Son Haberler

Acı, tatlı birçok olayla 2011`i bitti şimdi yeni bir sayfa açma zamanı

Dünya 2011‘de siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel değişimin etkileri ile bambaşka bir yörüngeye oturdu ve yeni dinamikleri için alt yapı hazırlamaya devam etti. Bu süreç öyle görünüyor ki; 2012‘de de hız kesmeden sürecek. Elbette Türkiye‘de bu süreçten nasibini aldı, almaya da devam edecek.

Geçen yıl dünya geneline şöyle bir baktığımızda hareketli bir yılı geride bıraktığımızı görüyoruz. Belki de doğrusu şöyle; her bölge yeniden formatlandı, bir kısmı da yeniden formatlanmaya hazırlandı. Türkiye olarak bizde 2011’de çok hızlı çok heyecanlı bir dönem yaşadık. Anayasa’da referandum, genel seçimler derken bu yıl, iç siyaset açısından en derin dönem oldu.

Toplumun ileri demokrasi talebi, siyasi sosyal ve kültürel olarak kendini gösterdi. Bu süreçte siyaseten büyük polemikler yaşandı ama daha önceden görmeye alıştığımız seçim ekonomileri hiç gündeme gelmedi, kimse vatandaşın cebinden vatandaşa kıyak çekmedi. Bu durum, Türk siyaset vizyonuna “işlerin bu şekilde de yürüyebileceği” olgusunu kazandırdı diyebiliriz.

İç siyaset açısından çok yoğun bir yıl yaşadık diyoruz ama dış siyaset ve dış siyasetin bize etkileri, aynı şekilde dış siyasete bizim etkilerimizin de çok yoğun olduğu bir yıl yaşandı. Hatta bazen iç siyaseti gölgeleyecek yoğunluklara ulaştı. Burada şunu tekrarlamalıyız. 2011 Türkiye‘nin gerçekten artık siyasette ihraç yılı oldu. Sayın Başbakanımızın Mısır‘da başlayan, Kuzey Afrika gezisi ve burada verdiği mesajlar, bu mesajların toplumlar tarafından gördüğü ilgi, yarattığı sonuçlara bakıldığında 2011’ in en önemli dış siyaset atağı ve Türk hamlesi bence buydu. Bunu yaşamış olmak büyük bir mutluluktu zaten, siyaset toplumu mutlu etme pratiği değil mi, bunu bize yaşatanlara yürekten teşekkürler.

2011 ekonomik açıdan da dünyadaki tüm coğrafyalarda çok farklı etkiler yarattı. Borsalar, döviz piyasalar altın ve emtia piyasaları çok çalkantılı geçti. Asya Pasifik‘ten Amerika‘ya, Amerika‘dan Avrupa‘ya piyasalar hep kaygılı bir seyir izledi, siyaseten formatlanan dünya coğrafyası bu süreçte tamamen ekonomik hareketliliklerle ateşlendi. Bu durum zaman zaman ülkemizde strese sebep olduysa da, 2001 sonrası bankacılık sektörünün muhafazakar yapısı piyasaların risk algısı bu dönemi kazasız belasız atlatmamızı, hatta ihracat vizyonumuzdaki hedeflere emin adımlarla yürüme iştahımızı azaltmadı. Sayın Ekonomi Bakanımız Zafer çağlayan ve ihracat ordusu TİM ve İhracatçı Birliklerimiz 2008 sonrası yeniden rekorlara doğru yürümeye başladılar. 2011 kısa bir aradan sonra ihracatta rekor döneminin yeniden başladığı yıl oldu.

Uzun yıllar bastırılmış, ezik bırakılmış Türk milleti; siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak kalkınma, uyanış dönemine iyiden iyiye girdi. Cesur hatta bazen cüretkar denilebilecek şekilde siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel adımlar attı. Bu kendi içimizde bile bazen sorgulandıysa da ben, bunun Türk halkını mutlu ettiğini bizzat kendi gözlemlerimle tespit ettim. Sonuçta hedef bu milleti mutlu etmek değil mi?

Hareketli, heyecanlı, tutkulu ve işlerin tamamen sevda ile yapıldığı bir yıl geçirdik. Hani şarkıda söylendiği gibi “yaşandı, bitti korkusuzca…”

Şimdi 2012 en az 2011 kadar hızlı, heyecanlı, tutkulu ve sevda ile çalışılan bir yıl olacak. Ve tabiî ki her yıl söylendiği gibi, bu yıl daha zor, daha çetin geçecek. Olsun, ne olursa olsun hepimiz için hayırlısı olsun, hayırlı neyse o şekilde olsun. Biz akılla, azimle, tutkulu bir sevda ile çalışalım, hakkımızda hayırlısı olsun, gazamız mübarek olsun.

Acı, tatlı anılarla 2011‘i uğurlarken 2012‘ye “hoş geldin” diyor, yeni yılın hepimize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlı olmasını temenni ediyoruz.

En içten sevgilerimle…

Oğuz SATICI

satici@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası