk önemli destek olarak öne çıkarken, bu seviyenin altında 4.350 ve 4.250 dolar seviyeleri kademeli destek bölgeleri olarak takip edilecektir. Eylül ayında başta Fed’in faiz kararı olmak üzere ABD tarım dışı istihdam ve enflasyon verileri ile merkez bankası başkanlarının mesajları ve faiz patikasına ilişkin yönlendirmeleri, ons altının orta vadeli yönü açısından belirleyici olmaya devam edecektir.
DOLAR/TL KURUNUN SEYRİNİ ETKİLEYECEK FAKTÖRLER
Ağustos ayında USD/TRY kuru, küresel tarafta ABD Dolar Endeksi’ndeki gevşemeye rağmen yurt içi enflasyon görünümü ve reel efektif döviz kuru dinamiklerinin etkisiyle kontrollü ve kademeli yukarı yönlü seyrini sürdürerek 48,00 seviyesinin üzerine yerleşti. Merkez Bankası’nın piyasa beklentileri doğrultusunda politika faizini %37,00 seviyesinde sabit tutması ve karar metninde enflasyondaki katılık ile hizmet enflasyonuna ilişkin risklere dikkat çekerek “güçlü parasal sıkılık” vurgusunu yinelemesi, Türk lirasındaki kontrolsüz değer kaybı riskini sınırladı. Yurt içinde açıklanan enflasyon verilerinin beklentiler dahilinde olmakla birlikte yüksek seviyelerini koruması ve cari denge üzerindeki mevsimsel etkiler, kurun kademeli yükseliş eğilimini sürdürmesinde etkili oldu. Teknik açıdan değerlendirildiğinde, temmuz ayında direnç olarak takip edilen 48,00 seviyesinin aşılmasıyla birlikte yukarı yönlü hareket sınırlı da olsa ivme kazandı ve 48,30 seviyeleri test edildi. Kısa ve orta vadede yükseliş eğiliminin devamı açısından 48,00-48,20 bölgesi ilk güçlü destek alanı olarak öne çıkıyor. Bu bölgenin üzerinde kalındığı sürece 49,00 ve 50,00 direnç seviyeleri kademeli olarak gündeme gelebilecektir. Olası geri çekilmelerde veya TL lehine yaşanabilecek geçici fiyatlamalarda ise 47,50 seviyesi ana destek olarak izlenecektir. Eylül ayında Orta Vadeli Program (OVP) güncellemeleri, yurt içi ağustos ayı enflasyon verileri, TCMB ve Fed’in faiz kararları ile açıklanacak yeni rezerv istatistikleri USD/TRY kurunun seyri açısından kritik önem taşıyacaktır.
PİYASALARIN ANA GÜNDEM MADDELERİ…
Eylül ayında küresel piyasaların odağında, ABD–İran ve Rusya-Ukrayna jeopolitik risklerindeki seyir, merkez bankalarının toplantıları ve ABD’nin ticaret ortaklarıyla yaşadığı tarife gerilimleri yer alacaktır. ABD’de açıklanacak ağustos ayı istihdam ve enflasyon verilerinin ardından 15–16 Eylül’de gerçekleştirilecek FOMC toplantısı para politikası beklentileri açısından belirleyici olacaktır. Avrupa’da 9–10 Eylül ECB toplantısı ve olası faiz artırımına ilişkin mesajlar, Japonya’da 17–18 Eylül BoJ toplantısı ve Çin’de ekonomik aktivite verileri yakından takip edilecektir. Enerji fiyatlarının seyri ve büyük merkez bankalarının aynı ay içerisinde alacağı kararlar küresel risk iştahı açısından eylül ayının oynak geçebileceğine işaret ediyor.
Yurt içinde ise 3 Eylül’de açıklanacak ağustos ayı enflasyon verisi ile TCMB’nin 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantısı piyasaların ana gündem maddelerini oluşturacaktır. Enflasyonun ana eğilimi, enerji maliyetlerinin yurt içi fiyatlara yansıması, iç talepteki görünüm ve rezervlerdeki seyir, TCMB’nin faiz kararı açısından belirleyici olacaktır. Temmuz ayı cari denge verisi, sanayi üretimi, iş gücü piyasasına ilişkin göstergeler ve rezerv gelişmeleri de yurt içi varlık fiyatlamaları açısından yakından takip edilecektir.
TCMB HAFTALIK REPO İHALELERİNE YENİDEN BAŞLADI
TCMB, ağustos ayında PPK toplantısı gerçekleştirmedi ve politika faizi %37 seviyesinde kaldı. Bununla birlikte Banka, 23 Ağustos’ta Türk lirası likidite yönetimi kapsamında 1 Mart’tan itibaren ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verdi. Böylece piyasa fonlaması, %40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi yerine yeniden %37 seviyesindeki politika faizinden yapılmaya başlandı. Söz konusu adım, para politikasının operasyonel çerçevesinde normalleşme sinyali olarak değerlendirilirken, eylül ayına yönelik faiz indirimi beklentilerini de destekledi. Bununla beraber, yılın üçüncü Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın sürmesi ise TCMB’nin temkinli yaklaşımını korumasını gerektirecektir. Bu çerçevede, 10 Eylül toplantısında alınacak karar açısından ağustos ayı enflasyonu, enflasyonun ana eğilimi ve likidite koşullarındaki gelişmeler belirleyici olacaktır.
KADEMELİ ALIM GÖRÜŞÜMÜZÜ SÜRDÜRÜYORUZ
Eylül ayında, enflasyon verileri, TCMB’nin faiz kararı, rezerv görünümü, enerji fiyatları ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin haber akışı yurt içi piyasaların yönü açısından belirleyici olacaktır. Enflasyondaki gerilemenin devam etmesi, petrol fiyatlarının aşağı yönlü seyretmesi ve rezerv birikiminin sürmesi halinde BIST-100 Endeksi’nde pozitif görünümün korunabileceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte güçlü ağustos performansının ardından olası kâr realizasyonları, jeopolitik belirsizliklerdeki artış ve TCMB’nin sıkı para politikası duruşunun sürdürme ihtimali kısa vadeli oynaklığı artırabilir. Bu çerçevede orta ve uzun vadeli görünüm açısından seçici ve kademeli alım yönündeki görüşümüzü sürdürüyoruz.
Osman GÖKTAN
Şeker Yatırım Genel Müdürü
goktan@turcomoney.com
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsim *
Email *
Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin.
Δ
Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.