Son Haberler

Sürdürülebilir kurumsal bağışçılık önem kazanıyor

*Türkiye İş Bankası ile Darüşşafaka Cemiyeti iş birliğiyle 3 Eylül 2008 tarihinde hayata geçirilen “81 İlden 81 Öğrenci” projesi, ülkemizde eğitim alanında gerçekleştirilen en uzun soluklu projelerden biri. Bu kapsamda, her yıl Darüşşafaka sınavını kazanan 81 öğrencinin başta eğitim olmak üzere giyim, gıda, barınma, kırtasiye gibi tüm giderleri Türkiye İş Bankası tarafından karşılanıyor.

*İçinde yaşadığımız çağın sosyal boyutuna odaklanmayı tercih ediyorum ve bu dönemi sosyal bilinçlenme dönemi olarak görüyorum.  Özellikle de bu süreçte dünyada ve Türkiye’de bağışçılığın yeni bir boyut kazandığını ve kurumsal bağışçılığın öneminin artması ile çok daha kapsayıcı bir rol kazandığını izliyoruz.

Konuk yazar Tayfun Öktem yazdı…

2021 yıllının yarısını geride bıraktık. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, 2030 yılına kadar yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel eylem çağrısı niteliğini taşıyor.

Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen bu 17 amaç, nitelikli eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, sağlıklı ve kaliteli yaşam, eşitsizliklerin azaltılması, yenilikçilik, barış ve adalet, iklim krizi, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme, sorumlu üretim ve tüketim gibi alanları kapsıyor. Birbiri ile bağlantılı olan bu amaçlara ulaşmanın yolu ise sorunların kök nedenlerine inerek iş birliği içinde hareket etmeyi gerektiriyor.

  1. yüzyılın karmaşık ve çok boyutlu sorunlarına, hiçbir ülkenin ya da hiçbir kurumun tek başına çözüm üretmesi mümkün değil. Bu nedenle, ortak amaçlar doğrultusunda birlikte hareket etmek her zamankinden çok daha önem kazanmış durumda. Bu yeni gerçeklik, geleneksel hayırseverlik kavramının da dönüşmesine; farklı boyutlar ve anlamlar kazanmasına yol açıyor.

DÜNYAYA NASIL BİR FAYDA YARATMAK İSTİYORUM?

“Sağladığım destekle ya da yaptığım bu iş birliği ile dünyaya nasıl bir fayda yaratmak istiyorum?” sorusundan hareketle yola çıkılan bu süreçte, bağışçılığın öncelikle “gönüllü” bir davranış olduğunu ifade etmek gerekir.

Bağışçı Hakları Beyannamesi de, “Bağışçılık gönüllü bir davranıştır. Vermek ve paylaşmak yaşam kalitemizi artırır” diyor. Öyle ki, dünya genelinde toplumsal sorunlara çözüm üretmek için atılan her adımın, sosyal kalkınmayı kapsayıcı ve sürdürülebilir kılmak açısından çok olumlu bir etki yarattığını görüyoruz.

Bugün içinde bulunduğumuz çağı çoğu kişi farklı yorumlayabiliyor. Bazıları bilişim çağı diyor, bazıları ise robotların çağı olarak adlandırıyor. Ben içinde yaşadığımız çağın sosyal boyutuna odaklanmayı tercih ediyorum ve bu dönemi sosyal bilinçlenme dönemi olarak görüyorum.

Özellikle de bu süreçte dünyada ve Türkiye’de bağışçılığın yeni bir boyut kazandığını ve kurumsal bağışçılığın öneminin artması ile çok daha kapsayıcı bir rol kazandığını izliyoruz.

Eğitim, çevre, sanat, kültür gibi sosyal konulara kaynak ayıran, iş yapış süreçlerini bu konulara çözüm üretecek şekilde yeniden tasarlayan, küresel sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket eden şirketlerin sayısı hızla artıyor. Bu hareketin temeli ise, toplumda olumlu bir değişim yaratmaya, küresel sorunlara çözüm üretmeye ve kapsayıcı olmaya dayanıyor.

Kurumsal bağışçılığın olmazsa olmazı ise sürdürülebilir olması ve bağışçılık kültürünün toplum geneline yayılmasına öncülük etmesi.

TÜRKİYE İŞ BANKASI İLE DARÜŞŞAFAKA CEMİYETİ İŞ BİRLİĞİYLE “81 İLDEN 81 ÖĞRENCİ” PROJESİ

Türkiye İş Bankası ile Darüşşafaka Cemiyeti iş birliğiyle 3 Eylül 2008 tarihinde hayata geçirilen “81 İlden 81 Öğrenci” projesi, ülkemizde eğitim alanında gerçekleştirilen en uzun soluklu projelerden biri. Bu kapsamda, her yıl Darüşşafaka sınavını kazanan 81 öğrencinin başta eğitim olmak üzere giyim, gıda, barınma, kırtasiye gibi tüm giderleri Türkiye İş Bankası tarafından karşılanıyor.

Darüşşafakalı öğrenciler, üniversiteye devam etmeleri halinde de Türkiye İş Bankası tarafından verilen bursla destekleniyor. Bu iş birliği, gerek uzun soluklu yapısı, gerekse ülkemizin geleceğini şekillendirecek olan eğitim alanında fırsat eşitliği sağlanmasına verdiği katkı ile ilham veren bir örnek.

Önümüzdeki dönemde, bağışçılık kültürünü teşvik edecek ve kurumsal bağışçılığın gelişmesini sağlayacak bir altyapının oluşturulması, kimseyi geride bırakmayan sürdürülebilir bir kalkınma için çok büyük önem taşıyor.

Son olarak daha iyi bir dünya için hepimizin ihtiyacı olan en önemli değerin “yardımlaşma kültürü” olduğunu tekrarla hatırlatmak isterim.  Atalarımızın dediği gibi “Bir elin nesi var iki elin sesi var.” Bireyler ve kurumlar sivil toplum çalışmalarına az çok demeden düzenli destekte bulunurlarsa pek çok hedefin ve zorluğun aşılacağına kalpten inanıyorum.

Tayfun Öktem

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası