Son Haberler

Enflasyonu düşürürseniz faiz düşer, dövize istikrar gelir

-Türkiye’de faiz oranlarını ve döviz kurlarını kontrol altına almak istiyorsak öncelikle ülkedeki enflasyon oranını düşürmemiz gerekir. Faizleri düşürürsek enflasyon düşer görüşü doğru değildir. Bu görüşte olanlar enflasyonun nedeninin sadece yüksek faiz oranı olduğunu zannedenlerdir. Halbuki enflasyonun nedenleri farklıdır ve çeşitlidir.

-Enflasyonu kontrol etmek için eskiden bilinen a) fazla para basmamak ve b) arz ve talebi dengeli tutmak yöntemi değişmiştir. Günümüzde enflasyonu kontrol altında tutabilmek için Merkez Bankası ile Devletin ve Hazine’nin sihirli dengeyi sağlaması gerekir. Sihirli dengeyi Merkez Bankası tek başına sağlayamaz. Devlet ve onun Hazinesi’ne düşen görevler vardır.

-Enflasyon doğuran altı unsur sayabiliriz: 1.Talep çılgınlığı, 2.Maliyet artışı, 3.Döviz kur artışı, 4.Ülkenin borç yükü, 5.Fazla para basmak, 6.Ülke ekonomisine duyulan güven. Bunlardan biri veya birkaçı bir araya geldiğinde ülkedeki enflasyon oranı yükselir.

-Enflasyon düşünce fiyatlar düşmez. Enflasyon fiyatların bulunduğu yerden ne kadar arttığını gösterir.  Yani enflasyon sıfır olursa bundan sonra fiyatların daha da artmayacağı anlamına gelir. Yoksa fiyatlar düşmez, olduğu yerde durur.

Bu kez enflasyon konusunda sohbet edelim istedim. Yazının sonunda söylediğimi başında da vurgulayayım: Enflasyonu düşürmek bir orkestranın başarıyla konser vermesi gibidir. Tüm kurumların birbiri ile uyumlu olarak görevlerini laikiyle ve düzgün bir şekilde yapmalarını sağlamamız gerekir.

Soru 1 ) Enflasyon nedir?

Türkiye’de enflasyonu bilmeyen yoktur. Bugün hayatta olanların hepsi enflasyonu görmüş, yaşamış insanlardır. Enflasyon, devletin insanların cebinden gizlice vergi almasını sağlayan, hayatı, yaşamayı pahalılaştıran, kazanılan maaşların satın alma gücünü azaltan bir mikroptur.

Enflasyon, mal ve hizmetlerin fiyatlarının artmasıdır. Enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir.

Enflasyon artışına neden olan belli başlı iki neden bilinir. Bunlar talep enflasyonu ile maliyet enflasyonudur. Ancak bu iki nedenden başka nedenler de enflasyona sebep olabilir. Ben enflasyon doğuran altı unsurdan bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri veya birkaçı bir araya geldiğinde ülkedeki enflasyon oranı yükselir.

1.Talep Çılgınlığı

 Mal ve hizmetlere olan talebin bunların arzından daha fazla olması durumunda talep çılgınlığı yaşanabilir. Mal ve hizmetlerin fiyatları artar. Halkın gelirleri yüksek olursa fazla gelen kazançlarını harcamak için daha çok harcama yapmaya başlarlar. Arz sınırlı kalırsa fiyatlar yükselir. Hem halkın kazancı yüksek olsun hem de enflasyon olmasın isterseniz o zaman artan talebi karşılayabilecek ülkedeki mal ve hizmet üretimini arttırmanız gerekir.

2.Maliyet Artışı

Hammadde, yarı mamul ve hizmet maliyetleri artarsa bu artış nihai ürünlerin satış fiyatlarına yansır. Nohut fiyatı artarsa restoranlardaki nohutlu pilav fiyatı da artar. Mazot fiyatı artarsa taşıma ücretleri de artar. Bu fiyat artışları tüketiciye yansır.

YERLİ MALLAR TALEBİ KARŞILAYAMAZSA MECBUREN YÜKSEK KURDAN YAPILAN İTHALAT ENFLASYONU ARTTIRIR

3.Döviz Kur Artışı

İthalatı ihracatından fazla olan ve cari açık veren ülkelerde döviz kurlarının artması maliyetlere yansır. İthal mallarının fiyatı artar. Yerli mallar daha cazip olur. Yerli mallar talebi karşılayamazsa mecburen yüksek kurlardan ithalat yapılır. Bu durum enflasyonu arttırıcı bir etki yapar.

4.Ülkenin Borç Yükü

Bir ülkenin iç ve dış borcu aşırı derecede artarsa bu durum enflasyon artışını tetikler. Artan borçların ileride devletin elde edeceği gelirlerden ödenemeyeceği anlaşılır ise bu durumda enflasyon artar.  Ancak bu durumun enflasyona olan olumsuz etkisi zaman alır. İç borçları ödemek için para basmak, vergileri arttırmak ve dış borçları ödemek için yeniden yüksek faiz ile dış borç bulma çabaları enflasyona olumsuz etki yapar.

5.Fazla Para Basmak

Az olan şeyin değeri yüksek olur. Bir ülkede aynı mal ve hizmetleri satın almak için piyasada çok fazla para mevcutsa bu durum mal fiyatlarını yükseltir. Fiyatların yükselmemesi için bu fazla parayı emecek bir ekonomik büyümeyi sağlamak gerekir. Bu sağlanamazsa basılmış fazla para enflasyonu arttırır. Günümüzde enflasyonu arttıran sadece merkez bankasının aşırı para basması değil aynı zamanda devletin aşırı borçlanmasıdır. Devlet bütçe açığını ve cari açığı finanse etmek ve önceliği olmayan yatırımları gerçekleştirmek için aşırı borçlanırsa bu durumda enflasyon ateşinin üzerine bir bidon dolusu benzin dökmüş olur.

6.Ülke Ekonomisine Duyulan Güven

Bir ülkenin yönetimine duyulan güven azalırsa yatırımcıların ileriye yönelik alacakları kararlar da buna paralel olarak kötümser olmaya başlar. Yatırımlar azalır. Yurt dışından borçlanma zorlaşır. Ülkeden yurt dışına para ve yetenekli iş gücü transferleri artar. Bu durum ülke ekonomisini olumsuz etkiler. Bunun sonucu da enflasyon oranı yükselir.

BORÇLARIN İLERDE SAĞLANACAK GELİRLER İLE ÖDENEMEYECEĞİ KUŞKUSU OLURSA O ÜLKEYE GÜVEN AZALIR, ENFLASYON YÜKSELİR

Bir ülkenin ekonomisine duyulan güvenin azalmasının bir başka nedeni daha vardır. Eğer devletin toplam reel borçlarının ileride sağlayacağı nakit gelirler ile ödenemeyeceği kuşkusu olursa o ülke ekonomisine duyulan güven azalır. Bu durumda da enflasyon yükselir.

Soru 2 ) Enflasyonun etkileri nedir ve nasıl hesaplanır?

Yüksek enflasyonun ülke için  geçici veya kalıcı nitelikte birçok olumsuz sonucu vardır. Bunlardan bazıları şöyledir:

– Gelir dağılımı adaletsizliği artar,

– Borçlanma maliyetlerinde artış olur,

– Reel gelirler azalır,

– Tasarruf eğilimi azalır ve yatırımlar düşer,

– İş hayatında belirsizlikler oluşur,

– Halkın alım gücü azalır,

Enflasyon hesaplama işlemi yapılırken resmi istatistik kurumlarından faydalanılır. Türkiye’de TÜİK enflasyon değerlerinin belirlenmesinde faydalanılan istatistik kurumudur. Resmi istatistik kurumları aylık periyotlar ile fiyat değişimini gözlemlemek için marketler, benzin istasyonları, muayenehaneler, hizmet sağlayıcılar ve buna benzer pek çok alanda inceleme yapar. Oluşturulan endeksler ile enflasyon hesaplamaları yapılır.

Kullanılan en temel iki endeks şöyledir;

– Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE-CPI),

– Yurt içi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE-D-PPI)‘dir.

TÜFE; gıda, giyim, binek araç gibi hane halklarının tüketimine yönelik mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimlerin hesabında kullanılır. Yİ-ÜFE ise ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt içinde satılan ürünlerin üretici fiyatlarındaki değişimleri ölçen fiyat endeksidir.

Türkiye’de yukarıda kullanılan iki temel enflasyon endeksine bir üçüncüsünü ilave etme ihtiyacı oluştu.

Halkın Yaşadığı Fiyat Endeksi (HAYA-FE)

Halk için önemli olan alışveriş yaparken karşılaştığı fiyat artışlarıdır.  Ülkede TÜFE yüzde 36 olarak ilan edildiğinde HAYA dar gelirliler için yüzde 75 olarak hissedilebilir. Bu durum ise enflasyonu hesaplayıp ilan eden kurumun itibarını zedeler ve bu kuruma duyulan güveni yok eder.

TÜİK TARAFINDAN HESAPLANIP İLAN EDİLEN ENFLASYON ORANLARI GERÇEĞİ YANSITAN DOĞRU ORANLAR OLMALIDIR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hesaplanıp ilan edilen enflasyon oranları gerçeği yansıtan doğru oranlar olmalıdır. Hesaplamada kullanılan formüller ve yöntemler gerçeği doğru bir şekilde gösterecek şekilde düzenlenmelidir. Bu formüller sık sık duruma göre değiştirilmeden istikrarlı tutarlı bir şekilde kullanılmalı ve şeffaf olarak toplum ile paylaşılmalıdır.

Soru 3) Faizler düşerse enflasyon da düşer mi?

FAİZLER ARTINCA EKONOMİ YAVAŞLAMAYA VE SOĞUMAYA BAŞLAR, TASARRUF EĞİLİMİ ARTAR, ENFLASYON AZALIR

Keşke düşse!  Enflasyona neden olan yukarıdaki altı unsurdan biri veya birkaçı ortaya çıktığında o ülkede enflasyon artmaya başlar. Artan enflasyonu frenlemek için söz konusu ülkenin merkez bankası faizleri arttırır. Faizler artınca ekonomi yavaşlamaya ve soğumaya başlar. Tasarruf eğilimi artar. Enflasyon azalır.

Türkiye’de faiz oranlarını ve döviz kurlarını kontrol altına almak istiyorsak öncelikle ülkedeki enflasyon oranını düşürmemiz gerekir. Faizleri düşürürsek enflasyon düşer görüşü doğru değildir. Bu görüşte olanlar enflasyonun nedeninin sadece yüksek faiz oranı olduğunu zannedenlerdir. Halbuki enflasyonun nedenleri farklıdır ve çeşitlidir.

Soru 4) Enflasyon düşünce fiyatlar da düşer mi?

ENFLASYON DÜŞÜNCE FİYATLAR DÜŞMEZ, ENFLASYON SIFIR OLURSA FİYATLARIN DAHA DA ARTMAYACAĞI ANLAMINA GELİR

Keşke düşse! İnsanlar enflasyon düşerse fiyatların da düşeceğini zannediyor. Enflasyon düşünce alacakları malların fiyatlarının da azalmasını beklerler. Halbuki böyle bir şey olmaz. Enflasyon düşünce fiyatlar düşmez. Enflasyon fiyatların bulunduğu yerden ne kadar arttığını gösterir.  Yani enflasyon sıfır olursa bundan sonra fiyatların daha da artmayacağı anlamına gelir. Yoksa fiyatlar düşmez, olduğu yerde durur.

Soru 5) Enflasyonu düşürecek hamleler nelerdir?

Bir ülkede fazla para basıp piyasaya vermek enflasyonu arttırır diye bilinir. Para basıp piyasaya vermek bir bahçeyi sulamaya benzer. Bahçedeki çiçeklerin ve ağaçların emebileceği ve onları besleyecek kadar sularsanız bahçedeki ağaçlarınız ve çiçekleriniz büyür güzelleşir. Ancak bahçenizdeki çiçek ve ağaçlarınızın ihtiyacından fazla sularsanız önce bahçeniz çamur olur. Daha sonra göl olur, ondan sonra bahçenizdeki tüm bitkileri çürütürsünüz.

ENFLASYONU KONTROL ALTINDA TUTABİLMEK İÇİN MERKEZ BANKASI İLE DEVLETİN VE HAZİNE’NİN SİHİRLİ DENGEYİ SAĞLAMASI GEREKİR

Günümüzde enflasyonu kontrol etmek için eskiden bilinen a) fazla para basmamak ve b) arz ve talebi dengeli tutmak yöntemi değişmiştir. Günümüzün değişen şartlarında bir ülkede enflasyonu kontrol altında tutabilmek için Merkez Bankası ile Devletin ve Hazine’nin aşağıdaki sihirli dengeyi sağlaması gerekir. Bu sihirli dengeyi sadece Merkez Bankası tek başına sağlayamaz. Devlet ve onun Hazinesi’ne düşen görevler vardır. Enflasyonu düşürmek için her üçü müştereken uğraşıp bu sihirli dengeyi oluşturmak zorundadır.

Sihirli Enflasyon Denge Formülü

(M + B + TG) / P = EPV

M = Merkez Bankası bilançosunda pasiflerde görülen “Merkez Bankası Parası”

B = Devlet İç Borçlanma Senetleri, Hazine Bonoları ve Diğer Devlet Borçları

TG = Devletin verdiği ödeme Garantileri ve Ödeme Taahhütleri

P = Fiyat Endeksi

EPV = İleride beklenen Faiz Dışı Bütçe Fazlasının bugünkü değer formülüne göre düzeltilmiş meblağı (ileride beklenen devletin gelirleri ile faiz dışı giderlerin farkı)

Eğer Merkez Bankası bilançosunda pasiflerde görünen Merkez Bankası Parası ve devletin her türlü borçlarının ve taahhütlerinin toplamının fiyat endeksi ile düzeltilmiş meblağı, devletin ileriki dönemde yaratacağı Faiz Dışı Fazlanın bugünkü değerine eşit olursa, o zaman enflasyon kontrol altına alınmış olur.

Sihirli Enflasyon Denge Formülünün sol tarafında bulunan herhangi bir kalemi arttırmak isterseniz, bu artışın enflasyonu arttırmasını istemiyorsanız o zaman formülün sağ tarafını da aynı meblağda arttırmanız gerekir. Örneğin devleti 10 trilyon borçlandırdığınızda eğer aynı zamanda devletin alacağı vergileri de 10 trilyon arttırabilirseniz o zaman enflasyonu kontrol altında tutmuş olursunuz.

ENFLASYONU DÜŞÜRMEK İSTİYORSAK, TÜM KURUMLARIN BİRBİRİ İLE UYUMLU OLARAK GÖREVLERİNİ LAİKİYLE YAPMALARINI SAĞLAMAMIZ GEREKİR

Bir başka örnek vermek gerekirse eğer devlet yap işlet devret yöntemi ile yaptırdığı bir işe ödeme garantisi vermişse o takdirde bu taahhüdünü karşılayabilmek için ileride “Sermaye Gelirlerini” veya “Vergileri” de 20 trilyon arttırdığı takdirde enflasyonu kontrol edebilir. Bu sihirli dengeyi kuramaz ise enflasyon artışını durduramaz.

Sözün Kısası

Mozart’ın Türk Marşını orkestranıza düzgün bir şekilde çaldırmak istiyorsanız, yaylılarınız, nefeslileriniz ve vurmalı sazlarınız görevlerini doğru ve zamanında yapmalıdır.

Türkiye’de enflasyonu düşürmek istiyorsak, merkez bankasının, özel sektörün, siyasi kadroların, hükümetin, kamu kurumlarının, bakanların ve bürokratların birbiri ile uyumlu olarak görevlerini laikiyle ve düzgün bir şekilde yapmalarını sağlamamız gerekir.

Bülent Şenver

senver@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası