Son Haberler

Türkiye için riskler giderek artıyor

Global piyasalarda düzelmenin uzun süreceğine yönelik beklentiler ve Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşananlar olumsuz gelişmeler olarak dikkat çekiyor.

Euro bölgesinin önümüzdeki dönemlerde mevcut yapısıyla yoluna devam edemeyeceğinin ortaya çıkmasıyla birlikte Avrupa’nın yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyacağı ve yeni oluşumların meydana gelmesi bekleniyor. çin, Japonya ve diğer Uzak Doğu ülkelerinde de ekonomik gelişmelerin beklentilerin uzağında kalması, sorunların hala devam ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, ABD’de başkanlık seçimleri ve sonrasına ilişkin beklentiler ve parasal genişlemeye ait sonuçlar, beklentileri karşılamaktan uzak gözüküyor.

Türkiye’nin krizin başlangıcından bu yana dünyadan pozitif olarak ayrıştığı ve negatif etkilerden uzak kaldığı yadsınamaz bir gerçek. Bu gelişme, global gelişmelerin lehimize olması ve ihracat performansı ile mali disiplin ve güçlü bankacılık kesiminin sonucudur. Ancak son dönemde büyümenin yavaşlaması, bütçe disiplininin zayıflaması, komşularımızla bozulan ilişkiler ve global piyasalardaki gelişmelerin, lehimize cereyan etmemesi ülkemizin kırılganlığını artırıyor.

1-Ekonomik görünüm giderek zayıflıyor.
2012 yılında büyümedeki yavaşlamanın devam edeceğine yönelik beklentiler ile büyümenin %4’ün altında kalması reel kesimde sıkıntıların artmasına yol açıyor. Bu gelişmenin cari işlemler açığına olumlu etkileri olmuşsa da artan petrol fiyatları bunu sınırlıyor. Global piyasalarda oluşacak olumsuz gelişmeler, yapısal zayıflıklarımızla birlikte Türkiye’nin kırılganlıklarını artırıyor.

2-Enflasyonla mücadele ve mali disiplinin sürdürülmesi büyük önem arz ediyor.
Artan enerji fiyatları ve dolaylı vergiler önümüzdeki dönemde enflasyonun tekrar iki haneli rakamlara çıkabileceğinin sinyallerini vermeye başladı. Diğer taraftan çeşitli gerekçelerle bütçe açığının son yılların en yüksek seviyelerine ulaşması ve bunun için alınan tedbirlerin uygulamaları bazı tereddütleri de beraberinde getiriyor. Bu da orta vadeli planın uygulamasıyla ilgili sorunların artmasına yol açıyor. Bu çerçevede, enflasyon ve bütçe disiplininin sürdürülmesi makroekonomik gelişmeleri ve piyasalardaki kırılganlığı etkileyebilecek önemli değişkenler olarak ortaya çıkıyor.

3-Komşularımızla ilişkiler Türkiye ekonomisini de olumsuz etkileyebilecek noktaya geliyor
özellikle son dönemde komşularımızla ilişkilerin giderek olumsuzlaşması Türkiye’yi ekonomik olarak olumsuz etkilemeye başladı. Bu gelişmeler, bütçe açıklarını birinci sırada direkt olarak etkilerken, bölgesel kalkınmayı ve ekonomik aktiviteyi de ikinci sırada etkilemiş durumda. Ancak komşularla ilişkilerin hızla normalleştirilememesi ülke genelinde ekonomik aktiviteyi olumsuz düzeyde daha çok etkileyeceği gibi, yurtdışındaki Türkiye algısını da bozması da muhtemel. Bütün bu süreç yapısal nedenlerle var olan kırılganlığı daha da artıracak gözüküyor.

4-ülkemiz açısından gelecek yılların anahtar sözcüğü “Tasarruf” olacak
Türkiye’de tasarruf oranının tarihi düşük seviyelerine ulaşması belki de en önemli gelişme olarak ortaya çıkıyor. Zira yatırımlarımızın finansmanı için ihtiyaç duyduğumuz kaynakları yabancı ülke tasarruflarıyla sağlamak her zaman için maliyetli. Hatta bazen maliyetine bakılmaksızın sürdürülebilir değildir. ülke olarak, topyekûn tasarruf oranını artıracak tedbirleri hızla hayata geçirmeliyiz. Vatandaşların, tasarrufu hayatlarının her noktasına taşıması da önemli Bu çerçevede, öncelikle enerji ve ilaçta savurganlığa varan tüketimi azaltmak amacıyla, tasarrufun ulusal politikamız olması sağlanmalı.

Rafi KARAGöL

JCR Eurasia Yönetim Kurulu Bşk.Vekili
EACRA Yönetim Kurulu üyesi
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası