Son Haberler

İşsizlikle mücadele için ülkelerin cesur ve girişimci insanlara ihtiyaç var

*Belirli bir mesleğe yeteneği, ilgisi olmayan, karakteri bu işi yapmaya yatkın olmayan veya belirli olanaklara ulaşamayan gençlerin sırf herkesin gittiği yol olması nedeni ile basmakalıp tercihlerde bulunması; bu alanda ihtiyaç fazlası, mesleğini yapmaktan keyif almayan, düşük eğitim kalitesine sahip mezunların sayısında artışa neden oluyor. 

*Geçmişte girişimciler Edison ve Ford iken bugünün dünyasında bu girişimciler Elon Musk ve Jack Ma’ya dönüştüler. Gençlere, sonradan kazanılmayan ancak doğuştan gelen bir girişimcilik ateşi taşıyorlar ise, bunu üniversite eğitimi ve deneyim ile de birleştirerek, mutlaka inovatif girişimciliği kariyer olarak hedeflemelerini öneririm. 

Kıymetli evlatlarımızın üniversite ve meslek tercihlerini yaparak yerleştirme sonuçlarını beklediği şu günlerde bu ayki yazımda tecrübelerime dayanarak hem meslek seçiminin hem de bir meslek olarak girişimciliğin önemine değinmek istedim.

İŞSİZLİK RAKAMLARI NELER SÖYLÜYOR?

Mevcut işsizlik ve işe giriş istatistiklerine baktığımızda basmakalıp davranışlardan ve sınavda alınan sonuçtan ziyade üniversite ve meslek seçimi yaparken yetenek, karakter, uluslararası düzeyde iş ve staj imkanı, olanaklar ve akademik başarı gibi değişkenlere odaklanmak gerekiyor.

Belirli bir mesleğe yeteneği, ilgisi olmayan, karakteri bu işi yapmaya yatkın olmayan veya belirli olanaklara ulaşamayan gençlerin sırf herkesin gittiği yol olması nedeni ile basmakalıp tercihlerde bulunuyor olması bu alanda ihtiyaç fazlası, mesleğini yapmaktan keyif almayan, düşük eğitim kalitesine sahip mezunların sayısında artışa neden oluyor.

TÜİK Haziran 2020 verilerine göre 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 24,6 olup bu oran resmi rakamları gösteriyor. TÜİK’in hesabına karşın İLO standardını dikkate alan DİSK’in hesaplamalarına göre işsizlik rakamlarının 2 kat daha fazla olduğunu dikkate alırsak genç işsizliğinin ne kadar yüksek olduğu da görülecek.

ÜNİVERİ VERİLERİ ÖNEMLİ

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisinin üniveri verileri bu konuda önemli bir eksikliği gideriyor. Bu verilere bölüm bazında sorgulama yaparak bakacak olursak daha az mezun veren ve sıralamada daha yüksek yer tutan üniversite mezunlarının çok daha hızlı ve yüksek ücret ile iş bulabildikleri görülüyor. Ancak tecrübelerim doğrultusunda ilgi, yetenek ve karakter yapısına uygun tercihte bulunan üniversite öğrencileri profesyonel hayatlarında da işlerinden aldıkları keyif doğrultusunda daha mutlu, verimli ve başarılı oluyorlar.

GİRİŞİMCİLİK VE JENERASYON

Tüm öğrencilerin beyaz yakalı çalışan olması beklenemeyeceği gibi alt ve ara kademe mavi yakalılar yanında bu işleri yaratacak girişimcilere de şiddetle ihtiyacımız bulunuyor.

Kapitalizmin erdemleri olarak bu kültürün hakim olduğu ABD ve benzer ülkelerde kişisel bağımsızlık ve yüksek kişisel fayda için risk alınması, içselleştirilen bir davranış biçimi olarak temel eğitimden başlanılarak bireylerin yetiştirilmesinde ele alınmaktaydı. Ancak dış rekabete açıklık ve serbest piyasa ekonomisi gibi kavramlar ile geç tanışan, bireysellikten ziyade toplum ve devlet çıkarlarının önde olduğu ülkelerde girişimcilik kavramı pek de istenilmeyen bir durumu ifade etmekteydi.

Osmanlı’da da ticaret kültürünün Müslüman Türklerden ziyade gayrimüslimlerin egemenliğinde gelişmesi, yine benzer bir düşüncenin ürünü olarak genetik kodlarımızda bulunmaktaydı. Bununla birlikte yaşanmış olan savaşlar, ekonomik krizler ve yoksunluklar, özellikle baby boomers ve X kuşakları üzerinde de etkisini gösterdi.

KORUMACI VE RİSKİ SEVMEYEN KÜLTÜRÜN BİR SONUCU

1970-1990 arasında ticaret yaparak evini geçindiren ve birkaç kez batıp çıkmış olan babama karşın annemin bana sıkça öğütlediği gibi “aman oğlum memur ol, maaşını, tatilini bilirsin” cümlesinin içindeki düşünce de yine bu korumacı ve riski sevmeyen kültürün bir sonucu idi.

Benim jenerasyonumun yetiştiği kültürde ticaret yapmak en son düşünülecek şeydi. Hatta başka çareniz yoksa ve yalnızca geçiminizi sağlamak için yapılabilirdi. Zorluklar içerisinde yetişen bir neslin evlatları olan, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye bağlı ve çalışmaya önem veren X kuşağı mensupları olarak yerimizi daha serbest yetişen, özgürlüğüne düşkün, girişimcilik özellikleri kuvvetli Y kuşağına bıraktıkça startup, fintech gibi kavramları daha sık duymaya başladık. 2000 sonrası doğan Z neslini ise hiç sormayın, onlar zaten dijital dünyanın içine doğduklarından dillerini anlayabilene aşk olsun.

STARTUP’LARIN ÖNEMİ

Artan uluslararası rekabet yanında önce franchise işletmeleri ile hızlı gelişim gösteren girişimcilik kavramı, süreç içerisinde ve özellikle 2000 yılından sonra uluslararası benzer girişimlerin taklit edilmesine, çevrimiçi mağaza ve e-ticaret sitelerinin oluşmasına, 2010 sonrasında da inovatif startup’ların oluşumuna dönüştü.

Bugün pandeminin de etkisi ile hem artan genç işsizliğinin azaltılması, yıkıcı etkileri ile yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeli taşıyan startup’ların gelişimi özellikle gelişmekte olan piyasaların uluslararası rekabete katılımı açısından daha da büyük önem arz ediyor.

Medyanın artan ilgisi yanında Facebook, LinkedIn, Uber, AirBNB gibi başarılı örneklerin gösterdiği hızlı gelişim bu konuda zaman içerisinde cesur genç girişimcilerin sayısının artmasına, gençlerin yalnızca ailelerinin istediği doktorluk, avukatlık, mühendislik gibi meslekleri seçmenin dışına çıkarak daha bağımsız ve yüksek standartlı bir yaşam hayali ile girişimciliği bir kariyer olarak hedeflemelerine neden oldu.

GİRİŞİMCİLİK TUTKUM

İlk girişimimi kurduğumda, binlerce başarılı ve başarısız farklı firma yanında birleşme ve satın alma konusunda danışman olarak çalışan bir kişi olarak 15 yıllık mesleki deneyime de sahiptim. Bankacılık deneyimimden, yönettiğim projelerden ve yaptığım danışmanlıklardan çok şey öğrendim. Nelerin yapılması veya nelerin yapılmaması gerektiği, aldığım riskler ve belirsizliklerin olası sonuçları konusunda da girişimci ben olmasam da içten içe olmuş gibi tecrübelendim. Ancak, girişime başladığımda gördüğüm şey girişimci olmanın kurumsal bir firmada büyük ekiplerin yönetilmesinden ve onlarca firmaya danışmanlık yapılmasından oldukça farklı olduğuydu. Ancak yine de riskleri bildiğim halde statüko ve konfor alanımdan ayrılarak bu riski alma isteğim ancak gelecekte bunu yapmamanın vereceği pişmanlık yanında babamdan aldığım girişimcilik tutkusu ile açıklanabilirdi.

GENÇLERE ÖNERİM

İletişim teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisinde meslekler de değişim gösteriyor. Gelecek bu değişime yeni rekabet yapısında ve pandeminin yol açtığı işsizlikle mücadele için ülkelerin cesur ve girişimci insanlara gittikçe artan oranda ihtiyacı var.

Geçmişte bu girişimciler Edison ve Ford iken, bugünün dünyasında bu girişimciler Elon Musk ve Jack Ma’ya dönüştüler. Gençlere, sonradan kazanılmayan ancak doğuştan gelen bir girişimcilik ateşi taşıyorlar ise, bunu üniversite eğitimi ve deneyim ile de birleştirerek, mutlaka inovatif girişimciliği kariyer olarak hedeflemelerini öneririm.

Prof. Dr. Mehmet Yazıcı

Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi

yazici@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası