Son Haberler

Şeffaflık zayıflık mı, yoksa güç mü?

Liderler ve şirketler için şeffaflık şarttır? Peki ne tür durumlar gizlenmeli ve şeffaflık adı altında paylaşılmamalı? Ya da şeffaf olmayan şirketler ne tür maliyetlere katlanmak zorunda kalır?

Bu sorunun yanıtını vermek elbette kolay değil. Şeffaf olmak bazen zarar verir, bazen büyük yarar sağlar. Kimileri şeffaf olmakla gurur duyarken, kimileri tersi durumla gurur duyabilir. O halde görünen o ki; durumsal bir kavramla karşı karşıyayız. Peki konu işletmeler, ya da kurumlar olunca ne yapılmalı, nasıl davranılmalı? Güç; şeffaflıkta mı, yoksa tersi durum olan açık olmakta mı saklı?

Şeffaf olmak şirket içi ilişiklerde çok ama çok gerekli. Şeffaflığın şirketlerde maliyetlerin düşürülmesinde bile etkili olduğu kanıtlanmış durumda. İki bölüm arasındaki kopukluk, ya da bilgi gizlenmesinin yarattığı maliyetlerle eminim sizler de sıkça karşılaşmışsınızdır. Şeffaf olmak aynı zamanda çalışanlar arasında güven ortamı yaratılmasında çok önemli bir yer tutar. Bu durum kurumsal bağlılığın yanında, motivasyonu da artıran bir unsurdur.

Eski kafalı yöneticilerin anlayışına göre “Gizlilik” adına, en temel bilgilerin dahi alt çalışanlardan, ya da diğer çalışma arkadaşlarından saklanmasının, sonuçta işten ayrılmalara varıncaya kadar motivasyonu bozduğunu, verimi düşürdüğünü hepimiz biliyoruz. Geçmişte altlarına öğretmekle mükellef olduğu basit konulardaki bilgileri bile kendisine, personeline anlatmaktan kaçınan çok sayıda yönetici ile çalıştım. Günümüzde de bu tip, çok sayıda yönetici görmek mümkün. Bu anlayışın maliyete olan etkisini bir düşünsenize!

Bazı şirketlerin internet sayfalarını incelediğimizde özellikle halka açık olan, ya da kurumsallaşmış şirketlerde şeffaflık/açıklık kavramının ilke/değer olarak belirlendiği ve bu konuya oldukça özen gösterildiğini görüyoruz. Ancak şeffaflığı tarif ederken, ya da “değer” olarak kabul ederken çok doğal olarak konu sınırlaması yapılmaktadır ki böyle olması doğrudur. örneğin, “müşteri sırrı” niteliğindeki bilgiler paylaşılmamalı. Ya da henüz yeterli olgunluğa ulaşmamış, paylaşılması halinde rakipler için dezavantaj yaratacak bilgileri açıklamak doğru olmaz. Ancak özellikle ürün ya da hizmetin kullanımına ilişkin ya da şirketin müşteriler tarafından tanınmasına dönük tüm bilgilerin şeffaf bir şekilde paylaşılmasında yarar var.

TEKNOLOJİK GELİŞİM VE BİLGİNİN ULAŞILABİLİR OLMASI
Şeffaflık son zamanlarda özellikle de bilgisayarlaşmanın artması ile dünyada hızla önem kazandı. Neredeyse herkes her türlü bilgiye ulaşabiliyor ve daha fazla bilgi talebinde bulunabiliyor. Devletler bile vatandaşlarına karşı Bilgi Edinme Hakkı vs. konularında yasalar çıkararak, şeffaflığı destekliyor. Bu durum/anlayış; kendini yenileyerek, hep daha fazla bilgi ihtiyacı yaratıyor ve adeta çevrim süreci niteliği taşıyarak ihtiyacı her gün arttırıyor.

İdefix.com’un haberine göre Yazar Warren Bennis – Daniel Goleman – James O‘Toole tarafından kaleme alınan “Şeffaflık” adındaki kitapta, ” Şeffaflık yeni çağın bir gerçeği olmakla kalmıyor… İşin içinde para ve verimlilik de var. Açık ve şeffaf olduğunuzda, işlem maliyetleriniz düşüyor, ofis politikaları ve şirket içi oyunlar azalıyor, çalışanların bağlılığı yükseliyor, işbirliği artıyor” şeklinde görüşlere yer veriliyor. Kitabın tanıtım bülteninde konu ister küresel iş faaliyeti, ister şirket yönetimi, ister ulusal ve uluslararası siyaset olsun tartışmaların merkezine oturan önemli bir konu var: Şeffaflık.

BAŞLICA GüNDEM MADDESİ: ŞEFFAFLIK
Günümüzün şebekeleşmiş dünyasında devam etmesi istenen her sistemin teminatı olarak görülen bu kavram, bütün siyasi liderlerin ve CEO‘ların başlıca gündem maddesi.

O halde şeffaflığın artırılmasında çalışan ve müşterilerin ihtiyaç ve beklentileri kadar Şirketlerin üst yöneticileri ya da patronlarının da büyük payı olduğu açıktır. Bir anlamda liderin, şirketinde şeffaflığı sağlaması gerekmektedir. Liderlik, çalışan motivasyonunu artıracak, müşteri bağlılığını sağlayacak her türlü çalışmanın yapılmasını gerektirmektedir.

Kamuda da şeffaflık çok ama çok önemlidir. örneğin, devletin bütçe politikaları, mecliste konuşulanların tutanak haline getirilmesi, bilgi edinme yaklaşımları, kamuoyunu bilgilendirme çabaları vs. hep şeffaf olmanın öneminin/anlaşılmasının bir sonucudur. Siyasiler ve devleti yönetenler bu konuya çok ama çok dikkat etmek durumundadırlar. Amerikan Başkanı Obama, iktidara geldiğinde ilk olarak, “kamuda daha fazla şeffaflık” sözü vermiştir. Amacı, vatandaşın güvenini kazanmaktır.

Şeffaf davranılmayan ve saklanan bilgi eninde sonunda ortaya çıkmaktadır. Boşu boşuna saklandığı, şeffaf davranılmadığı süreyi/ortamı kirletmesine izin verilmemelidir Mutlaka, şeffaflığın yaratacağı olumlu atmosferden yararlanılmalı, müşteri ve çalışanların güveni kazanılmalıdır. Artık geriye gidiş yoktur, ya şeffaf olacaksınız ya da yok… çünkü şeffaflık büyük bir güçtür.

Şaban çağıran
Denizbank A.Ş.
Genel Müdürlük / Grup Müdürü

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    selim yalniz
    28 Ekim 2013 09:14 -

    Saban beyin yorumlarina katilmamak imkansiz ancak her hal ve sartta kendisinin de belirttigi uzere mahremiyet-gizlilik de esastir.iste mesele de burada; kac olcek sefafflik, kac olcek mahremiyet…

  • Site Haritası