Seçimin ardından Türkiye neleri konuşacak, piyasalar nasıl tepki verecek?

Seçimin hemen ardından yeni anayasa tartışmaları başlayacak. Buna bir de Başkanlık sistemi tartışmalarını ekleyecek olursak sürecin zor ve sıkıntılı geçeceğini söyleyebiliriz. Peki piyasalar gelişmelere nasıl bir tepki verecek?
Seçim öncesi başlayan ve gittikçe sertleşen siyasi ortamın gerginliği, seçim sonrasına da taşınacak. Zira kamuoyu araştırmalarına bakarsanız; bir önceki genel seçim sonuçlarına göre CHP’nin oyu yükselirken, AKP’nin oyu aynı görünüyor. Bu durumda seçim sonrası yeni siyasal dönemdeki “Yeni Anayasa” beklentisinin gerçekleşmesi ve bunun bir siyasi konsensus ile yapılabilmesinin umulandan zor ve uzun sürede mümkün olabileceği varsayılabilir. Eğer muhalefet partisinin iktidar olma ihtimali muhtemel bir seçim sonucu olarak öngörülebilseydi, verilen vaatlerin seçim sonrası finansal piyasalar üzerindeki etkisi dramatik olabilirdi. Hata piyasalar bu etkilere şimdiden refleks gösterirdi. Fakat seçim sonuçları konusundaki kamuoyu öngörüsü böyle değil. En azından anketlerin hiçbirinde böyle bir olasılığı gündeme getirebilecek bir sonuç yok. O zaman seçim sonrası piyasaların davranışını yine iktidar partisinin vaat ve söylemleri ile ilişkilendirerek ölçmek, en az yanlışa düşülebilecek yöntem olur. Seçim sonuçları hakkında yapılan kamuoyu araştırmaları, anketler, ya da tahminlerden hangisi doğru çıkarsa çıksın “Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi”nin seçimin hemen ertesinde yeni hükümet kurulur kurulmaz Türkiye’nin gündemini, hatta Avrupa ve ABD gündemini işgal etmeye başlayacağını söylemek herhalde yanlış olmaz.
Bu gündemin tartışılmasının uzun süre alacağı açık. Yapılmak istenen daha önce gerek Sayın Başbakan Erdoğan tarafından beyan edildiği, muhalefet tarafından da teyit edildiği gibi “Yeni bir anayasa” olduğuna göre; hem toplumsal barışa katkı sağlayacak ama bu meyanda ulusal hassasiyetleri de rencide etmeyecek bir görüş birliğini sağlamak kolay ve umulduğu kadar hızlı olmayabilir. Bir de bunun yanına Başkanlık sistemi tartışmalarını ekleyecek olursak sürecin zor ve sıkıntılı geçeceğini söyleyebiliriz. Bu muhtemel gelişmeleri temel belirleyici olarak kabullenirsek, Finansal piyasaların seçim sonrası dalgalı seyir izleyebileceğini tahmin edebiliriz.
Diğer taraftan, Avrupa’da gittikçe yaygınlaşan finansal ve ekonomik bozukluğun iktidarları değiştirme sinyalleri vermeye başladığını görüyoruz. İrlanda, Yunanistan, Portekiz, İspanya ve İtalya da yaşanan sorunlar çözülmezse ki; çok yakın gelecekte bu mümkün görünmüyor, ardından başka daha büyük “acaba”ları getirebilir. ABD, rezerv para sahibi konumunun getirdiği nimetleri daha uzun süre kullanacağa benziyor. Finansal piyasalarının ve ekonomisinin hala şoktan çıkamamış olmasına rağmen Doların Euro karşısındaki göreceli güçlü seyri devam edecek gibi görünüyor.
Emtia fiyatlarının yükseleceğini, kredi kuruluşlarının kredi verme iştahının azalacağını da göz önüne alırsak, mevcut cari açığımız bugünkü seyrini korusa veya bir miktar düşme eğilimine girse bile seçim sonrası 2011 sonuna kadar piyasalar için olumlu beklentiye girmek pek mümkün görünmüyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası