Son Haberler

İklim değişikliği, dünyayı felakete sürüklüyor!

-Mısır’daki COP27’de yaklaşık 200 ülke iklim değişikliğiyle mücadele etmeye hazırlanıyor. Bu sadece kanıksanmış bir söyleşiler dizisi mi olacak, yoksa toplantı gerçekten önemli mi?

 

Bu yazıyı okumakta olduğunuz günlerde, COP27 olarak anılan 27. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, 6-18 Kasım 2022 tarihleri arasında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenleniyor olacak.

Bugün gezegenimiz ve insanlığın karşısında en yıkıcı haliyle duran iklim değişikliği ve neden olduğu küresel tehditler ile ilgili olarak gündeme bir kez daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Dosyamızda bir fütürist yaklaşımı ile önce geçmişe, kısaca COP26 (2021) Konferansı’nda nelerin masaya geldiğine bakacağız. Bugüne bakınca da, göreceğiz ki, Konferans sonucunda çıktıların yetersizliği kadar, uygulamalarda gereken artış ve hacimden uzak kalınmış, anlaşılmamış, anlatılmamış, etrafından dolaşılmış ve hatta konuyla ilgili literatüre giren “ greenwashing” (yeşil yıkama) kavramının kullanımı da en üst seviyeye çıkmış. Bundan sonrasına (geleceğe), bakacak olursak sırada olan COP27 Konferansı’ndaki kapsamlı oturumları, görüşleri, sorunları, çözüm önerilerini, uygulama önerilerini takip edeceğiz, inceleyeceğiz, irdeleyeceğiz, içselleştireceğiz. “ Ben ne yapabilirim ki… ?” gibi artık çok geride kalan bir soruyu sormak yerine, “ Nasıl harekete geçmeliy(d)im ? “ sorusuna her gün, her saat, her saniye cevap arayacağız, harekete geçeceğiz.

İklim Değişikliği Konferansları’na girmeden önce, Alphan Manas’ın kaleminden, İklim Değişikliği ile ilgili bir paylaşımına burada yer vermek yararlı olur.  “ 2008 yılında enerji sektörüne girdiğimde hidroelektrik santral kurmayı planlamıştık. Bu bağlamda, Türkiye’nin gelecekteki su kaynaklarının yapısının ne olacağına baktık. Türkiye’nin güneybatısından kuzeydoğusuna doğru önümüzdeki yıllarda su havzalarında önemli değişiklik olacağını gördük. Aradan 13 yıl geçti ve bu senaryo gerçekleşmeye başladı. Zaten 13 yıl önce de başlamıştı ama bu kadar hissedilir değildi. Önemli göstergeler, yani kesin kanıtlar ortaya çıkmıştı. Artık hepimiz bu gerçekle yüzleşmek durumunda kaldık.  Su sorunu beklendiği gibi su savaşlarına yol açmayacak, ama ülkemiz dahil birçok ülkenin su sorunu her geçen gün dayanılmaz bir noktaya gelecek. Tarımdaki sulamanın toplam sulamadaki payı yüzde 70’lerin üzerinde. Vahşi sulamanın hakim olduğu tarım sektörü, en önemli düzenlemenin yapılması gereken alan.  2021’de ülkemizde yaşanan yangınlarda 125.000 hektardan fazla orman alanı yandı. Halbuki son 8 yılda yanan yıllık orman alanı ortalama 40.000 hektardı”.

NEHİRLER KURUYACAK, AKDENİZ KUŞAĞININ MEVSİMLERİ OLMAYACAK

Dr. Mustafa Aykut, “ 2040a NE KALDI” kitabında uzgörülerini çok net paylaşıyor. “ Ne yazık ki bazı hayvanlar da 2040’larda var olmayacak. Örneğin gergedanlar. Büyük buzullar, bugünkü kadar büyük olmayacak. Nehirlerin bazıları kuruyacak, Akdeniz kuşağı çok ısınacak. Bu kuşağın iklimini öğrenen çocuklar, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı yerine her zaman sıcak ve kurak diyecekler. Çünkü Akdeniz Kuşağı’nın mevsimleri olmayacak. İklim değişikliğinin sonuçları olarak, yüz milyonlarca insan suya erişemiyor, tarımsal ürünlerin rekoltesinde şimdiye dek görülmemiş düşüşler yaşanıyor. Tropik hastalıklar yaygınlaşıyor. Dünyanın pek çok yerinde olağandışı hava koşulları baş gösteriyor. Dünyanın başka yerlerinde  görülen yağışlar bir anda onlarca canı yaşamdan koparabiliyor. Daha önce nadiren yaşanmış bu felaketlerin sıklıkla cereyan etmesinin önüne geçebilmek için bir an önce sera gazının salınımını düşürmek gerekiyor. Geleneksel enerji kaynaklarını yenilenebilir enerji kaynaklarına dönüştürmek en önemli öncelikler arasında olmalı. Beklenildiği gibi küresel ısınmayla ortaya çıkan iklim değişikliğinin sonuçları tüm gezegeni tehdit ediyor. Bunu yapan biziz. Durdurabilecek olan da yine biz olacağız”.

COP (CONFERENCE OF THE PARTIES) TOPLANTILARINDA NELER OLUYOR?

Taraflar konferansları, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında düzenlerler. COP’lar, uluslararası toplumun iklim değişikliğini ele almak için adil bir sorumluluk dağılımına karar vermesini hedefler. Yani, emisyonların azaltılmasında kimin öncülük etmesi, yeni enerji üretim biçimlerine geçiş için kimin ödeme yapması ve iklim değişikliğinin etkilerini birinci elden hissedenleri kimin tazmin etmesi gerektiği konularına model aranır. Ayrıca, ülkelerin sorumluluk ve taahhütleri yerine getirme kuralları ya da varsıl ülkelerden daha yoksul ülkelere fon ve kaynak aktarma süreçleri üzerinde anlaşmalarını hedefler. COP toplantıları uluslararası ilgiyi ve farkındalığını iklim krizine ve buna verilen yanıtlara odaklar, ülkeler üzerinde yeni taahhütlerde bulunmaları ya da en azından müzakerelerde yapıcı bir rol oynamaları yönünde baskı yaratmayı hedefler.

YAKLAŞIK 120 LİDER, 2021de GLASGOW’DA COP26’DA “ 1.5 DERECE HEDEFİNİ CANLI TUTMAK İÇİN SON ŞANS” SÖYLEMİYLE BİR ARAYA GELDİ…

COP26 Başkanı Alok Sharma, Glasgow’un Paris’te verilen sözlerin yerine getirmesini sağlamak için acil eylem ve dayanışma çağrısında bulundu. Dünyanın dört bir yanından genç iklim aktivistleri, yerli halklar ve iş dünyası liderleri, 1,5 dereceyi ulaşılabilecek bir seviyede tutmaya odaklanırken liderlere hitap ettiler. Gelişmekte olan ülkelerde milyarlarca özel yatırımı yeşil, dayanıklı altyapıya seferber etmek için ek yeni ülke ve finans duyurularının yapılması planlandı.

Dünyada rekor sıcaklıklar ve aşırı hava koşulları gezegeni tehlikeli bir şekilde iklim felaketine yaklaştırırken, COP26’da acil eylem ihtiyacı hiç bu kadar net olmamıştı. COVID-19 pandemisinden bu yana ilk büyük küresel toplantıda liderlere hitap eden COP Başkanı Alok Sharma şunları söyledi: “Bilim, zaman penceresinin 1.5℃ hedefini canlı tutmamız ve iklimin en kötü etkilerinden kaçınmamız gerektiği konusunda net. Ancak siyasi irade ve kararlılık ile Glasgow’da dünyanın gurur duyacağı bir sonuç elde edebiliriz ve etmeliyiz de.

EMİSYONU SALAN ÜLKELERLE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI SAVUNMASIZ ÜLKELER KARŞI KARŞIYA GELDİ             

COP26, başlıca emisyon salan ülkeleri, iklim değişikliğine karşı en savunmasız ülkelerle karşı karşıya getirdi. Dünya Liderleri Zirvesi, müzakerecilere mümkün olduğunca kararlı olmaları ve bu on yılda eylemi hızlandıracak müzakere edilmiş bir sonucu kabul etmeleri için açık bir sinyal gönderdi. Bu, kömürü tarihe gömme, elektrikli arabalar, ormansızlaşmanın azaltılması ve metan emisyonlarının ele alınması konularında yeni taahhütleri içeriyordu. Dünya Liderleri Zirvesi, ormanlar ve arazi kullanımı ve temiz teknoloji, inovasyon ve gelişimi hızlandırma konularında daha fazla ulusal açıklama ve lider etkinlikleri ile devam etti.

Toplantının sonunda, dünya kamuoyunda genel kanı, COP26’da beklentilerin çok altına kalındığı ve dile getirilen konularda sadece günü kurtarma adımlarının atıldığı yolunda oluştu. Hükümetler, akademik dünya, özel sektörler, kar amacı gütmeyen organizasyonlar, resmi olmayan kuruluşlar bu genel kanıyı değişik platformlarda dile getirmek için farklı mecralar kullandılar.

ÜÇ YAKLAŞIMLI PLAN

 HPAC, Sağlıklı Gezegen Eylem Koalisyonu, iklim değişikliğine acil ve daha iddialı bir küresel yanıt verilmesini savunan uluslararası bir kuruluş. Dünyanın, küresel ısınmayı 1°C’nin altında sınırlayacak bir iklim restorasyon planına ihtiyacı olduğunu savunuyor. Hazırlanan ,etkili bir plan üç yaklaşımı birleştiriyor:

  1. Gezegeni, özellikle kutup bölgelerini ve Himalayaları soğutmak
  2. Metan ve diğer kısa ömürlü ısınma ajanları dahil olmak üzere GHG Emisyonunu azaltmak
  3. Eski CO2, metan ve diğer sera gazlarını atmosferden çıkarmak.

 Çalışmalarını, her yıl hazırladıkları manifestolar içerisinde derleyerek savlarının nedenini, nasıl olacağını, uygulanacak prensipleri, Ekosistemin yenileştirilmesi ve yeniden yapılandırılmasını, bunun finansal yapısını, yönetişim modellerini , Küresel Soğumanın yukarıdaki üç adımlık planda nasıl gerçekleşeceğini global platformlarda paylaşıyorlar. Tüm çalışmalarının kitlelere ulaştırdıkları “Ben ne yapabilirim ?” başlığı altında verdikleri mesajlarına hatırda kalıcı olması düşüncesiyle yazının sonunda yer verdim.

COP26 sürecinde çalışmaları, uygulamaları ve sonuçları kendi bakış açılarından yeterli bulmayan HPAC, kendilerini destekleyen topluluklar adına imza koyarak manifestolarını aşağıdaki düzen içinde ilgili adreslere gönderdiler. Dr.Mustafa Aykut‘da ,o dönemde Başkanı olduğu Fütüristler Derneği adına imza atanlar arasındaydı.

  1. Sağlıklı Gezegen Eylem Koalisyonu: COP26 Eylem Çağrısı Mektubu
  2. Sağlıklı Gezegen Eylem Koalisyonu: COP26 Eylem Çağrısı Basın Bülteni
  3. Sağlıklı Gezegen Eylem Koalisyonu: G20 Eylem Çağrısı Mektubu

Bu manifestolara  https://www.healthyplanetaction.org/home linki üzerinden ulaşabilirsiniz.

Günümüze geldiğimizde, COP26’dan bu yana, emisyonlar rekor seviyelere ulaştı. Ve yalnızca bu yıl, Afrika Boynuzu’ndaki kuraklıktan Pakistan, Güney Afrika ve Avustralya’daki sellere ve Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri, Moğolistan ve Güney Amerika’daki orman yangınları ve sıcak hava dalgalarına kadar uzanan düzinelerce afet görüldü. Antarktika deniz buzu rekoru kırdı, Kuzey Yarımküre en sıcak 2. yazını gördü. NOAA’nın Ulusal Çevresel Bilgi Merkezlerindeki bilim adamlarına göre, Ağustos 2022, 143 yıl içinde dünyanın en sıcak altıncı Ağustos’u oldu.

AĞUSTOS AYI, 143 YILLIK KÜRESEL DÜNYA İSTATİSTİKLERİNE GÖRE ALTINCI EN SICAK AY OLDU

Ağustos ayında ortalama küresel kara ve okyanus yüzey sıcaklığı, 20. yüzyıl ortalaması olan 15.6 derecenin, 0,90 derece üzerinde idi ve143 yıllık küresel dünya istatistiklerinde altıncı en sıcak Ağustos oldu.İklim rekoru dördüncü en sıcak Ağustos’unu kaydetti, Asya’da, Kuzey Amerika ve Avrupa, Güney Amerika, Afrika ve Okyanusya bölgesinin hepsinde rekor düzeyde Ağustos yaşandı. Haziran-Ağustos arası dönem 20. yüzyıl ortalamasının 0.89 derece üzerinde, 2015 ve 2017’ye bakılarak Dünya’nın en sıcak beşinci rekoruydu. Haziran-Ağustos 2022, 2020 Yazının ardından, ortalamanın 1,15 derece üzerinde rekorla Kuzey Yarımküre’nin en sıcak ikinci meteorolojik yazıydı. Bu arada, Güney Yarımküre tarihindeki en sıcak 10. kışını yaşadı. Küresel olarak, Ocak-Ağustos sürecinde, 20. yüzyıl ortalaması olan 14.0 derece,  0.86 derece ile şimdiye kadar kaydedilen en sıcak altıncı sırada yer aldı. NCEI’nin Küresel Yıllık Sıcaklık Görünümü’ne göre, 2022’nin kaydedilen en sıcak 10 yıl arasında yer alma olasılığı %99’dan fazla. Antarktika, kayıtların başladığı 1979’dan bu yana art arda üçüncü ay rekorunu kırdı. Ağustos 2022 Antarktika deniz buzu kapsamı yaklaşık 290.000 mil kare daha azaldı. Kuzey Kutbu deniz buzu, 1981-2010 ortalamasının yaklaşık 467.000 mil kare altında deniz buzu kapsama alanıyla 44 yıllık rekorda 13. en küçük boyutunu Ağustosta gördü. Dünya, Ağustos ayında dokuz adlandırılmış fırtına gördü: 2022’nin ilk Kategori 5 tropikal siklonu olan Super Typhoon Hinnamnor da dahil olmak üzere, adlandırılmış dokuz fırtınadan dördü tropikal siklon gücüne (74 mil veya daha yüksek) ulaştı.

COP27, COP26’dan daha mı az önemli? Peki, Ukrayna’da afetler yoğunlaşırken ve savaş şiddetlenirken bu önemli zirveden ne bekleyebiliriz?

 COP26, ülkelerin 2015 Paris Anlaşması kuralları uyarınca yeni emisyon azaltma hedefleri taahhüt etmesi için son tarihti. Anlaşmada, ülkelerin her beş yılda bir artırılacağı beklentisiyle kendi taahhütlerini yerine getirmelerine karar verildi. Glasgow, esasen anlaşmanın iklim değişikliğine yönelik taahhütleri artırmaya gerçekten yarayıp yaramadığının büyük bir testiydi.

Buna karşılık, COP27 Şarm El-Şeyh,  anlaşmanın bir testi olmaktan daha çok, azaltım ve finansman konusundaki taahhütlerin yenilenmesi ve bu taahhütlerin gerçekleştirilmesi için sonraki adımlara karar verilmesi konularında bir fırsattır. Konferansta ilk büyük test, ülkelerin yeni emisyon azaltma taahhütleri verip vermediği olacaktır.

DAHA FAZLA ÜLKE, YENİ TAAHHÜTLERDE BULANACAK MI?

Glasgow’da 100’den fazla ülke yeni emisyon azaltma hedefleri taahhüt etti. Ancak bu taahhütler, Paris Anlaşması ile mutabık kalınan hedeflere ulaşmak için gerekenlerin çok gerisinde kaldı. Paris Anlaşması, iklim değişikliği konusunda yasal olarak bağlayıcı bir uluslararası anlaşmadır. 12 Aralık 2015’te Paris’teki COP 21’de 196 Taraf tarafından kabul edildi ve 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girdi. Buna rağmen, COP27’ye kadar 20’den az ülke güncelleme sağladı ve bunlardan yalnızca birkaçı yeni emisyon azaltma hedeflerini veya net sıfır taahhütlerini özetledi.

ULUSAL BELİRLENMİŞ KATKILAR (NDC – NATIONALLY DETERMINED CONTRIBUTIONS)

NDC’ler her beş yılda bir UNFCCC Sekreterliği’ne sunulur. Paris Anlaşması, zaman içinde odaklanmayı artırmak için, birbirini izleyen NDC’lerin önceki NDC’ye kıyasla bir ilerleme göstermesini ve olanaklı en yüksek hedefini yansıtmasını sağlamayı öngörür.

2022 NDC güncellemeleri

21 ülke güncelleme gönderdi:  1 ülke Daha Güçlü NDC hedefi gönderdi, 4 ülke hedef artırmadan gönderdi, 16 ülke yeni NDC gönderdi.

172 Ülke hedefi güncellemedi. Bu tabloya göre COP27 Konferansının zorlu geçeceği görülüyor.

ZAMANIMIZ TÜKENİYOR…

Mısır’ın Uluslararası İşbirliği Bakanı Rania Al Mashat Mayıs’ta COP27’deki uluslararası eylemin odak noktasının “taahhütlerden uygulamaya geçilmesi” olarak duyurdu ve COP27 görüşmelerinde iklim finansmanının gündemin başında olması gerektiğini söyledi. Görüşmeler, dünya çapında yükselen enerji ve gıda fiyatlarının yanı sıra Ukrayna’daki savaşın gölgesinde gerçekleşecek,  varsıl ülkeler bir yaşam maliyeti kriziyle boğuşuyorlar, yoksul ülkeler borç dağlarıyla boğuşuyorlar. Dünyanın en büyük ekonomilerinin ve en büyük sera gazı salanlarının çoğu, Glasgow’da emisyon azaltma hedeflerini güçlendirmek için verdikleri taahhütleri henüz yerine getirmedi. Varsıl ülkelerden gelen iklim finansmanı taahhütlerini, yoksul ülkelere yardım eden projelere dönüştürmek için yapılan çalışmalar da yavaş oldu.

ABD VE ALMANYA, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜCADELESİNİ YOĞUNLAŞTIRIYOR

ABD ve Almanya, iklim değişikliğini dizginlemek amacıyla fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş konusunda işbirliğini derinleştirmek için bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, iki ülkenin, özellikle açık deniz rüzgar enerjisi, sıfır emisyonlu araçlar ve hidrojen alanlarında temiz enerji geçişini hızlandırmak için teknolojiler geliştirmesini ve uygulamasını hedefledi. Taraflar, dünya çapında iddialı iklim politikalarını ve enerji güvenliğini teşvik etmek için de işbirliği yapma sözü verdi. ABD iklim elçisi John Kerry, her iki ülkenin de büyüyen yenilenebilir enerji pazarında yeni işler ve işletmeler için fırsatlar yaratarak temiz enerjiye geçişin faydalarını görmeyi hedeflediğini söyledi. Almanya Enerji ve İklim Bakanı Robert Habeck, anlaşmanın küresel ısınmayla mücadelenin aciliyetini yansıttığını söyledi. Bilim adamları, 2015 Paris İklim Anlaşmasında belirlenen hedeflere ulaşılabilmesi için bu on yılda dünya çapında net ve kalıcı emisyon kesintilerinin yapılması gerektiğini söylediler. Habeck, iklim değişikliğini “siyasi kuşağımızın meydan okuması” olarak nitelendirerek, “Zaman tam anlamıyla tükeniyor” dedi.

Avrupa Birliği ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu, COP27’ye sayılı günler kala 2035 yılından itibaren içten yanmalı motorla çalışan otomobil ve hafif ticari araçların satışının yasaklanması için anlaşma sağladı. Buna göre, 13 yıl sonra Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde satılacak yeni otomobil ve hafif ticari araçların hepsi ‘sıfır emisyonlu’ yani elektrikli ya da hidrojenli olmak zorunda.

 COP27’DEN BEKLENTİLER…

Varsıl ülkelere, bu yıl Mısır’da yapılacak COP27 öncesinde yoksul ülkelere mali yardımlarını artırmaları yönünde baskı var. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak maruz kaldıkları kayıp ve zararla başa çıkmak için fon alacaklarına dair net bir taahhüt istiyorlar. Varsıl ülkeler, küresel ısınmanın neden olduğu maliyetli felaketlerden sorumlu tutulma fikrine direniyorlar. Toplantıda ayrıca içten yanmalı motorlu araçların aşamalı olarak kaldırılması, biyoçeşitlilik programları için finansmanın artırılması, okyanusların korunması ve plastik kirliliğinin azaltılması konularında anlaşmalara varılması da amaçlanacak.

COP27 beklentilerine göre, Sektör profesyonellerinin bu yılki COP’tan ne istedikleri konusunda bir fikirleri olsa da, ülkelerin harekete geçip geçmeyeceklerinden emin değiller. COP27’nin enerji geçişine yardımcı olacağı konusunda ihtiyatlı bir şekilde iyimser hissediyorlar, ancak küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C’nin altında tutmaya çalışmak için gereken zamanlamada yetersiz kalacağını düşünüyorlar.  COP27’nin yenilenebilir kapasiteyi genişletmeye yönelik yenilenmiş bir taahhütle sona ereceği umuluyor. Ekonomi, fosil yakıtlara karşı her zamankinden daha ciddi ve düzenli bir şekilde yeniden düzenleniyor. Küresel topluluk artık bu alanın yenilenebilir enerji, verimlilik ve şebekelere yapılan yatırımlarla doldurulmasının sağlanabilir olduğuna güven duyuyor.

COP27, ülkeler arasında güveni ve işbirliğini yeniden inşa etmek için yeni bir fırsattır. “Bu COP’in daha çok kurallar ve çerçeveler ile ilgili olması muhtemeldir, her ikisi de güven oluşturmanın kritik parçalarıdır” görüşü hakim durumda. “Avrupa, ABD ve diğerleri finansmanı harekete geçirmeli ve kendi ülkelerinde emisyon azaltımı sağlama konusunda ilerleme kaydettiklerini kanıtlamalı. Mevcut siyasi ve ekonomik iklim nedeniyle işleri zorlaştırabilecek bir takım engeller var söylemi, kabul edilen bir başka görüş. Fakat eyleme duyulan ihtiyaç giderek daha net hale geliyor. Göreceli olarak daha az önemli bir COP, ancak diğer konuların gündeme gelmesi için fırsat yaratır beklentisi yüksek seviyede.

İLK GERÇEK KÜRESEL ENERJİ KRİZİNİN ORTASINDAYIZ

 Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve BM tarafından hazırlanan bir rapor, Mısır’daki COP27’ye katılan küresel liderler için 25 ortak eylemin gündemini belirledi. Kasım ayı temiz güç, elektrikli araçlar, düşük karbonlu çelik ve hidrojen üretimini artırmaya yardımcı olabilir. Rapora göre, bu adımlar sürdürülebilir çiftçiliği daha ucuz bir seçenek haline getirmeye ve dünya çapında milyarlarca kişiye gıda güvenliği sağlamaya yardımcı olabilir. “Özellikle gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere dünya ekonomisinde yıkıcı zincirleme sonuçları olan ilk gerçek küresel enerji krizinin ortasındayız. IEA Yönetici Direktörü Fatih Birol yaptığı açıklamada, “ Yalnızca temiz ve sürdürülebilir enerjiye geçişi hızlandırarak kalıcı enerji güvenliğini sağlayabiliriz” dedi. “Uluslararası işbirliği sayesinde, daha hızlı inovasyon, daha büyük ölçek ekonomileri, daha büyük yatırım teşvikleri, eşit oyun alanları ve toplumun tüm kesimleri arasında paylaşılan faydalar sayesinde geçişi herkes için daha hızlı, daha ucuz ve daha kolay hale getirebiliriz. Bu işbirliği olmadan net sıfır emisyona geçiş çok daha zor olur ve onlarca yıl ertelenebilir” dedi. Rapor, artan işbirliğinin 2021’de bir önceki yıla göre EV satışlarının iki katına çıkarak 6,6 milyonluk yeni bir rekora ulaştığını belirtiyor. 2022’de küresel yenilenebilir kapasitede %8’lik bir artış öngörüyor – ilk kez 300GW işaretini geçerek ve yaklaşık 225 milyon eve güç sağlamaya eşdeğer. Ayrıca, 2021’de eklenen yeni yenilenebilir kapasiteye dayalı olarak, 2022’de küresel elektrik üretim maliyetinde en az 55 milyar dolarlık bir azalma öngörüyor.

HPAC, COP27 için Konferans katılıcısı ülkelerin yöneticilerine verilmek üzere,  10 Ekim 2022 tarihinde COP27 için Eylem Çağrısı,  Sağlıklı Bir İklim için HPAC Vizyonu başlıklı belgeyi hazırladı ve aşağıdaki mesajlarını da ekleyerek dünyaya seslendi ve dağıtıma soktu:

“ Lütfen ekli belgeyi okumak için on dakikanızı ayırın ve sizi kapak sayfasında bir onaylayan olarak listeleyebilirsek bize bildirin. Bizleri csuzannereed48@gmail.com ya da healthyplanetaction@gmail.com aracılığıyla bilgilendirenlere teşekkür ederiz. Belgeyi COP27’den önce basına sunacağız, bu yüzden zaman çok önemli. Onaylıyorsanız (ve onaylamasanız bile) lütfen belgeyi değerlendirmeleri için kişilerinize ve ağınıza dağıtın. Belge ayrıca web sitemizin ana sayfasının alt kısmında da bulunabilir: https://www.healthplanetaction.org/

HPAC Yönlendirme Dairesi adına teşekkür ederiz.”

BEN NE YAPABİLİRİM?

HPAC tarafından hazırlanmış olan ve İklim Değişimi, Gezegenin Geleceği ve önlenmesi her geçen gün imkansız hale gelen Küresel Tehditlere ve yaşanan zararlara karşı “ Ben Ne Yapabilirim ?” Sorusuna cevap olabilecek dökümanı da burada sizlerle paylaşıyorum.

Haberdar olun

Birleşmiş Milletler başlamak için iyi bir yer. Ancak ülkenizdeki iklim değişikliği politikasını internetten araştırarak öğrenebilirsiniz. “İklim değişikliği politikası” ve “sera gazı emisyonlarının azaltılması” gibi anahtar kelimelere ülkenizin adını ekleyin. Ayrıca, İklim Eylemi İzleyici (Climate Action Tracker) de ülkenizin ne kadar ilerleme kaydettiğini de öğrenebilirsiniz.

Evinizden başlayın

Dünya Günü, (Earth Day) karbon ayak izinizi azaltmak ve ne yediğinizden ve ne giydiğinizden kimden satın aldığınıza ve nasıl dolaştığınıza kadar iklim dostu uygulamaları benimsemek için önerilere sahiptir.

Bilinçli bir tüketici olun

İklim dostu firma ve ürünler bulmak sanıldığı kadar kolay değil. Etiketleri okuyarak ve hangi sertifikaların yeşil bir ürünün güvenilir göstergeleri olduğunu öğrenin.  Global Ecolabelling Network ve Ecolabel Index, sertifika listelerine bakabilirsiniz. Giyim gibi belirli ürün kategorilerinde arama yapmak için “çevre dostu”, “iklim dostu” ve “yeşil” gibi anahtar kelimeleri kullanabilirsiniz. Yine de dikkatli olun. Şirketler genellikle yeşil bir şirket olarak listelenmek için ödeme yapar ve iddiaları yanlış olabilir. “Yeşil yıkamayı” öğrenin. ( Brightly.eco )

Bir organizasyona katılın

Listelenecek çok fazla iklim eylemi örgütü var. “İklim eylemi” ya da “iklim savunuculuğu” ve “kuruluşlar” gibi anahtar kelimeleri şehrinizin veya ülkenizin adıyla birleştirerek çevrimiçi arama yapın. Uluslararası İklim Eylem Ağı ( Climate Action Network International) mükemmel bir kaynaktır. Haritaya tıklayın veya temele inin ve orada aktif olan kuruluşların listesi için ülkenize tıklayın. İlgi alanlarınız ve tutkulu olduğunuz konularla uyumlu olduklarından emin olmak için bir kuruluşun misyonunu ve faaliyetlerini göz önünde bulundurun.

Gönüllü olun

Bir kuruluşa katılırsanız, misyonunu ilerletmek için hizmetlerinizi gönüllü olarak verebilirsiniz. Bir yazar mısınız, topluluk önünde konuşma konusunda iyi misiniz ya da bir yürüyüş düzenlemeye veya katılmaya istekli misiniz? Medya ilişkileri ya da dijital iletişim konusunda kaynak yaratma becerileriniz ya da deneyiminiz var mı?

Aktivist olun

Haberleri takip edin ve şehrinizdeki, bölgenizdeki ya da ülkenizdeki aktivistlere katılma fırsatları için çevrimiçi arama yapın. Bulamıyor musunuz? Ağaç dikmek, sahili ya da nehir kenarlarını temizlemek ya da bir topluluk bahçesi kurmak için bir grup başlatın ya da yerel bir eylem düzenleyin. Unicef’ teki bazı ilham verici gençlik aktivistleri hakkında bilgi edinin. Ayrıca Ted Talks’tan ilham ve tavsiye alabilirsiniz.

Eylemin savunucusu olun

Sağlıklı bir gezegene sahip olacaksak, yönetimin her seviyesinde eyleme ihtiyacımız var: şehir, bölge, yerel yargı ve ülke. Seçilmiş temsilcilerinizin kimler olduğunu bilin ve mümkünse onları şahsen tanıyın. Ofislerini ziyaret edin, mektuplar yazın ve iklim eylemini destekleyen politikacılar için seçim kampanyalarında gönüllü olun. Yerel düzeyde başlamaktan çekinmeyin. Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetim (ICLEI), uluslararası bir kuruluştur ve yerel yönetim dönüşümü ve iklim eylemini küresel olarak hızlandırmadaki rolü hakkında iyi bir bilgi kaynağıdır.

HPAC, Sağlıklı Gezegen Eylem Koalisyonu Yönlendirme Dairesi : Herb Simmens, Suzanne Reed, Ron Baiman, Michael MacCracken, Robert Tulip, Brian von Herzen, Leslie Field’den oluşur. Grupta liderlik konumunda olan Herb Simmens, “ Geleceğin İklim Sözlüğü” (Climate Vocabulary for the Future ) kitabının yazarı, Fütüristler Derneği’nin 1 Mart 2021 Gelecek Günü Programında, “Restoring a Safe Climate, Yes it can be done and Here is How.” başlıklı Keynote ile yer aldı. Konuşmasını ve tüm program akışını Fütüristler Derneği Youtube hesabı üzerindeki videolar arasında bulabilirsiniz. 1 Mart 2022 Gelecek Günü “ Yok Oluştan Önce Son Çıkış” temasına odaklı olarak kurgulandı.  1 Mart 2023 Gelecek Günü için, çalışma gurubu hazırlıklarının yoğunlaştığı bugünlerde ki önceliğimiz, bu yıl da İklim Değişimi konusunun önemine ve aciliyetine dikkat çekmek ve yine ulusal ve uluslararası katılımcılarımız ile birlikte kamuoyu yatırmak olacak.

Kamil Kazım SARI

Fütüristler Derneği Başkan Yardımcısı

sari@turocmoney.com

Referanslar: Bu dosyanın hazırlanmasında Alphan MANAS, Dr. Mustafa AYKUT, Herb SIMMENS, UNFCCC, HPAC,NOAA, IEA,IRENA,BM kaynaklarından yararlanılmıştır.

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

İlgili Haberler