Son Haberler

MİLYONLARCA ESNAF BUHARLAŞTI

Esnaf sayısının giderek azalmasını hangi nedenlere bağlıyorsunuz?

Türkiye’de sayıları 1 milyon 537 bin 412’yi bulan esnaf ve sanatkarlar, 491 iş kolunda 1 milyon 656 bin işyerine sahip. Yanlarında çalışanlar ve aileleriyle birlikte ülkemizin neredeyse dörtte birini oluşturan esnaf ve sanatkar camiasının sorunlarını ve taleplerini Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken’e sorduk:

Perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısının çıkarılmaması milyonlarca esnafı buharlaştırarak yok etti. ülke nüfusu 76 milyon seviyesindeyken, esnaf ve sanatkâr sayısının artmaması, hatta azalması son derece düşündürücü. Yüz binlerce yeni iş yeri olması gerekirken esnaf, her geçen gün biraz daha yok oluyor. Fidanlık kuruyor ama kimsenin haberi yok. Esnaf ve sanatkârın yok olması için adeta orantısız sermaye gücü kullanılıyor. Bu orantısız güce karşılık alınması gereken tedbir olan perakende yasa tasarısı taslağı ise yıllardır bekletiliyor. Bu bir AVM-esnaf savaşı değildir. Bu kuralın konulmamasının gecikmesi tehlikelidir. çünkü esnafımızın emeği ve sermayesi tükeniyor. Her şey sermayenin eline bırakılınca, girişimcilik için yapılan teşvik ve yatırımlar da boşa çıkar. Tedbirsizliğin devam etmesi halinde girişimcilik artık hayal olacak. Sebebi ise acımasız sermaye gruplarının kendileri tekelleşirken, küçük esnaf ve sanatkârı yok ediyor olmaları. Hâlbuki esnaf ve sanatkâr istihdam yaratan, küçük çapta yenilikleri çabuk uygulayan, gelişmeye açık sanayicinin yetiştiği fidanlıklar olduğunu herkesin bilip, gelişmesine önem vermesi gerekiyor.

Fİdanların kuruması gİbİ yok oluyoruz!

Esnafın öne çıkan sorunları nelerdir?

Esnaf ve sanatkârlarımızın en önemli sorunu perakende piyasasının kurallarının konulmamasıdır. örneğin AVM konusu… Aslında AVM’ye karşı değiliz, kuralsızlığa karşıyız. Perakende Yasası’nın gecikmesi haksız rekabeti artırarak esnaf ve sanatkârı bitirme noktasına getirdi. AVM’ler şehir içlerinde gelişigüzel, yanyana açılınca bölgedeki esnaf ve sanatkârın sosyo-ekonomik yapısını bozdu. özellikle Anadolu’daki AVM ve içlerindeki hipermarketler, mallarını bulundukları illerden karşılamadıkları için, kazandıkları nakit parayı da il dışına çıkarıyor. Böylece zaten küçük olan piyasa, daha da daralıyor ve mütevazı sermayesi ile devlete yük olmadan ayakta kalmaya çalışan bakkal, manav, kırtasiye, anahtarcı, şarküteri, çiçekçi, kasap, yufkacı, terzi ve ayakkabı tamircisi gibi esnaf işini kaybetme noktasına sürükleniyor.

Perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Yeni yasal düzenlemeler esnafa ne sağlıyor?

1996 yılında Gümrük Birliği süreciyle başlayan Küçük Esnaf ve Sanatkârın kuralların konulmasına ilişkin taleplerini içeren yasa tasarısına olumlu bakıyoruz. Yasa tasarısında AVM, Büyük Mağaza, Zincir Mağaza, Mağaza markalı ürün, özel yetkili işletme gibi hukukumuzda olmayan ticari kavramların tanımı da yapılıyor. Tasarının kanunlaşması ile haksız rekabetin ortadan kalkacağı ve tüketicilerin güvenle alış veriş yapacağı bir ortamın oluşmasını umuyoruz.

AçIK HAVA AVM’LER HAKSIZ REKABET OLUŞTURUYOR

Sayıları hızla artan AVM‘ler ve bunun yanında oluşturulan çadır AVM‘ler esnafı nasıl etkiliyor?

Ankara, İzmir, İzmit, Antalya ve Mersin gibi illerimizde şehir merkezlerinde boş arazilerde görmeye başladığımız açık hava AVM’leri gecekondular gibi bir gece de kurulmaya başlandı. çadır bezleriyle kaplı her türlü mal ve gıda maddesinin satıldığı alışveriş merkezleri haksız rekabet yaratıyorlar. Kuruldukları yerde fuar gibi, sabit semt pazarı gibi günlerce, haftalarda açık kalan açık hava AVM’leri vergi kaybına da yol açıyor. Lokantacı esnaf kuruşu kuruşuna vergisini öderken bu gecekondu alışveriş merkezlerinde yapılan ticaretin herhangi bir vergisi yok. Fakat tezgah açılabilmesi için binlerce lira para ödeniyor. üstelik burada satılan gıda maddelerinin denetimi de söz konusu değil. Nasıl malzemeler kullanılıyor, hijyen kurallarına uyuluyor mu? Bilmiyoruz. Denetimden uzak her türlü gıda satışının yapılmasından rahatsız olmaktayız. Vergisini veren prim borcunu ödeyebilmek için çalışan esnafımızın hakkı yenmiş olur. Yetkililerimiz bu tür çadır alışveriş merkezlerine çeki düzen vermeliler.

ESNAF UCUZ ELEKTRİK VE AKARYAKIT İSTİYOR

Peki esnaf ne bekliyor, talebiniz nedir?

Katma değerin yüzde 54’ünü, ihracatın yüzde 21’ini karşılayan ve destek bulduğunda ekonomiye daha fazla katkısı sağlayan esnaf ve sanatkârımızın uygun koşullu kredilerle desteklenmesi şart. Kredi kefalet kooperatiflerinden kredi kullanan ortak sayısı 303 bine ulaştı. Kredi hacmi ise 11,1 milyar liraya. Ama yeterli değil. Artırılması içinde görüşmelerimiz devam ediyor. Esnaf ve sanatkârlarımız en
pahalı elektriği kullanıyor. Sanayiciye uygulanan ucuz elektrik kullanımından esnaf ve sanatkârlarımız da yararlandırılmalı. Esnaf ve sanatkârımıza pahalı olan ticarethane tarifesi uygulanıyor. Oysa bu işletmelerimizin korunması gerekiyor. Aynı durum ticari araç sahibi şoför esnafı içinde geçerli. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanarak evinin geçimini sağlamaya çalışıyor. Denizcilik işletmelerinde uygulanan öTV’siz akaryakıt tarifesinin aynısı ticari taksilerimize, kamyoncumuza ve minibüsçü esnafımıza da uygulanmalı. KOSGEB tarafından küçük ve orta boy işletmelere verilen kredilerde, esnaf ve sanatkârın krediye ulaşmada yaşadığı sıkıntıların ve sorunların biran önce giderilmeli.

İŞLETMELERİN YüZDE 99.9’U KOBİ’LERDEN OLUŞUYOR

Esnafın toplumsal dokuya ve sosyal yaşama ne tür katkıları oluyor?

Esnaf ve sanatkarlar; ülkemizin ekonomik ve toplumsal hayatında vazgeçilmez öneme sahip. ülkemizde; ekonomik ve sosyal kalkınmanın dengeli biçimde sağlanması, dağıtılması ve sürdürülmesine yaptıkları
katkı, işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasında oynadıkları rol ve piyasa koşullarında meydana gelen değişmelere hızlı uyum sağlayabilen esnek yapıları esnaf ve sanatkarları ekonomik, toplumsal ve sosyal yönlerden vazgeçilmez konuma taşıyor. Esnaf ve sanatkar istikrarlı bir ekonomik ve siyasi ortamda yaşar. Esnafın sayısal olarak yaygın olduğu ülkelerde gelir dağılımı dengelidir, bölgeler arasında gelişmişlik farkları azdır. Yeni esnaf işletmelerinin açılmasıyla ekonomi
canlanır. Esnaf istihdam yaratır, işsizliğe çare olur, nitelikli işgücünü işyeri ortamında yetiştirir, ülkenin nitelikli insan kaynağı ihtiyacının karşılanmasına katkı verir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, ülkemizdeki işletmelerin yüzde 99,9’unu oluşturuyor, istihdamdaki payları % 81, katma değerdeki payları % 59 olarak hesaplanıyor. KOBİ’ler yatırımların % 62’sini, ihracatın %26’sını gerçekleştiriyor. KOBİ tanımı içinde yer alan işletmelerin % 96,5’i ise mikro ölçekli işletme olarak adlandırılan 1-9 kişinin çalıştığı işletmelerdir. Bu işletmelerin çok büyük çoğunluğu Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) çatısı altında örgütlenen esnaf ve sanatkarlardır. Esnaf ve sanatkar camiası, yanlarında çalışanlar ve aileleri ile birlikte ülkemizin neredeyse dörtte birini oluşturuyor.

TüKETİCİYE “İNDİRİM” TUZAĞI

Tüketicinin güvenini zedeleyen ve kafa karıştıran indirim günleri hakkında esnafa
nasıl bir uyarıda bulunmak istersiniz?

Zamansız yapılan indirimler düzensizlik karmaşa yaratıyor. Tüketicinin güveni zedeleniyor. Sezon sonu indirim yapılması gerekirken şimdi vitrinlerde görüyoruz. ‘Sezon Ortası Yüzde 50 İndirim Başladı” diye. Hem sektörün içinde haksız rekabet oluşuyor, hem de tüketicide güven kaybına yol açıyor. Zamansız yapılan indirimlerin çoğunun bir kandırmaca olduğu da biliniyor. Tuzak ürünlerle içeriye çekilen müşterinin asıl almak istediği ürünlerde aslında indirim yapılmadığı görülüyor. Vatandaşımızın da ürün etiketlerini iyi inceleyerek eski fiyatı neymiş, ne kadar indirim yapılmış anlamaları lazım.

Bankaların, müşterilerden “hesap işletim ücreti” adı altında yıllardır aldıkları ücretler hakkında neler
söyleyeceksiniz?

Hesap işletim ücreti sebebiyle birçok vatandaşımız bankalardan kaçıyor. Bankada parasını tutana çifte ceza uygulanıyor. Bu da küçük tasarruf yapmak isteyen vatandaşlarımız için büyük bir engel. Bankada paran var, her ay bakıyorsun 5 lira 5 lira eriyor. Ya da şehir dışında okuyan çocuğuna havale yapacaksın, hesaba para yatırdığında 30 lirası eksiliyor. Böyle bir şey olabilir mi? Daha da önemlisi hesap işletim ücreti sebebiyle kayıt dışılık haddinden fazla artıyor. Bu da devletimizin alacağı yıllık vergileri aşağıya çekiyor. Yani vergi kaybına yol açılıyor. Yeni bir düzenleme ile hesap işletim ücreti tamamen sıfırlanmalı.

AKARYAKITTA TAVAN FİYAT UYGULANMALI

Akaryakıttaki tavan fiyat hususunda ne düşünüyorsunuz?

Bakın geçmişe dönelim ve basın açıklarımı takip edelim. İlk önce kaldırıldı, dedik ki kaldırmayın. Uluslararası petrol fiyatlarında bir artış olmadan hemen fiyatlarda artış başladı. Bu sefer tekrar tavan fiyat uygulaması getirilmesi için açıklamalarda bulundum kamuoyuna. 2014 yılının Mart ila Mayıs ayında EPDK karar alarak tekrar tavan fiyat uygulamasına geçilerek dağıtıcı ve bayi paylarını indirdi. 2 ay boyunca benzin türlerinde litrede 13, motorin türlerinin litresinde ortalama 30 kuruş indirim yapıldı. Tavan fiyat uygulaması ile iki ayda yaklaşık 600 milyon lira tüketicinin cebinde kaldı. Uygulama sona erdiğinin ertesinde iki kez akaryakıt fiyatlarına zam gelerek psikolojik sınır aşılmış ve benzin fiyatı yine 5 liranın üzerine çıkmıştır. Biz sizin aracılığınız ile akaryakıtta tavan fiyat uygulamasının geri getirilmesini yetkililerimizden talep ediyoruz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası