Son Haberler

Aile ekonomisi ve karar verme

*Türk-İş’in araştırmasına göre Aralık ayında 4 kişilik bir aile için ‘açlık sınırı’ 2 bin 162 lira 70 kuruş, ‘yoksulluk sınırı’ ise 7 bin 44 lira 62 kuruş olarak tespit edildi. Türk-İş tarafından aylık olarak hesaplanan 4 kişilik ailenin açlık ve yoksulluk sınırını gösteren 5 yıllık veriler incelendiğinde asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki makasın giderek açıldığı görülüyor.

*Artan genç işsizliği ve çalışmayan ebeveynlerin varlığı ile ailenin üretici rolü azalırken tüketici rolünü körükleyen gelişmeler her geçen gün artıyor. Bu mal ve hizmet bolluğu karşısında doğru ve bilinçli tüketim kararları almak ve aile ekonomisini etkin biçimde yönetmek zorunlu hale geliyor.

Her yılın başında gündemimizde önemli yer tutan konulardan birisi de maaş artışlarıdır. Devlet bütçesine bağlı olarak genellikle enflasyonun etrafında şekillenmekle birlikte bu artışlar hane halkının geçimini sağlaması açısından hiçbir zaman yeterli gelmiyor.

Türk-İş’in araştırmasına göre Aralık ayında 4 kişilik bir aile için ‘açlık sınırı’ 2 bin 162 lira 70 kuruş, ‘yoksulluk sınırı’ ise 7 bin 44 lira 62 kuruş olarak tespit edildi. 2018 verilerine göre hane halkı gelirlerinin tüketim harcamalarına göre dağılımına bakacak olursak kira, gıda ve ulaşımın yüzde 60’ın üzerinde pay aldığı görülüyor.

Toplam 100,0
Gıda ve alkolsüz içecekler 20,3
Konut ve kira 23,7
Ulaştırma 18,3
Diğer 37,7

Kaynak: TÜİK

 

ASGARİ ÜCRET İLE YOKSULLUK SINIRI ARASINDAKİ MAKAS GİDEREK AÇILIYOR

TÜİK verileri üzerinden Türk-İş tarafından aylık olarak hesaplanan 4 kişilik ailenin açlık ve yoksulluk sınırını gösteren 5 yıllık veriler incelendiğinde asgari ücret ile yoksulluk sınırı arasındaki makasın giderek açıldığı görülüyor.

 

Ekonomide sürdürülebilir istikrar ve büyümenin yakalanabilmesi için yatırım kadar önemli bir konu da aile ekonomisinden geçiyor. Aile sadece üretim ve tüketim için değil tüm sosyal bilimler için genel kabul gören bir başlangıç noktasıdır.

Temel ihtiyaçların karşılanmasında, yaşam standardının yükseltilmesinde, meslekte ilerleme ve istihdam olanaklarının yakalanmasında en güçlü destek ortamı aile içindeki iş birliğidir. Aile içindeki iş birliğinin ekonominin temel alanlarını doğrudan etkileme potansiyeli vardır.

Günümüzün ailesi bilişim teknolojilerindeki gelişim ile bilgi bombardımanı altındadır. Her gün reklamlar aracılığı ile artan ihtiyaçların giderilmesine yönelik yeni pek çok mal ve hizmetlerin varlığından haberdar ediliyor.

Artan genç işsizliği ve çalışmayan ebeveynlerin varlığı ile ailenin üretici rolü azalırken tüketici rolünü körükleyen gelişmeler her geçen gün artıyor. Bu mal ve hizmet bolluğu karşısında doğru ve bilinçli tüketim kararları almak ve aile ekonomisini etkin biçimde yönetmek zorunlu hale geliyor.

PEK ÇOK KARARDA DUYGUSAL VE EKONOMİK FAKTÖRLERİ BİRLİKTE KULLANIYORUZ

Aslında hayatımızı etkileyen pek çok kararda duygusal ve ekonomik faktörleri birlikte kullanıyoruz. Ancak aile ekonomisinde karar verme adımlarına bakmadan önce bizi yönlendiren temel ihtiyaçlara da kısaca bir değinmek gerekiyor.

Literatürde Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi olarak tanımlanan bu piramit bize ihtiyaçlarımızın bir sırası olduğu gösteriyor. Bu ihtiyaçlar sırası ile çözülmedikçe bir sonraki aşamaya geçilemez. İster duygularımızla ister ihtiyaç sıralaması ile hareket edelim verdiğimiz kararların sağlıklı olması ve bizi amacımıza ulaştırması ancak aşağıdaki aşamalardan geçmesi ve olgunlaşması ile mümkün olur:

KARARLARIN SAĞLIKLI OLMASI VE BİZİ AMACIMIZA ULAŞTIRMASI ŞU AŞAMALARDAN GEÇMESİ İLE MÜMKÜN

 

  1. Vereceğiniz Kararları/İhtiyaçları Öncelik Sırasına Koyun: Her şeyi aynı anda kontrol etmemiz veya bütün değişkenlerin aynı anda lehimize sonuç doğurması mümkün değildir. Bu nedenle yukarıda belirtildiği şekilde bir sıralama ile amaç/sorun/ihtiyaçları önceliklendirin.
  2. Sorunu/Amacı/İhtiyacı Tanımlayın: Kararın konusunu oluşturan amaç, sorun veya ihtiyacın doğru bir şekilde tanımlanması sağlıklı bir kararın ilk adımıdır.
  • Olaylar belirli bir düzende domino etkisi yaratmaktadır ancak etkin bir karar verebilmemiz için esas amaç veya sorunu oluşturan kök nedene odaklanmamız gerekiyor. Örneğin “parasızlık mı çekiyorsunuz” yoksa “para harcama konusunda savurganlığınız” mı var? Şu soruları kendinize sorun: Sorun/amaç nedir? Kimleri etkilemektedir? Nasıl çözebilirim? Bilgi ve kaynağım var mı? Seçeneklerim nelerdir? Kısıtlarım nelerdir?
  • Karar verirken kolaycı, aceleci davranmaktan kaçının. Kervan yolda düzelmez!
  • SWOT analizi yapın.

Pozitif Alanlar Toplamı > Negatif Alanlar Toplamı ise kabul aksi halde reddedilir.

ÖNEMLİ KARARLARIN ÖNCESİNDE KALİTELİ BİLGİ TOPLAMAYA ZAMAN AYIRMALIYIZ

  1. Kaliteli Bilgiye Ulaşın: Çok fazla, zaman kaydı yaratacak veya güvenilirliği belli olmayan (etraftan veya sosyal medyadan edindiğimiz) bilgileri kullanarak karar vermekten kaçının. Bizim için önemli olan amaca ulaşmamıza veya sorunu çözmemize en yüksek katkıyı sağlayacak bilgilere ulaşılmasıdır. Acil kararlarda mutlaka beynimizdeki kütüphaneyi kullanmamız gerekmekle birlikte önemli kararların öncesinde kaliteli bilgi toplamaya zaman ayırmalıyız. Benzer durumları yaşamış bilgili ve deneyimli insanlar ile görüşülerek tavsiye alınması da bakış açımızın gelişmesi açısından önemlidir.
  2. Topladığınız Bilgileri Analiz Edin: Hangi bilgiler amaç/sorunun çözümüne en yüksek katkıyı sağlıyor, çok yönlü ve tarafsız bir bakış açısı ile değerlendirin Soruna yol açan faktörlerin eleştirel gözle ele alınması ve her faktörün sonuç üzerindeki etkisinin tek tek araştırılması, analiz aşamasında gündeme gelir.
  3. Tahmin Edin ve Senaryolaştırın: Her alternatifin sonuçları ile olası fayda ve maliyetleri üzerinde tahminler yapılması bunların iyi, orta ve kötü durumlara göre senaryolaştırılması istenilen sonucun görselleştirilmesine ve etkinliğinin artırılmasına katkı sağlayacak.
  4. En Uygun Alternatifi Uygulamaya Karar Verin: Amaç/sonuca en yüksek katkıyı sağlayacak alternatifi uygulamaya karar verin.
  5. Kararınızı Uygulayın: Kararın alınma aşamasında gösterilen dikkat sonrasında verilen karar cesaretle uygulanmalıdır. Uygulamaya konulmamış kararların hiçbir önemi yoktur.
  6. Geri Bildirim İle Değerlendirin ve Düzeltin: Uygulama sırasında alınan geri bildirimler ile dikkatli bir şekilde değerlendirilme yapılarak gerektiğinde küçük değişiklikler yapılması gerekebiliyor. Örneğin ekonomik olarak verdiğimiz bir karar, teknoloji, faiz, talep, yasa gibi değişkenlerden etkilenmekte ve değişiklik gösterebiliyor.

Aile ekonomisindeki kararlar makroekonominin oluşumuna da önemli bir katkı sağlıyor. Bu nedenle 11. kalkınma planı hedeflerine ulaşılabilmesi için hane halkı üzerindeki tüketim yükünün de dikkatle ele alınmasını gerektiriyor.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi

yazici@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası