Son Haberler

Merkez Bankası daha aktif olmalı

* Türkiye’de en fazla ihracat yapan 1000 firma rekabetçi ideal UDS/TL kur seviyesini 1,81, EURO/TL kur seviyesi 2,34 olarak belirtiyor. Ancak sepet kur yılbaşından bu yana 2,16’dan 2,02’ye geriledi.

* Oysa ekonomimiz zor bir dönemden geçiyor. Dolayısıyla kur politikasında Merkez Bankası’nın daha aktif olmasını ve bu noktada yeni bir girişim yapmasını bekliyoruz.

*İhracatçılarımıza B Planı olarak forward, vadeli işlem, opsiyon, swap gibi finansal enstrümanlar kullanarak döviz kuru riskinden korunmasını öneriyoruz

*Türkiye ekonomisinin en önemli sorunları, cari açık ve yüksek dış ticaret açığı. Bunun en büyük sebebi de Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olması. Bu bağımlılığı azaltmamız lazım.

* 2023 yılında hedeflediğimiz 500 milyar dolar ihracata ulaşmak için reçetemizde inovasyon, ARGE, katma değer ve yenilik var. KOBİ’lerimiz bu bilinçle çalışmalı.

Uluslararası finans kuruluşları dünyanın önde gelen ekonomistleri, önümüzdeki 10 yılda, yani 2023 yılına kadar Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomi arasına gireceği tahmininde bulunuyor. Türk Hükümeti de, 2023 yılına odaklanmış durumda: “Hedef 10 büyük ekonomi arasına girmek”. Türkiye’nin, daha doğrusu Hükümet’in bu noktada çok iddialı bir hedefi daha var: 500 milyar dolarlık ihracat.

Peki bu hedefe nasıl ulaşılacak? Türk firmaları, ürünlerini hangi pazarlarda satacak? Bu soru önemli. çünkü, dünyanın birçok bölgesinde ülkeler adeta ateş topuna dönüş durumda. Zira 2007 patlak veren küresel ekonomik kriz, inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Euro Bölgesi ülkeleri özellikle son iki yıldır büyük bir çıkmaz içinde. Yunanistan, Portekiz, İtalya ve İspanya ekonomileri, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en bunalımlı dönemini yaşıyor. Almanya hariç, İngiltere ve Fransa bile bu kaostan bir hayli etkilenmiş durumda. Amerikan ekonomisi, hiç de iç açıcı değil. Ortadoğu ve Körfez Bölgesi iç savaşla boğuşuyor.

İşte tüm bu olumsuzluklara rağmen Türk ihracatçısı, Avrupa bölgesinde kaybettiği ihracat pazarını, yeni pazarlarla telafi etmenin yollarını arıyor. Türk ihracatçıları, adeta seferberlik ruhuyla “o ülke senin, bu ülke benim” dörtnala koşuyor…

İşte Türk ihracatçılarının durumunu, sorunlarını, Merkez Bankası’nın izlediği kur politikası nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları, çözüm önerilerini ve hedeflerini, kısacası ihracatla ilgili herşeyi Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’ye sorduk. İşte ihracatçıların patronu Büyükekşi’den çok önemli değerlendirmeler, radikal çözüm önerileri…

60 ihracatçı birliği, 26 ihracatçı sektörü, 13 genel sekreterliği, ulusal ve uluslararası düzeyde temsil eden Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı olarak Türkiye ekonomisinin genel durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ekonomisi, büyüme, ihracat, cari açık, istihdam rakamları ile canlı, dinamik ve üretken bir performans sergiliyor. Küresel ekonomide yaşanan durgunluk ortamına rağmen yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,2 büyüyen ekonomisi, yüzde 8,2’ye düşen tek haneli işsizlik rakamı ile yeni istihdam sahaları açan, ihracatı büyüme ve istihdam artışının temel kaynağı olan bir yapıya sahip. Tüm dünya ülkelerinin ekonomik krizle kavrulduğu bir ortamda bu olumlu tabloya nazar değmemesini diliyoruz. Türkiye’nin dinamik ihracatçıları olarak bu tablo karşısında gevşemeyi değil daha fazla çalışmayı teşvik ediyoruz.

Küresel ekonomideki durgunluk nedeniyle, 2012 yılının zorlu geçeceği yönünde açıklamalarınız oldu. Bu konuyu biraz açar mısınız? önümüzdeki aylara ilişkin beklentilerinizi anlatır mısınız?

Avrupa pazarı küçüldükçe ihracatımız da daralıyor. özellikle otomotiv ve hazır giyim gibi lider ihracatçı sektörlerimizin ihracatında Avrupa’nın yüksek payı, ihracatımızın genel performansını da aşağı çekiyor. Bu düşüşü pazar çeşitlendirmesi ile sarmaya gayret ediyoruz. İhracatçılarımızın önümüzdeki dönemde de istihdam artışı sağlamaya devam etmesini bekliyoruz. İhracat önümüzdeki dönemlerde de büyümenin ve istihdam artışının lokomotifi olmaya devam edecek. 2012 yılında yüzde 4,5-5 aralığında beklenen büyümenin, yaklaşık 2,5-3 puanının ihracattan geleceği düşüncesindeyiz.

Rekabet için dolar kuru 1.81 olmalı

Kur politikasını nasıl buluyorsunuz? İhracatçıyı memnun edecek kur seviyesi ne olmalı?

Türkiye’nin dünyaya göre daha yüksek seyreden faiz ortamı nedeniyle, yurda giren sıcak paranın ülkemizin rekabetçi bir kura sahip olmasını engellediğine inanıyoruz. Dolayısıyla kur politikasında Merkez Bankası’nın daha aktif olmasını bekliyoruz.

Meclisimizin düzenlediği ve Türkiye’de en fazla ihracat yapan 1000 firmayı kapsayan İhracatçı Eğilim Anketinin son sonuçlarına göre ihracatçılarımız rekabetçi ideal UDS/TL kur seviyesini 1,81, EURO/TL kur seviyesi 2,34 olarak belirtiyor.

Kur sepetinin, 2’nin altına inmesinin ihracatçı açısından “karabasan” olacağını belirtmiştiniz. Şimdi bu seviyenin altına indi. Merkez Bankası’na TL’nin aşırı değerlenmesinin önüne geçmesi noktasında çağrıda bulundunuz. Merkez Bankası sesinize kulak veriyor mu?

Sepet kur da yılbaşından bu yana 2,16’dan 2,02’ye geriledi. Oysa ekonomimiz zor bir dönemden geçiyor. Merkez Bankası’nın bu noktada yeni bir girişim yapmasını bekliyoruz.

İhracatçilar vadeli işşlemlerle kur riskini azaltmalı

TL’nin değerlenmesine karşı ihracatçıya önereceğiniz bir B planı var mı? İhracatçı neler yapabilir?

İhracatçılarımıza B Planı olarak forward, vadeli işlem, opsiyon, swap gibi finansal enstrümanlar kullanarak döviz kuru riskinden korunmasını öneriyoruz. İhracatçılarımızı, kendilerini kur riskinden koruyacak enstrümanları kullanmaları için eğitiyoruz, bilgilendiriyoruz ve teşvik ediyoruz.

İhracatçı “kur riskine karşı nasıl korunabilir?” Hedge konusunda yeterince bilgi sahibi mi? Bilgilendirmeye yönelik çalışmalar ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

İhracatçı eğilim anketimizin son sonuçlarına göre ihracatçılarımızın yüzde 30’u forward, yüzde 21’i vadeli işlem, yüzde 9,5’u opsiyon kullanırken yüzde 53’ü hiçbir araç kullanmıyor. Anket sonuçlarımız büyük ihracatçı firmalarımızın döviz riskini daha fazla oranda hedge ettiğini gösterdi. TİM olarak, kur riski konusunda üzerimize düşeni yapıyoruz. Küçük ihracatçılarımızın da bu imkanlardan yararlanması için farklı kurumlarla çeşitli protokoller yaptık. Halkbank ile forward, VOB ile vadeli işlemler, Eximbank ile opsiyon protokolü imzaladık. Böylece modern finans tüm yöntemlerini, çok uygun koşullarla ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. Bu metotların aktif bir şekilde kullanılmasının yolunu açtık. Ayrıca tüm sermaye piyasaları kurumlarıyla çok önemli bir protokole imza attık. SPK, İMKB, TSPAKB, Takasbank ve MKK ile halka arz ve kurumsal yapı protokolünü hayata geçirdik. Ayrıca Halk Bank ile geçtiğimiz aylarda “2023 hedef 500 milyar dolar KOBİ İhracat Seferberliği” Protokolü imzaladık.

Merkez Bankası‘nın sıkı para politikası çerçevesinde kredi büyümesini yüzde 14 ile sınırlaması politikasını nasıl buluyorsunuz?

Hedeflediğimiz büyüme hedefine ulaşabilmek için ihracatın finansmanında kullanılan kredilerin, yüzde 14’lük sınır içerisinde yer almaması gerektiğini düşünüyoruz. Sonuç olarak, son dönemde Merkez Bankası’nın aşırı ihtiyatlı davrandığını görüyor ve Merkez Bankası’nı proaktif davranmaya davet ediyoruz.

Size göre bugün Türk ekonomisinin en önemli üç sorunu nedir?

Türkiye ekonomisinin en önemli sorunları, cari açık ve yüksek dış ticaret açığı. Bunun en büyük sebebi de Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı olması. Yine Türkiye’nin ara malı ithalatının hayli yüksek olması, ara mallarının Türkiye’de üretilmek yerine ithal edilmesi de önemli bir problem.

Cari açık yılın ilk yarısında inişe geçti, bir anlamda kontrol altına alınmış görüyor. Cari açık sorunu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? 2012 yılı beklentileriniz neler?

İthalattaki daralma ile özellikle enerji dışı cari açıkta yaşanan toparlanma cari açık riskini azaltıyor. Haziran ayında cari açık 4,2 milyar dolar ile son 10 ayın en düşük seviyesine geriledi. Cari açığımız yılın ilk yarısında yüzde 30 azalarak 31,1 milyar dolara geriledi. Cari açıktaki bu iyileşme ihracattaki artıştan kaynaklanıyor. Yıl sonunda Orta Vadeli Program hedefi ile uyumlu olarak cari açık/GSYİH oranının yüzde 8’in altında olacağını tahmin ediyoruz.

Yeni teşvik sistemiyle 500 milyar dolarlık hedefimize daha yakınız

Yeni yatırım teşvik paketini nasıl değerlendiriyorsunuz? İhracatçıya hangi olanakları sağlıyor? İhracatçının beklentilerini karşılıyor mu? Eksik veya yanlış bulduğunuz hususlar var mı?

Yeni uygulanan teşvik yasasının cari açığımızı azaltma noktasında oldukça etkili olacağının bir kez daha altını çizmek istiyorum. İhracatı destekleyen yeni teşvik sistemi ile 2023 yılı için belirlediğimiz 500 milyar dolarlık ihracat hedefine çok daha yakınız. Anadoluyu karış karış dolaşarak, teşvik paketini yerinde anlatıyor ve ihracatçılarımızı, işadamlarımızı yatırım yapmaya davet ediyoruz.

2023 yılı için belirlenen 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin yakalanabilmesi için ihracat reçeteniz nedir?

2023 yılında hedeflediğimiz 500 milyar dolar ihracata ulaşmak için reçetemizde inovasyon, ARGE, katma değer ve yenilik var. Türkiye’nin hedeflediği dinamizmi yakalamasının yolunun ARGE ve inovasyondan geçtiğine inanıyoruz. Bu konuda atılan her türlü somut adımı destekliyoruz. 6-8 Aralık tarihleri arasında ilkini gerçekleştireceğimiz “Türkiye İnovasyon Haftası” ile inovasyonun vazgeçilmezliğini bir kez daha toplumumuzun gündemine taşıyacağız.

Avrupa bölgesinde yaşanan krizin ihracata etkisi Temmuz ayında yüzde 20’lere ulaştı. Avrupa bölgesindeki krizin daha da derinleşebileceği söylemleri var. Sizce de kriz derinleşir mi, ihracata etkisi hangi seviyelerde olur?

Avrupa Bölgesi’ndeki kriz her ne kadar çözüme ulaşmasa da, yine de eskisi kadar kötümser bir hava yok. Dolayısıyla yavaş yavaş bir toparlanma süreci yaşanmasını bekliyoruz. Borç krizi ile ilgili ciddi kararlar alınırsa bu toparlanma süreci hızlanacak.

Nitekim Euro Bölgesi ülkelerinin 2012 yılını yüzde 0,3’lük daralmayla kapatacağını tahmin eden IMF, 2013 yılı Euro Bölgesi büyüme tahminini yüzde 0,7 olarak açıkladı. Dolayısıyla önümüzdeki sene Avrupa’da sınırlı da olsa büyüme yaşanacak.

Ortadoğu ve Avrupa’daki kriz, küresel daralma, TL’nin aşırı değerlenmesi gibi faktörler göz önünde tutulduğunda, orta vadede dış ticaret rakamları alarm verebilir mi?

Biz uzun vade hedeflerimizi gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Zaten bu projeksiyonları yaparken çeşitli krizler çıkabileceğinin de farkındaydık. O yüzden kriz ortamı bizi korkutmuyor. Kriz ortamının ihracatımıza olumsuz etkileri muhakkak oluyor ancak ihracatçılarımızın yine de bu dalgalı denizlerde ayakta durmanın bir yolunu buluyorlar. Krizlere rağmen ihracatımızın rotası 2023 yılında hala 500 milyar dolar.

Ortadoğu ve Avrupa bölgesindeki sıkıntıların ihracat üzerindeki olumsuz etkisini en aza indirmek için sizce nasıl bir politika izlemek gerekiyor? İhracatçıya tavsiyeleriniz nelerdir? Yeni pazar ve yeni sektör önerileriniz var mı?

AR&GE, innovasyon, müşteri memnuniyeti, kaliteli ve katma değerli ürün ihracatçımızın hangi pazarda olursa olsun muhakkak takip etmesi gereken yol haritası.

Ekonomi Bakanlığımız hedef pazarları her sene güncelliyor. TİM ile Ekonomi Bakanlığı bu pazarlara çok sayıda aktivite düzenliyor. Bu ticari heyetleri ihracatçılarımızın takip etmesi gerektiğine inanıyoruz. Krizin etkilerinin uzun süreli olmayacağının bilincinde olunarak aktif pazarlama faaliyetlerine devam etmeliyiz.

2012 -2013 dönemi için belirlenen hedef ülkeler çin, Rusya, Hindistan, ABD, Polonya, Brezilya, İran, Nijerya, Mısır, Libya, Endonezya, S. Arabistan, Irak, Kazakistan, Ukrayna, Japonya ve Güney Afrika Cumhuriyeti.

İhracat pazarlamasında karşılaşılan sorunlarda, yüzde 57.3 ile rekabetçi fiyat sunamamak birinci sırada yer alıyor. İhracatçı, vergi yükü, girdi, finansman ve enerji maliyetleri gibi dezavantajlara sahip. İhracatçı, hükümetten nasıl bir destek bekliyor?

İhracatçılarımız enerji ve finansman maliyetlerinin düşürülmesi konusunda hassasiyetini koruyor. Alternatif enerji kaynaklarının kullanımının arttırılarak enerji maliyetinin düşürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Finansman maliyetlerinin düşürülmesi için kredi faizlerinin aşağıya inmesi gerekiyor.

İhracatçıya sunulan devlet destekleri neler? İhracatçı bu desteklerin farkında mı ve yeterince yararlanabiliyor mu?

İhracatçılarımız fuar teşviklerinden yararlanabiliyor. Ayrıca Turquality programı sayesinde ihracatçı firmalarımız önemli desteklerden yararlanabiliyor. Bu destekler, tanıtım desteği, marka desteği, Pazar araştırması ve pazarlama desteği, yurtdışı fuar katılımları desteği gibi kalemleri kapsıyor. İhracatçılarımız, tüm bu desteklere ihracatçı birliklerimiz vasıtasıyla ulaşabiliyor. Daha fazla ihracatçımızın bu desteklerden faydalanması için ihracatçı birliklerimiz vasıtasıyla gerekli duyuruları yapıyoruz.

Türkiye Lojistik Master Planı‘nın tamamlanmasına bir an önce ihtiyaç olduğu tespitinde bulundunuz. TİM olarak da bir Lojistik Konseyi oluşturdunuz. Bu konuyu açabilir misiniz?

Lojistik sektörümüz Türkiye’nin 500 milyar dolar ihracat hedefi için oldukça önemlidir. Bu hedefe ulaşmak için lojistik sektörümüzün acilen çözülmesi gereken sorunları var. ülkemizin lojistik master planı olmaması en büyük eksiklik olarak karşımıza çıkıyor. Lojistiği bir bütün olarak ele alan bir kanunumuz da bulunmuyor. Bu nedenle TİM Lojistik Konseyi olarak ülkemizin lojistik master planına hazırlık olmak üzere “Türkiye Lojistik Master Planı için Strateji Belgesi” hazırladık. Strateji Belgemizi Ekonomi Bakanımız Sayın Zafer çağlayan’a ilettik. Sayın Bakanımız derhal çalışma arkadaşlarına talimat vererek konunun üzerinde çalışılmasını sağladı. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için TİM Lojistik Konseyi’nin stratejik hedeflerini belirlediği rapor, tüm aktörlerin ortak eylem planı niteliğinde.

Gümrük hizmetlerinde “Tek Pencere Sistemi”ne geçilmesine yönelik çalışmaların başlatılmasını istediniz. “Tek Pencere Sistemi” nedir, ihracatçıya hangi avantajları sağlayacak?

Tek Pencere Sistemi ile ihracatçılarımızın gümrük hizmetleri tek bir elden yürütülebilecek. “Tek Pencere” sisteminin kurulması ile birlikte; uluslararası ticarete ve taşımacılığa konu olan eşya için gerekli bilgi ve belgeler, söz konusu ticaretin ilgilileri ve taşıyıcılar tarafından uluslararası geçerliliği olan standart bir formatta, tek bir başvuru noktasına sunulabilecek. Bu kapsamda gerekli onaylar, elektronik ortamda yine aynı başvuru noktasına iletilebilecek, eşyanın kontrollerinin de koordinasyon ve işbirliği içerisinde, ilgili kurum ve kuruluşlarca aynı yer ve zamanda yapılması sağlanmış olacak.

Bu çalışmaları, ihracatçılarımızın verimliliğini en üst düzeye çıkarabilmek için kritik olarak tanımlıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla birlikte ihracatçılarımıza tek tuşla, ofisinden çıkmadan ihracat ile ilgili işlemlerini yapmalarına olanak tanıyoruz.

Tarım sektörü geleceğin en önemli stratejik güçlerinden birisi. Türkiye tarımda büyük bir avantaja sahip. Tarımın istihdama, cari açığın iyileşmesine katkısı düşüldüğünde ihracattaki payının artırılması için neler yapılabilir?

İhracata dayalı sanayileşme modelini tercih eden Türkiye, sanayi ihracatında son yıllarda kazandığı başarıların yanı sıra tarım ve gıda konusunda da önemli atılımlar gerçekleştirerek bu sektörlerin büyüklüğünü ve ihracatını geliştirme çabası içerisinde bulunuyor.

Tarım sektörünün büyüklüğü her ne kadar kamuoyu tarafından yeterince fark edilmese de , sektör Türkiye ekonomisine, istihdamına ve ihracatına ne önemli bir katkıda bulunuyor. İhracatımızda da önemli rol oynuyor. Tarım sektörlerinin 2011 ihracatı yüzde 13,3 artışla 17,8 milyar dolara yükseldi.

Tarım sektörlerimizin 2023 yılı ihracat hedefi 40 milyar dolar. Türkiye’nin ortaya koyacağı uzun vadeli bir tarım vizyonu sayesinde Türk tarım üreticisi ve ihracatçısı, tarım ürünleri ve bunlardan elde edilen işlenmiş ürünlerle dünya tarım ticaretinde söz sahibi olabilecek bir konuma ulaşacak.

Güney Kore ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşması ihracata nasıl bir ivme kazandıracak?

Yılın ilk yarısında Güney Kore’ye ihracatımız 262 milyon dolar iken, ithalatımız 2,8 milyar seviyesinde gerçekleşti.Güney Kore ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşması, Türkiye’nin bu ülkeye verdiği dış ticaret açığının azaltılmasında önemli rol oynayacak.

Avrupa Birliği birçok ülke ile serbest ticaret anlaşması imzaladı. Türkiye için durum nedir?

Son dönemde Avrupa Birliği, Serbest Ticaret Anlaşmalarına ayrı bir önem vermeye başladı. Krizde olan AB, önümüzdeki dönemde ekonomik büyüme ve istihdam artışı için tek çareyi dış ticaretin geliştirilmesinde görüyor. Bunun için de başta yükselen pazarlar olmak üzere, 3. ülkelerle STA müzakerelerini hızlandırıyor. AB şu an ihracatının dörtte birini STA kapsamında yapılan ticaretle sağlarken, bu oranı yüzde 75’e çıkarmayı hedefliyor.

AB ile Güney Kore arasındaki STA bir yılını doldurdu. Bu süreçte, AB’nin Güney Kore’ye ihracatı yüzde 35 arttı. Sırada Kanada, Singapur, Hindistan, Japonya, ABD gibi ülkeler var.

Dolayısıyla Euro’nun da önümüzdeki dönemde düşüşüne devam etmesiyle birlikte, tüm Avrupa bizim ihracatta önemli rakibimiz haline gelecek. Bu konunun özellikle ekonomideki karar alıcılar tarafından dikkatle takip edilmesini bekliyoruz.

İhracatta KOBİ’ler çok geride kalıyor. KOBİ’lerin ihracatta daha aktif olması için neler yapılması gerekiyor. KOBİ’lere verilen destek ve teşvikler hakkında neler söyleyeceksiniz?

KOBİ’lerimizin ihracatta daha aktif olabilmek için AR-GE ve inovasyona önem vermeleri gerektiğine inanıyoruz. Bunun yanı sıra yeni pazarlara açılmak için fuarlar ve ticaret heyetlerin takip edilmesi de büyük önem taşıyor.

KOBİ’lere gerek KOSGEB, gerek Ekonomi Bakanlığı, gerekse de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından çok farklı özelliklerde destekler ve teşvikler veriliyor. Yine Ekonomi Bakanlığı’nın en son hayata geçirdiği yeni teşvik sistemi de KOBİ’lerimizi yeni yatırımlara özendirici çok sayıda teşvik ediyor. KOBİ’lerimiz alanlarıyla ilgili bu teşvikleri ve destekleri yakından takip ederek önemli avantajlar yakalayabilirler.

Eximbank KOBİ’lere birçok destekler sunuyor. Bu desteklerden biraz bahseder misiniz?

Eximbank KOBİ’lere uygun faiz oranlarıyla reeskont kredisi, sevk öncesi ihracat kredileri, KOBİ ihracata hazırlık kredileri, sevk sonrası ihracat kredileri, ihracata dönük üretim finansman kredisi, ihracata yönelik yatırım kredisi, marka kredisi, yurtdışı mağazalar kredisi, yurtdışı fuar katılım kredisi gibi bir çok destek sunmaktadır.

Elektronik pazar yerleri, ihracatçı firmalara daha fazla katma değer yaratıyor. Bu noktada buyfromturkey.com portalını devreye soktunuz. Bize bu portaldan ve amacından bahsedebilir misiniz?

2023 yılında 1.1 trilyon dolar dış ticaret hedefi olan bir ülke olarak, e-ticaretin öneminin farkındayız. 500 milyar dolar ihracat hedefleyen pro-aktif ihracatçılarımız, yeni pazarlar bulmak, yeni müşterilere ulaşmak için artık elektronik ortamda e-pazaryerlerini tercih ediyor. çünkü elektronik pazaryerleri; hem ihracatçıların ihtiyaçlarına her geçen gün daha fazla cevap verebilecek hale geliyor, hem de ihracatçı firmaların kendilerini daha iyi tanıtmalarını sağlıyor.

Elektronik pazaryerleri, ihracatçı firmalara daha fazla katma değer yaratıyor. İhracatçı firmaların markalaşmasına katkı sağlıyor. Biz de buradan yola çıkarak bütün ihracatçılarımızın bulunduğu buyfromturkey.com portalını kurduk. Bu portal ile birlikte ihracatçılarımızın yurtdışına açılmalarını daha farklı bir boyuta taşımak istiyoruz. Bu amaçla dünyada bu işin öncülerinden olan alibaba.com ile işbirliğine gidiyoruz. Bu işbirliği e-tanıtım ve e-ticaret alanında bize büyük imkanlar kazandıracak.

TİM olarak 2012 hedefleriniz, projeleriniz neler?

TİM olarak her ay farklı bir ilde ihracat rakamlarını düzenlemeye devam ediyoruz. Teşvik yasasını daha iyi duyurabilmek için çeşitli illere işadamı heyeti düzenliyoruz. Muş’a ve Şanlıurfa’ya gittik. Eylül ayı ile birlikte Diyarbakır, Adıyaman, Van gibi çok sayıda ile gitmeyi planlıyoruz.

Geçtiğimiz ay Halk Bank ile “2023 hedef 500 milyar dolar KOBİ İhracat Seferberliği” protokolü imzaladık. Bu protokolün yanı sıra önce Türkiye Bankalar Birliği çatısı altındaki bankaların en üst düzey yöneticileri ile daha sonra da Türkiye katılım Bankaları Birliği Yönetim Kurulu üyeleri ile bir toplantı yaptık. önümüzdeki ayda faktoring temsilcileri ile bir araya geleceğiz.

İhracatçı Birliklerimiz AR-GE proje pazarı etkinliklerine hız kesmeden devam ediyorlar. Tüm proje pazarlarını bütün olarak sergileyeceğimiz Türkiye İnovasyon Haftası’nı da Aralık ayında gerçekleştireceğiz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası