Son Haberler

2015 bütçe hedefleri

Günümüzde orta vadeli planlama yapmak gelişmiş ekonomiler için zor, gelişmekte olan ülkeler için daha da zordur. Türkiye, orta vadeli hedeflerini 1 yıl geçtikten sonra yeniden revize etti. Yeni hedeflerin de revize edilme olasılığı yüksek. Pek tabiidir ki ekonomik hedeflerin bu kadar kısa vadede değiştirildiği ülkemizde bütçe hedeflerinin tutturulması da pek kolay olmayacak.

ülkemizin 2014 yılı ekonomik büyümesinin % 3,5’in altında olması bekleniyor. OVP’de bunun % 3,3 seviyelerinde olacağı, gelecek yıl ise ancak % 4 ve sonraki yıllarda ise % 5 olacağı tahmin ediliyor. Tahminlerin gerçekleşmesi durumunda dahi ekonomide sıkıntılı bir dönemden geçtiğimiz yadsınamaz. Gerek global ve gerekse de bölgesel gelişmelerin yaratacağı negatif etkilerin ekonomik aktivite üzerinde yaratacağı etkilerin sonucu olarak ekonomik büyümenin aşağı yönlü revize edilme olasılığı da mevcut.

2015 BüTçE HEDEFLERİ İDDİALI

2015 yılı bütçesinde gelirler % 6,6’lık artışla 452 milyar TL’ye, gelirler ise % 5,5’lik artışla 473 milyar TL’ye yükselmiş görünüyor. Bütçe açığı 21 milyar TL olarak öngörülüyor. Görüleceği gibi hem gelir, hem de gider artışının GSYİH büyümesinden daha büyük olacağı öngörülüyor. Bunun gerçekleşmesi mevcut şartlar altında pek mümkün görülemez. Ancak vergi oranlarında önemli bir artış gerçekleştirilir ise toplam vergi gelirlerinde bir artış sağlanabilir. Pek tabiidir ki vergi oranlarında artış rekabet koşulları ve kayıt dışılık gibi nedenlerle pek mümkün gözükmüyor. Diğer taraftan ise bütçe gider hedefine ulaşılacağı varsayıldığında 2015 yılı bütçe açığının 25-30 milyar TL düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

VERGİ GELİRLERİNDE HEDEF TUTAR MI?

Bütçe hedeflerinde gelir vergisinde % 10, kurumlar vergisinde % 12,5, içeride üretilen ürünlerde alınan KDV’de % 12,7 ve ithal ürün KDV’sinde % 14,5 artış öngörülüyor. Ekonominin bir önceki yıla göre yavaşlayacağı beklenirken belli başlı vergi kalemlerinde bu denli önemli artışların iki anlamı vardır: ya bütçenin tutmayacağını baştan kabul ediyoruz, ya da vergi oranlarında artış planlıyoruz. özellikle de cari işlemler açığının düşürülmesi amacıyla ithalatın azaltılmasına yönelik tedbirler alınırken ithal ürünlerde alınacak KDV’deki artış ciddi vergi artışlarına işaret ediyor olabilir. Bunu önümüzdeki günlerde daha net bir biçimde görüyor olacağız.

BüYüME MODELİNDE REVİZYON ŞART

ülkemizde ekonomik büyüme modelinin değiştirilmesi konusunda tüm sosyal kesimlerin tam bir anlaşma içinde olduğu görülüyor. İnşaat sektörünün büyümeye olan etkisi elbette yadsınamaz ancak bunun geçici bir süre söz konusu olabileceği unutulmamalı. Yola, AVM’ye ve konuta harcadığımız paranın marjinal maliyeti ülke olarak yurtdışı borçlanmamızın maliyetidir. Pek tabiidir ki bu yatırımlar direkt olarak borç servisine yardım etmiyor. Sadece var olan ekonomik aktivitenin verimliliğini arttırıyor ve bu aktivitenin mobilitesini kolaylaştırıyor. O nedenle, ülkemiz açısından üretim ve verimlik artışını sağlayacak büyüme modelinin zamanı varken tercih edilmesi gerekiyor. Son global gelişmeler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için kısa ve orta vadede zaman kazandıracak niteliktedir. Bu kısa iyimser ortam ekonomide yeni bir vitese geçmeye imkan sağlayabilir. ülkemizde inşaat-konuta dayalı büyümenin sürdürülemeyeceği ve bunun üretime kaydırılması gerektiği konusunda geç kalınmasının çok büyük toplumsal maliyetlere yol açacağı unutulmamalı. Bunun için üretimde; tarımdan, sanayiye her alanda yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Er, ya da geç Türkiye bu kararı verecek ama bunu tercihen yapması pek tabiidir ki daha az ve kontrol edilebilir maliyet anlamına geliyor.

Finansal Bakış
Rafi Karagöl
JCR Eurosia Rating Başkan Vekili

karagol@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası