Son Haberler

Vergi affı ve “varlık barışı” ne getiriyor?

*6736 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” 19 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

*Peki, Yeniden Yapılandırma ve Varlık Barışına İlişkin Kanun ne getiriyor? Kimler, bu kanundan nasıl yararlanabilir?

ahmet cangöz ile ilgili görsel sonucu

Cumhuriyet tarihimizde “vergi affı müessesesi” 1924 yılından günümüze, kapsamları birbirinden farklı düzenlenen onlarca Kanun ile en çok başvurulan vergi uygulamalarından biri haline geldi. Bu uygulama genel olarak; vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılmasını, matrah artırımını, kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınmasını, vergi incelemesinde olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesini sağlıyor.

Peki, bu uygulamaya neden bu kadar çok başvuruluyor?

Bu soruya kanun koyucu ve mükellefler açısından ayrı ayrı bakmak gerekiyor.

Kanun koyucu açısından bakıldığında; gelir elde etmek, dava safhasında olan dosyaları işlemden kaldırarak yargıdaki iş yükünü hafifletmek, ekonomik kriz dönemlerini atlatmak ve yılların getirdiği bir alışkanlık olarak toplumda oluşan af beklentilerini karşılamak sayılabilir.

Mükellef açısından bakıldığında ise; artan inceleme oranlarının getirdiği risklerden kurtulabilmek, haksız tarhiyatların önüne geçmek, stok affı ve kayıt düzeltmeleri ile getirilen imkanlar kapsamında emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar ile kasa mevcudu ve ortaklar cari hesabının düzeltilmesi ve yasal kayıtların gerçek duruma uygun hale getirilmesi sayılabilir.

KANUN KAPSAMINDA NELER VAR?

6736 sayılı Kanun “yeniden yapılandırma” ve “varlık barışı” uygulamalarının her ikisini de kapsayan düzenlemeler içeriyor.

Yeniden yapılandırma kapsamına giren alacaklar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  • Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, ÖTV, Damga ve Emlak Vergisi gibi Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergiler ile bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2016 yılı Temmuz ayında ödenmesi gereken gelir vergisi ikinci taksiti ve 2016 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç) ve vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları (usulsüzlük, özel usulsüzlük).
  • Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları.
  • Sosyal güvenlik primi, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası primi, SGDP, isteğe bağlı sigorta primleri ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zamları,
  • Askerlik Kanunu, Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Milletvekili Seçimi Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, Karayolu Taşıma Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları,
  • Belediyelerin idari para cezaları ile su, atık su, katı atık ücreti alacakları, büyükşehir belediyelerinin katı atık ücreti alacakları ile büyükşehir belediyelerine bağlı su ve kanalizasyon idarelerinin su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar.

Ayrıca Kanun kapsamında;

  • Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi verme mecburiyeti bulunanlardan isteyenler, 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olarak gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımından yararlanabileceklerdir. Böylelikle matrah artırımda bulunulan yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacaktır.

 

  • Kayıt dışı faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi için işletmelerde mevcut olmasına rağmen kayıtlara yansıtılmamış emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar kayıtlara intikal ettirilebilecektir.

 

  • Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin, 31/12/2015 tarihi itibarıyla bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ile ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını, Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilmelerine imkan sağlanacaktır.

 

  • Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda kanundan yararlanmak mümkün olacaktır.

 

  • Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde tamamlanamamış olan vergi incelemesi sonucu tarh edilebilecek vergi ve cezalar için de kanundan yararlanılabilecektir.

Öte yandan Kanun,  “Varlık Barışı” kapsamında yurt dışında bulunan bazı varlıkların Türkiye’ye getirilmesine imkan sağlamanın yanı sıra gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve yurt içinde bulunan ancak işletmenin özkaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların da kanuni defterlere kaydedilmesine imkan sağlıyor.

Kanun kapsamasında bildirim veya beyanda bulunanlar ile bunların kanuni temsilcileri hakkında, başkaca bir neden ile gerekli olması hâli saklı kalmak üzere sırf bu işlemin yapılmış olmasından dolayı ve bu işlemden hareket edilerek, hiçbir şekilde vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı ile herhangi bir araştırma, inceleme, soruşturma veya kovuşturma yapılamayacak, vergi cezası ve idari para cezaları kesilemeyecektir.

BU KANUNUN ÖNCEKİ DÜZENLEMELERDEN FARKI VAR MI?

Bu Kanunu, “yeniden yapılandırma” açısından incelediğimizde, önceki düzenlemelerden 2 önemli farkı/avantajı bulunduğunu söyleyebiliriz.

Bunlardan ilki, yasa kapsamında hesaplanan tutarın ilk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi halinde, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden ayrıca % 50 indirim yapılmasını öngörmesidir.

Diğeri ise, Kanun’un kesinleşmemiş gümrük alacaklarını da kapsıyor olmasıdır. Hatta bu konuda daha da ileri gidilerek, Kanunun yayım tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar (31 Ekim 2016) pişmanlık beyanında bulunanlar için cezanın da tahsilinden vazgeçilmesi öngörülüyor.

Diğer taraftan, Kanunu “varlık barışı” açısından incelediğimizde, beyan edilen veya bildirilen varlıklar için herhangi bir vergi ödenmeyecek olması ve varlığın geçmişte belli bir tarih itibariyle var olduğunu ispata gerek olmayışı 6736 sayılı Kanun’u önceki benzer düzenlemelerden ayıran önemli hususlar olarak karşımıza çıkıyor.

Ahmet Cangöz

Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Lideri

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası