Son Haberler

10 maddede fındık sorunu nasıl çözülür?

*Dünyada en önemli fındık üreticisiyiz. Türkiye, fındık üretim miktarında, dikim alanında ve fındık ihracatında dünyada ilk sırada yer alıyor. Ülkemizde üretilen fındığın yüzde 80-85’i ihraç ediliyor ve tarım ürünleri ihracatında birinci sırayı alıyor.

*Pastadan en büyük payı almamız ülkemize uluslararası piyasalarda fiyat oluşumunda söz *sahibi olma avantajı sağlıyor. Ancak, Fındık Borsası’nın Almanya’da olması fiyat istikrarı açısından büyük dezavantaj. Acilen Fındık Borsası’nın Türkiye’de açılması gerekiyor.

*Fındığı işlenmiş sanayi ürünü haline getirerek ihraç edebilirsek ve Fındık Borsası’nı faaliyete geçirebilirsek, diğer yandan sulamada, bahçelerin gençleştirilmesinde, hastalıkla mücadelede, depolama ve lojistikte başarılı olabilirsek, sağlayacağımız geliri 4-5 milyar dolara çıkarabiliriz.

Türkiye, dünyada en önemli fındık üreticisi konumunda. Son beş yıllık ortalama verilere göre, dünyada yaklaşık 930 bin hektar alanda fındık üretimi yapılıyor. Fındık dikim alanlarının yüzde 76’sı Türkiye’dedir. Ülkemizi yüzde 8 ile İtalya, yüzde 3 ile Azerbaycan ve yüzde 2’şer ile İran, ABD ve Gürcistan takip ediyor.

Dünya fındık üretimi, 1960’lı yıllarda 250 bin ton civarında iken, son yıllarda bir milyon tonu geçti. Fındık üretiminin yaklaşık yüzde 64’ünü gerçekleştiren ülkemizi İtalya, Gürcistan ve Azerbaycan takip ediyor.

2019 yılında dünya üretimi, 954 bin 900 ton oldu. Bu üretimin 776 bin tonu Türkiye’de gerçekleşti. Son beş yıllık veriler dikkate alındığında, ülkemiz fındık üretimi yıllık ortalama 606 bin ton (dünya üretiminde payı yüzde 64), diğer ülkelerin toplam üretimi ise 349 bin ton (payı yüzde 36) oldu.

43 İLİMİZDE FINDIK YETİŞTİRİLİYOR

Türkiye’de fındık üretimi geleneksel olarak Doğu Karadeniz’de başladı. 1964 yılından bu yana devlet tarafından alım garantisi verilmesi, göçler ve diğer etkenler sebebiyle üretim alanları daha sonraları Batı Karadeniz ve diğer illere de yayıldı. Halen 43 ilimizde fındık yetiştiriliyor, bu alanların yüzde 71 Doğu Karadeniz’de bulunuyor. Belli başlı üretim alanları, Trabzon, Ordu, Giresun, Samsun, Düzce, Sakarya, Zonguldak, Artvin, Bartın, Kocaeli ve Rize’dir.

Türkiye’nin fındık üretiminde yıllara göre, iklim şartları, gerekli kültürel işlemler yeterince yapılmıyor.  Hastalık ve benzeri nedenlerle ciddi dalgalanmalar görülüyor. Yıllık rekolte, 550 bin tonla 800 bin ton arasında değişiyor ve son beş yılın ortalaması ise 606 bin ton olarak gerçekleşti. 2020 yılı rekoltesinin ise 665 bin ton olacağı tahmin ediliyor.

TÜRKİYE, FINDIK ÜRETİMİNDE VE İHRACATTA BİR NUMARA

Türkiye, fındık üretim miktarında, dikim alanında ve fındık ihracatında dünyada ilk sırada yer alıyor. Ülkemizde üretilen fındığın yüzde 80-85’i ihraç ediliyor, yüzde15-20’si iç piyasada tüketiliyor. Son beş yıldaki ihracat miktarı yıllık yaklaşık 270 bin ton iç fındık oldu.

Tarım ürünleri ihracatında birinci sırayı fındık almakta olup, fındığın tarım ürünleri içindeki payı ise yüzde 13 oldu. 2019 fındık ihracatının yüzde 60’ı natürel iç fındık, yüzde 18’i iç fındık, yüzde 22’si ise ileri işlenmiş fındıktır. Burada en önemli kısım ileri işlenmiş sanayi ürününe dönüşmüş fındıktır.

TÜRKİYE’DE FINDIK BORSASI AÇILMALI

Daha öncede ifade ettiğimiz gibi, dünyada fındık üretimi ve ihracatına konu olan ürünler açısından pastadan en büyük payı ülkemiz alıyor ve bu durum ülkemize uluslararası piyasalardaki fiyat oluşumu konusunda söz sahibi olma avantajı sağlıyor.

Ancak, Fındık Borsası’nın Türkiye’de değil, Almanya’da olması da bizim için fiyat istikrarı açısından büyük bir dezavantaj. Bu nedenle zaman geçirilmeden Fındık Borsası’nın Türkiye’de açılması gerekiyor.

Üretiminin yüzde 80’ini ihraç ettiğimiz fındıktan sağladığımız yıllık gelir son beş yılda ortalama 2 milyar dolar civarında oldu. Yukarıda da belirttiğimiz üzere, eğer fındığı işlenmiş sanayi ürünü haline getirerek ihraç edebilirsek ve Fındık Borsası’nı ülkemizde faaliyete geçirebilirsek, diğer yandan fındığın sulanmasında, bahçelerin gençleştirilmesinde, hastalıkla mücadelede, depolamada ve lojistikte başarılı olabilirsek, bu üründen sağlayabileceğimiz geliri 4-5 milyar dolar seviyesine çıkarabiliriz.

TMO SATICI OLARAK PİYASAYA GİRDİ

Toprak Mahsulleri Ofisi 2006’dan beri piyasadaki fiyat oluşumuna ve serbest piyasa işlemlerine karışmadan hükümet tarafından görevlendirilerek, zaman zaman piyasada yaşanan sıkıntıları aşmak ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla destekleme alımları yaptı, fiyat oynaklıklarında da fiyat istikrarı için fındık satıcısı olarak piyasaya girdi.

Toprak Mahsulleri Ofisi, her yıl fındık sektörü için sektör raporu hazırlayarak sektörün gelişimini yakından izleyip gerekli tedbir ve çözüm önerilerini hükümetle ve paydaşlarla paylaşıyor. Diğer yandan, TMO, 2019 yılında ilgili tüm tarafların katılımı ile Ordu ilimizde Ulusal Fındık Çalıştayı düzenleyerek; Fındıkta Verim ve Kalitenin Artırılması, Depolama ve Muhafaza, Sanayi, Ticaret ve Tüketim ve Mevzuat ve Desteklemeler başlıkları altında sektör sorunları tartışılarak tesbit ve öneriler geliştirdi.

SEKTÖRÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ana başlıklar halinde fındık sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini şöyle sıralayabiliriz:

1) Dünyadaki en büyük fındık üreticisi konumunda olan ülkemizde verimliliğin düşük olması, kazancımızı olumsuz etkiliyor. Fındıkta verim ve kaliteyi artırmak için iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve uygulamasının artırılması gerekiyor.

2) Üretim alanlarının genişlemesi ile iklim koşullarına bağlı olarak arz fazlasıyla karşılaşılıyor. İhracat gelirini artırmak için fındık girdisi ve katma değeri yüksek olan sanayi ürünleri için yatırım yapılması gerekiyor.

3) Fındık bahçelerinin bakımsız olması, zararlılarla mücadele edilememesi, üretimde kalitenin ve verimin düşmesine neden oluyor. Ayrıca hasat edilen ürünler kısa sürede ve beklemeden düşük fiyatlarla piyasaya arz ediliyor. Bu da fiyatların düşmesine sebep oluyor. Bu nedenle, destekleme sistemleri fındığı bir yan gelir olarak görenlere değil, gerçek üreticilerin lehinde olacak şekilde düzenlenmelidir.

4) Üretim yapılan arazilerin miras ve benzeri nedenlerle küçülmesi fındık üretiminde verimliliği ve etkinliği olumsuz yönde etkiliyor. Arazi bölünmelerinden ve miras hukukundan kaynaklanan sorunlar çözülmeli. Böylece üretimdeki ekonomik ve verimli yapının kurulmasına katkı sağlanır.

5) Mevcut potansiyel pazarlar çoğaltılmalı, hedef ülke odaklı pazar araştırmaları yapılmalıdır. Yeni pazarlara yönelik tanıtım faaliyetleri artırılmalı, ülkelere göre farklılaştırılmalı ve çeşitlendirilmelidir.

6) Türkiye’de fındık tüketimi çoğunlukla çerezlik olarak yapılıyor. Fındık yağı, fındıklı çikolata, fındık kıyması ve diğer mamullerin tüketimi istenilen seviyenin altında kalıyor. Fındık ve mamülleri tüketiminin artırılması amacıyla tüketici odaklı üretim modelleri uygulanmalıdır.

7) En önemli sorunlardan biride depo alt yapısının oluşturulamamış olmasıdır. Lisanslı depoculuğun aktif hale getirilmesi için kurum ve kuruluşlar teşvik edilmelidir.

8) Kalite, bir malın pazarlanmasında oldukça önem arz ediyor. İrili ufaklı tüm üretici firmalar kaliteli üretim için teşvik edilmeli ve denetlenmelidir.

9) Sektör tarafından üretilen tam ve yarı mamül ürünler için gerekli ar-ge, reklam ve pazarlama faaliyetlerine önem verilmeli, yurt içi ve dışı tanıtıma yönelik faaliyetler artırılarak sürdürülmeli, işlenmiş ürünlerde markalaşma yoluna gidilmelidir.

10) Fındık üretimindeki avantajımızı en üst noktaya taşımak ve ciddi bir ihracat geliri elde edebilmek için merkezi hükümet, yerel yönetim, üretici firmalar, üniversiteler ve üreticiler arasında çok iyi bir koordinasyon sağlanmalıdır.

Sonuç olarak ülkemizin yeterince yararlanamadığı en büyük zenginliğimiz olan fındık ürünü bizim için daha büyük anlam ifade ediyor. Bunun gereği yerine getirilmeli.

Osman Akyüz

Türkiy Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası