– Geçen ayın sonunda, İstinaf Mahkemesi, Özgür Özel’in 4-5 Kasım 2023 tarihinde parti başkanı seçildiği CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na “mutlak butlan” kararı verdi. Böylece Özgür Özel yönetiminin görevine son verildi. Ayrıca olağanüstü kurultay da iptal edildi. Bu gelişmeler üzerine BIST endeksleri düştü, döviz talebi ve kur yükselmeye başladı, tahvil ve SWAP piyasalarında satış dalgası ve gösterge faizler yükseldi, Türkiye’nin risk primi (CDS) arttı.
– Kararla birlikte, 25-26 Temmuz 2020’de yapılan 37. Olağan Kurultay’da seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemin Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı. Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına tekrar geçti. Ancak Kılıçdaroğlu her konuda istediği kararı alması kolay olmayacak. Ayrıca görülen o ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçmen nezdinde geçerliliği kalmadı. Partinin bölünme ihtimali de elbette söz konusu.
Hukuk, iktidar sahiplerinin devamlılığını amaç edinmiş ise bireyleri korumaz, kurallar bütünü, normatif ve öngörülebilir olmaktan çıkar. Toplumsal dengeler ve piyasalar bozulur. Bu kapsamda, Türkiye finansal piyasaları üzerinde siyasetin etkisi son yıllarda hep ani ve negatif oldu. Geçen ayın sonunda, İstinaf Mahkemesi, Özgür Özel’in 4-5 Kasım 2023 tarihinde parti başkanı seçildiği CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na “mutlak butlan” kararı verdi. Ardından piyasalarda kayıplar ortaya çıktı. BIST endeksleri düştü, döviz talebi ve kur yükselmeye başladı, Tahvil ve SWAP piyasalarında satış dalgası ve gösterge faizler yükseldi, Türkiye’nin risk primi (CDS) arttı.
CHP’ye ilişkin karar, sadece Özgür ÖZER ve yönetiminin görevine son verilmesini değil, son üç yılda 38.kurultay sonrası yapılan olağan ve olağan üstü bütün kurultay kararlarının, tüzük değişikliklerinin, parti programındaki düzenlemelerin da geçersiz (yok hükmünde) olması sonucunu doğurdu. Örneğin, parti tüzüğüne göre kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi gibi yeni yapılanmalar, yeni parti programı da yok hükmünde sayıldı.
KILIÇDAROĞLU, MUTLAK BUTLAN KARARIYLA CHP’NİN BAŞINA TEKRAR BAŞINA GEÇTİ
Özgür Özel yönetiminin gerçekleştirdiği iki olağanüstü kurultay ile 39. Olağan Kurultay’ı YSK geçerli saymıştı. Şimdi İstinaf Mahkemesi aldığı mutlak butlan kararıyla YSK’nın da bu yönlü kabul kararını yok saymış oldu. Bu konuda İstinaf Mahkemesi’nin bu kararına YSK kısmen de olsa ses çıkarmadı. İşte hukukun iktidar devamlılığına endekslenmesinin sonucu budur.
Kararla birlikte, 25-26 Temmuz 2020’de yapılan 37. Olağan Kurultay’da seçilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönemin Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerine dönüş yolu açıldı ve Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına tekrar geçti.
Kararı “siyasi darbe” olarak nitelendiren Özgür Özel yönetimi, sonuna kadar direnme, partiyi terk etmeme ve muhalefetle birlikte toplumsal tepkiyi büyütme kararı almış olsa da CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu ve polis eşliğinde gerçekleşen müdahaleler sonucunda parti binasını terk etmek zorunda kaldılar. Bu kez sahada “direniş” söylemi öne çıktı. CHP’nin mevcut MYK’sında alınan ilk siyasi karar, “kararı tanımama ve mücadeleyi sürdürme” yönünde oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, karşı Yargıtay’a temyiz ve Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmalarına rağmen Kemal Kılıçdaroğlu tarafından bu dilekçeler tek tek geri çektirildi.
CHP’NİN BÖLÜNME İHTİMALİ VAR
Parti Meclisi ve delege dengesi nedeniyle, Kılıçdaroğlu işbaşına gelmiş olsa bile her konuda istediği kararı alması pek de kolay olmayacaktır. Ayrıca görülen o ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçmen nezdinde geçerliliği kalmadı. Partinin bölünme ihtimali de elbette söz konusudur. Zira, temyiz dahil hukuki süreçlerin uzun sürmesi nedeniyle yaklaşan seçimleri de dikkate aldığımızda bir yedek partiye ihtiyaç olacağı görülüyor. İstinaf Mahkemesi’nin tedbir kararı nedeniyle, temyiz sürecinin hemen sonuçlanmayacağı, hatta seçime kadar da bir karar çıkmayacağı yorumları yapılıyor. Böyle bir durumda Özel ve kendisine destek verenlerin seçimler öncesinde kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarmak için “yedek parti” seçeneğini devreye sokması ihtimal dışında değildir. Böyle bir durumda da CHP’nin oyları bölünmüş olacak ve seçimi kaybetme durumu ortaya çıkabilecek. İşte hukuksuzluğun yapılmasındaki temel amaçta zaten budur. CHP’yi birinci parti olmaktan çıkartmak.
GENEL MERKEZ YÖNETİMİ, DELEGELERİN İMZASIYLA OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇİN ZORLUYOR
Olağanüstü kurultay ise mahkeme kayyum yerine mutlak butlan kararı verdiği için Kılıçdaroğlu’nun, partiyi hemen bir olağanüstü kurultaya götürme zorunluluğu bulunmuyor. Kılıçdaroğlu, partinin başına döndükten sonra, sonbahara doğru, mahalle ve ilçelerden başlayarak olağan kurultay takvimini işletmesi güçlü bir olasılık olduğu belirtiliyor. CHP tüzüğüne göre, genel başkan, PM veya delegelerin salt çoğunluğuyla olağanüstü kurultay kararı alınabiliyor. Ancak kurultay konusunda Kemal Kılıçdaroğlu’nun acele etmeyeceği ve zaman kazanmaya çalışacağı artık iyice anlaşıldı. Bu arada, genel merkez yönetiminin olağanüstü kurultay için delege imzasıyla olağanüstü kurultayı zorlaması güçlü seçenek olarak görülüyor.
Türkiye’nin çok partili hayata geçtiği 1946’dan bu yana bir parti ile ilgili verilmiş en ağır kararlardan birisi olan bu mutlak butlan kararı, kuvvetler ayrılığının ya da yargı bağımsızlığının askıya alınmış olunduğu bir ortamda alındı. Aslında istinaf mahkemeleri ihtiyati tedbir kararı veremezler, zira, istinaf mahkemeleri hüküm değil denetim mahkemeleri oldukları için, tedbir kararlarını ileri sürmeleri içtihat çelişkisi yaratıyor.
Orhan ÖKMEN
WW-World Rating Başkanı
okmen@turcomoney.com
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsim *
Email *
Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin.
Δ
Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.