Son Haberler

Küresel borç tarihi rekor seviyeye ulaştı…

– OECD’nin periyodik raporları arasında yer alan, merkezi hükümetlerin ve özel sektör şirketlerinin borçlanmasına ilişkin yıllık “Küresel Borç Raporu” 4 Mart 2026 tarihinde yayınlandı. Rapora göre OECD ülkelerindeki hükümetlerin ve şirketlerin; 2025 yılı sonunda 109 trilyon dolara ulaşan borcu, bu ülkelerin yaklaşık 70 trilyon dolar seviyesindeki yıllık milli gelirinin %150’sini aştı.

Ülkelerin ve şirketlerin borçlarındaki artışın 2026 yılında da hız kesmeyeceği, yaşanan zorluklar nedeniyle borç geri ödeme sürecinde ihtiyaç duyulan refinansman taleplerinde de artış olacağı bekleniyor. OECD bölgesi hükümetlerinin 2025 yılında yeni borçlanmalarının tutarı 2024 yılına göre 1 trilyon dolarlık artışla 2024 yılındaki 16 trilyon dolar seviyesinden 17 trilyon dolara yükseldi. 2026 yılında ise ilave 1 trilyon dolar daha artarak 18 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

– OECD ülkelerindeki merkezi hükümetlerin 2024 yılındaki toplam borcu 55 trilyon dolardı.  Bu rakam 2025 yılında tarihi zirve yaparak 61 trilyon dolara yükseldi. OECD ülkelerindeki şirketlerin toplam borcu 59,5 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı. 2025 yılında OECD üyesi olmayan gelişmekte olan ülkelerin devlet tahvili borçları 12,1 trilyon dolarlık rekor tutarla bu ülkelerin milli gelirinin %30’una ulaştı.

– Türkiye’de kamunun borçlanma tablosu da global gelişmelere benzerlik arz ediyor. Türkiye’de merkezi hükümetin 2025 yılı başında 9.580.665 milyon lira olan toplam borcu 2025 yılının sonunda, yıllık enflasyonun yaklaşık 12 puan üzerinde %42,6 artarak 13.662.092 milyon liraya ulaştı. Üstelik borcun %53’lük kısmının döviz cinsinden olmasına, döviz sepetindeki artışın da %30’un altında kalmasına rağmen toplam borçta tarihi zirveye ulaşıldı.

Jeopolitik çatışmalar, ticaret savaşları ile makroekonomik göstergelerdeki belirsizlikler, zaten gergin olan küresel piyasalardaki gerginliği artırıyor. Şimdilik küresel kredi ve tahvil piyasalarında durum sakin, henüz telaş görüntüsü yok. OECD’nin periyodik raporları arasında yer alan, merkezi hükümetlerin ve özel sektör şirketlerinin borçlanmasına ilişkin yıllık “Küresel Borç Raporu” 4 Mart 2026 tarihinde yayınlandı. Rapor; OECD veri seti, piyasalardan elde edilen veriler ile anket çalışmaları kullanılarak hazırlanıyor. Raporda; OECD ülkelerindeki merkezi hükümetlerin 2007-2025 dönemi borçlanmaları, (finans sektörü dahil) şirketlerin borçlanmaları, 2026 yılı beklentileri ve yatırımcı boyutu ayrı bölümlerde ele alınmış, uluslararası kuruluşlar ile merkezi hükümetler dışındaki kamu kuruluşlarının borçları kapsam dışında tutulmuş.

YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI, BORÇLANMALARI ARTIRDI

OECD ülkelerindeki hükümetlerin ve şirketlerin; 2025 yılı sonunda 109 trilyon dolara ulaşan borcu, bu ülkelerin yaklaşık 70 trilyon dolar seviyesindeki yıllık milli gelirinin %150’sini aştı. Ülkelerin ve şirketlerin borçlarındaki artışın 2026 yılında da hız kesmeyeceği, yaşanan zorluklar nedeniyle borç geri ödeme sürecinde ihtiyaç duyulan refinansman taleplerinde de artış olacağı bekleniyor. Borç piyasalarında; bir yandan yüksek maliyetli uzun vadeli tahvil ihracından daha düşük maliyetli borçlanmaya geçiş trendi oluşurken, diğer taraftan da geleneksel olarak iç piyasalardan borçlanan teknoloji şirketlerinin, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı artışın etkisiyle uluslararası piyasalardan da borçlanma trendi yaşanıyor.

KÜRESEL EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEYEN PROBLEMLER ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DA DEVAM EDECEK

Merkez bankalarının, kredi ve tahvil piyasalarında pandemi döneminde artan rolü devam ederken, yatırımcıların da getirisi daha yüksek varlıklara yönelik tercihleri belirleyici oluyor. Toplam borcun büyüklüğü yanında küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen problemlerin önümüzdeki yıllarda da devam edeceği gerçeği birlikte dikkate alındığında; uluslararası ticarette ve küresel büyüme beklentilerinde daha fazla olumsuzluk yaşanmaması için kredi/tahvil piyasalarının iyi yönetilmesi, bu piyasalardaki olumlu havanın devamının sürdürülmesine ihtiyaç duyuluyor.

RAPORDAKİ BULGULAR

Raporda, borç piyasalarının 2025 sonu verilerine göre temel bulguları ile 2026 yılı beklentileri şöyle:

  • OECD bölgesi hükümetlerinin 2025 yılında yeni borçlanmalarının tutarı 2024 yılına göre 1 trilyon dolarlık artışla 2024 yılındaki 16 trilyon dolar seviyesinden 17 trilyon dolara yükseldi. 2026 yılında ise ilave 1 trilyon dolar daha artarak 18 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
  • 2025 yılında borç yenilemede 13,5 trilyon dolarla en yüksek seviyeye ulaşıldı, 2026 yılında da borç yenileme tutarının artması bekleniyor. OECD bölgesindeki hükümetlerin 2026 yılında, mevcut tahvil borçlarının %78’ini yenilemesi gerekecek.

OECD ÜYESİ OLMAYAN ÜLKELERİN DEVLET TAHVİLİ BORÇLARI BU ÜLKELERİN MİLLİ GELİRİNİN %30’UNA ULAŞTI.

  • OECD ülkelerindeki merkezi hükümetlerin 55 trilyon dolar olan 2024 yılındaki toplam borcu 2025 yılında tarihi zirve yaparak 61 trilyon dolara yükseldi.
  • OECD ülkelerindeki şirketlerin toplam borcu (36,4 trilyon doları tahvillerden, 23,4 trilyon doları ise sendikasyon kredilerinden olmak üzere) 59,5 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı.
  • 2025 yılında OECD üyesi olmayan gelişmekte olan ülkelerin devlet tahvili borçları 12,1 trilyon dolarlık rekor tutarla bu ülkelerin milli gelirinin %30’una ulaştı.
  • 2025 yılında toplam faiz ödemesi, OECD ülkelerinin milli gelirinin %3,3’ü oranında olup 2024 yılındaki %3,4’lük seviyesine yakın gerçekleşti. Borçlanma maliyeti ise %2 ile 2015 yılında ulaşılan %2,1’lik zirvenin biraz altında kaldı. Ancak, 2026 yılında OECD bölgesi enflasyonunun %2,4’e düşmesi beklenirken, borçlanma maliyetinin biraz artarak %2,5’e yükselmesi tahmin ediliyor.

HAZİNE BONOLARININ TOPLAM BORÇLAR İÇİNDEKİ PAYI ARTIYOR

  • 2025 yılında orta vadeli devlet tahvillerinin faizi istikrarlı iken hükümetlerin artan borçlanma ihtiyaçları yanında yüksek risk algısının da etkisiyle uzun vadeli devlet tahvillerine azalan talep bu tahvillerin faizini yükseltti.
  • Uzun vadeli tahvillerin faizindeki artışlar hükümetleri ve şirketleri 1-5 yıllık kısa ve orta vadeli borçlanmaya yöneltti. Maliyetleri düşürmeyi amaçlayan bu eğilim, artan kısa ve orta vadeli borçların yenileme riskini artırıyor.
  • Hazine bonoları, toplam borçtaki %15’e yükselen payıyla önemini artırıyor.
  • Yüksek hacimlere ulaşan bono ve repo piyasalarındaki likidite durum, artan borçlanma ihtiyacını karşılamada yeterli görünmüyor.

BORÇLANMA PİYASALARINDAKİ OYNAKLIK 2025 YILINDA DA DEVAM ETTİ

  • Jeopolitik ve politik sebeplerle arada bir kısa süreli dalgalanmalar olsa da sermaye piyasalarının aksine borçlanma piyasalarındaki oynaklık 2025 yılında azalmaya devam etti.
  • Dünyanın en büyük 9 yapay zeka oyuncusu kabul edilen şirketlerin, 2026-2030 dönemi yatırım harcamaları için ihraç etmeleri gereken tahvillerin toplam tutarının 1,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
  • Kredi kalitesinde bir iyileşme olmamasına rağmen (piyasadaki nakit düzeyinin yüksekliği, getiri beklentisinin yüksekliği, düşük NPL seviyesi gibi) pozitif temel göstergeler nedeniyle kredi spreadleri tarihi düşük oranlarda seyrediyor.

TÜRKİYE’NİN TOPLAM BORÇLARI TARİHİ ZİRVEYE ÇIKTI

Özetle; 2025 yılında yaşanan jeopolitik sorunlar, savaşlar, ticaret savaşları vb. politik gerginliklere rağmen global borçlanma piyasalarında önemli dalgalanma ve stres yaşanmadı. Tabii ki diğerlerine göre çok daha fazla ve çok boyutlu küresel etkilere yol açma potansiyeline sahip İran savaşının uzaması bu piyasaları da tehdit ediyor. Savaşın birkaç ay daha devam etmesi, kredi ve tahvil piyasalarındaki mevcut olumlu havayı tersine çevirebilir. Türkiye’de kamunun borçlanma tablosu da global gelişmelere benzerlik arz ediyor. Türkiye’de merkezi hükümetin 2025 yılı başında 9.580.665 milyon lira olan toplam borcu 2025 yılının sonunda, yıllık enflasyonun yaklaşık 12 puan üzerinde %42,6 artarak 13.662.092 milyon liraya ulaştı. Üstelik borcun %53’lük kısmının döviz cinsinden olmasına, döviz sepetindeki artışın da %30’un altında kalmasına rağmen toplam borçta tarihi zirveye ulaşıldı.

Adnan YILDIRIM 

Ekonomi Bakan Yardımcısı (2014-2015)

Türk Eximbank Genel Müdürü (2016-2019)

yildirim@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Haberler