Son Haberler

Piyasalar Haziran`da dalgalandı

Moody’s’den not artırımı ve MB’nin faiz indirimlerinin ardından yüzde 4,50 seviyelerini gören gösterge tahvil faizinin; hem Gezi olayları, hem de FED’in kararı sonrasında yüzde 8.00 seviyelerini aşması ve Dolar/TRY paritesinin 1.95 ile yeni tarihi seviyelerine yükselmesi hisse senedi V Vlarındaki satış baskısını arttırdı.

Haziran ayında global piyasalarda sert dalgalanmalar görülürken, bu dalgalanmalarda FED’in parasal genişleme kapsamında yaptığı tahvil alımlarını azaltabileceği beklentisi etkili oldu. Mayıs’ın ayının son günlerinde Moody‘s’in, ABD bankacılık sisteminin görünümünü negatiften durağana çevirmesiyle birlikte global piyasalarda bir iyimserlik ortaya çıkarken, FED’in Haziran ayının 19’unda yapacağı toplantıda, mevcut durumda aylık 85 milyar USD’lik tahvil alımlarında miktarı azaltacağı yönünde oluşan algılama, bu iyimserliği ortadan kaldırdı. Bu beklentinin fiyatlanmaya başlamasıyla birlikte başta ABD olmak üzere global hisse senedi piyasalarında sert satışlar görüldü. Ayın devamında ABD’den gelen ekonomi verilerini yakından takip eden global piyasalar, verileri değerlendirerek FED’in atabileceği adımlara ilişkin algılamalarla dalgalı seyrini devam ettirdi. 19 Mayıs’da FED’den yapılan açıklamalarda, tahvil alımlarına devam edileceği belirtilirken, ekonomi verilerindeki iyileşmenin sürmesi halinde tahvil alımlarının yıl sonundan itibaren azaltmaya başlanabileceği ve 2014 sonunda da alımların sonlandırılabileceğinin belirtilmesi, piyasalar tarafından olumsuz algılandı. Açıklamaların ardından da global borsalardaki satış baskısı devam etti.

MOODY’S’İ NOT ARTTIRMIŞTI AMA…

Mayıs ayının ortasında Moody‘s’in, Türkiye‘nin notunu “yatırım yapılabilir” seviye olan “Baa3” seviyesine yükselttiği açıklamasıyla önce rekor seviyelere yükselen, ardından da kar satışlarıyla karşılaşan Borsa İstanbul’da, Haziran ayında sert satışlar görüldü.

Hem not artırımı beklentisinin bitmesi nedeniyle gelen satışlar, hem de yurt dışındaki satış baskısı, BIST 100 endeksinde satışları getirirken, Gezi Parkı protestolarıyla başlayan eylemlerin yarattığı tedirginlik, Borsa İstanbul’un en sert düşüşlerinden birini yaşamasını da beraberinde getirdi. Not artırımı sonrasında 93,000 seviyesi üzerini gören BIST 100 endeksi, satışlarla 70,000 seviyelerine kadar geri çekildi. Not artırımı ve Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin ardından yüzde 4,50 seviyelerini gören gösterge tahvil faizinin; hem Gezi olayları, hem de FED’in kararı sonrasında yüzde 8.00 seviyelerini aşması ve Dolar/TRY paritesinin 1.95 ile yeni tarihi seviyelerine yükselmesi hisse senedi piyasalarındaki satış baskısının artmasına neden oldu.

MERKEZ BANKASI MüDAHALEYLE PİYASALARI DENGELEMEYE çALIŞTI

FED’den gelen açıklamalardan en fazla etkilenen enstrüman ise dolar kuru oldu. Gezi Parkı olayları sonrasında kırılganlık yaşanan USD/TRY’de FED’in açıklamaları yukarı yönlü hareketi güçlendirdi. Buna bağlı olarak dolar kurunda 1,95’e doğru bir hareket yaşandı. Nisan ayında gördüğü 1,78 seviyesinden sonra iki ayda yüzde 10’a yakın çıkış gerçekleştiren dolar kurunda Merkez Bankası’nın müdahaleleri de yakından takip edildi. Nitekim döviz satım ihaleleri düzenleyerek piyasadaki tansiyonu dengelemeye çalışan Merkez Bankası, kurun seviyesini yakından takip ettiğine yönelik mesajlar verdi. Bu noktada psikolojik bir direnç olan 2 TL seviyesi önem arz ediyor. Dolarizasyon riskinin oluşmaması için bu noktaya yaklaşılması durumunda Merkez Bankası’nın daha net pozisyon aldığı görülebilir. Bununla birlikte cari açık riski nedeniyle dolar kurundaki yükselişin özellikle dış ticaret dengesi üzerindeki pozitif etkisinin Merkez Bankası tarafından dikkate alındığı unutulamamalı.

Haziran ayında merkez bankalarının aldıkları kararlar neticesinde özellikle etkilenen bir başka parite EURUSD idi. Bu çerçevede ilk olarak Haziran ayının başında Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizini değiştirmeyerek sabit tuttu. Bu kararın ardından ECB Başkanı Draghi yaptığı açıklamalarda Euro Bölgesi’nin 2013 yılı içerisinde istikrar sağlayacağını söyledi. Buna ek olarak mevcut durumda rekor seviyede düşük olan faiz oranının da korunması kararını aldıklarını sözlerine ekledi. Bu gelişme ile ECB’nin bir kez daha faiz indireceği algısı da ortadan kalkmış oldu. Bu gelişmeler ile beraber EURUSD paritesi de yükseliş eğilimine girerek Şubat 2013’ten bu yana görülen en yüksek seviye olan 1,3414’e kadar çıkış yaptı. Fakat daha sonra Fed faiz kararı ve Başkan Bernanke’nin açıklamaları paritede rüzgarı tersine döndürdü. Açıklamalarında Bernanke ilk defa Fed’in uyguladığı tahvil alım programının 2013 yılı sonuna doğru azaltılabileceğini ve 2014 yılında bitirilebileceğini söyledi. Bu açıklamalar ile küresel piyasalarda panik havası oluşurken, dolar tüm para birimleri karşısında değer kazandı. Paritede de buna bağlı olarak yaklaşık 300 pipe yakın düşüş meydana geldi. Bundan sonraki süreçte FED’in tahvil alım programını ne zaman azaltacağı dikkatle takip edilmeli. Paritenin düşüş trendine devam etmesi durumunda 1,3030 ve 1,2940 kritik destek seviyeleri olarak belirlenebilir.

ALTIN, KENDİNE YöN ARIYOR

Altın cephesinde ise yön bulma çabası devam etti. Mayıs ayında bir miktar toparlanarak 1480 seviyesini gören altın bu yükselişini koruyamayarak kademeli olarak geri çekilmişti. Haziran ayına 1380’li seviyelerden başlayan altın, aybaşında 1420’yi görse de Asya’daki altın ithalatının azalması ve FED’in varlık alımlarını bitireceği haberleriyle geri çekilme trendini sürdürdü. FED Başkanı Bernanke’nin varlık alımlarının 2014 yılı ortasında tamamen bitirileceğini dile getirmesi sonrasında altının ons fiyatı sert bir düşüş kaydetti. Buna bağlı olarak son 3,5 yılın dip seviyelerine kadar gerileyen altın 1269 seviyesini gördü. Bununla birlikte altının ons fiyatı dip seviyelere gelse de dolar kurunun tarihi seviyelerine yükselmesi sebebiyle TL bazında değer kaybının sınırlı kaldığı görüldü. önümüzdeki dönemde altının dolar ve TL değerinde merkez bankaları belirleyici olmaya devam edecek. Teknik göstergelere bakıldığında ise 1264 seviyesi altının onsu için önemli bir destek konumundadır. Fiyatların bu noktayı kırması halinde 1200’e kadar düşüş hızlanabilir. FEd kaynaklı etkenlerden dolayı altının yükselme ihtimali biraz zayıflamakla birlikte olası düzeltmelerde 1325 önemli direnç noktası olarak izlenmeli.

DALGALANMA TEMMUZ’DA DA SüREBİLİR

Haziran ayında global piyasalarda yaşanan dalgalanmaların sonrasında Temmuz ayında da benzer hareketlerin devam edeceği beklenebilir. özellikle FED toplantısı sonrasında Temmuz ayında ABD ekonomisine ait verileri yakından izleyecek olan piyasalarda, verilere bağlı hareketlilik gözlenecek.

ABD’nin yanı sıra diğer merkez bankalarından gelen açıklamaları da takip etmesini beklediğimiz piyasalarda, yukarı yönlü hareketlerin sınırlı kalma riski gözardı edilmemeli. FED kararı sonrasında kısa vadede gelişmekte olan piyasaların olumsuz etkileneceği, orta ve uzun vadede ise sermayenin yeniden gelişmiş ülke piyasalarına döneceğini düşünürsek, Temmuz ayında da BIST’deki satış baskılı ve dalgalı seyrin devam etmesi beklenmeli. Yurt içinde merkez bankasının alternatif piyasalardaki aksiyonlarını izleyecek olan BIST, yurt dışı piyasalarda görülecek toparlanmalardan, alternatif piyasaların seyri ve yaz aylarının gelmesi nedeniyle işlem hacminde yaşanacak gerilemeye de bağlı olarak, daha sınırlı etkilenebilir.

Osman Göktan
Şeker Yatırım Genel Müdürü

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası