Son Haberler

Global piyasalarda risk alma iştahı devam edecek mi?

Mart ayında BIST’in 115.000-124.000 aralığında dalgalanması ve yeni zirve seviyelere yönelerek ayı yükselişle kapatması bekleniyor. BIST’in özellikle de bankacılık sektör hisselerinin halen EM içinde yüksek iskontolu işlem görmesi nedeniyle halen cazip olduğu düşünülüyor.

Borsa İstanbul Ocak ayındaki tarihi zirve denemesi sonrası Şubat ayında yurtdışı piyasalar kaynaklı yaşanan yüksek volatilitenin etkisiyle satışlarla karşılaşarak oldukça dalgalı bir seyir izledi. Şubat ayına 120.000 seviyelerinden başlayan BIST-100 Endeksi ABD borsalarından başlayan volatilite ve sert satışların etkisiyle 112.500’lere kadar geri çekilme gerçekleştirdi. Ancak, ayın ikinci yarısında global piyasalardaki volatilitenin azalması sonrasında hızla toparlanan BIST 100 Endeksi verdiklerinin büyük kısmını geri aldı ve ayı %0.5 kayıp ile 118.950 puandan tamamladı. Korku ve endişe endeksi olarak adlandırılan VIX (volatilite) endeksi Şubat ayında Ağustos 2015’den beri en hızlı yükselişini geçekleştirerek 50 seviyelerine kadar yükseldi. VIX endeksindeki yükselişle birlikte ABD borsalarında sert satışlar yaşandı ve Şubat ayı içinde zirve seviyelerden %14 yakın düşüş gerçekleştirdi. Satışlar ABD enflasyonun güçlendiğine ilişkin veriler ile FED’in faiz artışları hızlanacağı beklentisiyle başlasa da sert satışların yaşanmasının altında uzun süredir düzeltme gerçekleştirmeden yükselen ABD borsalarda şirket değerlemelerinin aşırı uç seviyelere yükselmesi en önemli etken olarak değerlendirildi. ABD borsalarındaki sert satışlar ve volatilite global piyasalarda genele yayılsa da gelişmekte olan ülke piyasaları dalgalanmadan daha az etkilenirken halen yüksek iskonto ile işlem gören BIST jeopolitik risklere rağmen bu süreçte pozitif ayrışma gösterdi. Şubat ayında petrol fiyatlarının %2 üzerinde aşağı yönlü düzelteme gerçekleştirmesine rağmen Rusya ve Brezilya pozitif ayrışan borsa endeksleri oldu ve onları BIST takip etti.

                                                     YENİ BAŞKAN POWEL NE YAPACAK?

Ocak ayı FED tutanaklarında, üyeler ekonomik büyümenin kayda değer güçlendiğine işaret ederken, enflasyon hedefine ulaşılması konusunda daha iyimser oldukları görüldü. FED üyeleri iş gücü piyasasının güçlü olduğunu düşünürken, bir grup üye ekonomik büyüme tahminlerini Aralık ayına göre yükseltti. Üyelerin çoğunluğu, güçlenen ekonomik büyüme görünümünün daha fazla kademeli politika sıkılaştırmasına uygun olduğuna dikkat çekti. FED kararı sonrası büyümenin güçlendiğine ilişkin açıklama piyasalarda FED’in faiz artırımlarını hızlandırarak 2018 yılında dört faiz artırımı yapabileceği endişelerinin oluşmasına neden oldu. Mart ayı toplantısında FED’in faizleri artırmasına neredeyse kesin gözüyle bakılırken, piyasaların asıl merak ettiği konu FED’in 2018 yılı üç faiz arıtırım tahminini koruyup korumayacağı ve bilanço küçültmesini ne hızda devam ettireceği olacaktır. Yeni başkan Powell’in ABD temsilciler meclisinde yaptığı sunumdaki açıklamaları son FED toplantı tutanaklarıyla paralel ve Yellen’in daha önceki açıklamalarının çok uzağında değildi. Mart ayında Powell başkanlığında toplanacak FOMC’de Yellen’in benimsediği kademeli faiz artışı ve yumuşak geçiş politikasını devam ettirilmesinin benimsenmesi global piyasalardaki risk alma iştahını devam ettirecektir. Aksine enflasyonun yükseldiğine dair güçlü söylem ve faiz artırımlarının beklenenden hızlı artırılabileceğine yönelik bir mesajın piyasalarda güçlü satışlara ve volatiliteye neden olması bekleniyor.

                                                 AFRİN HAREKATI VE DOLAR’IN SEYRİ…

Ocak ayının sonunda Yellen’ın son kez başkanlık ettiği FED toplantısında faizler sabit bırakılırken artırımların hızlanabileceğine ilişkin beklentileri yükselmesi ABD 10 yıllık tahvillerin faizinin yaklaşık 4 yıldır ilk kez %2.75 üzerine tırmanmasına neden oldu. İlerleyen günlerde ABD’de hisse senetlerindeki sert satış ve VIX korku endeksinde görülen güçlü yükseliş, piyasada bir panik algısının oluştuğunu gösterirken, bu durum Dolar’a yönelimi hızlandırdı. Dolar endeksinin 90,00 seviyesini aşmasıyla aybaşında Dolar/TL kuru 3,84 üzerine çıktı. İlerleyen günlerde hisselerin denge bulmasıyla tahvil faizleri yeniden yükselişe geçti. Sonrasında tekrar 3,80 aşağısına sarkan kur, ABD’de hem manşet TÜFE hem de çekirdek TÜFE’nin beklenti üzerinde gelmesi ve Afrin harekatına ilişkin gelişmelerle 3,81 üzerine tırmandıktan sonra ay sonuna doğru kademeli olarak geri çekilmeye başladı. Mart ayında faiz artışına kesin gözüyle bakılan FED’in yıl içerisinde kaç faiz artırım olacağına dair sinyalleri önem arz ediyor. Afrin harekatında beklenmeyen bir sürpriz olmadıkça ve Dolar’ın dünya para birimlerine karşı nispeten zayıf bir seyir izlemesi halinde kur 3,80-3,70 bandında dalgalanabilir. Dolar lehine işlemler gerçekleşmesi durumunda ise kurda 3,8450 ve 3,90 direnç noktaları takip edilebilir.

                                           EURO/DOLAR PARİTESİNDE YÜKSELİŞ BEKLENİYOR

EURUSD paritesi bilindiği üzere Ocak ayında ECB tutanakları ve Draghi’nin güçlü büyüme vurgusuyla 2014 yılından beri en yüksek seviyeye çıkarak 1,25 üzerini test etmişti. Şubat ayında Avrupa kanadında önemli bir gelişmenin yaşanmaması paritenin daha çok Dolar’a bağlı olarak fiyatlanmasına neden oldu. Dolar endeksinin baskılandığı günlerde yükseliş kaydeden parite Şubat ayında da 1,25 üzerini test etse de; bu seviyelerde kalıcı olamadı. FED’in Ocak ayı tutanaklarıyla 1,23 aşağısına sarkan paritede geri çekilmenin devam etmesi halinde 1,2150 ve 1,1950 destekleri takip edilebilir. Euro lehine işlemler gerçekleşmesi durumunda paritede 1,23 ve 1,25 seviyelerine doğru yükselişler görebiliriz.

Şubat ayının başlarında ABD hisse senetlerindeki sert satış dalgasıyla ABD hazine tahvilleri güçlü yükseldi ve 10 yıl vadeli tahvillerin faizi düştü. Altın güvenli liman özelliğini ön plana çıkararak 1360 üzerini test etti. İlerleyen günlerde Dolar endeksinin toparlanması ve tahvil faizlerinin yükselmesiyle baskılanan kıymetli metal yılın ikinci ayını satıcılı olarak tamamladı. Mart ayında yaşanabilecek geri çekilmelerde ons altında 1300 ve 1250 destekleri takip edilebilir. Olası yükselişlerde ise 1320 ve 1340 direnç noktaları gündeme gelebilir.

MERKEZ BANKALARININ PİYASA DOSTU YAKLAŞIMLARI

Mart ayının şüphesiz en önemli gündemi yeni FED Başkanı Powell’in’in öncülüğünde toplanacak FOMC kararı olacak. FED’in 2018 yılı için üç faiz artırımı öngörüsünün korunması ve kademeli faiz artırımı politikasının devam edeceğine ilişkin mesajların piyasalar tarafından pozitif algılanması bekleniyor. Aksine 2018 için dört faiz artırım olasılığının gündeme gelmesi Şubat ayında olduğu gibi piyasalarda satışlara neden olması beklenir. Mart ayında FED dışında Avrupa ve Japonya merkez bankalarının alacağı kararlarda piyasalar üzerinde etkili olacaktır. BoJ’un teşvikleri azaltması piyasalardaki bol likiditenin beklenenden hızlı piyasalardan çekilebileceği endişesi oluşturabilir. Yine ECB’nin parasal teşvikleri erken bitirebileceği yönündeki mesajlar da piyasalar açısından risk unsuru olarak masa üzerinde durmaktadır. Bu tür risklerin oluşması durumunda EM piyasalarında güçlü satışlar ve negatif ayrışma oluşması beklenir. Ancak, beklentiler FED’in yumuşak tonunu koruması ve diğer merkez bankalarının piyasaları desteklemeye devam etmesi yönünde fiyatlanmaktadır. Şubat ayında özellikle gelişmiş ülke piyasalarında yaşanan türbülans sonrası başta FED olmak üzere merkez bankalarının piyasa dostu yaklaşımlarını devam ettirmesi bekleniyor.

Yurtiçinde TCMB faiz kararı, 2017 büyüme verisi ve enflasyon verileri bu ayın takip edilecek önemli ekonomik gelişmeleri olacak. Bunun yanında Afrin’de devam eden “Zeytin Dalı” harekatına ilişkin gelişmeler yakından takip edilecektir. Jeopolitik riskler kısa vadede TL varlıklarda negatif ayrışmaya neden olabilecek tek başlık gibi görünüyor.

                    BİST’TE YÜKSELİŞ TRENDİ DEVAM EDECEK

Mart ayında BIST’in 115.000-124.000 aralığında dalgalanması ve yeni zirve seviyelere yönelerek ayı yükselişle kapatması bekleniyor. BIST’in özellikle de bankacılık sektör hisselerinin halen EM içinde yüksek iskontolu işlem görmesi nedeniyle halen cazip olduğu düşünülüyor. O nedenle global risk alma iştahı devam ettikçe ara düzeltmeler olsa da BIST’te yükseliş trendinin devam etmesi bekleniyor. Ancak, kısa vadede yeni pozitif katalizörler oluşmadıkça BIST’in teknik ve temel direnç seviyesi olan 124 bin seviyelerini geçmekte zorlanması bekleniyor.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası