Son Haberler

Barışa olan inanç diri tutulmalı

Barış kolay iş değil. Hele Türkiye gibi zorlu bir coğrafyanın tam merkezindeyseniz. öyle ya İngiltere gibi ada devleti, ya da Norveç gibi İskandinav ülkesi değil Türkiye… Bizim gibi ülkeler, kendi iç barışını sağlamak için birçok adım atıp, demokratikleşme için ağır-aksak ilerleme kaydetse ve ekonomik istikrar, sosyal yapının iyileştirilmesi, göç gibi pek çok sorunu çözmeye dair önemli adımlar atsa da, maalesef kendi dışımızda gelişen olaylar hedeflediğimiz konuların kaderini etkileyebiliyor.

önce Musul’da rehine krizi yaşandı. Şükür; hiçbirine en ufak zarar gelmeden kurtarıldılar. Ancak kriz bununla bitmedi ve IŞİD, Türkiye için önemli bir müttefik ve ticari ortak olan Erbil’in kapılarına dayandı. Şengal’de büyük bir insanlık krizi yaşandı. Tüm dünya bu konuyla meşgul olmaya başladı ve Irak için yaşanan tehdide karşı bir çözüm üretmeye çalıştı. ABD’nin başını çektiği küresel koalisyon ile birlikte Irak’ın güvenliği konusunda adımlar atılmaya başlandı. Bununla birlikte Suriye’de de Musul benzeri bir kriz yaşadık. Kobani süreci, tüm dünyanın gözlerinin bu bölgeye çevrilmesine yol açtı. Sivillerin hayatları tehlike altındaydı ve bu duyarlılık, oradaki insanların hayatlarının kurtarılması açısından önemliydi. Tüm dünya bu konuda adım atmaya başladı ve Türkiye’ye doğru büyük bir göç akını başladı. Tabii bununla birlikte Türkiye içerisinde birçok istenmeyen olay meydana geldi. İnsanlarımız hayatlarını kaybetti ve birçok işyeri yağmalandı.

Türkiye 30 yılı aşan bir çatışma sürecinden sonra önemli ölçüde işleyen bir çözüm süreci yaşıyor. Bu süreç bazen yavaş, bazen etkili, bazen de normalden iyimser şekilde devam ediyor. Ancak gerçek olan bir şey var ki; toplumun barışa ve huzura ihtiyacı var. O yüzden de süreç toplumsal destekle yürüyor. Daha önce birkaç deneme yapılmış ve türlü engeller ile maalesef barışa dair süreç sona ermişti. Ancak bugün, o yaşananlardan ders çıkartacak kadar acı biriktirdiğimizi düşünüyorum. Başta da söylediğim gibi barış zordur, sabır isteyen meşakkatli bir iştir. Ancak bizim de en çok barışa ihtiyacımız var. Siyasi, ekonomik ve sosyal olarak kalkınmamız için barış sürecine destek vermek görevimizdir. Bildiğimiz doğruları söyleyerek, eleştirerek, yapıcı katkılar sunarak sürecin ve barış ortamının daha iyi olması için hepimiz üzerimize düşenleri yapmaya devam etmeliyiz.

Görüş
Tarkan Kadooğlu
Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı
TüSİAD Yönetim Kurulu üyesi

kadooglu@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası