Son Haberler

Büyüme olumlu sinyaller veriyor

Avrupa’daki krize rağmen Türkiye’nin büyümesi, IMF’ye borcun kapatılması, işsizlikte gerileme ve tüm bunlarla birlikte Merkez Bankası’nın uyguladığı akılcı politikalar ekonomi yönetiminin doğru yolda olduğunu gösteriyor.

Türkiye ekonomisi 2013’ün ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde yüzde 3’lük büyümeyi yakalaması bir anlamda ekonomi yönetiminin doğru yolda olduğunu teyit ediyor. Tüm Avrupa’nın borç krizi ve işsizlik gibi sorunlarla mücadele ettiği ve ilk çeyrekte ekonomik daralma gösterdiği bir ortamda Türkiye’nin yakaladığı ekonomik performans takdirle izleniyor. Büyümeye katkı açısından harcamalar tarafından olaya bakıldığında, iç talepte hareketlenme görülüyor. 2011’in son çeyreğinden bu yana ilk kez GSYH’ye net katkı farkediliyor. Yatırım harcamaları yönünden baktığımızda ise kamunun, özel sektörün önüne geçtiğini görüyoruz. İç talepteki söz konusu artışın faizlerin düşmesiyle birlikte artan kredi kullanımından kaynaklandığını söyleyebiliriz.

İçinde bulunduğumuz ikinci çeyrekle ilgili olarak da artan kredi kullanımyla birlikte iç talebin büyüdüğünü ve yine yıllık büyümede iç talep artışının etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ekonomiye genel anlamda baktığımızda not artışlarıyla birlikte oluşan olumlu havaya bağlı olarak yabancı ilgisi artarak devam ediyor. IMF’ye olan borcun kapatılması, işsizlik oranında gerileme ve tüm bunlarla birlikte merkez bankamızın uyguladığı akılcı kararlarla ihracatı destekler kur ve faiz politikaları Orta Vadeli Program (OVP) hedefine uygun olarak yüzde 4’lük büyüme hedefi içinde sadece iç talep büyümesi değil, ihracatın da tekrardan rekabet gücü kazanarak artışa geçeceğine işaret ediyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında ekonomik büyüme ve istikrarın, politik ve siyasal olaylarla doğrudan ilişkili olduğu bir kez daha görüldü. Tüm Avrupa ve çevre ülkeler ekonomik krize bağlı işsizlik sebepli sosyal sıkıntılarla uğraşırken, ülkemizin bölgesinde cazibe merkezi olmasını sürdürebilmesi için tüm birimlerin çalkantılı dönemlerde çok dikkatli olması ve ekonominin hassas dengeler üstünde gittiği unutulmamalı. Toplumsal gelişme ve refah, ekonomik gelişmeyle doğrudan bağlantılı olmakla birlikte huzur ve güven vazgeçilmez önceliktir. Son yıllarda elde edilen kazanımların kaybedilmemesi için tüm tarafların dikkatli ve özenli davranması gereği kaçınılmaz bir gerçekliktir.

Süleyman Orakçıoğlu
ORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası