Son Haberler

ALTIN YATIRIMCISI NE YAPMALI?

Küresel ekonomik, politik ve siyasi risklerin arttığı düşünülen süreçler içerisinde Altın, her zaman yatırımcı tercihlerinde ön plana çıkıyor. Tarih boyunca ise zenginliğin ve servetin bir göstergesi olan maden, faiz ya da temettü ödemesi gibi getirisi olmamasına rağmen finansal piyasaların da gözde yatırım araçları arasında yer alıyor. Tabii, ülke ekonomileri açısında üstlendiği görevler de sarı madeni vazgeçilmez yapıyor.

özellikle finansal krizler, ya da global çapta, dünya üzerinde etkili olabilecek siyasi gerilimlerin yaşandığı dönemlerde risklerden korunmak için bir güvenli liman olarak Altına geçişler emtianın talebinin ve fiyatının artmasına neden oluyor. Bunun yanında uluslararası piyasalarda Dolar ile alım-satıma konu olan sarı metal, dolayısı ile ABD ekonomisindeki gelişmeler ve ülkenin Merkez Bankası’na ait beklentilerden oldukça fazla etkilenebiliyor. 2013 yılının başlarından itibaren ise hem ABD ekonomisi, hem de jeopolitik riskler, finansal piyasaların gündemindeki öncelikli konu başlıkları olarak dikkat çekiyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER FİYATLANIYOR

2013 yılının Mayıs ayında, eski FED Başkanı Ben Bernanke’nin, FED’in parasal genişleme programından çıkmaya başlayabileceğini ifade etmesi ile birlikte küresel mali piyasalarda çok sert dalgalanmalar görülmüştü. Bunun tam bir yıl sonrasında ise yatırımcıların artık aylık tahvil alımlarının azaltılmasına alıştığını, hatta faiz oranı artışının bile konuşulabildiğini görüyoruz. Piyasalarda ise halen daha FED’in para politikası tarafında atacağı adımları öngörebilmek adına ABD’nin makro-ekonomik verilerinin dikkatle izlendiğini söyleyebiliriz. Beklentiler, bu yıl sonbaharda parasal genişlemenin tamamen bitirilmesi ve 2015 ortalarında da FED’in krizden sonraki ilk faiz artışının gerçekleşeceği yönünde ağırlık kazandığını ifade edebiliriz. Haziran ayı içerisinde bu paralelde analiz edilecek faktörler, altın fiyatlarında da yönü tayin edebileceği için dikkatle masaya yatırılacak.

aa_108.jpg

AŞAĞI YöNLü BASKILAR GüçLENİYOR

Son zamanlarda Altın fiyatı üzerinde yaşanılan spekülatif fiyatlamalar sonrasında 1300 seviyesi altında seyrini sürdüren kıymetli maden için aşağı yönlü baskıların devam etme ihtimalinin kuvvetli olduğunu söyleyebiliriz. 1345 ve daha sonra 1322 seviyelerinden başlatılan satıcılı seyrin 1265 – 1240 seviyelerine kadar devam etme ihtimalinin gündemimizde olduğunu ifade edebiliriz. özellikle de ABD’den gelecek istihdam verilerinin pozitif bir şekilde sonuçlanmayı sürdürmesi ile FED’in “Erken Faiz Artırıma” ilişkin düşüncelerini güçlendirmesi, Altın fiyatındaki negatif beklentimizi tetikleyebilir.

Burada dikkat edilmesi gerekilen husus ise İsrail – Gazze ve Ukrayna – Rusya – Irak arasındaki gerginliklerin yeniden gündeme gelip gelmemesidir. Bu gerginlikler Altın fiyatının yeniden kısa vadeli yukarı yönlü hareketler oluşturmasını destekleyebilir. Ancak mevcut yukarı yönlü çıkışın 1322-1345 bariyerleri altında kalmayı sürdürmesi durumunda tepkisel olarak değerlendirilebileceğini ve orta vadeli olarak negatif baskının sürmek isteyeceğini ifade edebiliriz. Böyle bir durumda 1265 – 1240 destekleri hedeflenmek isteyebilir.

YILIN İKİNCİ çEYREĞİNDE FİZİKİ TALEP AZALDI

Bu maddeler arasında dikkat çeken WGC’nin çeyrek dönem raporuna göz atacak olursak, yılın ikinci çeyreğinde altın talebinin azaldığını görebiliriz. özellikle dünya altın tüketiminin yaklaşık %60’ını oluşturan çin ve Hindistan tarafından alımların azalması önemli faktörler arasında öne çıkıyor. Aşağıdaki tablonun alt kısmında yer alan satırda, 2014’ün ikinci çeyreğinde, önceki yılın aynı çeyreğine göre altın talebinin %16 düşüş kaydettiği görülürken, WGC rakamlarına göre 963.8 ton olan yılın ikinci üç aylık dönemine ait talep miktarının, 5 yıllık ortalamanın da altında kaldığı okunuyor.

Analiz

Sermet Doğan

GCM Menkul Kıymetler Analisti

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası