Son Haberler

Bir sürü insan mı, birçok insan mı?

Hayatımızın değişik zamanlarında bazılarının, “bir sürü insan” şeklinde cümleler kurduğunu duymuşsunuzdur. Oysa bu ifadenin “birçok insan” şeklinde olması gerekiyor, zira “sürü” kelimesi hayvanlar için kullanılır!

Bu yazımızda fazlaca kullanılan birkaç yanlış cümleden bahsetmek istiyorum. Yazımızın başlığını okuyup hadi canım, “sürü insan” mı olur diyebilirsiniz. Doğru söylemiş olursunuz. Zamanımızda; yukarı makamlarda oturanlardan aşağıdakilere, spikerlerden panelistlere kadar birçok kişiden maalesef konuşmalarında “bir sürü insan şu kişiyi dinliyorlardı” veya “bir sürü insan şu kişiyi karşılamaya gelmişti” gibi cümleler duyabilirsiniz. Oysa bu ifadenin “birçok insan” şeklinde olması gerekiyor. Zira sürü kelimesi hayvanlar için kullanılan bir kelimedir!

“Sürü” kelimesi insanlara hakaret edilecekse kullanılır! Maalesef bu kelime o kadar sık kullanılıyor ki; sanki arada hiçbir fark yokmuş gibi davranılıyor! Bazen insan deyimler sözlüğünü yanında taşımak istiyor. Geçtiğimiz günlerde anlı şanlı bir devlet adamından şunu duydum konuşmasında; “kurunun yanında yaşta yanıyor.” Peki bu cümle ne manaya geliyor? Eğer burada anlatılmak istenilen “odunsa” doğru bir cümle, odun değilse ne demek isteniyor? Kastedilen husus, suçlu suçsuz meselesi ise eğer suçlu olan “yaş” olandır. Deyimin doğrusu “yaşın yanında, kurunun yanması”dır. Yani kastedilen kabahatli olanın yanında, suçu olmayan garibin ızdırap çekmesidir. Kuru odun çabuk tutuşur ve yanar ama insanlar odun değil ki! Nasıl yansın?

Güzel Türkçemizin arasına öyle kelimeler karıştı ki; yarısı doğru, yarısı yanlış. Ayrıca özentiden kaynaklanan gösteriş olsun diye kullanılan kelimeler de var. “Mersi, teşekkür ederim” “erkek kuaförü” gibi. Kuaför kelimesi berber demek, bunu anladık ama “de” eki “ü” ne olacak? Bu ek hangi lisanda? Yoksa Fransızcaya Türkçe ek mi yapmaya çalışıyoruz, bu da bizlerin icadı olsa gerek. Tıpkı Almanya’da iş bulmuş insanımıza, “Almancı” denildiği gibi. Sanki Alman imal ediyor!

Ne icatlar yok ki… Bir gün kasaptan et alırken, bir hanımefendi geldi ve bir kilo “tavuk kalçası” istiyorum dedi. Ben şaştım, kasapta öyle. Şaştı ama ne talep edildiğini anlamıştı ve tavuk butlarını verdi. Tavuğun kalçası olduğunu ilk defa duyuyordum. Herhalde nazik! Hanımefendi kibarlık olsun diye tavuk buduna tavuk kalçası diyordu. Oysa “kalça” kelimesi insanlar için, “but” kelimesi ise hayvanlar için kullanılıyordu. İnceleyelim bakalım tavukta kalça var mı! Bu hanımefendi acaba kalçayı nasıl yiyecek! Daha sonraları birkaç defa tavuk kalçası diyen hanımlara da rastladım. Herhalde yerler değişiyordu.

Televizyonda sık sık maç seyredersiniz, konuşma yapanları dinlersiniz. Maçı seyrederken, bir oyunu seyrederken ‘sevgili seyirciler’ diyebilirler doğru, seyrediyoruz. Ama güzel bir konuşma yapan kişi zaman zaman ‘değerli seyirciler’, ‘sevgili seyirciler’ demiyor mu üzülmemek elde değil. Biz onu seyretmiyoruz ki; o güzel fikirlerinden faydalanmak için dinliyoruz. Belki de doğru söylüyordur; kendi çapında boş konuşuyorsa sadece seyrediliyordur!

Son zamanlarda düşünmeden yapılan konuşmalar o kadar fazlalaştı ki; belki heyecandan, belki kelime dağarcığındaki boşluktan olsa gerek.

Birileri gazetecilere konuşuyor, “arkadaşlar hangi dünyada böyle bir şeyler var” sanki içinde bulunduğumuz dünyanın dışında başka dünyalar ve o dünyalarda yaşayan insanlar varmış gibi!

Kanunlar değişirken bazen aşılama kelimeler, bazen de son kuşağın konuştuğu kelimeler konmaya çalışıldı. Herhalde 20 sene evvelki sözlük ile şimdiki lügati birlikte yanlarında bulundursalar diye. Bazen hepsini birden kullananlarda oluyor. Zengin cümle olsun diye “mesela bir misal vermek isterim örneğin” gibi. Bu durumları tenkit etmeye kalkarsanız hemen karşınızdaki aman abi bunları o kadar çok kişi konuşuyor, o kadar çok kişi yazıyor ki; bu mevzuda çok “neşriyatlar” var. “Neşriyat mı” “Neşriyatlar mı” diyorsunuz. Bunu da mı inceliyorsunuz. Ama esasen “neşriyat” kendisi çoğulu ifade ediyor. – olsun öyle anlaşılıyor deyip, geçip gidiliyor. Birçok iş yerlerinde hatalar olur böyle deyip geçiliyor. Ve bir de yapılmasın diyen zor durumda kalıyor.

M. Zeki SAYIN
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası