Trump-Şi Jinping, savaşı sona erdirir mi?

Piyasaların gözü kulağı önümüzdeki hafta Japonya’da gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nde… Neden? Çünkü zirvede bir araya gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Jinping buluşmasının ardından yapılacak açıklama, iki ülke için olduğu kadar küresel piyasalar açısından da çok büyük önem taşıyor.

Mehmet Cihat Altay yazdı…

Yerel ve küresel gelişmeler açısından çok yoğun bir gündemin bizleri beklediği iki haftanın içerisindeyiz. Ulusal ve uluslararası ölçekte birçok konu, Türkiye ekonomisini yakından ilgilendiriyor. Bir yandan Türkiye ile ABD ile yaşanan S400-F35 gerginliği, bir yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için tekrarlanacak olan seçim, Türkiye için çok önemli faktörler. Öte yandan küresel piyasalarda yaşanan ABD-Çin ticaret arbedesi ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Mario Draghi’nin Portekiz’deki sempozyumdaki konuşmasında verdiği önemli mesajlar ve son olarak Amerika Merkez Bankası (FED)’in dün akşam (19 Haziran 21:00 TSİ) açıkladığı faiz kararı, piyasalara bir an olsun rahat nefes aldırmıyor.

Küresel ekonomi yavaşlaya dursun, ABD Başkanı Donald Trump restlerini çekmeye devam ediyor. ABD-Çin ticaret savaşının yanısıra ABD ve Avrupa Merkez Bankası’ının da baş rolde olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çeşitli verilerden de görülebileceği üzere küresel ekonominin yavaşlamaya başlamış olması piyasaları endişelendiriyor, yatırımcıları seçici ve temkinli olmaya itiyor.

FED’İN FAİZ POLİTİKASI, PİYASALARI NASIL ETKİLEYECEK?

ABD Merkez Bankası (FED) son açıklanan ve istenen hedef %2’den düşük olan enflasyon verisi ile ekonomideki yavaşlamayı net bir şekilde görmeye başladı. Yine istenenden düşük gelen üretim, sanayi vs. gibi iç piyasa verileri, küresel ekonominin de yavaşlaması, uzun süredir ABD ile Çin arasındaki ticaret müzakerelerinde artarak devam eden gerginlikler FED’in yakın zamanda faizleri indirebileceği hakkında beklentileri yükseltti. Trump, ısrarla faizlerin düşürülmesini istiyor. Ancak  Trump’ın başkanlığı döneminde 7 defa faiz artışına giden Amerika Merkez Bankası o şahin döneminden güvercin dönemine nihayet dönüş yapmış gözüküyor.

ABD ve küresel ekonominin yavaşlama sinyalleri vermesi, Amerika’nın yıllardır hedef enflasyon oranı olan %2’yi tutturmanın da ötesinde %2’yi aşmasına taviz verebileceği bir dönemde ve enflasyon oranının %1.8’e düşmüş olması, FED’in faizleri düşürmesi gerektiği konusunda bir beklenti oluşmasına neden oldu. 2014’ten bu yana enflasyon ve faiz ilişkisini gösteren yukarıdaki grafikte, 2015’ten bu yana faiz politikasının enflasyonu yükseltmek amacıyla, enflasyon oranını geriden takip ettiğini fakat bu trendin 2018 sonları itibarıyla bozularak faiz oranının enflasyona kıyasla daha yukarıda kalması sebebiyle enflasyonun düşmesine neden olduğunu görebiliriz. Ticaret savaşları ile birlikte küresel ekonominin yavaşlamaya başlaması, FED’in faiz indirimi beklentilerinin nüksetmesine sebep oluyor. Daha birkaç ay öncesine kadar “FED ne zaman faiz arttıracak” sorusu tartışılırken, artık yeni bir soru gündemde: FED faizleri ne zaman düşürecek?

PİYASALARIN GÖZÜ G20’DE…

Çin ile süren ticaret müzakerelerindeki gerginlik geçtiğimiz hafta üst seviyelere tırmanarak piyasaları endişeye sevk ediyor. Bu durum, sıkıntılı dönemlerde adeta güvenilir liman olarak görülen altının son 14 ayın zirvesini ulaşmasını sağladı. Önümüzdeki hafta Japonya’da gerçekleşecek olan G-20 zirvesinde merakla beklenen ve gerçekleşmesi dün akşam kesinleşen ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Jinping buluşmasının ardından gelecek açıklama, iki ülke için olduğu kadar küresel piyasalar açısından da çok büyük önem taşıyor.

Burada ilginç olan, G-20 Trump-Şi görüşmesinin açıklamasının zamanlaması!

Donald Trump, uzun zamandır FED’den faizleri indirmesini istiyordu. FED ise son döneme kadar faiz indirimine yanaşmadı. Hatta aksine faizleri üst üste arttırdı. Yerel/küresel ekonomik verilerin ardı ardına yavaşlama sinyalleri vermesi ve ABD-Çin ticaret müzakerelerinin tekrardan ticaret arbedesine dönüşmesi FED’in faiz indirimine doğru yönlenmesine sebep oldu. Burada garip olan ise FED faiz kararından yalnızca 24 saat önce Trump’ın Çin Başkanı Şi ile G-20 zirvesinde görüşeceğini açıklayarak FED’in zaten küçük bir ihtimal olan muhtemel faiz indirimi kararının en büyük sebeplerinden birini yumuşatarak zaten düşük olarak görülen ihtimali daha da azaltmasıydı. Ayarlanan bu görüşmenin kesin bir antlaşma anlamına gelmediğini ve FED’in bu görüşme sebebiyle faiz kararına etki etmeyebileceğini de bir kenara koyarsak, G-20’de gerçekleşecek olan görüşme teyit twitinin bu akşamki FED faiz kararının ardından atılması, faiz indirimi ihtimalinin bir nebze daha yüksek kalmasına imkan sağlayabilirdi.

Dün akşam FED’den faiz indiriminden ziyade faiz indirim sinyali geleceği bekleniyordu ve öyle de oldu. Yıl sonuna kadar iki veya üç defa faiz indirimi yapması beklenen FED, ekonomik yavaşlamaya karşı elinde az kalan “faiz kozunu” tasarruflu bir şekilde kullanması gerekiyor.

FED’DEN GELEN SİNYALLER, DOLAR’A GÜÇ KAYBETTİRDİ

Faiz indirimi ve parasal genişleme sinyalleri veren Amerika, dolar endeksinin zayıflamasına ve böylece diğer para birimlerine karşı değer kaybı yaşamasına neden oldu. Bu sebeple, ABD dolarına karşı güçlenen para birimlerinden biri olan Türk Lirası Salı akşamı 5.82’lere kadar düştü. Fakat dün sabah “ABD, S 400’ün Türkiye’ye teslim edilmesi halinde uygulayacağı yaptırımların taslağını hazırlıyor” şeklindeki spekülatif haberlerin ardından şu sıralar tekrar yönünü yukarı çeviren USDTRY 5.86 seviyelerine tırmandıktan bir süre sonra dün akşamki FED bildirisinin ardından tekrar güç kaybetti. Dolar, şu sıralar 5.73 seviyelerinde seyrediyor.

AVRUPA MERKEZ BANKASI (AMB), PİYASALARI UMUTSUZLUĞA İTİYOR

Avrupa ekonomisi ise yavaşlamaya devam ediyor. PMI, sanayi, istihdam, enflasyon verilerinden ardı ardına gelen düşük veriler ve şu ana kadar Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi’nin etkisiz kalan çabaları, piyasaları umutsuzluğa itiyor.  Yani Avrupa Merkez Bankası’nın ekonomik yavaşlamaya çare bulamayacağı konusunda piyasalarda fikir birliği oluştu. Birçok sektörde ekonomik yavaşlamayı derinden hisseden Avrupa %1.2 olan enflasyonu yukarı yönlü çevirmekte bir hayli zorlanıyor.

 

2016 yılının ilk aylarından bu yana faiz oranını “0” olarak sabit tutan Avrupa Merkez Bankası, yavaşlayan ekonomi ve en son %1.2 olarak açıklanan enflasyon ile faiz indirme kozunu büyük oranda kaybetmiş durumda.

TRUMP, DRAGHI’YU SUÇLADI

Geçtiğimiz gün Portekiz’deki yıllık AMB sempozyumunda konuşan AMB Başkanı Draghi yaşanan ekonomik yavaşlamayı durdurabilmek için negatif faize geçilebileceğini ve gerekirse parasal genişlemenin de planları dahilinde olduğunu açıkladı. Euro, bu açıklamayla beraber ABD Doları ve Türk Lirası gibi para birimlerine karşı değer kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump ise Draghi’nin politika faizinin değişebileceğini açıklamasının hemen ardından twit atarak, Draghi’yi “kasıtlı olarak Euro’yu dolara karşı zayıflatmakla” suçladı ve bu yapılanın Amerika’ya yapılan bir haksızlık olduğunu belirtti.

 

Korumacı bir politika sergileyen Trump’ı dünkü açıklamalarıyla kızdıran Draghi, EURUSD paritesinde sert bir düşüşe neden oldu. Trump, Euro’daki değer kaybının ABD’nin ürünlerine olan talebi düşüreceğini ve aynı zamanda ABD firmalarının Avrupa bölgesinden ithalatı kolaylaştıracağını ve böylece ticari dengenin ABD aleyhine bir şekilde hareket edeceğini düşünerek bunun bir kasti hareket olduğunu belirten twitleri ile EURUSD paritesinde yalnızca kısa süreli bir toparlanmasına sebep oldu.

PİYASALARI NELER BEKLİYOR?

İçinde bulunduğumuz Haziran ayının son günlerinde yoğun bir tempoya girecek olan küresel ekonomi, endişeli, fakat bir o kadar da umutlu bir şekilde G-20 zirvesini bekliyor. Yerel konjonktürden baktığımızda, yaklaşan İBB seçimleri USDTRY üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, Avrupa Merkez Bankası ve Amerika Merkez Bankası’nın önümüzdeki aylar için faiz indirme ve parasal genişleme sinyalleri vermesi Türk Lirası için olumlu etkenler olarak göze çarpıyor. Avrupa ve Amerika Merkez Bankaları faizleri düşürdüğü sürece Türk Lirası nefeslenmeye devam edecektir. Diğer yandan Türk Lirası üzerinde baskı oluşturan S-400 konusu için ise G-20 zirvesindeki muhtemel Erdoğan-Trump zirvesi merakla bekleniyor. Küresel konjonktürden baktığımızda ise en önemli gelişme, 28-29 Haziran’da gerçekleşeceği açıklanan Trump-Şi Jinping buluşması olacaktır.

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası